İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/663 E. 2025/858 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/663
- Karar No
- 2025/858
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/663 Esas - 2025/858 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/663 Esas KARAR NO : 2025/858
HAKİM : ... KATİP : ....
DAVACI : ..... VEKİLLERİ : Av..... Av. ...
DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2020 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 GEREKÇE YAZIM TARİHİ : 20/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ... müvekkili şirket ile aralarında 08.11.2016 tarihinde imzalanan ve sona erme tarihi 01.06.2020 Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve eklerini akdettiğini, bu sözleşme kapsamında 08.11.2016 tarihli asgari mal alım taahhüdü sunduğunu, Müvekkili şirket yapılan bayilik sözleşmesi gereğince üzerine düşen tüm sorumlulukları eksiksiz yerine getirdiğini, istasyona ariyet sözleşmesi ile teslim edilen kurumsal kimlik uygulaması için 19.600,00 USD + KDV, demirbaş malzemeler için 6.175,00 USD+KDV tutarında masraf ile yatırım yaptığını, davalı şirketin haklı hukuki gerekçe bildirmeden, farazi iddia ve çıkarımlar ile basiretli tacir olmanın gereklerine ve ahde vefa ilkesine aykırı bir şekilde, taraflar arasındaki akitleri olağan hitam süresinden önce doğrudan feshettiğini, Haksız feshin sonuçlarına ilişkin ihtarın ve müvekkil şirket yetkililerinin tüm şifahi taleplerinin karşılıksız bırakıldığını, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak olağan hitam süresinden önce haksız feshettiğin bildirir ihtarname tarihindeki (23.08.2019) 100 ton Motorinin Kırıkkale depo satış fiyatı olan KDV(%18) dâhil 583.982,00 TL cezai şartı ödemeyi kayıtsız şartsız kabul ettiğini, taraflar arasında akdedilen 08.11.2016 tarihli ariyet sözleşmesi kapsamında verilmiş 19.600,00 USD + KDV (%18) tutarında kurumsal kimlik uygulamalarının, 6.175,00 USD+KDV (%18) tutarında demirbaş malzemelerinin Sözleşme uyarınca benzeri teçhizatın piyasa değerinin 5 mislinin tazminat olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini, müvekkili şirketin, yapılan bayilik sözleşmeleri gereğince üzerine düşen tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiğini, haksız fesih ile üzerine düşen yükümlülüklere aykırı hareket etmiş olan davalı şirketin, sözleşmeyi haksız feshi ile müvekkili şirketin zararına ve itibar kaybına sebebiyet verdiğini, Davalı şirketin bayilik sözleşmesinin 14.maddesi uyarınca fesih tarihi olan 23.08.2019 tarihindeki 100 ton motorinin Kırıkkale depo satış fiyatına tekabül eden KDV dâhil 583.982,00 TL Türk Lirası cezai şartı ve ariyet sözleşmesi kapsamında iade ile mükellef olduğu malzemeleri iade etmeyerek ariyet sözleşmesinden kaynaklı malzemelere ilişkin benzeri teçhizatın piyasa değerinin 5 mislini tazminat olarak ödemeyi borçlandığını, müvekkili şirketin, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden doğan alacak ve sair talep hakları ile dava tarihinden sonraki, ileriye dönük hakları ile diğer cezai şartlar başta olmak üzere fazlaya ilişkin her türlü yasal hakları saklı kalmak kaydıyla ve dahi yanlışlıklar müstesna olmak üzere, 08.11.2016 tarihli bayilik sözleşmesi, ariyet sözleşmesine istinaden şimdilik; Cezai şart borcu için 9.000,00-TL’nin davalının fesih ihtarını keşide ettiği 23.08.2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, Bayilik Sözleşmesi kapsamında ariyet olarak verilmiş malzemelerin teslim edilmemesi sebebiyle, ariyet sözleşmesinin 4.maddesi uyarınca benzeri teçhizatın piyasa değerinin 5 mislinin tazminat olarak, davalıdan tahsili için şimdilik 1.000,00 TL’nin fesih ihtarını keşide ettiği 23.08.2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte olmak üzere şimdilik toplamda 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ve ücret-i vekâletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 5 adet bayilik sözleşmesi yapıldığını, yeni verilmiş ariyet malzemeleri söz konusu olmadığını, ilk sözleşme (16/09/2010 tarihli) döneminde teslim edildiğini, eskiden beri bayide bulunan malzemeler için usulen bayiyle bayilik sözleşmesi eki olarak akdedildiğini, Akaryakıt bayilik sözleşmesinin Müvekkil ile davacı arasında akdedilen sözleşmenin hukuki ve sektörel mahiyeti, her iki tarafa edim yükleyen(Sinallagmatik),sürekli edimli tip/katalog sözleşme vasfına haiz, çerçeve sözleşme niteliğinde, münferit sözleşmelerin temelini oluşturan tek elden bir satış sözleşmesi olduğunu, Müvekkile ürün tedariki İskenderun PO 'den yüklemeler yapıldığını, ürün tedarikine ait sözleşmeye aykırı olarak yüksek fiyat ile ürünü verdiklerini, sözleşmeye aykırı fiyatla ürün verildiği ve hedeflenen 300 metreküp satışını müvekkili fedakarlıkları ile fazlasıyla geçmesine karşın özel bir iskonto tanınmadığını, günün şartlarına göre rekabet edici destekleme şartlarına aykırı hareket edildiğini, müvekkilinin ticari istikbalini koruyacağı karı elde etmesine engel olacak şekilde sözleşmeye aykırı ve günün koşullarına uygun rekabet edici fiyatla verilmeyen ürün nedeniyle müvekkili yine de doğrudan fesih yapmadığını, karşı taraf davacının haksız tutum ve davranışını sürdürmesi nedeniyle, müvekkili çekilmez hal alan sözleşmesini tek taraflı geleceğe etkili yenilik doğuran hakkını kullanarak haklı nedenle fesih ettiğini, davacının haksız davasının tüm talepler yönünden reddine, dava harç ve masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına,ücreti vekaletin karşı taraf aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Sözleşme ve ihtarnameler, -Ticari defter ve kayıtlar, -Bilirkişi Raporları, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; taraflar arasında akdedilen "bayilik" sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Sözleşme konusu akaryakıt istasyonunun bulunduğu yer nazara alınarak Kırıkhan (2.) Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat kapsamında yerinde inceleme yapılmak suretiyle tanzim edilen 22/02/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; "...Dosya içerisinde davacı şirketçe dava konusu malzemelerin teslimine ilişkin davalı tarafça gönderilmesi hususunda ariyet sözleşmesine uygun şekilde yer belirlendiğine ilişkin bilgi belge tespit edilememiştir...Somut olayda sözleşmenin haklı sebeple sona erdirilip erdirilmediği hususunda TMK madde 4 gereğince takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;dava dilekçesine konu edilen emtialara ilişkin davalı ... ...'nin Yevmiye, Kebir ve Envanter defterlerinin incelenmesi sonucunda davacı “... Akaryakıt A.Ş tarafından herhangi bir belge düzenlenmediği,malzeme ve makine parçalarının çevresel ve fonksiyonel etkilerden dolayı ömrünü tamamlamış, arızalı ve tamiri mümkün olmayan malzeme parçaları olabileceği göz önünde bulundurarak tüm ekipmanların hurda statüsünde değerlendirilmesi kanaatine varıldığı" hususları belirtilmiştir. İtirazlar üzerine alınan ek raporda özetle;"...asgari mal alım taahhüdüne uyulmadığına ilişkin davacı şirket tarafından ceza koşuluyla ilgili “çekince” (ihtirazi kayıt) bildirildiğine ya da bu konuda bayiye noterden bir ihtarname gönderildiğine ilişkin dosya içersinde bilgi-belge tespit edilemediğinden; bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemeyeceği, Akaryakıt bayilik sözleşmesinin niteliği gözetilerek, davacı tarafa ihtar çekilmek suretiyle sözleşmeye aykırılığın düzeltilmesi için davalı tarafından süre verildiği ancak davacı tarafça fesih nedenini bertaraf etmeye yönelik müzakere başlatılmadığı kanaati" bildirilmiştir. Talimat yoluyla alınan raporların ardından yargı çevremiz içerisinde görevlendirilen muhasebe ve hesap uzmanı bilirkişilerden davacı yan defter ve kayıtları incelenerek rapor tanzimi istenilmiş, 13/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dosya kapsamı itibarıyla ariyet malzemelerinin bedeli tespit edilemediğinden ve dosyaya sunulan 22.02.2022 tarihli Bilirkişi Raporu'nda, malzeme ve makine parçalarının çevresel ve fonksiyonel etkilerden dolayı ömrünü tamamlamış arızalı ve tamiri mümkün olmayan malzeme parçaları olabileceği göz önünde bulundurularak, tüm ekipmanların hurda statüsünde değerlendirilmesi gerektiği tespit ve değerlendirmelerine yer verildiğinden, bu malzemelerin bedelinin tespitinin mümkün olmadığı, davadaki talebin 1.000,00-TL olduğu, Davacı şirketin cezai şart alacağının 627.878,00-TL olarak hesaplandığı, dava dilekçesinde KDV dahil 583.982,00-TL'nin talep edildiği, davadaki talebin 9.000,00-TL olduğu," hususları belirtilmiştir. Yine aynı bilirkişilerden alınan 17/08/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda kök rapordaki tespit ve hesaplamalar yinelenmiştir. Dosya kapsamında tanzim edilen kök ve ek raporlara gelen itirazlar ile yine dosyamıza sunulan uzman mütalaası da nazara alınarak; öncelikle makine mühendisi bilirkişiden davalıya ait işyerinde tespit edilen ariyet konusu ekipmanların fatura bilgileri ve KDV dahil sıfır fiyatları dikkate alınarak, sözleşme başlangıç tarihi ile sözleşmenin son bulduğu döneme ilişkin kullanımdan dolayı yıpranma payları da (amortisman oranları) hesaba katılarak değerleme yapılmak üzere(bilirkişi tarafından ariyet konusu malların normal kullanımından doğan yıpranmaların, yani fiili yıpranma payı matematiksel olarak hesap edilerek, bakiye bir değer kalıp kalmadığı) hususunda hesaplama yapılması istenilmiş, akabinde sözleşmenin feshine bağlı değerlendirme ve hesap yönünden aralarında sektörel (enerji /enerji piyasası) bilirkişisinin de bulunacağı yeni bir heyetten rapor alınması cihetine gidilmiştir. Bu doğrultuda, makine mühendisi bilirkişi tarafından 28/11/2024 tarihli raporda özetle; kanopili kurumsal kimlik için 10.000,00 TL; 33 kva jeneratör için 42.000,00 TL; 7,5 hp hava kompresörü için 20.000,00 TL, hava su saati için 0 TL kıymet takdiri yapıldığı bildirilmiştir. Akabinde muhasebe uzmanı, hesap uzmanı ve sektörel bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 29/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Sözleşmenin haklı sebeple sona erdirilip erdirilmediğine ilişkin takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemede olmakla birlikte, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, ...'in gelişen piyasa koşulları ile birlikte bayi satış fiyatını artırdığı, bu durumun bayinin karlılığını önemli ölçüde etkilediği, sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Somut olayda bayinin asgari alım taahhüdünü yerine getiremediği, Dosya kapsamında, davacının herhangi bir ihtirazı kayıt koymadan bayilik ilişkisini sürdürdüğü, fesih aşamasına gelindiğinde bu husus hakkında iddia ve taleplerini belirttiği, bu kapsamda davacının asgari alım taahhüdünün yerine getirilmediği iddiası ile cezai şart talep edemeyeceği, Sayın Mahkeme’nin, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı bir sebebe dayanmaksızın sona erdirildiği yönünde bir kanaati oluşması halinde, davacının talep edebileceği cezai şart alacağının 627.878 TL olduğu, Davalı’nın ariyet malzemelerini teslim etmekten imtina etmediği göz önünde bulundurulduğunda, Davacı’nın ariyet sözleşmesi ile teslim edilen kurumsal kimlik uygulaması ve demirbaşlar çerçevesinde bir cezai talebinin makul olmayacağı, Sayın Mahkeme tarafından davalının ariyet konusu ürünleri teslim etmesi gerektiğinin kabulü ile, Bayilik sözleşmesinin eki olan 08.11.2016 tarihli ariyet sözleşmesinin 4. Maddesinde belirlenen cezai şartın ödenmesi gerektiğinin kabulü halinde ve Bilirkişi Gürcan Kelahmet tarafından düzenlenen 28.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda değerleri tespit edilen ürünlerin davacıya iadesi gereken ürünler olduğunun kabulü halinde; ariyet konusu ürünlerin piyasa değerinin toplam (10.000,-TL + 42.000,-TL + 20.000,-TL =) 72.000,00 TL olduğu; Sözleşme “demirbaş malzemelerin kısmen veya tamamen iade edilmemesi halinde benzeri teçhizatın piyasa değerinin 5 mislini tazminat olarak ARİYET ALAN, ŞİRKET’e ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” Hükmüne yer verildiği dikkate alındığında, cezai şartın iade edilmeyen ürünlerin piyasa değerinin 5 katı olduğu, buna göre davacının talep edebileceği cezai şart miktarının (72.000,00 TLx5=) 360.000,00 TL olduğu, " hususları belirtilmiştir. Dosya kapsamına son kazandırılan 29/04/2025 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun düştüğü, önceki raporlara gelen itirazları giderir nitelikte olduğu görülmekle rapor hükme esas alınmıştır. Rapora gelen itirazlar aşağıda açıklanacağı üzerinde yerinde görülmemiştir. Toplanılan deliller ve anlatılan safahat kapsamında somut olay ele alındığında; Taraflar arasında; 16.09.2010; 02.02.2015; 01.06.2015; 20.06.2016 ve son olarak 08.11.2016 tarihlerinde Bayilik Sözleşmesi imzalandığı, çnceki sözleşme sürelerinin 5 tıl olduğu, son akdedilen 08/11/2016 tarihli sözleşme süresinin 01.06.2020 tarihi olduğu görülmüştür. Sözleşmenin sözleşme süresi ve feshi düzenleyen 13. Maddesinde; Aşağıda belirtilen durumlarda Şirket işbu sözleşmeyi ihtara ve hükme hacet kalmaksızın tek taraflı olarak feshedebilir: a) Bayi, işbu sözleşme ile kabul edilmesine rağmen şirketten alıp satma taahhüdünü yerine getirmez veya şirketten yaptığı mübayalarda tatminkar bir miktara ulaşmaz ise b) Bayi yasa ve EPDK kararları ile öngörülen otomasyon sisteminin kurulumu, bakımı, onarımı için gerekli sözleşmeleri imzalamaktan imtina eder. Sistemin düzgün işlemesi için bağlantılar dahil her türlü konuda basiretli bir tüccara düşen ihtimamı göstermez, sistemi korumaz veri akışını engeller veya aktarımda ihmal veya kusuru ile aksamaya sebebiyet verirse, c) Bayi, sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal eder ve şirketçe yapılan yazılı ihtara rağmen ihlale devam ederse, d) Bayi iflas eder veya acze düşer veya konkordato ilan ederse, e) Bayi sözleşmeye aykırı olarak şirketin yazılı muvakkatini almadan istasyonu bir başkasına devrederse, kiraya verirse, ortak alırsa, ticari bünyesinde değişiklik yaparsa, f) Yapılan ihtara rağmen bayi, şirkete verdiği kıymetli evraklarını ödemez veya çekin karşılığı olmaz ise, g) Bayinin hatası sebebiyle istasyon ruhsatı iptal edilirse, h) Sözleşmenin herhangi bir maddesine aykırılık, fesih sebebidir. Şirketin bu yetkisini bir ya da birden çok kullanmış olması, bu yetkiden zımnen vazgeçtiği anlamına gelmez. I)Bayi işle şirket arasında işbu sözleşmenin imzalanmış olması taraflar arasında daha önceden var olan sözleşmeden sonra da yeni bir sözleşme imzalamaları halinde, o sözleşmeden dolayı bu sözleşme ve şartlarından ibra edilmiş sayılmayacaklarını kabul ederler.” Hükmü bulunduğu, yine sözleşmenin ‘Feshin Sonuçları’ başlıklı 14. Maddesinde, “a)Sözleşmenin her ne sebeple ve suretle olursa olsun sona ermesi halinde bayi, şirketten sözleşmenin feshini bahane ederek zarar ve ziyan ve tazminat gibi herhangi bir hak ve talepte bulunamaz.
b)Bayi tarafından sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun süresinden önce feshedilmesi veya bayinin bu sözleşmeye, eklerine muhalefeti veya taahhütlerini edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle işbu sözleşmenin feshedilmesi halinde sözleşmede ve eklerindeki diğer cezai şartların, verdiği taahhüde veya taahhüt verilmemiş ise ortalama satışına göre depo fiyatı üzerinden hesaplanacak kar mahrumiyetinin haricinde BAYİ, sözleşmenin fesih tarihindeki 100 Ton Motorinin Kırıkkale depo satış fiyatı kadar cezayı ödemeyi peşinen kabul eder… Ayrıca bu sözleşme ve diğer sözleşmelerden doğmuş ve doğacak vadeli ve vadesiz bütün borçların fesih tarihi itibarıyla muaccel olacağını, borçların ve ilk ihtarda kar mahrumiyeti ile cezai şartların ödenmediği takdirde bütün teminatlarının nakde çevrileceğini ve borçları için her türlü takiplerin yapılabileceğini kabul eder” hükmü düzenlendiği görülmüştür. Yine eldeki uyuşmazlığı ilgilendiren, bayilik sözleşmesinin eki olan 08.11.2016 tarihli ariyet sözleşmesinin 3. Maddesinde ; “İşbu demirbaş malzemenin, bayilik sözleşmesi her ne şekilde olursa olsun sona erdiğinde veya ŞİRKET’çe her ne sebeple olursa olsun yazılı olarak iadesi istendiğinde, 15 gün içinde tüm malzemenin azami itina ile sökümü ile ŞİRKET’ce tayin olunacak mahale nakli işlemleri her türlü gideri ARİYET ALAN tarafından karşılanmak sureti yerine getirilecektir. Bunlar için gerekli tüm vergi, resim ve inşa, tesis ve bakım masrafları ARİYET ALAN tarafından ödeneceği kabul ve taahhüt olunur. Ayrıca iade işlemi talebi zaman ve şart kısıtlaması olmaksızın Şirket’in tasarrufunda olup zamanlama ve şekil yönünden hukuki ya da cezai anlamda tazminat ve benzeri talepte bulunulmayacağı ARİYET ALAN tarafından kabul ve taahhüt olunur.” ve 4.Maddesinde, “İşbu demirbaş malzemenin tamamı taahhüt edilen zamanda ŞİRKET’e veya ŞİRKET’çe tayin edilecek şahıs ve mahale zamanında ARİYET ALAN tarafından iade edilmediği takdirde geçen her gün için, iade edilmeyen malzemenin o andaki piyasa değerinin dörtte birini cezai şart olarak ödemeyi ARİYET ALAN kabul ve taahhüt eder. Söz konusu demirbaş malzemelerin kısmen veya tamamen iade edilmemesi halinde benzeri teçhizatın piyasa değerinin 5 mislini tazminat olarak ARİYET ALAN, ŞİRKET’e ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” hükümlerinin yer aldığı görülmüştür. Ariyet sözleşmesi eki malzeme listesinde yer alan malzemelerin 1 adet Kanopili kurumsal kimlik, 1 adet 33 Kw jeneratör, 1 adet 7,5 HP hava kompresörü, 1 adet Su saati, 1 set3 pompa, 3 tank otomasyon sistemi olduğu tespit edilmiştir. Davacı özetle; taraflar arasında imzalanan 08.11.2016 tarihli bayilik sözleşmesinin davalı tarafından feshi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedeli ile yine ariyet malzemesinin iade edilmemesine dayalı oalrak bedelinin piyasa değerinin 5 katına karşılık gelen cezai şart bedelini talep etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği tek elden bayilik sözleşmesi olup, sürekli borç doğuran bir sözleşmedir. Sürekli borç doğuran sözleşme niteliği gereğince karşılıklı tarafların güven ilkesine dayanmaktadır. Dağıtıcının petrol ürünlerinin (motorin gibi) tamamını veya bir kısmını kullanıcılara veya serbest kullanıcılara belirli bir bölgede satmak üzere bayiye göndermeyi; buna karşılık olarak bayinin de dağıtım şirketinin dağıtım ağına dahil olarak tescilli markası altında sözleşme konusu ürünü kendi nam ve hesabına satmayı taahhüt ettiği bir sözleşmedir. Niteliği gereğince; bayinin kendi nam ve hesabına hareket etmesi, oluşacak satış masraflarına ait risklerin bayinin üstüne geçmesine neden olmaktadır. Bayinin sözleşme nedeni ile oluşan asli borcu; dağıtıcısı dışında ürün ikmal etmeme, dağıtıcısının ürünlerini tescilli markası altında faaliyet gösterdiğini açık ve belirgin şekilde göstererek satmaktır. Anlatılanlar kapsamında öncelikle feshin haklı, haksız niteliği ele alındığında; dağıtıcı konumundaki davacının bayi satış fiyatını artırdığı, bu durumun bayinin karlılığını önemli ölçüde etkilediği ticari işletmelerin ve tacirlerin kar elde edemediği ticari ilişkileri sürdürmesinin ticari hayatın olağan akışına uygun olmayacağı, tacir olan davalı bayinin bu yönde aradaki ticari ilişkinin ve karlılık durumunun devamı için yeni düzenlemeler yapılmasını talep ettiği, ancak talepleri hakkında olumlu bir yanıt alamadığı tespit edildiğinden ve güven ilişkisinin ön plana çıktığı bayilik sözleşçesi çerçvesinde üreticinin/dağıtıcının bayiyi destekleme ve sadakat yükümlülüğü nazara alındığında, davalı tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı kanaat edilmiştir. Buna göre davalı tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı kanaat edildiğinden, davacının erken fesihten kaynaklı cezai şart isteminin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ariyet malzemeleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; yukarıda değinilen ilgili sözleşme maddeleri çerçevesinde, Taraflar arasında imzalanan ariyet sözleşmesine göre; Davacı’nın iadeyi yazılı olarak istemesi gerektiği ve malzemelerin 15 gün için içerisinde Davalı tarafından tüm masraflar ödenmek koşuluyla sökülmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, malzemelerin gösterilen kişi ve yere zamanında teslim olmaması durumunda da piyasa değerinin 1/4 ‘ü kadar cezai şart, hiç teslim olmaması durumunda ise piyasa değerinin 5 katı kadar cezai şart ödenmesi gerektiğinin düzenlendiği anlaşılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki taraflar arasında imzalanan 08.11.2016 tarihli Bayilik Sözleşmesinin hangi nedenle feshedildiğine bakılmaksızın, ariyet sözleşmesi konusu ürünlerin davalı tarafından davacıya iadesi gerektiği açıktır. Nitekim Davacı’nın ... 65. Noterliğinin 12/09/2019 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle teslim edilen tüm malzemelerin iade anında söküme hazır bulundurulması ve Davacı tarafından yönlendirilecek ekibe sorunsuz iadesini talep etmiş olduğu ve otomasyon sisteminin teslim alındığı tespit edilmiştir. Davalının uhdesinde kalan (geri kalan) malzemelere yönelik olarak davacının ‘kişi, yer ve zamanın belirtildiği’ bir yazılı talebine rastlanılmamıştır. Taraflar arasındaki yazışma ve ihtarnameler çerçevesinde esasen davalı bayinin ariyet malzemelerini teslim etmekten imtina ettiğine dair bir olgu bulunmamaktadır. Davacı şirketin ariyet malzemelerinin iade alınması hususunda sözleşmeye uygun tutumda bulunmadığı, zaman tayiniyle birlikte ekip yönlendirilmesi yapıldığına dair veya nakil davalı bayiden talep ediliyor ise nakledilmesi istenilen yer bildirimine dair yazılı talep bulunmadığı diğer yandan davalının ariyet malzemelerini iade etmekten imtina etmediği gözetildiğinde, davacı yanın bu yöndeki cezai şart isteminin de yerinde olmadığı, ancak neticeten ariyetin davacı uhdesinde kalması nedeniyle, piyasa rayiç bedelinin tahsili gerekeceği kanaatine varılmıştır. Yapılan açıklamalar ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ariyet konusu ürünlerin piyasa değerinin 72.000,00 TL olduğu anlaşılmakla bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yine değer hesabı dava tarihine göre yapıldığından, hükmedilen tutara dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; ariyet bedeli olarak 72.000,00 TL'nin dava tarihi olan 29/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya(cezai şart bedeline) ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken 4.918,32 TL karar ve ilam harcının, 170,78 TL peşin harç, 16.870,49 TL ıslah harcı toplamı olan 17.041,27 TL harçtan mahsubu ile fazla 12.122,95 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 170,78 TL peşin harç, 16.870,49 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 17.095,67 TL harçtan, davacıya iadesine karar verilen 12.122,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.972,72 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 1.394,50 TL tebligat gideri, 21.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 22.394,50 TL yargılama giderinin, haklılık durumuna göre 1.632,19 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalının karşıladığı 100,00 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin, 92,71 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmının davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/3. Maddesi nazara alınarak 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.560-TL'nin davanın kabul oranına göre 96,21 -TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 1.223,79 TL-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına, 9-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025 Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır