Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2021/156 E. 2025/1583 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2021/156
- Karar No
- 2025/1583
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/156 Karar No : 2025/1583
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Tıbbi ... Anabilim Dalında profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, mesai saatleri dışında da çalışmak üzere özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında "çalışabilme belgesi" (bir tıbbi laboratuvarda kısmi zamanlı olarak kadro dışı statüde çalışmasının uygun olduğuna dair) düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemle bildirilen Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, tam gün yasasına ilişkin süreç nedeniyle kendi iradesi olmaksızın laboratuvar faaliyetini sonlandırdırdığı, bu sebeple başvurusunun reddi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği; Ankara Valiliği tarafından, dava konusu işlemin mevzuat ve ilgili birimlerin görüşleri alınarak tesis edildiği ve hukuka aykırı olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY : 15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6639 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile 28/03/1983 tarih ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'na eklenen Ek 158. madde ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi kurulmuştur. 31/07/2016 tarih ve 29787 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 106. maddesi ile, Gülhane Askeri Tıp Akademisine bağlı yükseköğretim birimleri her türlü hak ve yükümlülükleri, alacak ve borçları, sözleşme ve taahhütleri, taşınırları ve taşıtlarıyla birlikte Sağlık Bilimleri Üniversitesine devredilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 2955 sayılı Kanun'a tabi olarak Gülhane Askeri Tıp Akademisinde öğretim üyesi olarak görev yaptığı, bilahare Gülhane Askeri Tıp Akademisinin 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Sağlık Bilimleri Üniversitesine devredilmesi üzerine halihazırda Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Tıbbi Pataloji Anabilim Dalında 2547 sayılı Kanun'a tabi profesör olarak görevini yürüttüğü, davacı tarafından, mesai saatleri dışında da çalışmak üzere özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında "çalışabilme belgesi" (bir tıbbi laboratuvarda kısmi zamanlı olarak kadro dışı statüde çalışmasının uygun olduğuna dair) düzenlenmesi istemiyle başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı işlemiyle reddi üzerine anılan işlem ile bu işlemin bildirimine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesinde, öğretim elemanlarının çalışma esasları kısmi ve tam zamanlı çalışma esasına göre belirlenmişken, 18/01/2014 tarihli ve 28886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6514 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yapılan değişiklikle, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının, maddede belirtilen ve profesör ve doçent kadrosunda olan öğretim üyeleri için getirilen bazı istisnalar hariç, mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmaları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları yasaklanmış, bu kural Anayasa Mahkemesince Anayasaya uygun bulunmuştur. Yine, 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu'nun 32. maddesine göre, Gülhane Askeri Tıp Akademisindeki profesör ve doçent unvanlı öğretim elemanları mesai saatleri dışında mesleklerini serbest olarak icra edebiliyorken anılan düzenleme 5947 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış; 6514 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklikle de, Gülhane Askeri Tıp Akademisinde kadrolu öğretim elemanlarının 926 sayılı Kanun'un Ek 27. maddesi hükmüne tabi oldukları düzenlemesine yer verilerek, anılan kurumda görev yapmakta olan öğretim elemanlarının mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmaları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları yasaklanmış, anılan kurallar da Anayasa Mahkemesince Anayasaya uygun bulunmuştur. Diğer taraftan, 6514 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 64. madde ile 2955 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 11. maddede, bu maddenin yürürlüğe girdiği (18/01/2014) tarih itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyelerinin, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirmeleri gerektiği, bu süre içinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişiklerinin kesileceği (Geçici 11. maddede istifa etmiş sayılacağı) yönünde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu maddelerin Anayasa Mahkemesinin 09/04/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/6 sayılı kararı ile esas hakkında karar verilinceye kadar yürürlüğü durdurulmuş ve akabinde Anayasa Mahkemesinin 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararı ile de iptaline karar verilmiştir. Anılan karar; yargı kararları sonrası tam zamanlı çalışan öğretim üyelerinin, mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilecekleri yönünde oluşan kanaat ve beklenti nedeniyle üniversite dışındaki serbest çalışmalarını planladıkları, ekonomik ve sosyal hayatlarını bu koşulları öngörmek suretiyle belirledikleri, var olan durumun devam edeceğine dair oluşan beklenti ve kanaate göre planladıkları faaliyet ve çalışmaları ile bunlar gereğince yaratılan hukuki durumlarını dava konusu kurallar gereğince sona erdirmek zorunda olmalarının hakkaniyete aykırı olduğu, öğretim üyelerinin bu statülerinin belli bir süre devam edeceğine ilişkin meşru bir beklentilerinin oluştuğu ve bu beklentinin hukuki güvenlik ilkesi gereğince korunması gerektiği, ayrıca kanun koyucunun aynı konuyla ilgili pek çok kanun çıkarmış olmasının da söz konusu öğretim üyelerinin hukuki durumları bakımından belirsizlik yarattığı, duraksamalara neden olduğu gerekçesine dayanmaktadır. Öğretim üyelerinin serbest meslek faaliyetlerinin icrasına ilişkin hukuksal süreç ve Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsi geçen kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde; 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte mesai sonrasında serbest meslek faaliyetinde bulunan öğretim üyelerinin 2547 sayılı Kanun'un geçici 64. maddesinin ve 2955 sayılı Kanun'un geçici 11. maddesinin, Anayasa Mahkemesince yürürlüğünün durdurulması ve akabinde iptali üzerine bu faaliyetlerine devam edebilecekleri açıktır. Bununla birlikte, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süreçte serbest meslek icra etme hakkı olan öğretim üyelerinden, serbest meslek icra etmekte olanlar ile serbest meslek icra etmeyenler mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilmeleri bakımından hukuksal olarak eşit statüdedirler. Bu nedenle, anılan süreçte serbest meslek icra eden öğretim üyeleri gibi serbest meslek icra etmeyen öğretim üyelerinin de, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtildiği şekilde "önceki sistemin uygulanacağı ve mesai sonrası serbest olarak çalışabilme statülerinin devam edeceği yönünde" haklı bir beklentileri bulunduğunun ve bu haklı beklentilerinin korunarak 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da serbest meslek icra edebileceklerinin hukuk devleti ilkesinin bir uzantısı olan hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkeleri gereği kabulü gerekir. Ayrıca; 2547 sayılı Kanun'un geçici 64. maddesinin ve 2955 sayılı Kanun'un geçici 11. maddesinin Anayasa Mahkemesince yürürlüğünün durdurulması üzerine, sadece bu maddenin yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla mesai sonrası çalışan ve serbest meslek faaliyetinde bulunan öğretim üyelerinin bu faaliyetlerinin devam edeceğinin kabulü aynı hukuki statüde bulunanlara farklı uygulama yapılması sebebiyle Anayasada ifadesini bulan eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine de aykırı olacaktır. Buna göre, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süreçte 2955 sayılı Kanun'a tabi olarak öğretim üyesi kadrosunda yükseköğretim kurumunda görev yaptığı ve bu süreçte özel sağlık kuruluşlarında çalışma ve muayenehane açma hakkı olduğu dosya içeriğinden anlaşılan davacı, hukuki güvenlik, hukuki belirlilik ve eşitlik ilkeleri gereği 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da serbest meslek icrasında bulunabileceğinden, davacının mesai saatleri dışında da çalışmak üzere özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında "çalışabilme belgesi" (bir tıbbi laboratuvarda kısmi zamanlı olarak kadro dışı statüde çalışmasının uygun olduğuna dair) düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddine ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, kararın bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan Daire kararına katılmıyorum.