Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/804 E. 2026/2197 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/804
Karar No
2026/2197
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

37. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/804

KARAR NO: 2026/2197

KARAR TARİHİ: 28/09/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/01/2026

NUMARASI: 2025/907 2026/11

DAVANIN KONUSU: Şikayet (İcra Memur Muamelesi)

Taraflar arasındaki davada İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi ile İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, Şikayet (İcra Memur Muamelesi) ilişkindir.

İstanbul .... İcra hukuk Mahkemesince "...Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK mad. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK mad. 115/1).O halde; ihtiyati tedbir kararı verilen hakkında herhangi bir takibin bulunmadığı değerlendirilerek, ihtiyati tedbirin infazına ilişkin şikayetlerin de kararı veren mahkemece incelenmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, şikayetçinin şikayetinin görevsizlik sebebiyle usulden reddine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...HMK'nın 1. Maddesine göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu hususun, HMK.nun 115/1 maddesi gereğince Mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı, dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden tarafların arasındaki uyuşmazlığın davalı kiracı şirket vekilinin yakalama kararlarının kaldırılmasını talep etmesi üzerine icra dairesi tarafından yakalama kararlarının kaldırılması sonrasında davacı kiralayan firma tarafından dava konusu araçların kaydına yeniden yakalama kararı koyulması talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü işleminin şikayeti istemi olduğu ve anılan istem yönünden İcra Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından Mahkememiz davaya bakmakla görevsiz olup, bu dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi de mümkün olmamakla, belirtilen yasal nedenlerle görevli İcra Hukuk Mahkemeleri olduğundan, davanın görev yönünden usulden reddine..." gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2021/12136 E., 2022/4651 K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:

"2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 266. maddesinde; "Borçlu para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartıyla ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer" hükmü yer almaktadır.

Göreve ilişkin bu kural; icra takibi öncesinde alınan ihtiyati haciz kararları için geçerli olduğu gibi, icra takibi başladıktan sonra alınan ihtiyati haciz kararları için de uygulanır. Somut olayda, alacaklının ihtiyati haciz talebinin, ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 20/07/2020 tarihli ve 2020/96 Değişik İş sayılı kararı ile reddedildiği, alacaklının istinaf istemi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 05/02/2021 tarihli ve 2020/2582 E. 2021/135 K. sayılı kararı ile mahkeme kararının kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, ...İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile anılan kararın infazının talep edildiği, takip talebinde bulunulmadığı, sadece genel mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının infaz edildiği görülmüş olup, esas takibin başlatıldığından söz edilemez.

O halde, Bölge Adliye Mahkemesince ihtiyati haciz hakkında bir takibin bulunmadığı değerlendirilerek ihtiyati haczin infazına ilişkin şikayetleri inceleme görevinin, kararı veren Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'ne ait olduğu, icra mahkemesinin talep hakkında karar verme görevi bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin şikayetin kabulüne dair kararının kaldırılarak davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2021/8329 E., 2022/2309 K. Sayılı kararında da aynı yönde şu Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi Esas-Karar No:

değerlendirmeleri yapmıştır:

"Somut olayda şikayete konu edilen ihtiyati haciz kararı İİK'nun 264/3. maddesine göre verilmiş olup, gerçekte ihtiyati tedbir niteliğinde bir karar olduğu, henüz herhangi bir icra takibinin başlatılmadığı, sadece genel mahkeme yargılaması sırasında verilen ihtiyati haciz kararının infaz edildiği görülmüştür.

O halde; ilk derece mahkemesince, ihtiyati haciz hakkında bir takibin bulunmadığı, ihtiyati haczin ihtiyati tedbir niteliğinde olduğu değerlendirilerek ihtiyati haczin infazına ilişkin şikayetlerin de kararı veren Konya 4. İş Mahkemesince incelenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görevsizlik

nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir."

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2020/2224 E., 2022/1032 K. Sayılı kararında da aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:

"İcra mahkemesi, genel mahkemelerce verilen tedbir ya da takibe bağlı olmayan ihtiyati haciz kararlarının infaz ve denetim makamı değildir. İhtiyati haciz işlemlerinin icra müdürlüğünce yerine getirilmesi kararı, infazının icra mahkemesince denetlenmesi sonucunu doğurmaz. Zira, bu hallerde icra

memuru ihtiyati haciz kararını yerine getirme görevlisidir. Borçlu hakkında bir takip başlatılmaksızın, genel mahkemelerce verilen tedbir niteliğindeki ihtiyati haciz kararlarının infazına ilişkin şikayetler ile teminat karşılığında haczin kaldırılması taleplerinin icra mahkemesince incelenmesi mümkün değildir.

Yine İİK'nın 261/3. maddesinde yazılı; ihtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetlerin infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılacağı yolundaki hüküm yalnızca infaza yönelik şikayetlerde İcra Mahkemesini görevli kılmakta ise de; henüz esas takibe geçilmemiş olduğu hallerde teminat karşılığında haczin kaldırılması, teminat miktarının belirlenmesi, teminatın icra müdürlüğünce belirlenip belirlenmeyeceğine ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde İİK'nın 266. maddesinde yazılı ayrıksı hüküm nedeniyle icra mahkemesini görevli kılmamaktadır.

Alacaklının ihtiyati haciz kararını infaza koyduktan sonra esas takibe geçmediği, haliyle icra mahkemesinin görevli hale gelmediği, alacaklının alacağa yönelik İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesinin 2018/517 Esasına kayden dava açtığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, infaz sırasında teminat karşılığında

haczin kaldırılması, teminat miktarının belirlenmesi, geminin seferden alıkonulması ya da seferden men talimatının kaldırılması, teminatın icra müdürlüğünce belirlenip belirlenmeyeceğine ilişkin hususların, davaya konu uyuşmazlığın çözümünde 6102 sayılı TTK'nın 1358/1-b 1358/2, 1372. maddeleri ile 1350 ila 1376 arasındaki özel düzenlemeler gereğince alacak davasının görüldüğü İstanbul Anadolu 1.İş Mahkemesince çözümü gerekir."

Bu bağlamda dava hakkında Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla ve 6100 sayılı HMK'nın 114. Maddesinin 1. Fıkrasının (c) bendi uyarınca görevin dava şartı olduğu ve resen gözetilmesi gereği birlikte değerlendirilerek görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

..." şeklindeki gerekçelerle"...1-Dava hakkında Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2- Kararın kesinleşmesi ve yasal süresi içerisinde usulüne uygun talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,..." şeklinde karar verdiği anlaşılmıştır.

2004 sayılı İİK'nın 266. Maddesi gereğince teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin talebi değerlendirme görevinin ihtiyati haciz kararını veren Mahkemede olduğu anlaşılmaktadır. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Adalet Yayınevi, 2. Baskı, 2013 Nisan, s. 1059)

Bu noktada hemen belirtmek gerekir ki somut olayda olduğu gibi dava sırasında verilen ihtiyati haczin uygulanması ve infazı için açılan takip dosyası 2004 sayılı İİK'nın 266. Maddesi kapsamında takibe başlanması niteliğinde olmaması nedeniyle usul ekonomisi açısından iki mahkeme tarafından karşılıklı verilen kesinleşmeyen görevsizlik kararının bu şekilde değerlendirilerek ihtiyati haciz aşamasında olan ve ihtiyati haczin infazına yönelik talep nedeniyle görevli mahkemenin genel mahkeme olan mahkeme olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.(İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/349 -KARAR NO: 2025/713 )

Somut olayda davacı, İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati tedbir kararının infazı aşamasında icra müdürlüğünce yakalama emrinin davalı şirket vekilinin talebi doğrultusunda kararının kaldırılması sonrasında yeniden yakalama kararının reddi kararına karşı şikayette bulunmuş olup, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasında icra müdürü infaz memuru olarak görev yapmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 394. maddesine göre, ihtiyati tedbirin infazına ilişkin şikayetler hakkında inceleme yapma görevi kararı veren mahkemeye ait olduğundan, uyuşmazlığın İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. (Dairemiz DOSYA NO: 2024/1507 -KARAR NO: 2025/122 KARAR TARİHİ: 20/01/2025)

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul ....Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 28/09/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.

KANUN YOLU: KESİN olmak üzere;

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/804, K. 2026/2197, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-804-e-2026-2197-k-bf385ed5e1c7