İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/1473 E. 2018/1059 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1473
- Karar No
- 2018/1059
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1473
KARAR NO : 2018/1059
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 27/12/2017
KARAR TARİHİ: 23/10/2018
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili, mahkememize verdiği 15/02/2016 tevzi tarihli dava dilekçesi ile ve özetle: 09.08.2014 tarihinde dava dışı ... Belediye Başkanlığına ait olup sürücü ...'un sevk ve idaresindeki davalı ... şirketine ZMMS ile sigortalı olan ... plakalı aracın davacıya ait ... plaka nolu araca çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini beyanla 8.400-EUR maddi tazminatın davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren yürütülecek değişken faiziyle birlikte fili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kurulu karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 99-EUR nun yargılama giderlerinde dikkate alınarak fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru karşılığı Türk Lrası olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş ancak davaya yazılı bir cevap vermemiştir.
DELİLLER:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02/08/2015 tarihli kaza tespit tutanağı, ... plakalı aracın ruhsatı, sürücü belgesi ve ZMMS poliçe sureti, müvekkiline aitarcın ruhsatı, sürücü ehliyeti, uluslararası motorlu taşıt sigorta kartı ve Türkçe tercümeleri, Almanya'dan alınan 01/10/2015 tarihli bilirkişi raporu, ücret faturası ve Türkçe tercümeleri ve müvekkili aracında hasarı gösteren fotoğraflar, davalı ... şirketine gönderilen ihtarname ve tebliğ çıktısı, Yargıtay kararları, hasar dosyası, bilirkişi incelemesi, tanık ve sair hususları delil olarak bildirmiş ve delillerini dilekçesi ekinde dosyamıza ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 13/10/2016 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, trafik bilirkişisi, makine mühendisi bilirkişi ve sigorta uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti ibraz ettikleri 20/02/2017 tarihli raporlarında dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak; meydana gelen kazanın incelenmesinde; ... plakalı araç sürücüsü ...'un 2918 sayılı kanunun 84/D maddesi gereğince asli kusurlu olduğu, ... yabancı plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı kanunun 84/K maddesi gereğince asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, kazada her iki araç sürücüsünün eşit oranda kusurlu olduğu, dava konusu ... plakalı ... model ... araçta oluşan hasar ve arcın kayıtlı olduğu (Almanya) ülkedeki aracın 2014 yılı piyasa rayiç fiyatlarına göre toplam hasarın 27.795-TL KDV dahil 8.400-Euro KDV dahil olduğu, davacı zararının toplam 8.400-Euro olduğu, davalının ... plakalı araç için düzenlediği trafik sigortası sebebiyle davacı aracında meydana gelen zarardan sorumlu tutulabileceği, sorumluluk üst limitinin 26.800-TL olduğu, davalı tarafın, kendisince sigortası düzenlenen aracın işleteninin kusurundan kaynaklanan zarar bedellerini üstlendiğinden, sürücülerin kusur durumu dikkate alındığında davalının toplam 4.200-Euro tazminat tutarından sorumlu tutulabileceği, davalının 25/08/2014 tarihinde temerrüte düştüğünün ve tazminat tutarına devlet bankalarınca Euro cinsinden bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında temerrüt faizi uygulanmasının uygun olacağını, davacı tarafından aracın kayıtlı olduğu ülkede (Almanya'da) aracının kıymet taktiri için ödediği bilirkişi ücretinin 99-Euro (KDV dahil) yargılama gideri olarak zarar ziyan tutarına eklenmesinin uygun olacağını bildirmişlerdir.
Davacı vekili 15/03/2017 tarihli dilekçesi ile rapora beyan ve itirazlarını bildirmiş, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kusura ilişkin rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, 22/03/2017 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna itirazlarını bildirmiş olup usul yönünden davacı tarafından dava konusu hasar tazminatının Çanakkale ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dava ile talep edilmiş olup davanın derdest olduğunu, buna göre HMK 115 uyarınca davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini beyanla dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... E-... sayılı kararı ile derdestlik sebebiyle olumsuz dava şartı varlığı sebebiyle HMK 115/2 sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmekle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... E-... K sayılı 19/12/2017 tarihli ilamı ile "...dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olması halinde bunun tamamlanması için kesin süre vereceği, bu süre içinde dava şartı noksanlığının giderilmemiş olması halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, somut olayda Çanakkale ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada 14.01.2016 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, temyiz yolu açık olmak üzere verilen bu kararın taraflara tebliğe çıkartılması yönünde davacı tarafa kesin süre verilmesi, sürenin sonunda tebliğe çıkartılan kararın temyiz edilip edilmediği, temyiz edilmiş ise sonucunun beklenerek olumsuz dava şartı olan derdestlik bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, HMK'nın 115/2. maddesine aykırı şekilde tamamlanabilecek nitelikteki dava şartının tamamlanması için davacı tarafa kesin süre verilmeksizin yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince, tamamlanabilecek dava şartının yerine getirilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmeksizin karar verildiğinden, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. Bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş olup dosya yeniden mahkememiz esasını almıştır.
Mahkememizin 20/03/2018 tarihli oturumunda Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığından dosyamız incelenerek alınan 20/02/2017 havale tarihli bilirkişi raporu ve davacı vekilinin rapora itirazları incelenerek dosyamızda dava konusu olan 09/08/2014 tarihinde meydana gelen kazada sürücülerin kusur durumlarının tespit edilerek rapor tanzimi istenilmiş, Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 18/05/2018 tarihli raporunda sonuç olarak; davacı sürücü ...'ın % 50 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'un % 50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Davalı ... vekili 02/07/2018 havale tarihli dilekçesi ile rapora itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; kusur raporuna itiraz ettiklerini, aleyhlerine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 11/06/2018 tarihli dilekçesi ile rapora itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; kusur bakımından denetime elverişli olmayan, kazayı gerçek şartlarına göre irdelemeyen ve itirazlarını karşılamayan ATK raporunun hükme esas alınmamasını, kusur bakımından yeni rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya kapsamı itibariyle alınan bilirkişi raporu yeterli görüldüğünden yeni bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.
Dava, Trafik sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; 09/08/2014 tarihinde dava dışı ... Belediye Başkanlığına ait olup, sürücü ...'un sevk ve idaresindeki davalı ... şirketine ZMSS ile sigortalı olan ... plakalı aracın, davacıya ait ... plakalı araca çarpmasıyla maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada sürücülerin % 50 ve % 50 oranında kusurlu oldukları, kaza sebebiyle davacının aracında 35.805,00-TL bedelli hasarın oluştuğu (10.820,48-Euro'ya tekabül ettiği), aracın rayiç bedelinin 8.400,00-Euro olduğu, aracın onarımının ekonomik olmadığı, pert-total işlemine tabir tutulması gerektiği, hasarlı araç millileştiğinden şovtaj değerinin düşülmesine gerek olmadığı, kusur indirimi uygulanmasıyla davacının zararının 4.200,00-Euro olduğu, bu zararın tazmininden davalı ... 2918 sayılı yasanın 91. Maddesine göre faiziyle birlikte sorumlu olduğu anlaşıldığından;
Davanın kısmen kabulü ile 4.200-Euro nun 25/08/2014 temerrüt tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıllık Euro mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın kısmen kabulü ile 4.200-Euro nun 25/08/2014 temerrüt tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıllık Euro mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ait istemin reddine,
2-Alınması lazım gelen 949,35-TL harçtan peşin alınan 474,68-TL'nin mahsubu ile bakiye 474,67-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 2.180-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 2.180-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 474,68-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ilk masraf 33,50-TL, 11 davetiye gideri 127-TL, bilirkişi ücreti 900-TL, posta gideri 61,50-TL, adli tıp masrafı 314,50-TL toplamı 1.436,50-TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre taktiren 718,25-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/11/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı