Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/3409 E. 2025/7727 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3409
Karar No
2025/7727
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/179 Esas, 2024/165 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraflarca temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...-... istikametine giden trenden Kaynarca durağında inerken kapıların birden kapandığını, montunun kapıya sıkıştığını, 400 metre sürüklendiğini, davalıların ağır kusuru ile yaralandığını, iş gücü kaybından dolayı zarara uğradığını, ayrıca manevi olarak da yıkıma uğradığını ileri sürerek şimdilik 20.000,00 TL manevi, 80.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 24.12.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talep sonucunu 98.475,19 TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının son anda trene binmek isterken kazanın meydana gelmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, olayın tamamen davacının kusurundan meydana geldiğini, yolcuların inişini ve binişini kontrol ettikten sonra düdükle işaret verdiğini, kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TCDD vekili cevap dilekçesinde; davacının son anda trene binmek isterken düşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, olayın tamamen davacının kusurundan doğduğunu, müvekkiline atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı kondüktörün yolcular demiryolu aracını terk etmeden hareket sinyali vermesi nedeni ile kusurlu olduğu, davacının ise "Tren istasyonunda inmek isterken önümüz kalabalıktı, daha bizler inmeden tren hareket etti, ben de hareket halindeki trenden inmek için ayağımı dışarı attım, ancak ayağım kaydı ve tren ile peron arasına düştüm" şeklindeki kendi beyanına göre hareket halindeki trenden inmeye çalışması nedeni ile kusurlu görüldüğü, davalı TCDD'nin ise çalışanı olan diğer davalının kusuru nispetinde davacıya karşı sorumlu tutulduğu, bu hali ile Mahkemece alınan 29.08.2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporundaki değerlendirme ve kusur tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu, aktüerya bilirkişilerinden bozma ilamı çerçevesinde kök ve ek raporların alındığı, davacının bozma öncesinde alınan aktüerya raporuna itirazının bulunmaması ve bu hususta temyiz talebinin olmaması nedeniyle davalılar lehine usulü kazanılmış hak ilkesinin de dikkate alındığı, Yargıtay bozma ilamında maddi tazminat hesabında PMF yaşam tablosu uygulanması gerektiği belirtilmişse de, mahkemenin karar tarihi itibari ile maddi tazminat taleplerinde TRH 2010 tablosu kullanıldığından mahkemece bilirkişiden seçenekli ek rapor alındığı, dosya kapsamında davacının kaza tarihinde aktif çalışması tespit edilemediğinden ve davalı tarafın davacının ücretine itiraz ettiği ve bu hususta bir bozma gerekçesi bulunmadığından mahkemece davacının geliri asgari ücret olarak kabul edildiği, bu çerçevede 24.07.2024 tarihli ek rapordaki 3. alternatif hesaplama hükme esas alındığı, 60.820,78 TL maddi tazminatın belirlendiği, davalıların davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaati hasıl olmuşsa da önceki hükümde davalılara müştereken ve müteselsilen sorumluluk yüklenmediği ve davacının da bu husus ile ilgili temyiz talebi olmadığı, davalıların sorumluluğu bakımından önceki hüküm gibi hüküm kurulduğu, olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yarlanmasının mahiyeti, maluliyet oranı, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında 5.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle maddi tazminat davası bakımından davanın kısmen kabulü ile, 60.820,78 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28.10.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat davası bakımından davanın kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.10.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı TCDD'ye ait trende meydana gelen kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının ve davalı ...'ın tüm, davalı TCDD'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamının 2 numaralı bendinde, "Mahkemece, aktüerya hesabı için görüşüne başvurulan bilirkişi tarafından yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince PMF yaşam tablosu uygulanmak suretiyle değil ... isimli tablo ve sistem üzerinden hesaplama yapılması da doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir." şeklinde değerlendirmeyle somut olayda PMF yaşam tablosunun uygulanması gerektiğine işaret edilmesine rağmen Mahkemece, Yargıtay bozma ilamında maddi tazminat hesabında PMF yaşam tablosu uygulanması gerektiği belirtilmişse de, mahkemenin karar tarihi itibari ile maddi tazminat taleplerinde TRH 2010 tablosu kullanıldığı gerekçesiyle TRH 2010 tablosu esas alınarak maddi tazminata hükmedilmiştir. Ancak bozma ilamına uyulması karşısında, uyulan bozma ilamında belirtilen PMF yaşam tablosu esas alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının ve davalı ...'ın tüm, davalı TCDD'nin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 615,40 TL temyiz ilam harcı ile 3.033,70 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı TCDD'ye iadesine, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3409, K. 2025/7727, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-3409-e-2025-7727-k-f11631305e0a