Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/792 E. 2026/18 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/792
Karar No
2026/18
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 44. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/792 - 2026/18 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/792 KARAR NO : 2026/18

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A KARAR

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/08/2026 NUMARASI : 2026/713

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) TALEBİN KONUSU : İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ : 02/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/09/2026

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sırasında mahkemece verilen ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ticari kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece "ihtiyati haciz talebinin reddine" dair verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı; davalı ile banka arasında düzenlenen sözleşmeler karşısında ve açık kanun hükümleri uyarınca davalının itirazda bulunamayacağı ve borçlardan sorumlu olduğunun açık olduğunu, borçlu davalının, borcun varlığını bilmesine rağmen haksız ve kötü niyetli olarak sırf takibi sürüncemede bırakmak ve alacağın tahsilini geciktirmek amacı ile icra takibine itiraz ettiğini, davalının, mallarını gizleme, bankanın haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunma şüphesinin mevcut olduğunu, bu nedenle davalının menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini, ancak taleplerinin usul ve yasaya aykırı bir şekilde reddedildiğini, kanunda borçluya ihtarname gönderilmesi gibi bir sebep aranmadığını, alacağın varlığına kanaat getirilmesi için kesin ispat koşulunun da aranmadığını, davalı ile banka arasında akdedilen, davalı tarafından imzalanmış kredi sözleşmeleri ve ihtarnamenin mahkemeye sunulduğunu, karşı tarafın mallarını gizleme ve kaçırma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf yolu ile kaldırılmasını talep etmiştir. Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; Uyuşmazlık "ihtiyati haciz talebinin reddine" dair mahkeme kararının isabetli olup olmadığı noktasındadır. İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 257. maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır, yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir. Somut olayda, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre alacağın yargılamayı gerektirmesi ve İcra İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden davacıdan harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati haciz talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 02/10/2026 tarihinde, oybirliği ile kesin olarak karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/792, K. 2026/18, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-792-e-2026-18-k-2c3810e8aeeb