Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/1025 E. 2025/1930 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/1025
- Karar No
- 2025/1930
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/1025 Karar No:2025/1930
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediyesi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Artvin ili, Yusufeli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel üzerinde bulunan ... Blok ... numaralı (... no.lu iş yeri) bağımsız bölümün 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca pazarlık usulüyle satışına ilişkin 27/11/2024 tarihli ihale ile anılan ihalenin iptali istemiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu ihalenin hazırlık aşamasındaki (şartname, ilan, muhammen bedelin belirlenmesi) işlemler yönünden; uyuşmazlık konusu satış ihalesine ilişkin tahmin edilen bedelin bağımsız bölümlere binaen belirlenmesi neticesinde, 20/11/2024 tarihinde gerçekleştirilecek ihalenin 2886 sayılı Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ilan şekline uygun olarak, 08/11/2024 tarihinde “..." gazetesi ve 11/11/2024 tarihinde "..." isimli haber sitesinde yayınlandığı, anılan Kanun'un 18. maddesi uyarınca ilanlarda bulunması zorunlu olan hususlara yer verildiği, bu ihaleye katılım olmaması üzerine pazarlık usulüyle dava konusu ihalenin yapıldığı; şartnamelerde genel olarak bulunması zorunlu olan hususların dava konusu ihaleye ait Şartnamede de yer aldığı; İhaleye ait Şartnamede, uyuşmazlık konusu bağımsız bölümün içinde kiracı bulunduğunun belirtilmemesinin hukuka aykırı olduğu yönündeki iddia yönünden; dava konusu bağımsız bölümün 3 yıl süreyle davacıya kiraya verildiği, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 15/05/2023 olduğu, 18/04/2023 tarihinden itibaren geçerli olduğunun sözleşmede belirtildiği görülmekle birlikte, kiracıların haklarına ilişkin hükümlerin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlendiği, söz konusu satışın gerçekleşmiş olması durumunun dahi kanunen tanınan hakları değiştirmeyeceği, taşınmaz üzerinde davacının herhangi bir üstün hakkının bulunmadığı, bu nedenle taşınmaz üzerinde zilyet olmasına ilişkin hususun Şartnamede belirtilmemesinin hukuka aykırılık oluşturmayacağı, Kat mülkiyeti kurulmamış taşınmazın satışının yapılamayacağı, ... ada, ... parsel üzerinde yer alan taşınmazın Şartnamede ... ada, ... parsel olarak belirtildiği yönündeki iddia yönünden; ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yapılan uygulama sonucunda uyuşmazlık konusu ... ada, ... parsele dönüştüğü, dava dosyasında yer alan tapu kaydında söz konusu taşınmazların Yusufeli Belediyesi mülkiyetinde olduğunun görüldüğü, taşınmazların Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca ferdileştirilmesine yönelik herhangi bir yasal zorunluluk bulunmadığı, hangi taşımazların satışa çıkarıldığının açık ve belirli olduğu; Geçici teminat oranının %5 olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu yönündeki iddia yönünden; belirlenen söz konusu miktarın ihaleye katılımı ve rekabeti engelleyecek nitelikte olmadığı; Bu itibarla, dava konusu taşınmazın satışına dair 20/11/2024 tarihli ihalenin usulüne uygun olarak ilan edilmesine rağmen istekli çıkmaması nedeniyle pazarlık usulüyle satışına karar verildiği, anılan ihaleye ait şartnamede öngörülen şartlar ve muhammen bedel esas alınmak suretiyle dava konusu ihalenin gerçekleştirildiği, bu hususta idarenin yararına olması kaydıyla şartnamede belirtilen nitelik ve şartların aynen muhafazası suretiyle pazarlık usulüyle ihalenin gerçekleştirilebileceği, dolayısıyla ihalenin usulüne uygun yapıldığı, açıklık ve rekabet ilkelerine aykırı bir hususun yer almadığı, ihalede diğer hususlar yönünden de herhangi bir mevzuata aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlı iken "Kentsel Dönüşüm" kapsamında kamu hizmeti amacıyla Yusufeli Belediyesine devredildiği, bu nedenle satışının mümkün olmadığı, dava konusu bağımsız bölümün 15/05/2023 - 15/05/2026 tarihlerini kapsayan 3 yıllık dönem için tarafına kiraya verildiği, şartnamede kira sürelerine ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, kira sözleşmesinden sonra dava konusu bağımsız bölümün yer teslimi ile "karkas" halde tarafına teslim edildiği, bu taşınmazın işletmeye açılabilmesi için kuruluş masrafı yapıldığı, ancak bu masrafların akıbeti ile ilgili şartnamede herhangi bir düzenleme yapılmadığı, kamuya ait taşınmazların ihale yoluyla veya pazarlık usulü ile satışının yapılabilmesi için kiralananın tahliyesi ön şartının olduğu, uyuşmazlık konusu taşınmazın henüz parselasyon işleminin yapılmadığı, kat mülkiyeti kurulmadığı, dolayısıyla bu taşınmaz yönünden ihale şartları oluşmadığından bağımsız bölüm olarak satış ihalesi yapılmasının da mümkün olmadığı, 2886 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca arsası temin edilmemiş, mülkiyet ve kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış olan ve gerekli olduğu halde imar durumu, tip yapılarda tatbikat, diğerlerinde avan projeleri ve bunlara dayalı keşifleri bulunmayan yapım işlerinde ihaleye çıkılamayacağı, uyuşmazlık konusu bağımsız bölümün satışına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Yusufeli Belediye Meclisi kararının geçersiz olduğu, anılan Meclis kararında ihale konusu edilen taşınmazlardan hangi ada parsel üzerinde yer alan hangi bağımsız bölümlere ilişkin satış yetkisinin Encümene verildiğinin açıkça belirtilmediği, bahse konu bağımsız bölümlerin satış ihalelerinin birbirini takip eden zaman dilimi yerine doğrudan saat 16.00'da yapılacağının belirtilmesinin hatalı olduğu, aynı saat ve dakikada 39 ayrı bağımsız bölümün ihalesinin tek tek yapılmasının mümkün olmadığı, geçici teminat oranının muhammen bedelin %5'i oranında belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 14/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.