Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/1980 E. 2025/7149 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/1980
Karar No
2025/7149
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1980 Karar No : 2025/7149

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACILAR): 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 3- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Ankara genelinde 2022 yılı Haziran ayında gerçekleşen sel sonucu uğranılan zararların tazmini istemiyle şimdilik 4.000,00-TL maddi, 1.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ortaya çıkan zararda davalı idareler tarafından yürütülen hizmetten kaynaklı bir eksikliğin bulunmadığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğünce fevk (olağanüstü olay) raporu düzenlendiği, ayrıca Mahkemenin 22/02/2023 tarihli ara kararına istinaden Meteoroloji Genel Müdürlüğünce verilen ve 06/03/2023 tarihinde Mahkeme kayıtlarına alınan 03/03/2023 tarihli yazıda 11-15/06/2022 tarihinde meydana gelen yağışların meteorolojik karakterli doğal afet kapsamında değerlendirilebileceği tespitine yer verildiği, dolayısıyla doğal afet (mücbir sebep) nedeniyle oluşan zararla yürütülen hizmet arasında illiyet bağının kesildiği anlaşıldığından, şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E: ..., K: ... sayılı kararın, konusu yirmi bin Türk lirasını geçmeyen bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu tespit edildiğinden, kesin olan bu karara yönelik istinaf başvurusunun incelenme olanağı bulunmadığı gerkçesiyle istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine kesin olarak karar verilmiştir. Söz konusu kararın davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararı ile, kesin olarak verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açıldığı, zarar miktarının talep edilenden daha fazla olduğu, davalı idarelere yapılan başvurularda da parasal sınırın üzerinde tazminat talep edildiği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına göre kanun yoluna başvurulabilmesi gerektiği, davalı idarelerin zararın meydana gelmesinde sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü ve Altındağ Belediye Başkanlığı tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuş olup, davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde; "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmüne, 04/06/2025 tarih 32920 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7550 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle değiştirilen Ek 1'inci maddesinin ikinci fıkrasında, "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır." hükmüne yer verilmiştir. Davacıların dava dilekçesinde talep ettikleri miktar (5.000,00-TL) davanın açıldığı yıl olan 2022 yılı istinaf parasal sınırının (9.000,00-TL) altında kaldığından temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 24/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)- Dava; Ankara genelinde 2022 yılı Haziran ayında gerçekleşen sel sonucu uğranılan zararların tazmini istemiyle şimdilik 4.000,00-TL maddi, 1.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasında; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri; ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır. Buna göre; davacıların dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açtığı ve 2577 sayılı Kanun'un 16/4. maddesi gereği miktar artırımında bulunulabileceği dikkate alındığında, aynı Kanun'un 45. maddesinde belirtilen parasal sınır dikkate alınmaksızın hükmün denetlenmesini talep etme hakkı çerçevesinde istinaf isteminin esasının incelenmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/1980, K. 2025/7149, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-1980-e-2025-7149-k-b5a93430eca3