Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/420 E. 2025/7164 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/420
- Karar No
- 2025/7164
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/420 Karar No : 2025/7164
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bursa ili, Mustafakemalpaşa ilçesi, ... Mahallesi sınırları dahilinde bulunan orman vasıflı alanda doğaltaş-mermer ocağı faaliyetinde bulunulmasına izin verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair Tarım ve Orman Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ormanlık sahada izne konu edilen madencilik faaliyetinin sağlayacağı kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılması ve yapılacak tesis veya altyapı tesislerinin orman dışında yapılmasının mümkün olup olmadığına ilişkin zaruret halinin varlığının saptanması amacıyla Mahkemenin 11/11/2021 tarihli kararıyla mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 17/12/2021 günü icra edilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda Maden Mühendisi, Orman Mühendisi ve Harita Mühendisi tarafından düzenlenerek Mahkemeye sunulan 17/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "İzin verilmeyen alanın meşe ağaçları ile kaplı ve eğiminin ortalama %40 olduğu, İ20-b1 nolu memleket haritasında tamamının orman arazisi vasfında görüldüğü, Dallıca Mahallesinde orman kadastrosunun 3116 sayılı Kanun'a göre yapılıp ilan edilerek kesinleştiği, dava konusu yerin Dallıca Mahallesi, 119 ada, 49 parsel sınırları içinde orman sayılan alanlar içinde kaldığı ve Amenajman Planına göre 112 nolu bölme sınırları içinde (...) – (...) rumuzu ile gösterilen 40-60 yaşında meşe ağaçları ile kaplı %71’den fazla kapalılıkta orman alanı olduğu, öncesinin bozuk orman alanı olduğu, İ.R. ... ruhsat nolu 21/02/2018-21/02/2028 tarihleri arasında geçerli 69,89 hektar alan için ... adına verilmiş II-B grup maden işletme ruhsatı bulunduğu, ruhsat alanı içinde 17,52 Ha. alanda maden üretimi yapılmasının planlandığı, orman izini talep edilen alanın bu 17,52 Ha. işletme alanı içinde olduğu, dava konusu orman izin alanının muhafaza ormanı, gen koruma alanı, tohum meşçeresi, orman içi dinlenme yeri ve içme suyu temin edilen, kuyu, pınar, kaynak, kaptaj, tünel, galeri ve benzeri yapıların mutlak ve birinci derece koruma alanlarından olmadığı, Orman İşletme Müdürlüğü bünyesinde kurulan İnceleme Komisyonu tarafından hazırlanan İnceleme ve Değerlendirme formunda belirtildiği gibi izin verilmemesi gereken orman alanı olmadığı, bu alanda madencilik çalışmaları yapılmasında ormancılık çalışmaları açısından sakınca bulunmadığı, izin verilmesi halinde madencilik çalışmaları ile orman örtüsü kaldırılacak alanın, üretim faaliyetlerinin sona ermesinden sonra çevreye uyumlu hale getirilerek ağaçlandırılacağının, maden sahibinden bu yönde taahhütname alınacağının rehabilitasyon projesinde ve izin raporunda belirtildiği, madencilik faaliyetleri sonrasında çalışma alanının orman alanı haline getirileceği ve orman bütünlüğünün sağlanacağı, maden sahasında orman izni verilmesi uygun görülmeyen 11002,65 m²'lik orman alanında, maden üretimi yapılmasının, insan yaşamına, çevreye, yeraltı sularına, tarım topraklarına, mera vb. arazilerine zarar vermesinin, çevredeki diğer canlıların yaşamlarını etkilemesinin söz konusu olmadığı, madencilik faaliyetlerinin sadece maden cevheri bulunan alanlarda yapılabilmesi mümkün olduğundan, orman izninin verilmesinde zaruret olduğu, yer altındaki madenler çıkarılarak ekonomiye katkı yapılacağı için izin talep edilen alanın madencilik faaliyetleri için kullanılmasında, orman olarak kullanılmasına göre daha fazla kamu yararı olduğu" sonuç ve kanaatlerine yer verildiği, Mahkemece, söz konusu bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı idareler tarafından yapılan itirazlar raporu kusurlandıracak nitelikte görülmediğinden anılan raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, bu durumda, bilirkişi raporu ile dava dosyasında bulunan diğer bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde; davacı tarafından izin talep edilen alanın izin verilemeyecek orman alanlardan olmadığı, ormanlık sahada izne konu edilen madencilik faaliyetinin sağlayacağı kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılması sonucu, izin talep edilen alanın madencilik faaliyetleri için kullanılmasında orman olarak kullanılmasına göre daha fazla kamu yararı bulunduğu, maden işletme ve altyapı tesisinin orman dışında yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle orman izninin verilmesinde zaruret olduğu anlaşıldığından, maden işletme ve altyapı tesisi ile ilgili izin verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından; izin verilip verilmeme durumunun idarenin taktir yetkisinde olduğu, idarenin bu yetkisini kamu yararı, işin niteliği ve ormanların korunması ilkeleri çerçevesinde usul ve yasaya uygun olarak kullandığı, davacının talebi ile kamu yararının çatıştığı, yerleşim yerlerinin ve tarım alanlarının bulunduğu bölgelerde veya yoğun orman örtüsü ile kaplı alanlarda devletin vatandaşlara karşı sosyal sorumluluğunun ve kamu yararının bir gereği olarak değişen şartlara ve güncel durumlara göre hareket edilebilmesi için izin verme işleminde kamu yararını ilgilendirebilecek her hususun değerlendirildiği, bir maden firmasının ÇED, SİT, ruhsat vb. belgeleri tamamlamasının ona izin verileceği anlamını taşımadığı, sadece talebin değerlendirmeye tabi tutulacağı anlamına geldiği, Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından; madencilik faaliyetinin ender nitelikli olmaması, verilmi orman olması ve orman bütünlüğünün bozulacak olması nedeni ile dava konusu izin talebinin uygun görülmediği, Anayasayla ormanların korunması ve genişletilmesinin teminat altına alındığı, orman sayılan alanlarda yapılmak istenilen madencilik faaliyetinin sadece madenin çıkartılarak ekonomiye getirisinin düşünülmemesi gerektiği, çok yönlü faydalarının ve toplumun ortak değeri olduğunun unutulmaması gerektiği, orman sayılan alanlarda maden işletmeciliği esnasında kaybedilenin sadece ağaçlar olmadığı, ekosistem olduğu, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık ve keyfiyet bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, idarenin kamu yararı veya zarureti kurallarına göre hareket etmediği, keyfi yaklaşımda bulunduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 24/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.