Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/1053 E. 2025/1892 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/1053
- Karar No
- 2025/1892
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/1053 Karar No:2025/1892
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... A.Ş. (...) VEKİLİ : Av. ....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektrik Üretim A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sistem kullanım bedelleri üzerinde uygulanan indirim teşvikinin sadece üretim tesislerinin veriş yönündeki sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanması yönündeki ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı doğrultusunda davacı şirkete ait Denizli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali (DGKÇS) tesisinde Temmuz 2013 - Haziran 2018 dönemlerindeki tüketim yönlü iletim sistemi kullanımı için düzenlenen ... tarih ve ... sayılı KDV dahil toplam 1.572.158,01-TL tutarındaki fatura bedelinin yasal süresi içerisinde iade edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı TEİAŞ Genel Müdürlüğü Tarife ve Müşteri Hizmetleri Dairesi Başkanlığı işleminin iptali ile 1.572.158,01-TL'nin ticari faiziyle iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirkete ait Denizli DGKÇS tesisinin, Temmuz 2013 - Haziran 2018 dönemlerinde üretim ve tüketim yönlü iletim bedeli faturalarının sistem kullanım bedeli kalemlerinde %50 teşvik indiriminden yararlandığı, sonrasında 6446 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ne şekilde uygulanacağı yönünde üretim tesislerinin üretim yönlü sistem kullanım bedelleri üzerinden indirim teşvikinin uygulanacağına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının alındığı, söz konusu Kurul kararının uygulanması kapsamında geçmişe yönelik olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77, 78 ve 82. maddeleri uyarınca davacı şirkete ait Denizli DGKÇS tesisinin Temmuz 2013 - Haziran 2018 dönemlerindeki tüketim yönlü iletim sistemi kullanımları için hesaplanan toplam 1.572.158,01-TL'nin ödenmesinin talep edildiği; Uyuşmazlığın çözülebilmesi için, teşvik mekanizmasından üretim tesislerinin tüketim yönlü iletim sistemi kullanımı için yararlanmaması gerekirken, bu hususu somutlaştıran ... tarih ve ... sayılı Kurul kararına kadar geçen sürede yararlanması neticesinde elde edilen kazanımların geri alınıp alınamayacağının ortaya koyulması gerektiği, davacı şirketin üretim tesislerinin tüketim yönlü sistem kullanım bedelleri üzerinden hesaplanan indirim teşvikinden, hilesi veya idareyi yanıltıcı nitelikteki yanlış beyanları sonucu yararlanmadığı, aksine, üretim tesislerinin üretim ve tüketim yönlü sistem kullanım bedelleri üzerinden indirim teşvikinin 26/07/2008 tarihinden bu yana uygulandığı, idarenin açık hatasının varlığının yoruma ihtiyaç olmayacak kadar açık bir mevzuat hükmüne aykırılık ve/veya herhangi bir ek inceleme ve araştırma yapılmaksızın hukuka aykırı olduğu belirlenen işlemler ya da ilgilisinin dahi fark edebileceği nitelikte açık hukuka aykırılıklar durumunda kabul edilebileceği, somut olay safahatı göz önüne alındığında, teşvik indiriminin başlangıcından 12 yıl sonra ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla uygulamanın nasıl olması gerektiği netleştirildiğinden, işlemin açık hataya dayalı olarak tesis edildiğinden de bahsedilemeyeceği; Bu durumda, davacı şirketin herhangi bir hilesi veya yanıltıcı beyanının bulunmadığı ve idarenin açık hatasına dayalı olarak tesis edilmediği, geleceğe etkili olarak bir ilga işlemiyle tüketim yönlü teşvik indiriminin hukuk aleminden kaldırılabileceği ancak davacı şirket açısından elde edilen menfaatlerin korunması gerektiği anlaşıldığından, davacı şirket lehine oluşan durumların yok sayılması sonucunu doğuracak şekilde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, Anayasanın 125. maddesinin son fıkrası uyarınca idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğundan, dava konusu işleme dayanılarak tahsil edilen 1.572.158,01-TL'nin, ödeme tarihi olan 04/12/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesinin gerektiği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline ve 1.572.158,01-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu, Eylül 2020 dönemi itibarıyla düzenlenen iletim bedeli faturalarında sadece üretim yönlü sistem kullanım bedellerinde teşvik uygulandığı, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı doğrultusunda geriye dönük olarak tüketim yönlü olarak davacı şirkete ödenen teşvikin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iadesinin istenildiği, mevzuatta teşvikin tüketim yönlü sistem kullanım bedellerini kapsadığına yönelik bir düzenleme bulunmadığı, aksine %50 teşvik indirimin amacının tüketim karşısında üretimi yedeklemek olduğunun belirtildiği, davacı şirketçe elde edilen haksız kazancın iadesinin gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile davacının tazminat isteminin kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde kesin olarak esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dava konusu işlemin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan teşvik indiriminin üretim tesislerinin üretim yönlü iletim sistemi kullanımıyla sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında, kısa dönemde gerekli arz kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulması amacıyla, 31/12/2015 tarihine kadar ilk defa işletmeye girecek üretim lisansı sahibi tüzel kişilere, fıkradaki sayılan teşviklerin sağlanacağı, bu sürenin beş yıla kadar uzatılmasına Cumhurbaşkanı'nın yetkili olduğu; aynı fıkranın (a) bendinde, üretim tesislerinin, işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süreyle iletim sistemi sistem kullanım bedellerinden yüzde elli indirim yapılacağı kurala bağlanmıştır. Söz konusu maddede, elektriğin üretildiği tesisler olan üretim tesislerinden lisanslı olarak üretim yapan tesislere işletmeye giriş tarihlerinden itibaren 5 yıl süreyle iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden teşvik uygulanacağı düzenlenmiştir. Teşvik indiriminin uygulanacağı 5 yıllık süre 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 14/12/2015 tarih ve 2015/8317 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar'ın 2. maddesiyle 31/12/2020 tarihine kadar uzatılmıştır. Yukarıda aktarılan kuralda, üretim tesislerine iletim sistem kullanım bedelleri üzerinden teşvik indiriminin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu kapsamda, üretim tesislerinin elektrik üretimi yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu iç tüketim üretim aşamasının bir unsuru olduğundan sadece üretim için gerekli olan iç tüketimin de maddede belirtilen teşvik indiriminden yararlanması gerekmektedir. Zira bahse konu iç tüketim, arz güvenliği ve sürekliliğini sağlamak amacıyla elektrik üretimi için zorunludur. Öte yandan, söz konusu iç tüketim üretim tesislerinin üretim amacı dışında diğer ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir tüketim değildir. Aksine iç tüketim, üretim lisansı sahibi şirketlerin elektrik üretimi yapabilmek, emre amade kapasiteyi sağlayabilmek veya bakım/arıza dönemlerinde zorunlu nedenlerle şebekeden ihtiyaç duyduğu elektriği çekebilmek amacına matuf bir tüketimdir. Kaldı ki, mülga 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 14. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, üretim tesisleri teşvik mekanizmasından üretim ya da tüketim yönlü herhangi bir ayrım yapılmadan 26/07/2008 tarihinden itibaren yararlanmaktadır. Kanun koyucu, üretim tesislerinin teşvik indiriminden yararlanabileceğini belirtmekle yetinmiş, elektrik üretimi için gerekli olan iç tüketimi teşvik mekanizmasından yararlanmanın bir istisnası olarak düzenlememiştir. 6446 sayılı Kanun'un amacının üretimi teşvik etmek olduğu ve uygulamaya üretim/tüketim yönlü ayrımı yapılmadan süreklilik kazandırıldığı göz önünde bulundurulduğunda, anılan Kurul kararı ile teşvik sistemi kanuna aykırı olarak değiştirilmiş ve kanun ile tanınan bir hak idari bir işlem olan Kurul kararıyla daraltılmıştır. Ayrıca, söz konusu teşvik uygulaması yaklaşık 12 yıldır uygulanmakta iken bu uygulamanın değiştirilmesi gerekliliğine ilişkin de haklı ve hukuki bir gerekçede ortaya konulamamıştır. Bu durum, "Hukuki Güvenlik İlkesi"ne de aykırılık oluşturmaktadır. Bu itibarla, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi ile verilen hakkı, teşvik indiriminin kapsamı dolayısıyla daraltan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararına dayanılarak tesis edilen dava konusu uygulama işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali ile davacının tazminat isteminin kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, anılan gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.