Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2023/6266 E. 2026/1015 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2023/6266
- Karar No
- 2026/1015
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6266 Karar No : 2026/1015
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İstanbul ili, Şile ilçesi, ... mevkii, İR:... ruhsat nolu (IV. grup-kuvars kumu) sahada 23.108,05 m² alanda açık işletme-altyapı tesis izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun, sahanın %71 kapalılık oranına sahip verimli devlet ormanına isabet ettiğinden kamu yararı görülmediği ve izin verilmesinde sakınca bulunduğundan bahisle reddine ilişkin Şile Orman İşletme Müdürlüğünün ... tarihli ve E-... sayılı yazısı ile bildirilen, Orman Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Şile Orman İşletme Müdürlüğünce tanzim edilen "İzin İrtifak Daire Başkanlığı 16. Madde Bilgi Notunda" izne konu alanın bozuk meşe ve bozuk kestane ağaçlarından oluşan meşcere tipine sahip verimsiz orman olduğuna ve kesilecek ağaç adedinin 20 adet olduğuna ilişkin tespitlerin bulunduğu görüldüğünden, dava konusu işlemin tesis edilmesine dayanak ve gerekçe olarak gösterilen hususlar ile dosyada bulunan belgelerde yer alan bilgiler arasında çelişki olduğu görüldüğünden, Mahkemelerinin 22/02/2022, 18/04/2022, 30/05/2022, 24/06/2022 ve 22/09/2022 tarihli ara kararları ile Orman Genel Müdürlüğü, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü ve Şile Orman İşletme Müdürlüğü'nden, söz konusu izin talebine konu alanın meşcere tipinin ve kapalılık oranının ve verimli ormanlık alan olup olmadığına ilişkin, amenajman planlarının, inceleme ve tespit raporlarının gönderilmesinin ve detaylı izahat sunulmasının istenildiği, gelen cevabi yazıların, inceleme raporlarının ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; izne konu alanın mevcut amenajman planlarına göre (BM,BKs,Oc) verimsiz orman olduğunun, verimsiz ormanların kapalılık oranının % 0-10 arasında olduğunun, söz konusu alanda bulunan ağaçların tamamının 140 adet olduğunun (bozuk meşe ve bozuk kestane ağaçları) anlaşıldığı, davalı idare tarafından, dava konusu işlemin tesis edilmesine gerekçe ve dayanak olarak gösterilen, "izne konu alanın verimli orman sahasında bulunması ve %71 kapalılık oranına sahip verimli devlet ormanı olduğuna" ilişkin gerekçenin yerinde olmadığı ve mevcut amenajman planlarına, idare tarafından sunulan inceleme raporlarına ve İzin İrtifak Daire Başkanlığı 16. Madde Bilgi Notuna göre izne konu alanın, bozuk meşcere tipine sahip verimsiz ormanlık alan olduğu, kapalılık oranının %0-10 arasında olduğu anlaşıldığından, davacıya ait ... ruhsat nolu saha içerisinde yer alan 23.108,05 m² açık işletme-altyapı tesis izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davaya konu izin talep sahasının 2012 yılında yapılan Orman Amenajman Haritasında, Bozuk Meşe Sahası, Bozuk Kestane Sahası, Ocak Sahası rumuzlarıyla belirtilen alanlara denk geldiği ancak Orman Amenajman Planlarının 10 senelik olup bu sürede ormanlarda meydana gelen değişimlerin haritalar güncellendikten sonra görülebildiği, orman örtüsünün değişime uğraması neticesinde fiili olarak %71 kapalılık oranına ulaştığı, izin verilmesi durumunda ormanın eski haline dönüştürülemeyeceği belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin, davaya konu başvuru ve idari işlemin tesis edildiği tarihten ve dava tarihinden sonra gerçekleştiğini iddia ettiği bir olguya dayanarak kararın bozulmasını talep ettiği, henüz yürürlüğe dahi girmemiş bir amenajman haritasının uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınmasının mümkün olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından, İstanbul ili, Şile ilçesi, ... mevkii, İR:... ruhsat nolu (IV. grup-kuvars kumu) sahada 23.108,05 m² alanda açık işletme-altyapı tesis izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun, davalı idarece, her ne kadar civarında mevcut izinli saha bulunsa da, izin talep edilen alanın tepe kapalılık oranının %71'den fazla verimli orman devlet ormanı alanında kaldığı, madencilik faaliyetinin bu yönde ilerlemesi sonucunda sosyal probleme sebep olacağı, orman-halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği, bu sebeple kamu yararı görülmediği ve izin verilmesinin sakıncalı bulunduğundan bahisle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesi hükmü uyarınca reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 169. maddesinde, Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı, bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu, kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağı, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanununun (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle) 16. maddesinde, "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz." hükmüne yer verilmiştir. (Davaya konu işlem tarihinde yürürlükte bulunan) 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kanununun 16'ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin "Kesin İzin" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bakanlıkça uygun görülenlere (Değişik ibare:RG-6/7/2018-30470) ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi istenir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin ödenmemesi, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmaz, her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın izin iptal edilir. İptal işlemi ilgiliye bildirilir. Aynı yerle ilgili yeniden izin talep edilmesi yeni izin talebi olarak değerlendirilir. (2) Maden işletme izinlerinde, izin sahibi; izne konu alanı kapsayan işletme izin belgesini orman idaresine vermeden saha teslimi yapılmaz. (3) (Değişik:RG-19/4/2015-29331) Madencilik faaliyetine başlanılmadan önce izin sahibine, maden işletme ile tesis izin alanları, maden stok alanı, pasa döküm alanı, verimli toprak depolama alanı ve atık barajı izin sahasının sınırlarının köşe noktalarına zeminden en az iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis ettirilir. İki nokta arası 25 metreden fazla olamaz. Sabit işaretler izin süresi ve rehabilite izleme sürecinde muhafaza edilir. Aksi halde madencilik faaliyetine müsaade edilmez. (4) İzin verilmemesi halinde durum ilgiliye tebliğ edilir. (5) Ruhsat alanında maden arama, maden işletme veya hammadde üretimi için ormanlık alanlarda Bakanlıkça veya ormanlık alan dışında ilgili kurumlarca izin verilmiş ise, bu ruhsata dayalı olarak madencilik faaliyetleri için gerekli ve orman alanı içinde yapılması zorunlu tesislere ve altyapı tesislerine ruhsat alanı içinde, talep edilen altyapı tesislerinin ruhsat alanı içinde yapılması için uygun alan bulunulmadığının heyet tarafından tespit edilmesi halinde ruhsat alanı bitişiğinde izin verilebilir. (6) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için hammadde üretim izin belgesine dayanarak orman alanları içinde bu amaçla yapılacak işletme faaliyetleri, tesis ve altyapı tesislerine bu Yönetmelik hükümlerine göre izin verilir. (7) İzin başlangıç tarihi; izin olurunda izin başlangıç tarihi belirtilmemiş ise izin olurunun verildiği tarihtir. İzin süresinin tamamen veya kısmen uzatıldığı izinlerde izin başlangıç tarihi ilk iznin verildiği tarihtir. Farklı tarihlerde verilen izinlerin birlikte uzatılması halinde izin başlangıç tarihi yeni izin olur tarihidir." düzenlemesi yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralı, 282. maddesinde "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünün diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." kuralı bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından, İstanbul ili, Şile ilçesi, ... mevkii sınırları içerisinde İR:... ruhsat numaralı maden sahasında toplam 23.108,05 m²'lik ormanlık alana ilişkin açık işletme-altyapı tesis izni verilmesi talebiyle yapılan başvurunun davalı idarece; Bölge Müdürlüğü görüşünde, orman kaynaklarının, gördükleri işlevler ve ülkeye sunduğu hizmetler açısından kamu yararı niteliği bulunan ve öncelikle bu yönleriyle toplumun hizmetinde kullanılması gereken kaynaklar arasında olduğunun, talep edilen alanın tepe kapalılık oranının %71'den fazla verimli orman alanında kaldığının, bu alanların peyzaj değerinin yüksek olması sebebiyle izin verilmesinin uygun görülmediği kanaatinin oluştuğunun ifade edildiği belirtilerek her ne kadar izin talep edilen saha civarında mevcutta izinli olan başka saha bulunsa da talep edilen alanın verimli devlet ormanına isabet etmesi, bu yönde ilerlemesi sonucunda sosyal probleme sebep olacağı, orman-halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği, bu sebeple kamu yararı görülmediği gerekçesiyle reddedildiği görülmüştür. Davalı idarenin aşamalardaki beyanlarında da, Orman Amenajman Planlarının 10 senelik olması sebebiyle dava tarihinde mevcut olan 2012 tarihli planlardan sonra gelinen süreçte ormanlarda meydana gelen değişimlerin haritalar güncellendikten sonra görülebildiği, orman örtüsünün değişime uğraması neticesinde izne konu sahada orman örtüsünün fiili olarak %71 kapalılık oranına ulaştığı, izin verilmesi durumunda madencilik faaliyeti sona erdiğinde ormanın eski haline dönüştürülemeyeceği ifade edilmiştir. Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır. Bu minvalde, dava dosyasında yapılan incelemede, İdare Mahkemesince izin talebine konu sahanın orman vasfı ve sahada yapılacak madencilik faaliyetinin çevre üzerindeki etkisi keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmeden, hukuksal anlamda “üstün kamu yararının” hangi kullanım kararında olduğu belirlenmeden, bir başka deyişle, izin işleminde ormanların devamlılığının sağlayacağı kamu yararı ile madencilik iznine ait kamu yararı kıyaslamasında "üstün kamu yararı" kavramı değerlendirilmeden karar verildiği görülmüştür. Bu itibarla, öncelikle, ormanların korunmasına ilişkin mevzuat hükümleri ve davalı idarenin mevcut durumda izne konu edilen sahanın verimli devlet ormanlarına isabet ettiği, %71 kapalılık oranına sahip olduğu, izin verilmesi durumunda halk ve orman ilişkilerinin bozulacağına yönelik iddiaları dikkate alınarak, kamu yararı kıyaslamasının doğru şekilde yapılabilmesi için davaya konu iznin verilmesi durumunda orman bütünlüğü ve çevre üzerinde ne gibi etkilerinin olacağının değerlendirilmesi gerekmekte olup izin talebine konu sahaya ilişkin olarak davalı idarenin iddiaları dikkate alınmaksızın, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın eksik inceleme sonucunda dava konusu işlemin iptal edilmesine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. .... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 24/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.