Diğer ·

2026/2124 E. 2026/1536 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2026/2124
Karar No
2026/1536
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2026/2124

KARAR NO:2026/1536

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:06/07/2026

NUMARASI:2025/537 Esas - 2026/563 Karar

DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ:01/10/2026

İlk derece mahkemesinin ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun sorumluluk sahasında 09.02.2024 tarihinde davalılardan ...'un sevk ve idaresindeki, diğer davalı.... Şti'ne ait yabancı plakalı tır çekicisinin emniyet şeridinde bulunan askeri araca çarpması neticesi maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde askeri aracın ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldiğinden kamu zararının oluştuğunu, olayın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 730.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davaya cevap veren davalıların avukatları ayrı ayrı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; ''..kazaya karışan yabancı plakalı aracın kaza tarihini kapsar yeşil kart poliçesi tespit edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği...'' gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; hatalı karar verildiği, ilk derece mahkemesinin karar gerekçesinde de bu hususa vurgu yapıldığı, ... dışında başkaca davalıların da bulunduğu hususu gözardı edilerek tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, yeşil kart hususunda yeterli araştırma yapılmadığı hususlarına yöneliktir.Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Bilindiği üzere, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiği T.C. Anayasası'nın 141/3.maddesinde ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2.maddesinde açıkça belirtilmiştir.Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.Kanun yolu denetimi yapılabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır (-Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 05/03/2019 tarih ve 2016/7790 E., 2019/2468 K. Sayılı kararı-)Somut olayda ilk derece mahkemesince karar gerekçesinde davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği tespitinde bulunulmuş ve sehven tüm davalılar hakkında hüküm kurulduğu belirtilmiştir. Hüküm bölümünde ise tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilerek, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmuştur. Hal böyle olunca da, gerekçeli kararın HMK'nın 297. maddesine uygun olduğunu söylemeye yasal olanak bulunmamaktadır.Bu durumda; 10/4/1992 gün, 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, karar gerekçesi ile hüküm bölümü arasındaki çelişkinin giderildiği, taleplerden ve davalılardan her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yeni bir hüküm kurulması gerekmekte olup, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,

1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/537 Esas, 2026/563 Karar sayılı ve 06/07/2026 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına,

2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,

3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı kurum harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafların istinaf aşamasında yapmış olduğu diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026

Atıf: Diğer, E. 2026/2124, K. 2026/1536, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2026-2124-e-2026-1536-k-4d01f8d6c80d