Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/5482 E. 2026/966 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/5482
Karar No
2026/966
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5482 Karar No : 2026/966

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Madencilik İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Adana ili, Ceyhan ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde yer alan ... sayılı I-(a) grubu işletme ruhsatlı kum-çakıl ocağı maden sahasının süresi dolan işletme ruhsatının temdit edilmesi istemiyle yapılan 03/03/2021 tarihli başvurunun reddine ilişkin Adana Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu ile Maden Yönetmeliğinde öngörülen usulde ve ilgili belgelerle birlikte yapılan temdit talebi üzerine Adana Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Doğal Kaynaklar, Ruhsatlar ve Kültür Varlıkları Müdürlüğü I-(a) Grubu Madenlerin Rezerv Tespit ve Denetleme Komisyonunca incelendiği, temdit talebinin Komisyonun; ''...ruhsat sahasının eski Ceyhan Nehri yatağında bulunduğu, akarsu yatağı olmadığı, herhangi bir şekilde gölete bağlı dere veya akarsu bulunmadığı, tamamen yer altı suları ve yağmur suları ile beslendiği, yağış ve taşkınlarla malzeme taşınmasının mümkün olmayan sahada bulunduğu, ruhsat dosyasının yapılan tetkikinde 2006 yılında verilen ruhsat projesine göre göleti besleyecek herhangi bir akar dere ve akarsuyun bulunmaması nedeniyle sahaya yeni malzeme taşınamayacağı ve buna rağmen 15 yıllık üretimin beyan edilenin üzerinde olduğu, temdit projesinde yapılan incelemede ise ruhsat sahasının nehir yatağında olduğu ve 5 yıllık süre için rezerv miktarının 50.000 metreküp olduğunun beyan edildiği ayrıca yağış oranlarına bağlı olarak her yıl %70 oranında rezervin yenilendiğinin beyan edildiği ancak bu beyanın reel durum ile çeliştiği, DSİ ... Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile de temdit talebinin uygun olmadığı yönünde görüş belirttiği, yeteri kadar işletilebilir rezerv olmadığı'' gerekçesiyle uygun görülmemesi üzerine, temdit talebinin DSİ ... Bölge Müdürlüğü'nün görüşü ve yeterli işletilebilir rezervin bulunmaması ile daha önceki üretim döneminde projesinde belirtilen miktarın üzerinde üretim yaptığı gerekçesiyle reddedildiğinin görüldüğü belirtilerek temdit talep edilen alanda yeterli işletilebilir rezerv bulunmadığı hususu ile DSİ ... Bölge Müdürlüğünün olumsuz görüşü dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadığından eksik inceleme sonucunda karar verildiği, temdit talebi ret nedeninin sahadaki rezerv varlığı konusunda olduğu, 2006-2011, 2011-2015 ve 2016-2020 yılları arasındaki tüm temdit taleplerinin kabul edildiği, alanda kum varlığının mevcut olduğunun yapılacak bir bilirkişi incelemesi ile anlaşılabileceği, ayrıca taşkın ve yıllık yağışlarla alana malzeme gelişinin mevcut olup rezervin sürekli arttığı kazanılmış hakkının korunması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyizen incelenen uyuşmazlıkta, Adana ili, Ceyhan ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde yer alan 70 sayılı I-(a) grubu kum çakıl işletme ruhsatı sahibi davacı tarafından ruhsat süresinin uzatılması isteminde bulunulmuştur. Davacının bu talebi ruhsat sahasında yeterli işletilebilir rezerv olmaması, temdit projesinin uygun bulunmaması ve DSİ’nin olumsuz görüşü nedeniyle reddedilmiştir. Ruhsat süresinin uzatılması için sahada yeterli ve işletilebilir maden rezervinin bulunması gerektiği açık ise de olayda maden rezervinden bağımsız olarak ruhsatın temdit edilebilmesi için olumlu görüş vermesi gereken DSİ ... Bölge Müdürlüğünün ... tarihli ... sayılı görüşlerinde, izin talep edilen kum ocağı sahasının idarelerinin projelerinden işletme halinde olan Aşağı Ceyhan Aslantaş Cevdetiye 1. Merhale Projesi Sulaması sulama sahasında kaldığı, bir drenaj kanalı mücavirinde yer aldığı ve gerçekleştirilen madencilik faaliyeti esnasında bu drenaj kanalının yok edildiği ve ilgili parsel sınırında yer yer göçükler meydana getirerek zarar verdiğinin görüldüğü, ayrıca faaliyetin tarım arazileri içerisinde gerçekleştirilmesine devam edilmesi halinde ilerleyen zamanlarda da idarelerine ait sulama kanalına zarar verebileceği, sulama projesinin etkinliğinin ve verimliliğinin azalacağı ve çevrede sulanan arazilerde kısa ve uzun vadede verim düşüklüğüne sebebiyet vereceğinin tespit edildiği belirtilerek, kum-çakıl ocağı ruhsatının temdit işlemlerinin gerçekleştirilmesinin Kurumlarınca uygun bulunmadığı belirtilmiştir. Bu kapsamda, dava konusu işlemin sebeplerinden biri olan DSİ ... Bölge Müdürlüğünün ... tarihli ... sayılı görüşü yönünden açılmış bir dava olup olmadığı önem arz etmektedir. Uyap entegrasyon sisteminde davacı tarafından anılan görüşe ilişkin açılmış bir dava bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle anılan DSİ ... Bölge Müdürlüğünün olumsuz görüşünün davacının ruhsat süresinin uzatılmasının önünde bir engel olduğu ve iptali için açılmış bir dava da bulunmadığından temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının Adana ili, Ceyhan ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde yer alan ... sayılı I-(a) grubu kum çakıl işletme ruhsatı bulunmaktadır. Davacı ruhsatı 04/04/2017 tarihinde dava dışı bir şirketten devralmıştır. Davacı tarafından 03/03/2021 tarihinde ruhsat süresinin uzatılması isteminde bulunulmuştur. Valiliğin 20/01/2021 tarihli oluru ile görevlendirilen idare personeli ile DSİ ... Bölge Müdürlüğü personelinden oluşan, Maden Ocakları Denetleme Komisyonunun 14/09/2021 tarihli raporunda, sahada yapılan incelemede, ruhsat alanının kurumuş eski Ceyhan nehir yatağında, yıllar önce malzeme alınması sonucu yeraltı su seviyesine inilerek oluşmuş bir gölet üzerinde olduğu, akarsu yatağı olmadığı, herhangi bir şekilde gölete bağlı akar dere ve akarsuyun bulunmadığı, tamamen yer altı suları ve yağmur suları ile beslendiği, yağış ve taşkınlarla malzeme taşınmasının mümkün olamayacağının gözlemlenmiştir. Komisyonca davacının ruhsat dosyasında yapılan incelemede, ''2006 yılında dava dışı eski ruhsat sahibinin 30.071,49 m3 kum-çakıl rezerv miktarı olduğunu beyan ettiği, 2006-2010 yılları arasındaki satış bilgi formlarından 5 yıllık üretim miktarının 42.297 m3, 2011-2015 yılları arasındaki 5 yıllık üretim miktarının 25.001 m3 olduğu, 2016-2020 arası üretim miktarının 8.264,50 m3 olmak üzere 15 yıllık üretimde toplam 75.562,50 m3 kum-çakıl üretiminin yapıldığı tespit edilmiştir. Sahanın olduğu göleti besleyecek herhangi bir akar dere ve akarsuyun bulunmaması nedeniyle yeni malzeme taşınmayacağı, 15 yıllık üretimde işletme projesinde beyan edilen rezerv miktarının üzerinde üretim yapılmış olduğu tespit edilmiştir. Raporun devamında, temdit projesinde yapılan incelemede; yıllık üretim miktarının 10.000 m3 olarak planlandığı, beş yıllık süre için rezerv miktarının 50.000 m3 olduğunun beyan edildiği, ruhsatın nehir yatağında olduğu, suyun akış rejimine ve mevsimsel yağış oranlarına bağlı olarak her yıl %70 oranında kum-çakıl rezervinin yenilendiği, kışın yağmurun başlaması ile sel ve feyezan suyu (taşma) ince tüvenan malzemenin geldiğinin beyan edildiği belirtilerek ruhsat alanının gölet üzerinde olduğu ve göleti besleyecek herhangi bir akar dere ve akarsuyun olmaması nedeniyle sadece ruhsat alanında belirtilen miktarda rezervin olacağı, malzeme taşınımı olmaması nedeniyle kum-çakıl rezervinde yenileme olmayacağı yönündeki Komisyonlarının tespiti ile çeliştiği aynı zamanda ilk ruhsat verilirken, DSİ ... Bölge Müdürlüğüne davacı tarafından sunulan işletmecinin uyması şartı ile beyan edilen on beş madde içerisinde yer alan ‘’Ruhsat süresi bitiminde, ruhsatın yenilenmesine, ruhsat yenilemesi yapılan idare ile idareleri arasında müşahade edilerek karar verilmelidir.’’ maddesinden dolayı DSİ ... Bölge Müdürlüğüne ... tarihli yazı ile davacının ruhsat süresi uzatımında sakınca olup olmadığının sorulduğu, DSİ ... Bölge Müdürlüğünün ... tarihli ... sayılı görüşünde, izin talep edilen kum ocağı sahasının idarelerinin projelerinden işletme halinde olan Aşağı Ceyhan Aslantaş Cevdetiye 1. Merhale Projesi Sulaması sulama sahasında kaldığı, bir drenaj kanalı mücavirinde yer aldığı ve gerçekleştirilen madencilik faaliyeti esnasında bu drenaj kanalının yok edildiği ve ilgili parsel sınırında yer yer göçükler meydana getirerek zarar verdiğinin görüldüğü, ayrıca faaliyetin tarım arazileri içerisinde gerçekleştirilmesine devam edilmesi halinde ilerleyen zamanlarda da idarelerine ait sulama kanalına zarar verebileceği sulama projesinin etkinliğinin ve verimliliğinin azalacağı ve çevrede sulanan arazilerde kısa ve uzun vadede verim düşüklüğüne sebebiyet vereceğinin tespit edildiği belirtilerek, kum-çakıl ocağı ruhsatının temdit işlemlerinin gerçekleştirilmesinin Kurumlarınca uygun bulunmadığı görüşü bildirilmiştir. Neticeten Komisyonca temdit projesinde beyan edilen ruhsatın nehir yatağında olduğu, suyun akış rejimine ve mevsimsel yağış oranlarına bağlı olarak her yıl %70 oranında kum-çakıl rezervinin yenileneceği ifadesinin gerçeği yansıtmadığı ve hesaplanan 50.000 m3 rezervin olamayacağı ve yeterli miktarda ekonomik olarak işletilebilir rezervin olmadığı kanaatine varılarak dava konusu ruhsatın süresinin uzatılması Komisyonca uygun görülmemiştir. 07/10/2021 tarihli Valilik oluru ile de ruhsat hükümden düşürülmüş olup sahanın terk raporu ve Maden Kanunu kapsamında kullanılmamış sevk fişleri ve ruhsat aslının idarelerine iade edilmesi istenilmiştir. Davacı tarafından süresi dolan işletme ruhsatının temdit edilmesi istemiyle yapılan 03/03/2021 tarihli başvurunun reddine ilişkin Adana Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 16. maddesinin 2. fıkrasında ''I. Grup (a) bendi madenler için alanlar il özel idarelerince ihale edilerek işletme ruhsatı verilir. İhale edilecek alanlar Genel Müdürlüğün uygun görüşü alınarak belirlenir. Bu madenlerin ihale bedeli büyükşehir belediyesi dışındaki illerde il özel idarelerinin hesabına yatırılır. Özel mülkiyete tâbi alanlar ihale edilemez. Mülkiyet sahibinin kendi mülkiyeti üzerinde ruhsat talep etmesi halinde bir bedel alınmaz. (Ek cümle: 10/6/2010-5995/9 md.) Bu madenler için, özel mülkiyete tabi alanlarda mülk sahibinin izninin alınması halinde büyükşehir belediyesi olan illerde valiliklerce, diğer illerde İl Özel İdaresi tarafından belirlenen muhammen bedelin yatırılmasını müteakip üçüncü şahıslara da ruhsat verilir. I. Grup (a) bendi maden ruhsatlarının alanları 10 hektarı geçemez'' hükmüne, aynı maddenin 4. fıkrasında ise ''I. Grup (a) bendi madenlerin ihale edilmesi, ruhsatlandırılması, işletilmesi, işletmelerin denetlenmesi ile ilgili usul ve esaslar Genel Müdürlükçe hazırlanacak yönetmelikte belirlenir.'' hükmüne yer verilmiştir. Maden Kanununun I (A) Grubu Madenleri ile İlgili Uygulama Yönetmeliğinin 10. maddesinde ''(Değişik:RG-29/5/2013-28661) (1) I (a) Grubu madenlerin işletme ruhsat süresi beş yıldır. Ruhsat süresinin bitiminden önce talep harcı ve yeni bir projeyle uzatma talebinde bulunulması, maden rezervinin yeterli ve rasyonel bir şekilde işletilmesi için gerekli yatırımların yapılmış ve tesislerin inşa edilmiş olması, projenin uygun bulunması, geçmiş ruhsat döneminde projeye uygun faaliyette bulunulması, yapılmış olan faaliyetin çevresel etkileri, çevre ile uyum planına uyulup uyulmadığı ve yerleşim birimlerinin konumu, geçmiş ruhsat dönemindeki faaliyetler ve üretim durumu, geçici tatilde geçirilen süre, sahadaki mevcut tesisler ile yapılması planlanan ilave tesisler, projesinde öngörülen üretimin özelliği de dikkate alınarak ruhsat süresi beş yıl uzatılabilir. Ruhsatın temdidinden önce Kanunun 7 nci maddesi kapsamında alınan izinler müktesep hak olarak devam eder. Toplam ruhsat süresi altmış yılı geçemez. Altmış yıldan sonraki sürenin uzatılmasına Bakanlar Kurulu yetkilidir. (2) I (a) Grubu maden sahalarının ruhsat süresini uzatma taleplerinde bu maddenin birinci fıkrasındaki kriterler dikkate alınarak; ihale yoluyla verilen ruhsatlarda ilk ihale bedelinden az olmayacak ve ilk ihale bedelinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı ile belirlenen tutarını geçmeyecek şekilde, özel mülkiyete tabi alanlara mülk sahibine verilen ruhsatlar dışındaki ve ihale yapılmadan verilen ruhsatlarda ise on yıllık işletme ruhsat harcının beş katından az, yirmi katından fazla olmamak kaydıyla bu bedel, ilgili idare tarafından belirlenir.'' düzenlemesine yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde, bilirkişi ve keşif konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş ve "...bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." kuralına yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller'' başlığını taşıyan 266. maddesinde ise, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta davanın ruhsat süresinin uzatılması istemiyle yaptığı başvurunun idarenin I-(a) Grubu Madenlerin Rezerv Tespit ve Denetleme Komisyonunca incelenerek talebi uygun görülmemiştir.

Davacı tarafından ruhsat sahasında rezerv bulunup bulunmadığı konusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme neticesinde karar verildiği ileri sürülmektedir. Somut olayda Mahkemesince dava dosyasındaki bilgi belgeler ve idarenin mahalline yaptığı inceleme sonucu düzenlenen rapor ile DSİ ... Bölge Müdürlüğünün olumsuz görüşü dikkate alınarak ruhsat süresinin uzatılmaması yönündeki dava konusu işlem hukuka uygun bulunmuştur. Davalı idarece ruhsat sahasında yeteri kadar işletilebilir maden rezervinin olmadığı ve DSİ ... Bölge Müdürlüğünün olumsuz kurum görüşü sonucu tesis edilen dava konusu işlemde yer verilen sebeplerin doğru olup olmadığı ortaya koyacak şekilde bir araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme sonucu karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda Mahkemesince dava konusu işlemde yer verilen sebepler yönünden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak (ruhsat alanın DSİ ... Bölge Müdürlüğünün sulama proje sahasında kaldığı dikkate alınarak, bu konuda uzman bir kişiye de heyette yer verilerek) bir karara varılması gerekirken eksik inceleme neticesinde verilen kararda hukuki isabet bulunmamıştır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 23/02/2026 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/5482, K. 2026/966, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-5482-e-2026-966-k-23bffe763964