Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2024/3472 E. 2025/738 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2024/3472
- Karar No
- 2025/738
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/3472 Karar No:2025/738
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ... ve ... parsellerde bulunan mülkiyeti Hazineye ait taşınmazların, I. ve II. derece arkeolojik sit alanı ile I. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu yerlerde kalan taşınmazlarla trampası amacıyla 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca pazarlık usulü ile 24/09/2024 tarihinde gerçekleştirilen ihalelerin, ...tarih ve ... sayılı çağrı mektubunun, anılan taşınmazlara ilişkin bedel tespit raporlarının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu ihalelerin Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Mahallesi ... ada ..., ... ve ... parsellerde bulunan Hazine taşınmazlarının 2886 sayılı Kanun'un 51. birinci fıkrasının maddesinin (g) bendine göre pazarlık usulü ile ilgili taşınmazlarla trampa edilmesine ilişkin olduğu, ihalelerin yalnızca taşınmazı sit alanında kalan davacıya yönelik olarak yapılmadığı, davacı gibi sit alanında taşınmazı bulunan diğer şahıslara da ihaleye katılma imkanı tanınarak, taşınmazların en yüksek teklifi veren isteklilere ihale edilmesinin amaçlandığı, davacının 24/09/2024 tarihli trampa ihalelerine katılım sağlamadığı, diğer illerden gelen dokuz şahsın ise ihalelere iştirak ettiği, taşınmazların artırımda bulunanlardan en yüksek teklifi veren isteklilere ihale edildiği, ..., ... ve ... parsellere sırasıyla; 71.700.000,50-TL, 50.220.000,00-TL ve 21.100.000,00-TL tahmini bedellerin üzerindeki rakamlar teklif verildiği ve en yüksek teklifi veren isteklilere geçici ihalelerinin yapıldığı, bu bakımdan davacının ... ada ..., ... ve ... parseller için belirlenen tahmini bedellerin toplamı 38.727.613,90-TL iken bu rakamın çok üstünde tahmini bedel belirlendiği iddiasının yerinde olmadığı, zira yapılan ihalelerde anılan üç parsel için toplam yüz kırk (140) milyon TL'yi aşkın teklifte bulunulduğu, dava konusu ihalelerin ülke genelinde sit alanında taşınmazı bulunan şahısların mülkiyet hakları üzerindeki kısıtlılıklarının kaldırılmasına yönelik olduğu, taşınmazların en yüksek teklifi veren isteklilere trampa yoluyla satışının yapılmak istendiği gözetildiğinde, ihaleye çağrı sürecinin ve ihalenin ilanı işlemlerinin usule ve mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği ve ... ada ..., ... ve ... parseller için belirlenen bedellerin (kıymet takdirlerinin) taşınmazların gerçek değerlerine uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, İdare Mahkemesince ihale tarihinden sonra gerçekleşen olayların karara dayanak alındığı, ihalede taşınmazlar için yüksek fiyat teklif edilmesinin taşınmazların değerinin arttığı anlamına gelmediği, dava konusu edilen işlemler yönünden ayrı ayrı bir yargısal denetimin yapılmadığı, dava konusu taşınmazların güncel değerinin tespiti için mahallinde keşif yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 13/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.