İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/470 E. 2018/1136 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/470
- Karar No
- 2018/1136
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/470 KARAR NO : 2018/1136 DAVA : Davacı Sigorta şirketinin ZMMS sigortası kapsamında yapmış olduğu ödeme nedeniyle sigortalıya karşı açılan rücuen yapılan takibe itirazın iptali DAVA TARİHİ: 26/04/2017 KARAR TARİHİ: 07/11/2018 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... Şirketi vekilinin 05.10.2016 harç tarihli İzmir ... Tüketici Mahkemesine açmış olduğu davada dava dilekçesi ile; 18.09.2012 tarihinde sata 02.40 sırasında ... yolunun ... ayrımında çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, bu kazada ...'ndan ... yönüne seyreden ... plakalı ve sürücüsü ... olan otomobilin önünde seyreden ... in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile sol arka tamponuna çarpmasıyla ... plakalı aracın daha sonra otobüs durağına çarptığı ve takla atarak yol kenarında durduğu, bu aracın tümüyle hasarlandığını, ... plakalı aracın ise yolun sağ kısmına savrulduğu ve sol arka çamurluğun hasarlandığını, ... plakalı araç içinde bulunan ... ve ...ın ve ... plakalı araçtaki ... in yaralandığını, ... plakalı aracın sürücüsü ... ve ... ın olay yerinden ayrıldıklarını, kazaya ilişkin kusur tespitinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın KTK m.84 ve 52/1-b gereğince asli kusurlu olduğunu ve m.48/5 gereği alkollü iken araç kullandığının tespit edildiğini, olaydan 8 saat sonra yapılan alkol ölçümünde dahi yasal sınırın çok üstünde alkollü olduğunun belirlendiğini, araç içerisinde açık bira şişelerinin bulunduğunun tespit edildiğini, ... plakalı araç sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı aracın 1 yıl süre ile 30.07.2012-2013 tarihleri arasında müvekkili şirkete ZMMS sigortalısı olduğunu, sigortalı aracın malikinin diğer davalı ... Şti olduğunu, aktüerya hesabında araçta bulunan ...’ın %93 oranında kalıcı özürlü olduğunun tespit edilmesiyle 176.875,27 TL ödeme yapıldığını, ayrıca ... için 13.02.2014 tarihçide 43.655 TL ve 13.03.2014 tarihinde 1.310 TL olmak üzere destekten yoksun kalma tazminatının da ödendiğini, yine müvekkilinin bakıcı giderlerinin de 225.000 TL tazminatı da İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında toplam 265.350 TL olarak ödemek zorunda kaldıklarını, toplam ödemelerinin 487.190,27 TL olduğunu, bu tutar üzerinden icra takibinin yapıldığını, takibin Menderes İcra Müdürlüğünün ... esas sırasında devam ettiğini, davalıya yeniden ödeme emri çıkartıldığını, kazaya neden olan sigortalı aracın kiralık araç olarak kullanıldığını, işleten sıfatlarını ortadan kalktığını belirterek davalı şirketin takibe itiraz ettiğini, davalı şirketin itirazının haksız olduğunu, kaza tarihinden itibaren 2 yıl geçmiş ise de BK m.73 ve KTK m.109 a göre rücu işlemleri ve müteselsilen sorumluluktaki iç ilişki için tazminatın ödendiği tarihten itibaren 2 ve 10 yıllık sürelerin geçtiğini, müvekkili şirketin yaptığı ilamsız takibin ödeme tarihi olan 04.11.2013 tarihi üzerinden 2 yıl geçmeden takip yapıldığını, ödeme tarihinden itibaren 2 yıl geçmediğini, zamanaşımı itirazının yersiz olduğunu, TTK m.1482 ye göre sorumluluk sigortaları için sigortacıya yöneltilecek tazminat istemlerinde 10 yıllık zamanaşımı uygulanacağının belirtildiğini, sorumluluk poliçesi nedeniyle müvekkilinin 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dava açabileceğini, KTK m.109 a göre sigortacı bakımından kesilen zamanaşımının tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılacağını, 2 yıllık zamanaşımının dolmadığını, araç sürücüsünün olayda tam kusurlu olduğunu, araç her ne kadar kira sözleşmesiyle kiralanmış olsa dahi araç sahibinin işleten sıfatının ortadan kalkmadığını, davalı şirketin aracı işletene rücu edebileceğini, davalı 2918 sayılı kanun m.85 ve 3 hükmüne göre sorumlu olduğunu, yapılan itirazın yersiz olduğunu belirterek ödenen tazminatın fiili ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... Şti'nden tahsiline karar verilmesine, Menderes İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devam edilmesi kararı verilmesine, %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şti vekilinin 17.11.2016 tarihli cevap dilekçesinde; Davanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, aynı zamanda davacının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esasına kayıtlı icra dosyasında ZMMS sigortacısı olarak rücuen tazminat talepli takibin müvekkilinin adresi Özdere Menderes olduğundan yetkili icra dairesi ve mahkemenin Menderes olduğunu, yetki itirazının kabul edilerek dosyanın Menderes İcra Müdürlüğüne gönderildiğini, ancak davanın Menderes Asliye hukuk Mahkemesine de gönderilmesi gerektiğini, yine 18.09.2012 tarihinde meydana gelen haksız fiile dayalı olarak yapılan takibin 21.07.2015 tarihinde başladığını, kaza tarihi ile takip tarihi arasında 2 yıl 10 ay 3 gün geçtiğini, 2918 Sayılı Kanun m.109 a göre maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde talepte bulunması gerektiğini, davacı sigorta şirketinin durumdan 1 aylık sürede haberdar olmasına rağmen takibin yasal süreden sonra yapıldığını, aksinin kabulü halinde dahi durumu müvekkiline bildirmediğinden zamanaşımının bu bildirimin yapılabileceği tarihten işlemesi gerektiğini, uzamış zamanaşımı ve haksız fiilin aynı zamanda suç oluşturduğu ve ceza yargılaması yapıldığı gerekçesiyle zamanaşımı definin reddi istenmiş ise de, bu itirazın yerinde olmadığı , uzun zamanaşımı süresinin sigorta şirketlerine uygulanmadığını, TTK m.1482 ye göre zamanaşımının 10 yıl olduğu ileri sürülmüş ise de bu sürenin sigortacıya yöneltilecek davalar için geçerli olduğunu, 2918 Sayılı Kanun m.109/3 e göre zamanaşımının tazminat hükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşıda kesileceği, kesilen zamanaşımının tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılacağının belirtilmesine rağmen müteselsil borçlulardan birine karşı kesilen zamanaşımının borcu ödeyen davacı şirketin müvekkilinden rücu ederken müteselsil borçlu olarak rücuya bu kanun maddesine dayanamayacağını, müvekkilinin oto kiralama şirketi olup , aracın belirsiz süreli olarak dava dışı ... a 28.02.2012 tarihinde kiralandığını, sürücünün alkollü olduğu gerekçesiyle sorumluluklarının teminat kapsamı dışında kabul ederek hak sahiplerine gerekli ödemeleri yapmaması ve hak sahiplerinin yasal yollara başvurmasıyla ödemek durumunda kaldığı tazminatın alkolün kaza oluşumunun etkisiyle değerlendirilmeksizin yapıldığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, müvekkilinin ise aracı kiraya verirken kiracının ehliyetli olup olmadığını ve diğer hususları değerlendirdiğini, 28 gün sonra kazanın meydana geldiğini, bir kimsenin aracı uzun süreli kiralamış olması halinde burada sorumlunun artık aracı kiralayan olup, kiraya verenin olmayacağını, özellikle belli olmayan süreli kiralarda bu durumun geçerli olduğunu, Menderes ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında keşif ve bilirkişi incelemesiyle ... in adi kusurlu olarak tespit edildiğinin belirlendiğini, kazanın bilhassa alkollü araç kullanma sebebiyle oluştuğunun ispatlanması gerektiğini, kazaya karışan dier araç sürcüsü ... in ise ehliyetinin olmadığnıı, şerit değiştirmeden önce gireceği şeritteki araçların geçmesini beklemekle zorunlu olduğunu, ... in 0,33 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, ... in sinyal vermeden dönmeye kalktığını, tazminat ödenen ... ın araçta hatır yolcusu olarak bulunduğunu, müvekkilinin somut olayda kusurunun bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, işletenin kusursuz sorumluluğundan hatır yolcusunun uğradığı zararlara dahil edilemeyeceğini, davacı sigorta şirketinin rücu etmek istediği alacaklarının BK m.73/2 ye göre zorunlu olmasına rağmen müvekkiline bildirmediğini, sigorta tahkim komisyonundan açılan davayı da müvekkiline ihbar etmediğini, ve davayı baştan sona hatalı takip ettiğini, ... aylık net kazancının 850 TL olmasına rağmen aktüerya hesabında 1000 TL olarak hesap edildiğini ve bu hesaba itiraz edilmeksizin zararın belirlendiğini, ... tam zamanlı bakıcı yardımına ihtiyacı olup olmadığının , ...’ın kusur oranının tartışılmadığını, lehine verilen kararın bozulmasına yönelik tashihi yoluna başvurmadığını, ...ın ...’ın kullandığı araçta hatır yolcusu olduğunu ve birlikte içki içtiğini, ...’da müterafik kusurlu olduğunu, bu nedenle bu savunmaların dikkat edilmesi gerektiği halde ileri sürülmediğini, ayrıca uzlaşma arabulucuk gibi alternatif çözüm yollarına başvurmadıklarını, umursamaz bir şekilde davanın takip edildiğini, davacı şirketin bakıcı tazminatını kabul ettiğini, avukatlık ücretini ve diğerlerini ödediğini ve masrafları üzerlerine yıkmaya çalıştıklarını, destekten yoksun kalma tazminatının şartlarının oluşmadığını, desteğin yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminatının ödendiğini, ancak takibe konu alacak miktarının yargılamaya muhtaç olduğundan icra inkar tazminatının da istenemeyeceğini, aktüerya hesaplarına göre 176.875,27 TL için fazladan yapılan 44.965 TL giderin müvekkilden istenemeyeceğini belirterek davanın reddini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin tensibe karşı 21.11.2016 tarihli beyan dilekçesinde; davacı olarak iddialarını neyle ispatlayacağına ilişkin delilleri beyan etmiştir. İzmir ... Tüketici Mahkemesi ... Esas - ... Karar sayılı 15.02.2017 tarihli kararla davanın taraflarının tacir olduğu ve Tüketici Mahkemesinin görevli olmadığını, işin ticari işten kaynaklandığını belirterek dosyanın görevsizlik ile İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş ve bu karar 05.04.2017 tarihinde kesinleşmesiyle davacının 02.03.2017 tarihinde yani süresinde tahrik dilekçesiyle dosya mahkememize gönderilmiş ve ... esas numarasını almıştır. Dava; Davacı Sigorta şirketinin ZMMS sigortası kapsamında yapmış olduğu ödeme nedeniyle sigortalıya karşı açılan rücuen yapılan takibe itirazın iptali davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, Menderes ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas, Menderes İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, kira sözleşmesi, ZMMS genel Şartlar madde 6, kazanın alkol etkisi ile meydana gelip gelmediği ile yapılan bilirkişi incelemesi, sigorta tahkim komisyonunun 16.12.2013 tarihli ..., ... numaralı kararı incelenmiş ve değerlendirilmiştir. İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelenmekle; takip alacaklısı ... A.Ş 'nin takip borçlusu ... ve ... Şti aleyhine 487.190,27 TL asıl alacak, 59.684,54 TL işlemiş faiz olmak üzere 546.874,81 TL üzerinden ilamsız icra takibine geçtiği, borçluya ödeme emrinin 22.07.2015 ve 23.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlulardan ... Şti’nin 28.07.2015 tarihinde süresinde yetki, zamanaşımı ve borca itiraz ile itirazında bulunması nedeniyle takibin durduğu, dosyanın Menderes İcra Müdürlüğüne gönderildiği, Menderes İcra Müdürlüğü 'nün de ... Esasta kayıtlı dosyada 18.01.2016 tarihli ödeme emrini çıkardığı, borçluya ödeme emrinin 02.02.2016 'da tebliğ edildiği ve 03.02.2016 tarihinde zamanaşımı ve borca itirazı ile takibi durdurduğu belirlenmiştir. İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelenmekle; Takip alacaklısı ..., takip borçlusu ... A.Ş aleyhine 02.06.2015 tarihinde 235.095,27 TL talepli sigorta tahkim komisyonu hakem heyeti kararına istinaden takibe geçtiği, ... A.Ş 'nin bu ödeme emri üzerine 27.05.2015 tarihinde ödeme yapmasıyla alacaklının 249.951,26 TL 'yi 23.06.2015 tarihinde tahsil ettiği belirlenmiştir Menderes ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası incelenmekle; müdahil ...in şikayeti ile sanık ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma, alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçlarından dolayı kamu davası açıldığı, yapılan yargılama ile ve toplanan delillerle ...ın olay saatinde 140 promil alkollü olduğu, ... plakalı araçla ... İlçesinden ... istikametine seyir halinde iken ... yol ayrımına geldiğinde katılan ...in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpma sonucu 2918 KTK m. 84 e göre asli kusurlardan "d" fıkrasında belirtilen arkadan çarpma asli kusurunu işlediğinden asli kusurlu sayıldığı yine ... in de KTK m. 46 / b gereğince, şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte bulunan araçların emniyetle geçişini beklemek kuralını ihlal ettiği için tali kusurlu olarak kabul edildiği ve TCK m. 89/1 gereğince ve TCK m. 22/3 gereğince cezasında artırım yaptırılarak 120 gün adli para cezası ile çarptırılmasına ve cezanın 1/3 oranında artırılarak 160 gün adli para cezasına yükseltilmesine ve ehliyetinin 5 ay süreyle geri alınmasına, karar verildiği ve bu kararın mahkumiyet hükümlerinden kesin olduğu belirlenmiştir. Davalının dava dilekçesindeki yetki itirazının, kazanın olduğu yerin Menderes ilçesi sınırlarında olması ve haksız fiillerde doğan davalarda haksız fiilin işlendiği yerin mahkemesinin yetkili olması, olayın geçtiği yerin ve taraflarının (tacir olması nedeniyle) İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin yetki alanı içerisinde bulunması nedeniyle yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalının zamanaşımı defi-inin değerlendirilmesiyle, rücu davalarındaki zamanaşımı TBK m. 73'e göre tazminatın tamamının ödendiği ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağından davacının ilk ödeme olan 4.11.2013 tarihinden itibaren takibin de 21.07.2015 tarihinde yapılmış olması nedeniyle zamanaşımının geçmediği ve bu nedenle zamanaşımı defi-inin reddine karar verilmiştir. Dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; bilirkişi ..., ... ve ...'dan alınan 17.05.2018 tarihli raporda; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken aracın sağ iç kısmı ile ... plakalı ...'in sevk ve idaresindeki aracın arka tamponunun sol arka kısmına çarptığı, ... plakalı aracın savrularak takla atıp otobüs durağına çarptığı, diğer aracın da yolu soluna savrulduğu, ... plakalı araç sürücüsünün kaza sırasında 1,46 promil alkollü olduğu, bu araçta bulunan ... ve ...'ın yaralandığını, kazada ...'ın gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek hızlı gitmesiyle ve alkolün etkisi nedeniyle %80 oranında kusurlu olduğunu, diğer sürücü ...'in yolun sağına yanaşması ve kazayı önlemeye çalışması gerekirken bu hususlara riayet etmediği ve %20 oranında kusurlu olduğunu, dava dışı yolcuların ise, kusursuz bulundukları, kazanın alkol açısından incelenmesinde, alkolün güvenli sürüş yeteneğini etkilediğini ve kazaya sebebiyet teşkil ettiği, kazanın oluşmasında %20 etkili olduğunu, kazanın meydana gelmesinde salt tek başına etken olarak etkili olmadığı, diğer sürücünün de %20 oranında kusurlu olduğunu, 18.09.2012 tarihli kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde ... Şti adına kayıtlı olduğu, ZMSS poliçesinde ... AŞ'nin 30.07.2012 - 2013 tarihleri arasında poliçe yapıldığı, poliçe limitinin 225.000,00 TL olduğunu, dava konusu trafik kazasında yaralanarak sakat kalan ...'a %93 maluliyet ve %100 haklılık oranı üzerinden toplam 221.839,00 TL sürekli iş görememezlik tazminatı ve 225.000,00 TL bakıcı gideri ile birlikte İzmir ... İcra Müdürlüğüne ... AŞ'nin ... Esas sayılı dosya üzerinden yatırdığı, toplam ödeme miktarının vekalet ücreti ve yargılama gideri dahil 487.190,27 TL olduğu, sürekli iş görememezlik tazminatının en son ödeme tarihi olan 2014 yılı verilerine göre yapıldığı, sürekli iş görememezlik tazminatının hesabında toplam 220.309,24 TL hesaplama yapıldığı, %93 maluliyet evresi zararının 204.887,59 TL olduğu, %20 kusur indirimi yapıldığında 163.910,07 TL belirlendiğini, davacını 221.839,00 TL ödeme yaptığı, hak sahibinin gerçek zararının ise 163.910,07 TL olduğu, yine bakıcı giderinin hesabında %20 kusur indirimi ile 260.417,88 TL olarak belirlendiği, ancak poliçe limiti ile sınırlı olarak 225.000,00 TL ödeme yapıldığı, ferilerle birlikte toplam ödemenin 265.350,00 TL olarak yapıldığı,2918 Sayılı KTK'ya göre sigortacının kendi sigortalısını genel şartlarına uymayarak karşı tarafa zarar vermesi halinde, sigorta ettirene rücu hakkı bulunduğu, KTK m.95'e göre davanın sigorta ettirene yani kendi akidine karşı yöneltebileceğinin belirtildiğini, yine ZMMS Genel Şartlar B.B.4/d bendinde sürücü alkollü şekilde araç kullanmasının yasaklandığı ve bu halde sigorta şirketinin sigorta ettirene rücu imkanının tanıdığı, ancak trafik kazasının salt alkolün etkisinden meydana gelmediğinden, davacı tarafın davalıya rücu edemeyeceği, aksi kanaatte ise 163.910,07 TL sürekli iş görememezlik tazminatı ve 225.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 429.260,07 TL'nin hatır taşımasının indirimi takdiri mahkemeye bırakılarak kabul edilebileceği, temerrüdünde sigorta şirketinin 3. kişiye yapmış olduğu ödeme tarihi olabileceği belirtilmiştir. Bu rapora karşı davacı tarafın 12.06.2018 tarihli beyan dilekçesinde; diğer araç sürücüsü ...'e %20 kusur verilemeyeceğini, ...'ın ağır kusurlu olduğunu, ...'e durumun ihbar edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... Şti vekilinin 13.06.2018 tarihli beyan dilekçesinde; kazanın oluşumunda diğer araç sürücüsü ...'in de 0,33 promil alkollü olduğu, bilirkişi raporunda bu durumun dikkate alınmadığı, aynı zamanda ...'in sürücü belgesinin de bulunmadığını, kazanın oluşumunda alkolün salt etken olmadığının tespit edildiği, yine müterafik kusur bakımından ...'ın sürücünün alkollü olduğunu araç seyir halindeyken anladığını, ancak buna rağmen araçtan inmediğini, bu nedenle ...'ın da müterafik kusurlu olduğunu, bu durumun bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, sürekli iş görememezlik tazminatının da doğru hesaplanmadığını, bakıcı giderlerinin de 265.350,00 TL olmayıp, faizi ile birlikte 310.315,00 TL olduğunu, faize ilişkin tespiti de kabul etmediklerini belirtmiştir. Bu itirazlar sonucunda alınan 04.09.2018 tarihli ek raporda; kusur yönünden yapılan itirazın yersiz olduğunu, her iki araç sürücüsünün kusurlarının tespit edildiğini, ...'in 0,33 promil alkollü olmasının kazanın oluşumuna etki etmediği belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yeni bir rapor alınmasına gerek olmadığı tespit edilmiştir. Somut olayda Yargıtay Kararlarında yer aldığı üzere Mahkememizce resen seçilen hukukçu, trafik uzmanı ve nörolog doktor bilirkişi vasıtası ile alınan asıl ve ek raporda kazanın meydana gelme koşulları incelenmiş ve yapılan incelemeye göre sigortalının aracını kullanan kiracı ...'ın %80, diğer araç sürücüsü ...'in ise %20 kusurlu olduğu, ...'ın aynı zamanda kaza saatinde 1,43 promil oranında alkollü olduğu, ancak bu alkolün tek başına kazaya sebebiyet vermediği, diğer araç sürücüsünün de %20 oranında kusurunun tespit edildiği, KTK m. 48'e göre alkollü içki alınması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin kara yolunda araç sürmenin yasak olduğu, yine Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 97 'de uyuşturucu ve keyif verici maddeler ile içkilerin etkisinde araç sürme yasağının bulunduğu, b-2 bendinde "Alkollü içki almış olarak kandaki alkol miktarına göre araç sürme yasağının 0,50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları, yine Karayolları ZMMS Genel Şartlar B.4.d maddesinde aracın işletenleri veya eylemlerinden sorumlu olan kişilerin veya hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri sırasında meydana gelen ve güvenli sürme yeteneklerini kaybettikleri tespit edilenlerin sigorta şirketine karşı sorumlu oldukları," sigortacının sigorta ettirene rücu edebileceği belirtilmiş olup, zararın teminat dışı kaldığının ispat yükümlüsünün sigortacı olduğu, alınan raporlarla kazanın tek başına alkolün etkisiyle meydana gelmediği tespit edilmiş olup, bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı taraf aracın ...'a uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralandığını ve bu konuda delil listesinde kira sözleşmesinin bulunduğunu belirtmiş ise de; buna ilişkin kira sözleşmesini dosyaya ibraz etmemiştir. Bu nedenle kira ilişkisinin bulunup bulunmadığını ve varsa uzun süreli bir kiralama ilişkisinin olup olmadığı tespit edilememiştir. Davacının talep konusu yaptığı alacağın davalı tarafça hatır taşımasına ilişkin itirazlar ile tazminata ilişkin itiraza dair hususların ayrıca değerlendirilmesine gerek kalmamıştır. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davasının REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL harcın dava açılışında alınan 6.605,25 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 6.569,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 35.824,99 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalıya verilmesine, HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2018 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı