İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/46 E. 2024/584 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/46
- Karar No
- 2024/584
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/46 Esas - 2024/584 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/46 KARAR NO : 2024/584
DAVA : Markaya Tecavüz, Haksız Rekabet, Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 08/02/2022 KARAR TARİHİ : 26/12/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/01/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz, Haksız Rekabet, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacı adına, ... markasının, ilk kez, 20.sınıf başta olmak üzere ilgili diğer sınıflarda, 1992 senesinde tescil edildiğini, davacının o tarihten bu yana, yurt içi ve yurt dışında, aralıksız ve çok etkin bir biçimde kullanarak ve ... markasına önemli miktarlarda yatırımlar yaparak; Türkiye genelinde oluşturduğu bayilikler, yurt genelinde faal mağazaları ve sürekli yaptığı reklam kampanyaları vasıtasıyla, bu markayı tanıttığını ve son derece ayırt edici bir hale getirdiğini, ürün ve hizmetlerini tanıtmak için ..., ... internet adreslerinden yayın yap; ürün katalogları dağıttığını, davacının ... ibaresini esas ve yan unsur olarak içeren, ... nezdinde tescilli pek çok marka tescilinin de bulunduğunu, Ayrıca davacı adına tescilli olan “...” ibaresinin, aynı zamanda ... tarafından ... no ile “tanınmış marka” olarak da özel koruma altında bulunduğunu, Yine, ... markasının, yurt dışında, bir çok ülkede tescilli olduğunu, davacının ... markalı ürünleri ile ilgili olarak çeşitli ödüller aldığını, ... markasının, üçüncü şahıslar tarafından, davacının izni olmaksızın kullanıldığını ve davacının yoğun çaba ve uğraşlar neticesinde edinmiş olduğu haklı ününden istifade edilmeye çalışıldığını, davalıların, sistematik bir şekilde davacı adına tescilli ve tanınmış ... markasını kullanabilmek adına her tür girişimi denediklerini, Davalılardan ... ve Tic.Ltd.Şti., ilk olarak, ... nezdinde, 14.02.2017 tarih ve ... no’lu ... ibareli bir marka başvuru yaptığını; bu başvuruya davalı tarafından itiraz edilerek ilgili marka başvurusunun tüm sınıflardaki tescil talebinin reddedildiğini, Aynı Davalı Şirketin, yine ... nezdinde 14.03.2018 tarih ve ... no’lu ... ... ibareli ikinci bir marka başvurusu yaptığını; bu marka başvurusu yayınına da süresi içerisinde davacı tarafından itiraz edildiğini ve ilgili marka başvurusunun tüm sınıflardaki tescil talebi reddedildiğini, Tüm bu başvuruların olumsuz sonuçlanmasına rağmen, davalı tarafın ... uzantılı alan adı ve bu alan adı üzerinden yayın yapan bir internet sitesinin olduğun, bu mecradaki kullanımlara son verilmesi yönünde, ilgiliye gönderilen ihtarnameye herhangi bir cevap verilmemesi üzerine, ....Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden bir tespit yaptırıldığını, bu tespit dosyasına sunulan rapor ile davalı tarafın, davacının faaliyet alanı ile aynı alanda iştigal ettiğinin ve internet sitesi ile alan adının aleyhine tespit istenen tarafa aidiyetinin tespit edildiğini, Bu tespit kapsamında bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasının hemen ardından, ... uzantılı alan adı altıda yayın yapan internet sitesinin, davalı tarafça kapatıldığını, İlerleyen bir tarihte, Diğer Davalı ... Şirketi’nin de ... Alışveriş Merkezi’nde ... ibaresini markasal olacak şekilde kullanmakta olduğunun öğrenildiğini ve ... D.İş sayılı dosya üzerinden bu kullanımların tespit edildiğini, İlgili eylemlerin, ... markasına açık bir tecavüz teşkil etmesine rağmen, davalıların, ... markası altında ... isimli alışveriş merkezindeki faaliyetlerine devam ettiğini, davanın açıldığı tarih itibariyle, ... Avm’nin internet sitesindeki “Firmalar” bölümüne girildiğinde davalılara ait ... kullanımlarının halen devam etmekte olduğunu, her ne kadar aktif değil ise de, ... uzantılı alan adının davalılardan ... ve Tic.Ltd.Şti. adına kayıtlı olduğunun, ... üzerinden yapılan basit araştırmada görüldüğünü, davalıların, davacıya ait ... markası ve ürünlerinden haberdar ve açık bir biçimde kötüniyetli olduklarını, davacı markası ile ilgili olarak davacı lehine çok sayıda ilk derece mahkemesi ve Yargıtay kararının bulunduğunu belirterek; davalılar tarafından hukuka aykırı ve açık bir şekilde kötü niyetli olarak gerçekleştirilen fiiller nedeniyle, müvekkili adına tescilli ve tanınmış ... markasına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, davalıların işbu dava tarihi itibariyle dahi halen devam eden kullanımlarının önüne geçilmesi adına İHTİYATİ TEDBİR kararı tesis edilmesi; davaya konu olayda kötü niyetin aşikâr olması ve müvekkiline ait ... markasının tanınmışlığı da göz önüne alındığında, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak davası olarak, 6100 Sayılı HMK md.107 uyarınca ve 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md.151/2-b kapsamında davalıların her biri için ayrı ayrı olacak şekilde, elde edilen net kazanç üzerinden hesaplanacak şimdilik 1.000’erTL maddi tazminatın ve yine 50.000’er TL manevi tazminatın, ... isimli AVM’de gerçekleştirilen keşif tarihi olan 28.10.2020 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesiyle; davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, iddia edilen hususların gerçeği yansıtmadığını ve kabulünün mümkün olmadığını, davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin 2017 yılında kurulduğunu, diğer davalı şirket ile aralarında herhangi bir idari, temsili vb. bağ bulunmadığını, davacı tarafın "..." markası ile ilgili tecavüz iddialarının davalılar tarafından kabulünün mümkün olmadığını, "..." kelimesinin İspanyolca kökenli "ev" kelimesine karşılık geldiğini, bu haliyle düşünüldüğünde dahi, markanın ayırt edici bir özelliği bulunmadığını, davalının kullandığı ... ile de benzerliği bulunmadığını, marka hakkına tecavüz oluşturur bir kullanım bulunmadığını, Kaldı ki davalı firmanın iyi niyetli olarak, kullandığı ... ibaresini de "..." olarak değiştirdiğini, yapılan fuarlarda da (kartvizit, tabela vb) bu logoyu kullandığını, davacı tarafça her ne kadar ... Avm'ye ait internet sitesinde davalının halen ... markasını kullandığı öne sürülmüşse de, bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, internet sitesindeki değişiklikler ile ilgili tasarrufların davalının elinde ve yetkisinde olan bir husus olmadığını, dolayısı ile bu durum ile alakalı olarak kendilerine yöneltilen iddiaların davalı firmalar tarafından da anlaşılamadığını, davalı ... San ve Tic Ltd Şti.’nin kurulduğu günden bu güne, özgün mobilyalar ürettiğini, ticari başarısını da işbu özgün ürünler üzerinden kazandığını, dolayısı ile davalının ticari başarısının davacı tarafça her ne kadar "..." markası ile elde edildiği ve bu durum üzerinden haksız kazanç elde edildiği belirtilmişse de bu durumun soyut bir iddiadan öteye geçemediğini, davalının ürettiği mobilyaların (koltuk, oturma grubu vb) tamamının patentli ve özgün ürünler olduğunu, davacı tarafın iddiasını somutlaştırabilecek bir husus bulunmadığını, beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafından kullanıldığı iddia edilen ... ibaresinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığı bu kapsamda maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ... D. İş Sayılı Dosyadan Alınan Raporda Neticeten: “... alan adlı internet sitesinin incelenmesi sonucunda talep eden adına tescilli “...” ibaresini birebir içeren “...” ibaresinin hem ... alan adında hem de alan adı altında faaliyet gösteren internet sitesinde oturma grubu mobilyaları üzerinde reklam tanıtım işlevi görecek şekilde markasal olarak kullanımının bulunduğunun tespit edildiği” “... alan adının “... Teks. Tur. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına 26.02.2017 tarihinde tahsisi edilmiş olduğunu,” “...” sitesi üzerinde aleyhine tespit istenen tarafın ticaret unvanının yer almakta olduğunu, ve iletişim başlığı altında yer alan “...” şeklindeki adres bilgisinin aleyhine tespit istenen firmanın adres bilgisi ile birebir aynı olmadığını, ancak bu adresin, aleyhine tespit istenen tarafın adresi ile kapı numarası dışında uyumlu olduğunun görüldüğünü, aleyhine tespit istenen taraf adına kayıtlı olan ... alan adı ve internet sitesinde markasal olarak kullanımı bulunan “...” ibaresinin aleyhine tespit istenen tarafın ticaret unvanının kılavuz unsuru olduğu hususu da dikkate alındığında, söz konusu internet sitesinin aleyhine tespit istenen tarafından kullanıldığı kanaatine ulaşılmış olduğunu ve aleyhine tespit istenen tarafın tespit isteyenin faaliyet alanı olan mobilyacılık alanında faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği bildirilmiştir. ... D. İş Dosyasında Alınan Raporda Neticeten: “Tespit talepli dilekçede belirtilen ve halen ... nezdinde koruma süreleri devam eden ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...” ve ... numaralı “... ” ibareli tescilli markalar dikkate alındığında, keşif mahallinde aleyhinde tespit talep edilen firma tarafından “... ” ibaresinin kullanılmakta olduğu, dolayısıyla tespit talep eden ... Mob. İm. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait “...” ibareli markalar ile karıştıtılma ihtimaline sebep olabilecek nitelikte markasal bir kullanımın söz konusu olduğu” bildirilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında: Bilirkişi kurulunca düzenlenen 20/02/2023 tarihli RAPORDA özetle: 1- Davacı taraf adına tescilli “...” ibareli markaların, davalı tarafça kullanımı gerçekleştirilen ‘...” ibaresi ile benzer olduğu, bu sebeple karıştırma ihtimali yaratabileceği, 2- Davalı firmalar ticari defter kayıtlarını Bilirkişi Heyetine sunmadıklarını, bu sebeple davalı firmaların ticari defter kayıtlarından tespitler yapılamadığını, 3- Davalı firmanın ticari defter kayıtları SMMM Bilirkişi tarafından incelenemediği için bu markanın kullanılmaya başlandığı ve kullanıldığı süre boyunca elde ettiği net kazanç belirli olmadığından maddi tazminat açısından hesap yapmak bu aşamada mümkün olamadığını, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen 22/02/2023 tarihli RAPORDA özetle: ... url ye ait websayfası rapor tarihi itibariyle sayfanın yapım aşamasında olduğu, geçmişe dönük yapılan açık kaynak araştırmalarda ise 2017 – 2022 tarihler arasında kayıtların tespit edildiği, sitenin iletişim bilgilerinin ve hakkında kısımları ... adresinin “...” iletişim ve hakkında kısımları daire içerisine alınarak tespit edildiği, takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi kurulunca düzenlenen 08/11/2023 tarihli EK RAPORDA özetle: 1- Davacı taraf adına tescilli “...” ibareli markaların, davalı tarafça kullanımı gerçekleştirilen ‘...” ibaresi ile benzer olduğu, bu sebeple karıştırma ihtimali yaratabileceği, 2-Davalı firmalar ticari defter kayıtlarını Bilirkişi Heyetine sunmadıklarını, bu sebeple davalı firmaların ticari defter kayıtlarından tespitlerin yapılamadığını, 3- Davalı firmanın ticari defter kayıtları SMMM Bilirkişi tarafından incelenemediği için bu markanın kullanılmaya başlandığı ve kullanıldığı süre boyunca elde ettiği net kazanç belirli olmadığından maddi tazminat açısından hesap yapmak bu aşamada mümkün olamadığını, takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi kurulunca düzenlenen TALİMAT RAPORUNDA özetle: Sayın Mahkeme Hakimliği davalıların ticari defter kayıtlarının incelenip maddi tazminatın hesaplanmasına karar vermiştir. - Davalılardan ... Mobilya Ltd. Şti. firmasının 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannameleri sunulmuştur. - Davalı firmanın 2018 yılında zarar ettiği fakat Kurumlar Vergisi Beyannamesine göre Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler sebebiyle kâr beyan ettiği görülmüştür. Davalının 2018 yılında Brüt Satış Kâr Marjı %10,94 Davalının 2019 yılında Brüt Satış Kâr Marjı %11,02 Davalının 2020 yılında Brüt Satış Kâr Marjı %13,79 Davalının 2021 yılında Brüt Satış Kâr Marjı %14,34 Davalının 2022 yılında Brüt Satış Kâr Marjı %15,44 hesaplanmıştır. - Davalılardan ... Mobilya Ltd. Şti. firmasının tazminat tutarı toplam 797.933,32 TL hesaplanmıştır. - Davalılardan ... Mobilya Ltd. Şti. firmasının 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannameleri sunulmuştur. - Davalı firmanın 2021 yılında zarar ettiği fakat Kurumlar Vergisi Beyannamesine göre Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler sebebiyle kâr beyan ettiği görülmüştür. Davalının 2020 yılında Brüt Satış Kâr Marjı %32,10 Davalının 2021 yılında Brüt Satış Kâr Marjı %4,37 Davalının 2022 yılında Brüt Satış Kâr Marjı %8,74 hesaplanmıştır. - Davalılardan ... Mobilya Ltd. Şti. firmasının tazminat tutarı toplamı 148.094,76 TL hesaplanmıştır. - Davacının 6769 sayılı yasanın 151/2-b bendi uyarınca talep edebileceği maddi tazminat tutarı; Davacı yanın markasının davalının cirosuna etkisi, takdir mahkemeye ait olmak üzere %15 oranında olacağı varsayımı ile hesaplanmıştır. Bedel Artırım Dilekçesi: Bedel artırım dilekçesindeki taleplerin kabulü ile dava dilekçesinde HER BİR DAVALI İÇİN AYRI AYRI OLACAK BİÇİMDE 1.000,00-TL olarak talep edilen miktarının, Davalı ... Mobilya Ltd. Şti. yönünden 796.933,32-TL arttırmak suretiyle, bilirkişi raporunda hesaplanmış olan davalı tarafın tazminat tutarı toplamı olan 797.933,32-TL'ye, Davalı ... Mobilya Ltd. Şti. Yönünden 147.094,76-TL arttırmak suretiyle, bilirkişi raporunda hesaplanmış olan davalı tarafın tazminat tutarı toplamı olan 148.094,76-TL'ye,y ükseltilmesini, 797.933,32-TL ve 148.094,76-TL olmak üzere toplam 946.028,08-TL maddi tazminatın, ... isimli AVM’de gerçekleştirilen keşif tarihi olan 28.10.2020 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporların usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. GEREKÇE: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiilleri” içeren 29. maddesinin (a) bendi uyarınca; “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.” marka hakkına tecavüz olarak değerlendirmektedir. SMK’nun “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı ile düzenlenen 7. maddesi ise aşağıdaki şekildedir: (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.” 6769 sayılı SMK'nın 29 maddesinde, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller belirtilmiş olup; (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. 6769 sayılı SMK'nın 149 ncu maddesine göre, sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti., b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi., c) Tecavüz fiillerinin durdurulması., ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. Marka hakkı sahibinin, markaya tecavüz sebebiyle uğradığı maddi zararın, fiili zarar ve yoksun kalınan kazancı kapsadığı SMK m.151/1’de açıkça düzenlenmiştir. Fiili zarar marka hakkı sahibinin malvarlığında meydana gelen net azalmadır. Fiili zarar hali aktiflerin azalması şeklinde olabileceği gibi pasiflerin artması şeklinde de meydana gelebilir. Fiili zarar hali dışında kalan yoksun kalınan karın hesaplanmasında marka hakkına sahip kişiye 3 farklı seçenek sunulmaktadır. Bu seçenekler, SMK m.151/2’de düzenlenmiş olup “a) Marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir, b) Marka hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç, c) Marka hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli” seçenekleridir. Markaya tecavüz dolayısıyla uğranılan "manevi zarar" ise KHK'da başkaca bir hüküm bulunmadığından borçlar Kanunun 49. Maddesindeki şartlar dairesince tanzim edilir. Markaya tecavüz, çoğunlukla bir kişinin ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verir. Manevi tazimanata hükmedilebilmesi için failin kusuru gerekmekle birlikte, kusurun ağırlığı herhangi bir rol oynamaz. Markaya tecavüz halinde kişilik değerlerinden biri olan ticari itibarda vukua gelen kayıpları karşılamak için manevi tazminat isteyebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda “haksız rekabet”in açık tanımı bulunmamakta, 54/2. Maddede “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” denilmekte ve 55. Maddede tahdidi olmamak üzere, “hangi hallerin haksız rekabet teşkil ettiği” belirtilmektedir. Buna göre 55/1-a-(4) bendi; “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklindeki ifadesi ile başkasının markasını kullanmayı haksız rekabet olarak değerlendirmektedir. Mahkememizce 18/07/2024 tarihli celsede SMK 151/2-b fıkrasındaki elde ettiği net kazanç ifadesinin Anayasa'nın 35 ve 36.maddelerine aykırı olduğu kanaatine ulaşıldığından Anayasa'nın 152.maddesi uyarınca somut norm denetimi suretiyle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine müracaat edilmesine, Anayasa'nın 152.maddesi uyarınca mahkeme kararının 5 ay süre ile beklenilmesine, süre içerisinde karar gelmediği takdirde eldeki kanun hükmü uyarınca dosyanın karara çıkarılacağına karar verilmiş ve dosya Anayasaya Mahkemesine gönderilmiş ise de Anayasa Mahkemesi tarafından somut norm denetimi bağlamında 5 ay süre içerisinde karar verilmediği anlaşılarak mahkememizce değerlendirme yapılmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Davacı Markaları ... ... (11, 20, 21, 35. Sınıf)
Örnek Davalı Kullanımları ...
Dosya kapsamında yeralan bilirkişi raporları ve sair delillerden de anlaşıldığı üzere, Davacının davasını dayandırdığı “...” ibaresinin esas unsur olarak marka tescillerinde yer aldığı, davalının markasal kullanımının ise; “...” şeklinde olduğu; “...” ve “...” ibarelerinin tüketici nezdinde karıştırma ihtimali incelendiğinde, davacı taraf markasının davalı taraf markasal kullanımının içinde aynen yer aldığı, dört harften oluşan davacı markasının davalı tarafın 9 harften oluşan kullanımının son dört harfine aynen karşılık geldiği, davalı kullanımında yer alan ve davacı markasının önünde yer alan “...” ibaresi İtalyanca “güzel”, “iyi” anlamlarına gelen bir sözcük olduğu, “...” sözcüğünün ayırt edicilik sağlamak için yeterli olmadığı, markaların görsel ve işitsel bakımdan benzer olduğu; dosya kapsamında yer alan belgelerden, davacı adına tescilli markaların sınıflarından, dosyada yer alan tespitler ve bu tespitler sonrası hazırlanan bilirkişi raporlarından tarafların mobilya sektöründe faaliyette bulunduğu, markasal kullanımların da bu alanda gerçekleştiği; bu sebeple davaya konu markalar ve davalı taraf markasal kullanımı bakımından sınıfsal / sektörel benzerlik bulunduğu; somut uyuşmazlıkta tarafların faaliyet gösterdiği alanın mobilya sektörü olduğu düşünüldüğünde müşteri kitlesi, her eğitim ve gelir düzeyine mensup, uzmanlık düzeyinde bilgi gerektirmeyen genel tüketici kitlesi olacağı ve bu bakımdan benzerlik düzeyinin yüksek olduğu iki ibare göz önünde bulundurulduğunda ortalama tüketici kitlesi bakımından davaya konu iki ibare arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu; davacı tarafın davaya konu ettiği markalarından en eski tarihli olan ... başvuru numaralı “...” markasının 15.05.1992 olduğu ... kayıtlarından anlaşıldığı, bahse konu markanın koruma süresinin devam ettiği; ... kayıtlarında yapılan incelemede ise davalılardan; ... Şirketi’nin kuruluş tarihinin 06.02.2017 olduğu, ... Şirketi’nin kuruluş tarihinin ise 16.09.2019 olduğu; dolayısıyla davacının davaya dayanak olarak gösterdiği marka tescil başvurularının davalı şirketlerin kuruluş tarihlerinden önceye dayalı olduğu; öte yadan davacı adına tescilli “...” ibaresinin ilk bakışta İspanyolca “ev” anlamına geldiği, bu itibarla mobilya sektörü bakımından çok fazla ayırt edici nitelik taşımadığı / güçlü marka olarak kabul edilemeyeceği düşünülse de bununla birlikte gerek ... nezdinde Özel Korunan Marka statüsünde yer aldığı, gerekse dosyada mevcut mahkeme kararlarında yer alan değerlendirmeler göz önünde bulundurulduğunda “...” ibaresinin kullanım sonucu ayırt ediciliğini artırdığı, sektörde tanınır hale geldiği; bu bakımdan da tarafların kullandıkları ibareler arasındaki benzerliği ortadan kaldırabilecek derecede bir ayırt edici husus bulunmadığı, diğer taraftan dosyada mevcut önceki tarihli bilirkişi raporunda internet ortamında tespit edilen “...” mağaza açılışına ilişkin olarak çeşitli haber sitelerinde yer verilen ilan ve röportajlarda görülen alan tabela ve sair görsel kullanımların davacı tarafın marka haklarını ihlal eder nitelikte olduğu; neticeten davacı taraf adına tescilli “...” ibareli markaların, davalı tarafça kullanımı gerçekleştirilen ‘...” ibaresi ile benzer olduğu, bu sebeple karıştırma ihtimali yaratabileceği; ayrıca ... url ye ait websayfasının yapım aşamasında olduğu, geçmişe dönük yapılan açık kaynak araştırmalarda ise 2017 – 2022 tarihler arasında kayıtların tespit edildiği, sitenin iletişim bilgilerinin ve hakkında kısımları ... adresinin “...” iletişim ve hakkında kısımları daire içerisine alınarak bilirkişi raporuyla tespit edildiği, bu kullanımların davacı yanın markasının tescili kapsamındaki hizmetlerde gerçekleştirildiği, neticesinde bu durumun davacı markasından doğan hakların ihlali sonucunu meydana getirdiği; bununla birlikte sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında düzenlenen marka hakkına tecavüz teşkil eden eylem biçimleri, aynı zamanda haksız rekabet eylemlerinin de özel bir biçimi olduğu, dolayısıyla marka hakkına tecavüz iddiaları açısından yukarıda yer verilen değerlendirmelerin tamamının, haksız rekabet düzenlemeleri açısından da geçerli olacak olup davalı taraf kullanımlarının “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklinde TTK m. 55/1-4’te tanımlanan haksız rekabet biçimini ortaya çıkartacağı, kullanımların haksız rekabet yarattığı kabul edilmiştir. Markaya tecavüz ve haksız rekabetin kabulü nedeniyle davacının seçimlik hakkını 151/2-b yönünden kullanmış olması ve mahkememizce bilirkişi incelemesi neticesinde; davacının 6769 sayılı yasanın 151/2-b bendi uyarınca talep edebileceği maddi tazminat tutarının; davacı yanın markasının davalıların cirosuna etkisi, takdir mahkemeye ait olmak üzere %15 oranında olacağı varsayımı ile hesaplandığında ve davalılardan ... Mobilya Ltd. Şti. Yönünden tazminat tutarının toplam 797.933,32 TL olacağı; davalılardan ... Mobilya Ltd. Şti. yönünden tazminat tutarının toplamı 148.094,76 TL olacağı bedel artırım dilekçesi de göz önünde bulundurularak davacı talebi ile bağlı kalınarak kabul edilmiştir. Ayrıca bir tür haksız eylem niteliği taşıyan davalının haksız rekabet eylemi sonucu davacı marka sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar ile uzun süren çabalarla yaratılan marka imajının zedelenmesi nedeniyle davalıların eyleminin MK ve TTK hükümlerine aykırı bir haksız eylem niteliğinde olması, davacının manevi ticaret varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar nedeniyle manevi tazminat talebinin yerinde olduğu kabul edilerek (manevi tazminat yönünden bedel artırımı mümkün olmadığından) dava dilekçesindeki talep doğrultusunda Davalı ...... LTD ŞTİ Bakımından 50.000 TL manevi tazminatın 28.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesi, Davalı ...... LTD ŞTİ Bakımından 50.000 TL manevi tazminatın 28.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine hükmolunmuştur. Hükmün ilanında davacının menfaati olduğu gözetilerek hükmün ilanına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1- ... ibaresinin davalılar tarafından markasal şekilde kullanılması nedeni ile davacının marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile DURDURULMASINA, Davalılardan .....Limited Şirketi adına kayıtlı ... alan adının iptali ile erişimin engellenmesine, Alan adında kullanmakta olduğu ... ibaresinin kaldırılması, bu suretle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin menine, ... gibi sosyal alanlarda ... isimli kullanıcı adıyla gerçekleştirilen kullanım ve ürün satışlarının engellenmesine, Davalılar tarafından üretilip piyasaya sunulmuş ... markasının üzerinden barındırılan ürünlere Türkiye Sınırları içerisinde ve gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil bulundukları her yerde el konulması, bu ürünler üzerindeki ... markasının silinmesi kaçınılmaz ise imhasına, ... markasının bahse konu ürünler üzerinde yer almasını sağlayan cihaz, makine vb tüm cihazlara el konulması, bunların şekillerinin değiştirilmesi, mümkün değilse imhasına, Davalıların ... adresinde faaliyet gösteren mağazaları başta olmak üzere başkaca her adres ve mekandaki ... ibaresini taşıyan, her türlü tabela, basılı evrak, sair tabelaların kaldırılması, bu ibarelerin iş evrakları, reklamlar vb her türlü kullanımlarının durdurulmasına, ... ibaresinin internet ortamında etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması eylemlerinin durdurulmasına, Davalı ..... LTD ŞTİ bakımından 797.933,32 TL maddi tazminatın 28.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalı ...... Limited Şirketi bakımından 148.094,76 TL maddi tazminatın 28.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalı ...... LTD ŞTİ Bakımından 50.000 TL manevi tazminatın 28.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalı ...... LTD ŞTİ Bakımından 50.000 TL manevi tazminatın 28.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, Hükmün kesinleşmesinden sonra ve masrafı davalıya ait olmak üzere mahkeme kararının Türkiye'de yayınlanan ve tirajı en yüksek olan gazetelerden bir tanesinde bir kez ilanına, 2-Harçlar Yasasına göre hesaplanan 71.454,17-TL karar harcından alınan (peşin harçlar+ıslah harcı) toplam 18.070,60-TL’nin mahsubu ile bakiye 53.383,57-TL’nin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve durdurulması talebinin kabulü nedeniyle, a)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00 TL ücreti vekâletin davalı ...... LTD ŞTİ'den alınarak davacıya verilmesine, b)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL ücreti vekâletin davalı ...... LTD ŞTİ'den alınarak davacıya verilmesine, 4-Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü nedeniyle, a)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 123.690,00-TL ücreti vekâletin davalı ...... LTD ŞTİ'den alınarak davacıya verilmesine, b)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL ücreti vekâletin davalı ...... LTD ŞTİ'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Manevi tazminat talebinin kabulü nedeniyle, a)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL ücreti vekâletin davalı ...... LTD ŞTİ'den alınarak davacıya verilmesine, b)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL ücreti vekâletin davalı ...... LTD ŞTİ'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 30.118,60-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/12/2024
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 172,90-TL TAMAMLAMA HRC: 1.741,90-TL GİDER AVANSI :12.048,00-TL ISLAH HARCI :16.155,80-TL TOPLAM :30.118,60-TL