Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2025/6263 E. 2026/948 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2025/6263
- Karar No
- 2026/948
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/6263 Karar No : 2026/948
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... İnşaat ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket işletilen Bursa ili, Mustafakemalpaşa ilçesi, ... Köyü sınırları dahilindeki ER:... erişim numaralı ve İR:... ruhsat numaralı II-B grubu maden işletme ruhsatlı sahada kurulması planlanan açık işletme alanı ve alt yapı tesis alanı için orman izni verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair MustafaKemalpaşa Orman işletme Müdürlüğünün E-... sayılı işlemi ile Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının maden işletme ve alt yapı tesisi izni verilmesi talebiyle yaptığı başvuru üzerine hazırlanan maden işletme, tesis ve altyapı izin raporuna istinaden Bursa Orman Bölge Müdürlüğünce maden işletme ve alt yapı tesisi izni verilmesinde sakınca olmadığının belirtilmiş olmasına karşılık davalı idarece yapılan nihai değerlendirmede izin başvurusunun uygun görülmemesi hususunun idarece somut, bilimsel ve objektif veriler ile ortaya konulamadığı, her ne kadar davalı idarece talebe konu sahanın verimli devlet ormanlarına isabet ettiği belirtilmiş ise de, teknik personelce sahada yapılan çalışamalar neticesinde hazırlanan izin raporunda bu yönde bir tespitin yer almadığı gibi madencilik faaliyetlerinin ormancılık çalışmaları açısından bir sakıncasının bulunmadığının da açıkça tespit edildiği görüldüğünden, hukuken geçerli kabul edilebilecek herhangi bir sebep gösterilmeden tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Orman Kanunu'nun 16'ıncı maddesinde yapılan değişiklik sonrasında verimli Devlet ormanlarında madencilik faaliyeti yapılmasının idarelerinin iznine bağlandığı, izin verme konusunda ise idarelerinin takdir yetkisinin bulunduğu, talep alanının '%41-70' ve '%71 ve üzeri' kapalılığa sahip olup verimli devlet ormanı statüsüne girdiği, madencilik faaliyeti yapılmak istenilen yerlerin verimli devlet ormanlarına rastlamasının ülkemiz tabiatının tahribatını hızlandırdığı, işletme sahaları ile altyapı tesisleri için izin verilen sahalarda kesilen ağaçların meydana getirdiği biyokütle kaybının, biyolojik çeşitliliğe zarar verdiği, doğan dengenin bozulduğu, uluslararası anlaşmaların bozulmasına sebebiyet verdiği, davacının talebinin kabul edilmesinin verimli devlet ormanlarının yok olmasına yol açacağı, bu gerekçeler ile tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket, Bursa ili, Mustafakemalpaşa ilçesi, ... Köyü sınırları dahilindeki ER:... Erişim numaralı ve İR:... ruhsat numaralı II-B grubu maden işletme ruhsatlı sahada işletme ruhsat sahibidir. 27/09/2023 tarihli dilekçe ile Bursa Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğü'ne başvuruda bulunan davacı, işletme ruhsat sahasının orman sınırları içerisinde kalan 49234,65m2 lik alan için açık işletme izni, 21255,86m2 lik alan için ise maden alt yapı tesis izni (16562,22m2 pasa döküm, 3812,27m2 toprak depolama, 298,40m2 şantiye, 582,87m2 stok) olmak üzere toplamda 70490,51m2 lik alana isabet eden kısım için orman izni verilmesi talebinde bulunmuştur. Davacı şirketin bu talebine istinaden Burhandağ Orman İşletme Şefliğince hazırlanan izin raporunda, talebe konu ormanlık alanda madencilik faaliyetleri için izin verilmesinde 6831 sayılı Yasa'nın 16'ıncı maddesi uyarınca herhangi bir sakınca bulunmadığı belirtilerek durum, ... tarih ve E-... sayılı yazı ile Mustafakemalpaşa Orman İşletme Müdürlüğüne bildirilmiştir. Mustafakemalpaşa Orman İşletme Müdürlüğü ise Bursa Orman Bölge Müdürlüğüne hitaben kaleme aldığı 29/02/2024 tarihli yazısında, aynı görüşü tekrarla izin verilmesinde sakınca olmadığını bildirmiştir. Daha sonra konu, Bursa Orman Bölge Müdürlüğü tarafından ele alınmış, hazırlanan değerlendirme formundaki tespitler ve işletme şefliği ve işletme müdürlüğünden alınan onaylar da dikkate alınmak suretiyle davalı Orman Genel Müdürlüğüne hitaben yazılan ... tarih ve E-... sayılı görüş yazısında toplamda 70490,51m2 lik alana isabet eden ormanlık alanda madencilik faaliyetleri için izin verilmesinde 6831 sayılı Yasa'nın 16'ıncı maddesi uyarınca herhangi bir sakınca bulunmadığı konusundaki nihai görüşe yer verilmiştir. Davacı şirket tarafından yapılan başvuru dilekçesi ve ekleri ile birlikte işletme müdürlüğü ile bölge müdürlüğünün sahada yapmış olduğu incelemeler neticesinde hazırlamış oldukları raporlar ve verilen görüşler izin konusunda nihai karar verme yetkisini haiz bulunan davalı idareye gönderilmiş olup, İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığı tarafından tesis edilen ve Genel Müdür tarafından onaylanan ... tarih ve E-... sayılı işlem ile talep edilen alanın verimli devlet ormanında olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu kararın Bursa Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı yazısı ve MustafaKemalpaşa Orman işletme Müdürlüğünün E-... sayılı yazıları ile davacı şirkete bildirilmesinin ardından ise bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun, (dava konusu işlem tarihinde ki haliyle) "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlıklı 7. maddesinde; "(...) Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir. (...)" düzenlemesine yer verilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde ki haliyle) 16. maddesinin 1. fıkrasında; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz." hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunun ve 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren mülga Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin, "İnceleme ve Değerlendirme" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Bölge müdürlüğü yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceler, eksiklikler varsa, on işgünü içinde müracaat sahibine bildirir. Eksiklikler tamamlanıncaya kadar talep değerlendirmeye alınmaz. Evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporu düzenlenir. (...) (3) Değerlendirme Komisyonunun görev alanındaki; muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatları ile muhafaza ormanlarındaki ruhsat talepleri bölge müdürlüğünce müracaat evrakı ve düzenlenen tutanak ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderilir. Talebin bir kısmının Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilmesi gerektiği durumlarda talep bir bütün olarak ele alınır." düzenlemesi, "Değerlendirme komisyonu" başlıklı 16. maddesinde ise,"... (3) "Değerlendirme Komisyonunun görevleri; a) Muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatlarını, b) Muhafaza ormanlarındaki ruhsat taleplerini, c) Verilecek izinlerle ilgili mevzuatta açık hüküm bulunmayan hususları, değerlendirmektir. (4) "Değerlendirme Komisyonunca uygun bulunan müracaatlar Bakan onayına sunulur, onayı takiben bölge müdürlüğü tarafından izin raporu düzenlenerek izin verilir." düzenlemesi yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralı, 282. maddesinde "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." kuralı bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel ve ayrıntılı düzenlemenin ülkemizde orman örtüsünün sürekli yok edilmesi gerçeğinden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Anayasa'nın 169. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (ANYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/14, K:2000/21 sayılı kararı) Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin 22/11/2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 tarihli kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır. Uyuşmazlıkta; davacı tarafından uhdesindeki Bursa İli, Mustafakemalpaşa İlçesi, ... Köyü sınırları dahilindeki ER:... Erişim numaralı ve İR:... ruhsat numaralı II-B grubu maden işletme ruhsatlı sahada kurulması planlanan açık işletme alanı ve alt yapı tesis alanı adına orman izni verilmesi talebiyle başvuruda bulunulduğu, anılan başvuru uyarınca Bursa Orman Bölge Müdürlüğünce düzenlenen 23/02/2024 tarihli değerlendirme formunda izin verilmesinde sakınca bulunmadığının belirtildiği, Burhandağ Orman İşletme Şefliğinin 18/12/2023 tarihli izin raporunda ağaç cinsinin kayın ve karaçam olduğu, kesilecek ağaç sayısının 299 adet olduğu ve izin verilmesinde sakınca olmadığına dair görüş beyan edildiği görülmüştür. İlaveten, idarece 27/11/2025 tarihinde dosyaya sunulan temyiz dilekçesinde dava konusu talep alanının '%41-70' ve '%71 ve üzeri' kapalılığa sahip olup verimli devlet ormanı statüsüne girdiğinin öne sürüldüğü görülmüştür. Bu durumda; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca orman izni verilmesi hususunda karar verme yetkisi bulunan davalı idarece, talep alanının verimli devlet ormanına isabet etmesi sonucu orman bütünlüğünün bozulacağı ve talep alanlarının bu yönde ilerlemesi sonucu sosyal probleme sebep olacağı, orman - halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği değerlendirilmek suretiyle izin talebinin reddedildiği görüldüğünden; orman izni verilmesinde kamu yararı karşılaştırması yapılarak söz konusu faaliyetin orman sahası dışında yapılmasının mümkün olmadığına dair zaruret halinin varlığı ve madencilik faaliyeti için verilecek iznin çevreye vereceği zararlar ile söz konusu sahanın bulunduğu yerin meşcere örtüsünün, kapalılık durumunun dikkate alınması suretiyle, izin talep edilen sahanın verimli orman niteliğinde olup olmadığının somut verilerle tespit edilmesi ve açıklığa kavuşturulması amacıyla, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; eksik incelemeye dayalı olarak, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyiz istemlerine konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 19/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.