Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/2131 E. 2025/308 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/2131
- Karar No
- 2025/308
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2131 Karar No : 2025/308
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 16/04/2024 tarih ve E:2024/1033, K:2024/2093 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Kıyafet Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in; 1. maddesiyle değiştirilen 7. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "kapatan" "ibaresinin "örten" olarak, "başlık" ibaresinin "başörtüsü" olarak değiştirilmesi hükmü ile, 4. maddesiyle değiştirilen 17. maddenin 3. fıkrasında yer alan;"(3) Kumaş başörtüsü: Başını örten bayan personel için başı örtecek ancak yüzü örtmeyecek şekilde desensiz, polisler için koyu lacivert, çarşı ve mahalle bekçileri için acı kahve renkte kumaştan yapılır. Özellikleri EK-1/J’de gösterilmiştir." hükmünün iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 16/04/2024 tarih ve E:2024/1033, K:2024/2093 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1/a bendinde, idari dava türleri arasında sayılan iptal davasının; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlandığı, Anılan Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3/c bendinde; dava dilekçesinin, ehliyet yönünden de inceleneceğinin belirtildiği, "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1/b bendinde de; 14. maddenin 3/c bendine aykırılığın mevcut olması durumunda davanın reddine karar verileceğinin kurala bağlandığı, İdari işleme karşı açılan iptal davasındaki ehliyet kavramının, bir yandan "davada taraf olma ve dava açabilme ehliyeti"ni, diğer yandan da "subjektif ehliyet" denilen menfaat ihlalini içerdiği, menfaat ihlalinin, dava açmada genel kural olan hak ihlalinin istisnası olduğu, menfaat ihlalinin yeterli görülmesinin, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinde ifadesini bulan, "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." hükmünün geniş bir uygulama alanı bulmasını sağladığı, İdarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasının yasa koyucu tarafından öngörüldüğü, İptal davasında aranan menfaat ilişkisinin; meşru, kişisel ve güncel (aktüel) olmasının gerektiği, bu nedenle, bir idari işlemin yargı yeri önüne götürülebilmesi için onunla davacı arasında var olduğu anlaşılan ve yeterli sayıldığı kabul edilen bir ilgi veya ilişkinin, menfaat ihlali için yeterli olduğu, meşru menfaatin; "hukuksal bir durumdan çıkan ya da hukuksal bir duruma dayanan menfaat"i, kişisel menfaatin; "ihlalin yöneldiği menfaatin kişiselliğini", güncel (aktüel) menfaatin de; "iptal davasının açıldığı zaman ve karara bağlanırken menfaatin varlığını" ifade ettiği, dolayısıyla, olmayan menfaate dayanılarak iptal davası açılmasının hukuken mümkün olmadığı, Davacının, dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptanırken, iptal davasının genel amacının yanı sıra dava konusu idari işlemin niteliğine bakılarak menfaat ilgisinin olaya özgü değerlendirilmesi gerektiği, Dava konusu edilen düzenlemeyle, kıyafet noktasında Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin kılık ve kıyafetine düzenleme getirildiği; davacının, davaya konu ettiği kıyafet değişikliğine ilişkin düzenleme ile değişen hukuki durumun tarafı ya da yararlananı olmadığından, olayda güncel, kişisel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, gerekçeleriyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasa'nın Başlangıç Bölümü ve Anayasa'nın 11. maddesi hükümleri gereğince, Anayasa'ya aykırı hukuksuz yapılan işlemlere karşı Anayasa'nın, laik, demokratik kurallarını koruma yetkisinin verildiği belirtilerek, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması", sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 16/04/2024 tarih ve E:2024/1033, K:2024/2093 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 12/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, iptal davası açılabilmesi için gerçek veya tüzel kişiler ile dava konusu işlem arasında makul ve ciddi bir ilişkinin varlığı yeterli bulunmaktadır. Başka bir deyişle, İdare Hukukunun genel ilkelerine göre idari işlemin değişiklik yarattığı ya da doğmasına engel olduğu hukuki durumla, menfaat bağı olan herkes bu idari işlemin iptalini isteyebilecektir. Danıştayın istikrar bulan kararlarına göre de, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için, idari işlemin davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gereklidir. İptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanması, sadece, davacının bu davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebileceği sonucunu yaratmaktadır. Yukarıda belirlenen kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, taraf ilişkisinin kurulmasında yeterli sayılmakta ve bu husus davanın niteliğine ve özelliğine göre belirlenmektedir. Bu açıklamalar karşısında, dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptanırken, iptal davasının genel amacının yanı sıra, dava konusu idari işlemin niteliğine bakılarak menfaat ilgisinin olaya özgü değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Menfaatin kişisel olması, idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını zorunlu kılmamaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda; kamu yararı amacını gerçekleştirmek üzere icra edilen, dolayısıyla kamu hizmeti niteliği taşıyan kolluk faaliyetini yerine getiren kamu görevlilerinin, bu görevlerini yerine getirdikleri sırada giymek zorunda oldukları resmi üniforma niteliğindeki kıyafetlerine ilişkin dava konusu düzenlemenin iptalini istemekte, söz konusu hizmetten yararlanan konumunda bulunan davacının menfaati ve dava açma ehliyeti bulunduğundan işin esasının incelenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.