Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2025/795 E. 2025/1666 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2025/795
Karar No
2025/1666
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/795 Karar No:2025/1666

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Barosu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı baro tarafından, istekli olarak katıldığı 28/11/2024 tarihli Mersin Orman İşletme Şefliği Amenajman Planı 123, 124 nolu bölmeler içerisinde kalan Kentpark 33 (Konaklamasız) Orman Parkı işletme hakkının 20 yıl süreyle kiraya verilmesi ihalesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; davacı Baronun 28/11/2024 tarihinde gerçekleşen ihaleye istekli olarak katıldığı, ihaleye katılan diğer isteklilerin sunduğu zarflardaki belgelerin ihale şartnamesine aykırı olduğu yönünde (ihale esnasında) itirazda bulunulduğu, mezkur itirazın davalı idarece nazara alınmayarak ihale işlemlerinin yürütüldüğü ve sonuçlandırıldığı, davacı Baro tarafından 05/12/2024 tarihli dilekçe ile davalı idareye itiraz başvurusunda bulunulduğu, ancak davalı idare tarafından 19/12/2024 tarihli işlemle davacının itiraz başvurusunun reddedildiği, bunun üzerine 28/11/2024 tarihli ihalenin iptali istemiyle 08/01/2025 tarihinde davanın açıldığı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, bu usule tabi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu ve dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılacak bir başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı; Bu itibarla, dava konusu ihalede mevcut olduğu ileri sürülen aykırılıkların ihale tarihi olan 28/11/2024 tarihinde öğrenilmiş olduğunun davacı Baro beyanıyla da sabit olduğu görüldüğünden, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmayan ivedi yargılama usulüne tabi işbu uyuşmazlıkta, öğrenme tarihi olan 28/11/2024 tarihinden itibaren 30 gün içerisinde iptali istemiyle dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 08/01/2025 tarihinde açılan davanın süre aşımı yönünden reddi gerekmektedir. Belirtilen gerekçelerle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ihaleye katılan taraflarca sunulan belgelerin şartnameye uygun olup olmadığına dikkat edilmesi hususunun ihale komisyonuna genel olarak hatırlatıldığı, komisyon tarafından ihale anında inceleme yapılmadığı sonrasında yapılacağının söylendiği, isteklilere ait şartnameye aykırı olacağı düşünülen tüm belgelerin detaylı olarak ihale sırasında görülüp öğrenildiğine ilişkin değerlendirmenin yanlış olduğu, ihale anında tüm katılımcı olan isteklerin sunduğu birçok belgenin o an taraflarınca detaylıca incelenmesinin mümkün olmadığı, ihaleye ilişkin değerlendirmeden ve ihale sonucundan 19/12/2024 tarihinde haberdar oldukları ve 30 gün içerisinde davanın açıldığı, idare tarafından, hem ihale sırasında hem de 19/12/2024 tarihli yazıda; yapılan işlemlere karşı dava açma süresinin 30 gün olduğunun sözlü ve yazılı olarak bildirilmediği, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla da; yazılı olarak bildirilen ve özel dava açma süresine tabi olan bir işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda genel dava açma süresinin işletilmesi gerektiği yönünde içtihatların birleştirilmesine karar verildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY: Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinde de idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin "yazılı bildirim" tarihinden başlayacağı belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi ile devamı maddelerinde “genel dava açma süreleri” düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan 7. maddesinde, özel süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin "altmış gün" olduğu ve bu sürenin yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır. Buna karşılık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 20/A maddesiyle, bir kısım işlemlere karşı açılan davalarda, genel yargılama usulünden farklı olarak, gerek dava gerekse temyiz aşamasında uygulanacak “ivedi yargılama usulü” getirilmiş; ayrıca, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Anılan maddede, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda da ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kuralı yer almıştır. Bu durumda, özel yasalarda, genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma süreleri öngörülmüş olan idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri idare tarafından ilgililerine bildirim yapılmadığı ve idari işlemin bir şekilde öğrenilmesi üzerine dava açıldığı durumda, bu kişilerin mevzuattan kaynaklanan bu karışıklık nedeniyle kaç gün içinde hangi merciye başvuracaklarını bilmeleri beklenemeyeceğinden, dava açma süresi hesaplanırken öğrenme tarihinin başlangıç alınması ve aynı şekilde özel dava açma süresinin değil açık, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olan genel dava açma süresinin işletilmesi gerekir. Nitekim, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararında, " (...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ihalenin 28/11/2024 tarihinde yapıldığı, dava konusu ihalenin iptali istemiyle 05/12/2024 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun idarece 19/12/2024 tarihli işlemle reddedildiği, 08/01/2025 tarihinde ise bakılan davanın açıldığı görülmektedir. Bu itibarla, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olduğu ve dava açma süresinin otuz gün olduğu yolunda ihalenin hiçbir aşamasında bu konuda kendisine bildirim yapılmayan davacının, ihalenin iptali istemiyle hangi tarihten itibaren dava açması gerektiği hususunda tereddüt yaşadığı ve yanılgıya düştüğü, mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın davacının özel süresi içerisinde dava açmasını zorlaştırdığı anlaşıldığından, mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmemesi açısından uyuşmazlıkta özel yargılama süresinin değil genel yargılama süresinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda, davacının ihale sonucundan 28/11/2024 tarihinde haberdar olduğu dikkate alındığında, öğrenme tarihinden itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde (08/01/2025) açılan davada, davanın süresinde açıldığının kabulü gerekirken, süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2025/795, K. 2025/1666, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2025-795-e-2025-1666-k-a8011f4146d2