İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/582 E. 2020/307 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/582
Karar No
2020/307
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/582 Esas KARAR NO : 2020/307 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 03/10/2019 KARAR TARİHİ : 15/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı dava dilekçesinde, ... Bankası MTK Şubesi... çek numaralı, keşidecisi ... İth. San. Tic. Ltd. Şti. Şirket yetkilisi... olan 27/11/2019 vadeli, 13.334,39-TL bedelli çekin kaybolduğu için ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasına, yargılama neticesinde bu çekin zayi olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE : ... Bankası MTK Şubesi ... çek numaralı, keşidecisi ... San. Tic. Ltd. Şti. Şirket yetkilisi ...olan 27/11/2019 vadeli, 13.334,39-TL bedelli çek fotokopisi, sair deliller.. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651. maddesi "Kıymetli evrak zayi olduğu taktirde mahkeme tarafından karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanı ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." hükmünü içermektedir. Zayi nedeniyle çek iptali davası açılabilmesi için öncelikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780. ve 781. maddeleri uyarınca yasal unsurlara haiz bir çekin bulunması esastır. Türk Ticaret Kanunu'nun poliçenin iptaline dair 757 ilâ 763. maddeleriyle 764. maddesinin birinci fıkrası hükümlerinin çekin iptalinde de uygulanması zorunludur. Kıymetli evrak iptali veya çek iptali davalarında amaç, kıymetli evrakı ibraz mecburiyetinde olan ve çekin zilyetliğini kaybetmesi nedeniyle bu zorunluluğu yerine getiremeyen lehtar veya hamile hakkının mevcudiyetini kanıtlamak bakımından bir imkan sunmak, aynı zamanda lehtar veya hamilin çeki ibraz edememekten dolayı alacak hakkını kullanmaktan mahrum kalmasını önlemektir. ''6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun iptali düzenleyen "Önleyici önlemler" başlıklı 757. maddesinde; (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir (2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İade davası" başlıklı 763. maddesinde ise; '' (1) Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır." düzenlemesine yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İptal kararı" başlıklı 764. maddesi uyarınca; ''Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir. Poliçenin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, dilekçe sahibi kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir.'' 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651/2 maddesi uyarınca, kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptalini karar verilmesini isteyebilir.'' denilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamalar ve dava dilekçesine ekli çek sureti göz önünde bulundurulduğunda, davacının dava konusu çeki yetkili hamil sıfatıyla elinde bulundurduğu ve dava konusu çeke ilişkin çek iptali davası açmakta hukuki yararı bulunduğu ortadadır. 18/10/2019 tarihli tensip tutanağının 4 numaralı ara kararı gereğince Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılacak ilanlar için gerekli olan gider avansının yatırılması amacıyla davacıya 2 haftalık kesin süre verildiği, 27/02/2020 tarihli duruşmada da süre verildiği ancak yatırılmadığı, verilen kesin süre içerisinde ilan bedelinin yatırılmaması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı vekili adına çıkartılan tensip tutanağını içerir tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, buna rağmen davacının yatırması gereken gider avansını yatırmadığı görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-g. maddesinde davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmıştır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı, davacı tarafın iddiaları, ... Bankası MTK Şubesi... çek numaralı, keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti. Şirket yetkilisi ...olan 27/11/2019 vadeli, 13.334,39-TL bedelli çek fotokopisi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu çekin zayi olması sebebiyle iptali talebi ile iş bu davayı ikame ettiği, davacı şirketin dava konusu çekin yetkili hamili olduğu ve iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ancak 18/10/2019 tarihli tensip tutanağının 4 numaralı ara kararı gereğince Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılacak ilanlar için gerekli olan gider avansının yatırılması amacıyla davacıya 2 haftalık kesin süre verildiği, 27/02/2020 tarihli duruşmada da süre verildiği ancak yatırılmadığı, verilen kesin süre içerisinde ilan bedelinin yatırılmaması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı adına çıkartılan tensip tutanağını içerir tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, buna rağmen davacının yatırması gereken gider avansını yatırmadığı anlaşılmakla, dava şartlarının bulunup bulunmadığı mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu göz önünde bulundurularak açılan davanın HMK' nun 114/g, 115/2, 120. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 54,40-TL harcın peşin alınan 44,40-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 10,00-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/09/2020

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/582, K. 2020/307, T. 15.09.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-582-e-2020-307-k-aba7265702e0