Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2025/2347 E. 2025/7154 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2025/2347
- Karar No
- 2025/7154
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/2347 Karar No : 2025/7154
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Lokman Hekim Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde ... olarak görev yapan davacı tarafından, iş akdinin sonlandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan mali haklara ilişkin zararın yasal faiziyle iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, eğitim faaliyetine ilişkin görevlerini aksattığı, eğitim ve öğretim gereklerine uygun olmayan şekilde fiillerinin olduğunun üniversite tarafından yürütülen soruşturma, tutanak ve diğer bilgi belgeler ile ortaya konulduğu ve üniversite mütevelli heyeti tarafından sözleşmesinin feshinin uygun olduğu yönünde oybirliği ile karar alındığı ve fesih işleminin tebliğinin yerine getirilmesi için mütevelli heyeti başkanına yetki devrinin usulüne uygun olarak yerine getirildiği görüldüğü gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının idari hizmet sözleşmesi uyarınca akademik ünvanın gerektirdiği asli ve tali görevleri hızlı, düzenli ve etkin biçimde yürütmediği, Fakülte tarafından belirlenen programa uygun eğitim-öğretim ve uygulamalı çalışmaları yaptırmadığı, eğitim, araştırma, bilimsel faaliyetlerde hizmet ve performans verimliliğini yükseltmediği, verilen talimatları ivedilik durumuna göre makul süre içerisinde eksiksiz yerine getirmediği tespit edildiğinden bahisle işlem tesis edilmiş ise de, dava konusu işlemden önce, sadece 1 gün göreve gelmediğinden bahisle Dekan tarafından savunmasının istenildiği, 26/05/2023 tarihinde gerçekleştirilen bir etkinliğe katılmadığından bahisle savunmasının istenilmesinin ise dava konusu mütevelli heyet kararının alındığı gün tesis edildiği, davacı hakkındaki şikayetler ve davacının davalı idareye verdiği 29/05/2023 tarihli dilekçe üzerine dava konusu işlemden sonra 01/06/2023 tarihinde inceleme başlatıldığı, dolayısıyla davacının dava konusu işlemden önce sözleşmesinin yenilenmeyerek feshini gerektirecek ağırlıkta bir eyleminin bulunduğunun somut olarak ortaya konulamadığı, davacının görevinde başarısızlığına veya yetersizliğine yönelik olarak, görev yaptığı akademik birim tarafından idareye sunulan herhangi bir bilgi ya da belgenin de dava dosyasına sunulmadığı görüldüğü gerekçesi ile davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu Mahkeme kararının kaldırılmasına; dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının (mükerrer ödemeye sebebiyet verilmeksizin) davanın açıldığı 07/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının akademik performansında beklenen gelişmeyi gösteremediği, çalıştığı dönemde farklı tarihlerde izin almaksızın göreve gelmediği, öğrencilerden gelen şikayet dilekçeleri üzerinde hakkında soruşturma başlatıldığı, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı davrandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, hakkında açılan disiplin soruşturmasının dava konusu işlemden sonra başlatıldığı, işlemin hukuka ve mevzuata aykırı tesis edilidiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyize konu kararın incelenmesinden, davacının iş akdinin sona erdirilmesine ilişkin Mütevelli Heyet kararında, davacının "bilimsel faaliyetlerde hizmet ve performans verimliliğini yükseltemediği" gerekçesine de yer verildiği, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden Performans Değerlendirme Süreç Yönetim Sisteminde yer alan davacıya ait 2021 yılı performans puanının 1142 olduğu, 2022 yılında puanının 2226'ya yükseldiği; 30/05/2022 tarihli Öğretim Elemanı Performans Puan Tablosunda Antrenörlük Eğitimi Bölümde bulunan 4 öğretim elamanı içerisinde puan sıralamasında 2. sırada yer aldığı görülmektedir. Bu durumda davacının iş akdinin sonlandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı kanaatine varılmaktadır. Öte yandan; davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, dava açma tarihinden itibaren yenilenmesi gereken iş akdinin süresi sonuna kadar geçen süre için tahakkuk tarihleri itibarıyla ay ay hesaplanıp, faiziyle birlikte ödeneceği tabiidir. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda yer alan açıklama ile ONANMASINA, 3. Harçtan muaf olan davalı idare tarafından yatırılan ...-TL temyiz başvurma harcının istemi halinde davalı idareye iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 24/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- Dava, Lokman Hekim Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde ... olarak görev yapan davacı tarafından, iş akdinin sonlandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan mali haklara ilişkin zararın yasal faiziyle iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdareye, sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Süresi sona eren ve hukuken artık geçerliliği kalmamış olan bir sözleşmenin yenilememesi yönünde tesis edilen işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması zorunluluğunun olay temelli olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan kişilerin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır. Ayrıca, sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez. Kuşkusuz sözleşmenin istikrarlı şekilde yenilendiği durumlarda davalı idarenin sözleşme süresinin bitiminden önce karşı tarafa sözleşmenin yenilenmeyeceğini bildirmesi haklı beklenti ilkesinin tabii sonucu olarak görülebilir. Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddedilmesi gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.