Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2023/6139 E. 2026/1016 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2023/6139
- Karar No
- 2026/1016
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6139 Karar No : 2026/1016
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Karabük ili, Eflani ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde bulunan İR:... sayılı ruhsat sahasında II-b grubu (mermer) madencilik faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından, toplam 55.060,74 m²'lik maden işletme ve altyapı tesis alanı izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarihli ve E-... sayılı işlemiyle bildirilen davalı idarenin ... tarih ve E-... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu orman izinlerinin verilmesi halinde orman sahasında ne gibi zararlar oluşturacağının somut bilgi ve belgeler ile ortaya konulamadığı, dava konusu işlemde "söz konusu sahanın orman olarak kullanılmasında yarar görüldüğü ve izin verilmesinde kamu yararı görülmediği" şeklinde genel geçer ifadelerle talebin reddedildiği, söz konusu sahanın yeni bir maden sahası olmadığı, davacı şirketin uzun yıllardır ruhsatlı olarak aynı alanda faaliyet gösterdiği hususları dikkate alındığında; davacı şirketin toplam 55.060,74 m²'lik maden işletme ve altyapı tesis alanı izni verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, izin talebine konu saha civarında başka izinli alanlar bulunmakta ise de bu alanların ağaçsız ve %10 kapalılık ihtiva eden yerler olduğu, davaya konu izin sahasının ise %41-%70 kapalılık gösterdiği, ruhsat süresinin sonuna kadar izin taleplerinin kabul edilmesine yönelik bir zorunluluk bulunmadığı, belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Karabük ili, Eflani ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde bulunan İR:... sayılı ruhsat sahasında II-b grubu (mermer) madencilik faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından, maden işletme, şantiye tesisi, yol, verimli toprak depo alanı, pasa döküm alanı, maden stok alanı ve enerji nakil hattı olmak üzere toplam 55.060,74 m²'lik maden işletme ve altyapı tesis alanı izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun talep alanı civarında başka izin alanının bulunmaması ve izin verilmesi durumunda orman tahribine yol açacağından bahisle reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 169. maddesinde, Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı, bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu, kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağı, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle) 16. maddesinde, "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. Ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, ruhsatname veya imtiyaz alacaklar, işe başlamadan evvel çalışma sahalarını orman idaresine haber vermeye ve ormana zarar gelebilecek hallerde, orman idaresinin göstereceği tedbirleri almaya ve yapmaya mecburdurlar. (Ek fıkra: 26/5/2004-5177/34 md.) Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde kullanım bedeli, kullanım süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi hususlar genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilir. (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/19 md.) Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanları rehabilite edilir. Rehabilite maksadı ile bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için büyükşehir mücavir alanlarında büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ise il ve ilçe belediyelerine bedeli karşılığında izin verilebilir. (Ek fıkra: 10/6/2010-5995/19 md.) Maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." düzenlemesi yer almaktadır. (Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan) 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanunu'nun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 'Amaç ve kapsam' başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 16 ncı maddesine göre verilecek izinlere, rehabilite işlemlerine ve izinlerden tahsil edilecek bedellere ait iş ve işlemleri düzenlemektir." düzenlemesi, 4. maddesinde, ruhsat sahibinin başvurusuna ekleyeceği belgeler sayılmış; "İnceleme ve değerlendirme" başlığını taşıyan 5. maddesinde, "Bölge müdürlüğü yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceler, eksiklikler varsa, on iş günü içinde müracaat sahibine bildirir. Eksiklikler tamamlanıncaya kadar talep değerlendirmeye alınmaz. Evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporu düzenlenir... Değerlendirme Komisyonunun görev alanındaki; muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatları ile muhafaza ormanlarındaki ruhsat talepleri bölge müdürlüğünce müracaat evrakı ve düzenlenen tutanak ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderilir. Talebin bir kısmının Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilmesi gerektiği durumlarda talep bir bütün olarak ele alınır." düzenlemesi, 'Ön izin ve ön izin süre uzatımı' başlıklı 6. maddesinde; "Uygun görülen taleplere yirmi dört aya kadar ön izin verilebilir. Ön izin sahibinin, ön izin süresi son günü mesai bitimine kadar bölge müdürlüğüne süre uzatımı talebinde bulunması, mevcut taahhüt senedi hükümlerini kabul ettiğine dair ek taahhüt senedi vermesi halinde ön izin süresinin bitim tarihinden itibaren on iki ay süreyle ön izin ve sorumlulukları devam eder. Ön izin süresi toplam otuz altı ayı geçemez. (2) Ön izin süresi içinde saha teslimi yapılmaz ve madencilik faaliyetine müsaade edilmez.(3) Ön izin; izin süresi son günü mesai bitimine kadar süre uzatımı talebiyle bölge müdürlüğüne müracaat edilmemesi, izin sahibinin vazgeçmesi veya istenen belgelerin süresi içinde tamamlanarak orman idaresine verilmemesi halinde resen iptal edilmiş sayılır. (4) Süre uzatmaları dahil, ön izin süresi içinde herhangi bir sebeple kesin izne dönüşmemiş ön izinler için herhangi bir hak iddia edilemez. (5) Ön izin süresi içinde mevzuatta kesin izin verilmesini engelleyen değişiklik olması halinde ön izin iptal edilir." düzenlemesi, 'Kesin İzin' başlıklı 7. maddesinde; "Bakanlıkça uygun görülenlere (Değişik ibare:RG-6/7/2018-30470) ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi istenir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin ödenmemesi, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmaz, her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın izin iptal edilir. İptal işlemi ilgiliye bildirilir. Aynı yerle ilgili yeniden izin talep edilmesi yeni izin talebi olarak değerlendirilir. (2) Maden işletme izinlerinde, izin sahibi; izne konu alanı kapsayan işletme izin belgesini orman idaresine vermeden saha teslimi yapılmaz. (3) (Değişik:RG-19/4/2015-29331) Madencilik faaliyetine başlanılmadan önce izin sahibine, maden işletme ile tesis izin alanları, maden stok alanı, pasa döküm alanı, verimli toprak depolama alanı ve atık barajı izin sahasının sınırlarının köşe noktalarına zeminden en az iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis ettirilir. İki nokta arası 25 metreden fazla olamaz. Sabit işaretler izin süresi ve rehabilite izleme sürecinde muhafaza edilir. Aksi halde madencilik faaliyetine müsaade edilmez.(4) İzin verilmemesi halinde durum ilgiliye tebliğ edilir. (5) Ruhsat alanında maden arama, maden işletme veya hammadde üretimi için ormanlık alanlarda Bakanlıkça veya ormanlık alan dışında ilgili kurumlarca izin verilmiş ise, bu ruhsata dayalı olarak madencilik faaliyetleri için gerekli ve orman alanı içinde yapılması zorunlu tesislere ve altyapı tesislerine ruhsat alanı içinde, talep edilen altyapı tesislerinin ruhsat alanı içinde yapılması için uygun alan bulunulmadığının heyet tarafından tespit edilmesi halinde ruhsat alanı bitişiğinde izin verilebilir. (6) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için hammadde üretim izin belgesine dayanarak orman alanları içinde bu amaçla yapılacak işletme faaliyetleri, tesis ve altyapı tesislerine bu Yönetmelik hükümlerine göre izin verilir. (7) İzin başlangıç tarihi; izin olurunda izin başlangıç tarihi belirtilmemiş ise izin olurunun verildiği tarihtir. İzin süresinin tamamen veya kısmen uzatıldığı izinlerde izin başlangıç tarihi ilk iznin verildiği tarihtir. Farklı tarihlerde verilen izinlerin birlikte uzatılması halinde izin başlangıç tarihi yeni izin olur tarihidir." düzenlemelerine yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralı, 282. maddesinde "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." kuralı bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından, Karabük ili, Eflani ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde bulunan İR:... sayılı ruhsat sahasında II-b grubu (mermer) madencilik faaliyeti için toplam 55.060,74 m²'lik maden işletme ve altyapı tesis alanı izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun talep alanı civarında başka izin alanının bulunmaması ve izin verilmesi durumunda orman tahribine yol açacağından bahisle reddi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle davanın açıldığı, davalı idare tarafından aşamalarda, anılan sahada daha önce izin verilen yerlerin ağaçsız ve kapalılık oranı düşük olan yerler olduğu, davacının izin talep ettiği sahada ise %41-%70 oranında kapalılık ihtiva eden orman bulunduğu, izin verilmesi durumunda ormanın tahribine yol açacağı yönünde beyanlarda bulunulduğu görülmüştür. Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır. Bu minvalde, dava dosyasında yapılan incelemede, İdare Mahkemesince, izin talebine konu sahanın orman vasfının ve sahada yapılacak madencilik faaliyetinin çevre üzerindeki etkisi keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmeden, hukuksal anlamda “üstün kamu yararının” hangi kullanım kararında olduğu belirlenmeden, bir başka deyişle, izin işleminde ormanların devamlılığının sağlayacağı kamu yararı ile madencilik iznine ait kamu yararı kıyaslamasında "üstün kamu yararı" kavramı değerlendirilmeden karar verildiği görülmüştür. Bu itibarla, öncelikle, ormanların korunmasına ilişkin mevzuat hükümleri dikkate alındığında, kamu yararı kıyaslamasının doğru şekilde yapılabilmesi için davaya konu iznin verilmesi durumunda orman bütünlüğü ve çevre üzerinde ne gibi etkilerinin olacağının değerlendirilmesi gerekmekte olup izin talebine konu sahaya ilişkin olarak davalı idarenin iddiaları dikkate alınmaksızın ve keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik inceleme sonucunda dava konusu işlemin iptaline ilişkin Kastamonu İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 24/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.