Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/6046 E. 2025/5933 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/6046
Karar No
2025/5933
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6046 Karar No : 2025/5933

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi... Bölümü ... Anabilim Dalı bünyesinde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Fakülte Yönetim Kurulu kararının iptali ile maaş ve diğer parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ve 20.000,00-TL manevi tazminatın işlemin tebliğ tarihi olan 09/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Fakülte Yönetim Kurulu kararı yönünden, hizmet cetveline göre toplam 8,5 yıl hizmeti bulunan ve evvelce hakkında sözleşmesi uzatılmayarak iki kez ilişik kesme işlemi uygulanması sonucu fiilen ancak yaklaşık üç yıl çalışabilen araştırma görevlisi davacının, ilişiğinin kesildiği 30/11/2020 tarihinden önce görevine iade edileli bir yıl olduğu, 10/12/2019 tarihinden geriye doğru 02/12/2015 tarihine kadar 4 yıl görevinden ayrı kaldığı, davacının Mahkeme kararıyla tekrar göreve başladığı 10/12/2019 tarihinden dava konusu işlem tarihine kadarki bir yıllık çalışması hakkında anabilim dalı öğretim elemanlarınca yapılan ve belirtilen olumsuz tespitler hakkında hiç bir bilgi, belge, tutanak, rapor, tespit bulunmadığı, bu haliyle davanın sözleşme süresinin uzatılmamasına esas değerlendirmelerin soyut ve dayanaktan açıkça yoksun olduğu, belirtilen hususların somut ve nesnel ölçütlerle ortaya konulamadığı, davacı hakkındaki 10/12/2019 tarihinden evvelki değerlendirmelerin ise Mahkeme kararlarıyla ortadan kalktığı anlaşıldığından, davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Fakülte Yönetim Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, davacının maaş ve diğer parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden, Anayasa'nın 125/5. maddesi uyarınca idareler, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduklarından, hukuka aykırılığı yargı kararı ile tespit edilen dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maaş ve diğer parasal haklarının her bir maaş tutarının ödenmesi gereken tarihten itibaren fiilen ödenecek tarihe kadar yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği; davacının 20.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi istemi yönünden ise; görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlem davacının kişilik haklarına etki edecek düzeyde ağır ve yoğun olmadığından manevi tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının maaş ve diğer parasal haklar isteminin kabulü ile maaş ve diğer parasal haklarının ödenmeyen her bir aydan başlayacak yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının davalı idare bünyesinde sözleşme süresi uzatılmayarak toplam üç kez ilişiğinin kesildiği ve yargı kararları uyarınca atamasının yapıldığı görülmekte ise de; davacının yargı kararı üzerine atamasının yapıldığı 10/12/2019 tarihinden itibaren bir yıllık süre uzatım değerlendirmesinde atamadan sonra anabilim dalı ile hiç irtibat kurmadığı, haftalık ve aylık mutad toplantılara katılmadığı, uygulamalı dersler ile öğrenci kabul ve tez savunması işlerinde diğer öğretim elemanlarına yardımcı olmadığı, pandemi sürecinde güçlükle yapılan yüz yüze sınavlara katılmadığı, bu şekilde araştırma görevlilerinden beklenen asli görevlerini yapmadığı ayrıca 05/11/2020 tarihinde akademik faaliyetlerine ilişkin sunduğu raporda bildirdiği çalışmaların Güzel Sanatlar alanına mütealik kişisel çalışma niteliğinde olduğu ve görev yaptığı anabilim dalına akademik katkı sağlayacak nitelikte çalışmalar olmadığı yönünde Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü... Anabilim Dalı başkanı Prof.Dr. ... ile diğer iki kurul üyesi olan Prof. ... ve Öğr. Gör. ... tarafından tespitlerde bulunulduğu, bu tespitler üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği görüldüğü, bu durumda; 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesinin davalı idareye görev süresi biten araştırma görevlisinin yeniden atanması hususunda takdir yetkisi vermesi, davacının görev yaptığı Anabilim Dalı başkan ve üyelerinin olumsuz kanaatlerinin somut olaylar ve tespitlere dayanması karşısında takdir yetkisinin objektif bir şekilde kullanıldığı sonucuna varıldığından, davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, ilk derece Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptali ve hukuka uygun olarak tesis edildiği saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maaş ve diğer parasal haklar isteminin kabulüne ilişkin kısmında ise hukuki isabet bulunmadığı, öte yandan, davacının 14/03/1983 doğumlu olduğu ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla otuz beş yaşını doldurmuş olduğu, yukarıda hükmüne yer verilen 2547 sayılı Kanunun 33'üncü maddesinde de açıkça belirtildiği üzere araştırma görevlisi kadrosuna atanabilmek için başvuru tarihi itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmanın şart olduğu, bu konuda idareye herhangi bir takdir yetkisi de tanınmadığı ve ayrıca sözleşme yenilenmesi hususunda da ilk atamada geçerli olan usulün uygulanacağının hüküm altına alınmış olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda, 2547 sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca davacının görev süresinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı açık olduğu; davacının manevi tazminat istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunun Dairece saptanması nedeniyle hukuki dayanağının bulunmadığı anlaşıldığından, davacının iddiaları kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun reddi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davanın dava konusu işlemin iptaline ve işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maaş ve diğer parasal haklar isteminin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısımlar yönünden de reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 35 yaş şartının araştırma görevlisi kadrosuna başvurmak için arandığı, atama için aranan bir şart olmadığı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, ilk derece mahkemesinin 17/10/2021 tarihli kararı ile lehine vekalet ücretine hükmedilse de temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı 17/05/2023 tarihli olup her iki karar tarihindeki yürürlükte olan tarife farklı olduğundan nihai karar Bölge İdare Mahkemesi kararı olduğundan bu tarihteki tarifeye göre vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 19/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)- Dava, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi... Bölümü ... Anabilim Dalı bünyesinde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Fakülte Yönetim Kurulu kararının iptali ile maaş ve diğer parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ve 20.000,00-TL manevi tazminatın işlemin tebliğ tarihi olan 09/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ''Tanımlar'' başlıklı 3. maddesinde ''Öğretim elemanları; yükseköğretim kuramlarında görevli öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve araştırma görevlileri'' olarak, aynı Kanun'un 33/a maddesinde; "Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim elemanıdır. (Ek cümle:15/4/2020-7243/4 md.) Araştırma görevlisi kadrosuna başvurabilmek için sınavın yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak gerekir. Bunlar ilgili anabilim veya anasanat dalı başkanlarının önerisi, Bölüm Başkanı, Dekan, enstitü, yüksekokul veya konservatuvar müdürünün olumlu görüşü üzerine rektörün onayı ile araştırma görevlisi kadrolarına en çok üç yıl süre ile atanırlar; atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. (Ek cümle: 21/4/2005 – 5335/10 md.) Bunlar aynı usulle yeniden atanabilirler." hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacının 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesi uyarınca Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi... Anabilim Dalına araştırma görevlisi olarak 07/03/2012 tarihinde ilk atamasının yapıldığı, sonrasında sözleşme süresi uzatılmayarak görevine son verilen davacının... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E..., K... sayılı iptal kararı ile (Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/07/2019 tarih ve E:2014/11898, K:2019/6846) 02/12/2004 tarihinde görevine başladığı, bir yıl sonra 02/12/2015 tarihinde davacının tekrar ilişiğinin kesildiği ve buna karşı açılan dava sonucu kararın temyiz incelemesinde davacı lehine sonuçlanması üzerine(Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/07/2019 tarih ve E:2018/236, K:2019/6881) 10/12/2019 tarihinde yaklaşık 4 yıl sonra tekrar göreve iade edildiği, sonrasında davacının 3. kez olmak üzere tekrar dava konusu ... tarih ve... sayılı Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Fakülte Yönetim Kurulu kararıyla 09.12.2020 tarihinde sözleşme süresi uzatılmamak suretiyle ilişiğinin kesildiği, davacı yanca da bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davalı idarece savunma dilekçesinde, davacının atamasının yapıldığı 10/12/2019 tarihinden itibaren bir yıllık süre uzatım değerlendirmesinde atamadan sonra anabilim dalı ile hiç irtibat kurmadığı, haftalık ve aylık mutad toplantılara katılmadığı, uygulamalı dersler ile öğrenci kabul ve tez savunması işlerinde diğer öğretim elemanlarına yardımcı olmadığı, pandemi sürecinde güçlükle yapılan yüz yüze sınavlara katılmadığı, bu şekilde araştırma görevlilerinden beklenen asli görevlerini yapmadığı ayrıca 05/11/2020 tarihinde akademik faaliyetlerine ilişkin sunduğu raporda bildirdiği çalışmaların anabilim dalına akademik katkı sağlayacak nitelikte çalışmalar olmadığı yönünde Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ... Bölümü ... Anabilim Dalı başkanı Prof.Dr. ... ile diğer iki kurul üyesi olan Prof. ... ve Öğr. Gör. ... tarafından tespitlerde bulunulduğu, bu tespitler üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmakla birlikte, davalı idarece yukarıda belirtilen davacı hakkındaki aleyhe tespitler konusunda ilgili anabilim dalındaki üç öğretim elemanının değerlendirilmeleri dışında hiç bir bilgi, belge, tutanak, rapor, tespit bulunmamaktadır. Dava dosyasına davalı idarece sunulan bilgi ve belgeler ise tamamen davacının evvelki sözleşme süresinin uzatılmamasına konu hadiselere ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının Mahkeme kararıyla tekrar göreve başladığı 10/12/2019 tarihinden dava konusu işlem tarihine kadarki bir yıllık çalışması hakkında anabilim dalı öğretim elemanlarınca yapılan ve yukarıda belirtilen olumsuz tespitler hakkında hiç bir bilgi, belge, tutanak, rapor, tespit bulunmadığı, bu haliyle davanın sözleşme süresinin uzatılmamasına esas değerlendirmelerin soyut ve dayanaktan açıkça yoksun olduğu, belirtilen hususların somut ve nesnel ölçütlerle ortaya konulamadığı, davacı hakkındaki 10/12/2019 tarihinden evvelki değerlendirmelerin ise Mahkeme kararlarıyla ortadan kalktığı anlaşıldığından, davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan temyize konu kararda, davacının 14/03/1983 doğumlu olduğu ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla otuz beş yaşını doldurmuş olduğu, yukarıda hükmüne yer verilen 2547 sayılı Kanunun 33'üncü maddesinde de açıkça belirtildiği üzere araştırma görevlisi kadrosuna atanabilmek için başvuru tarihi itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmanın şart olduğu, bu konuda idareye herhangi bir takdir yetkisi de tanınmadığı ve ayrıca sözleşme yenilenmesi hususunda da ilk atamada geçerli olan usulün uygulanacağının hüküm altına alınmış olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda, 2547 sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca davacının görev süresinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiş ise de; otuz beş yaşını doldurmamış olma şartı ilk atama şartı olduğundan kararda bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacının temyiz isteminin kabulü ile anılan kararın bozulması gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/6046, K. 2025/5933, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-6046-e-2025-5933-k-1e0b082166f6