Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/762 E. 2026/1303 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/762
- Karar No
- 2026/1303
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/762 Esas
KARAR NO: 2026/1303
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 04/02/2026
NUMARASI: 2025/171 E. - 2026/31 K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı tarafından, ... nolu ve ...nolu ürünlerin Tük Patent ve Marka Kurumunda tescilli tasarımlarının olduğu, ... nolu tasarımın ... kodu ile dava dışı .... Şti. Firması tarafından üretim ve satışının yapıldığı, ... numaralı tasarımın ise ... kodu ile dava dışı ... tarafından üretim ve satışının yapıldığı, bu tasarıma konu ürünlerin de davacı şirkete ait https://....com.tr adlı internet satış sitesinde satışının yapıldığından bahisle İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/288 Esas dosyası tahtında maddi ve manevi tazminat talepli olarak dava açıldığını, davacı şirketin “...+şekil” ve “...” markaları altında tesettür giyim üzerine faaliyet gösterdiğini, davacı şirkete ait “...+şekil” markası, Türk Patent Enstitüsü nezdinde ... tescil numarası ile 35 numaralı sınıfta ve “...” markası, ... tescil numarası ile 25 ve 35 numaralı sınıfta tescil edildiğini, davacı şirketin ... yılından bu yana faaliyet göstermekte olup Türkiye’nin en büyük tesettür giyim alışveriş sitesi olan www...com e-ticaret sitesinde satış yapan kurumsal bir firma olduğunu, davacı şirketin hiçbir şekilde kanun ve mevzuata aykırı bir işlemi bulunmadığını, bu kapsamda davacı şirketin bu güne kadar herhangi bir gerçek ve tüzel kişiyi zarara uğratacak bir fiil ve eylemi söz konusu olmadığını, Davalı tarafından tasarımlarının taklit edilerek üretilen ürünlerin davacı şirket tarafından satışı yapıldığı iddia edildiğinden davalıya ait ... nolu ve ...nolu endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğü talebiyle Mahkemenize başvurma zarureti hasıl olduğunu belirterek davalıya ait ... nolu ve ...nolu endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğü ile tasarımların Türk Patent ve Marka Kurumu sicilinden terkinine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın ... .... A.Ş.'ye karşı davacı tarafından açılan İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/288 Esas sayılı dosyasını sürüncemede bırakmak amacıyla açıldığını, her ne kadar davacı taraf satışını gerçekleştirdikleri taklit ürünler ile davalıya ait tescilli tasarımların benzer olmadığını ileri sürmüş olsa da bahse konu ürünlerin ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları davalı tarafından açılmış olan İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/288 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğini, bir başka açıdan ise davalı tarafından ... .... A.Ş.'ye karşı ikame edilen tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi tazminat, manevi tazminat ve itibar tazminatı davası karar aşamasına geldikten sonra eldeki dava açılması, davacının yegane amacının kendisine karşı açılmış davayı uzatmak ve sürüncemede bırakmak olduğunu, bu itibarla kötü niyetle açılmış olan işbu davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, davalıya ait ... ve ... numaralı endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğü talebinin hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle reddedilmesinin hatalı olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu cevabında tasarımların 12.09.2019 tarihinde tescil edildiğinin ve süresinde yenilenmediğinin bildirildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 78/3 maddesi uyarınca tasarım hakkının sona ermesini izleyen beş yıl içinde dava açma hakkının bulunduğunu, 12.09.2029 tarihine kadar dava açma süresinin devam ettiğini, mahkemenin bu süreyi dikkate almadan karar verdiğini, davalı tarafın ... ve ... numaralı tasarımlar üzerinden müvekkil şirket aleyhine İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/288 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açtığını, bu nedenle müvekkilin hükümsüzlük davası açmakta güncel ve hukuki yararının bulunduğunu, davalının hak iddiasına dayanak gösterdiği tasarımların geçersizliğinin tespitinin zorunlu olduğunu, aksi durumun tasarımlar lehine haksız bir hukuki koruma sağlayacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf talebinin haksız ve dayanaksız bulunduğunu, müvekkiline ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olduğunu, ispat yükünün iddia edilen vakıadan hak çıkaran tarafa ait olduğunu, davacının hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu ispat edemediğini, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/288 Esas sayılı dosyasının karar aşamasına geldiğini, söz konusu dosyada bilirkişi raporu alınarak tecavüzün tespit edildiğini ve maddi zararın hesaplandığını, davacının hakkını kötüye kullandığını belirterek davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava davalıya ait ... ve ... numaralı endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen tasarımların davalı ... adına kayıtlı ... ve ... numaralı tasarımlar olduğu, Türk Patent ve Marka Kurumu cevabına göre tasarımların 12.09.2019 tarihinde tescil edildiği, beş yıllık koruma süresine tabi olduğu, süresinde yenileme işlemi yapılmadığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince dava konusu tasarımların dava tarihinden önce koruma süresinin dolduğu ve dava tarihinde geçerli olmadığı, hükümsüzlük kararı verilebilmesi için TPMK nezdinde geçerliliğini sürdüren tescilli bir tasarım bulunması gerektiği, yenileme yapılmaması nedeniyle geçersiz hale gelen tasarımların hükümsüzlüğünün istenmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 69. maddesi uyarınca tescilli tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren beş yıl olup, bu süre beşer yıllık dönemler halinde yenilenmek suretiyle toplam yirmi beş yıla kadar uzatılabilir. Tescilsiz tasarımların koruma süresi ise koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır.
Yenilenmeyen tasarımlara ilişkin tasarım hakkı koruma süresinin sona erdiği tarihte sona erer. Aynı Kanun’un 78/3. maddesi uyarınca tasarımın hükümsüzlüğü davası koruma süresince veya tasarım hakkının sona ermesini izleyen beş yıl içinde açılabilir. 78/4. maddesi gereğince hükümsüzlük davası dava tarihinde sicilde tasarım sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılır ve tasarım üzerinde sicilde hak sahibi olarak görünen kişilerin davaya katılabilmeleri için ayrıca bildirim yapılır. 78/5. maddesi uyarınca tescilsiz tasarımlar hakkında da hükümsüzlük davası açılması mümkün olup, bu dava hak sahibi olduğunu iddia eden kişiye karşı açılır.
Somut olayda, davalı adına tescilli ... ve ... numaralı tasarımların 12.09.2019 tarihinde tescil edildiği, beş yıllık koruma süresine tabi olduğu ve süresinde yenilenmediği mahkemece tasarımların dava tarihi itibarıyla yenilenmemiş olması nedeniyle geçerli tescilli tasarım bulunmadığı kabul edilerek davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş ise de, SMK’nın 78/3. maddesi uyarınca tasarım hakkının sona ermesini izleyen beş yıl içinde hükümsüzlük davası açılabileceği gözetilmemiştir.
Hükümsüzlük kararı geçmişe etkili sonuç doğurduğundan, tasarımın yenilenmemiş olması tek başına hükümsüzlük davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı sonucunu doğurmaz.Nitekim davalı tarafından dava konusu tasarımlara dayanılarak davacı aleyhine İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/288 Esas sayılı dosyasında tasarım hakkına tecavüz ve tazminat talepli dava açıldığı bu nedenle davacının, kendisine karşı ileri sürülen dayanak tasarımların hükümsüzlüğünü istemekte ilgili kişi sıfatı ile aktif husumeti ve güncel hukuki yararının bulunduğu açıktır.
Ayrıca dava konusu tasarımların tescil korumasının sona erdiği kabul edilse dahi, SMK’nın 78/5. maddesi uyarınca tescilsiz tasarımlar yönünden de hükümsüzlük davası açılması mümkündür. Bu nedenle SMK’nın 78/3. maddesi uyarınca davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenmesi, süresinde olduğunun kabulü halinde ise hükümsüzlük şartları yönünden esasa ilişkin inceleme yapılması gerekirken, tasarımların yenilenmediği gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu haliyle ilk derece mahkemesi kararı yasal olmayan gerekçeye dayalı olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../02/2026 tarih, 2025/... E. 2026/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4,6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4- İstinaf yasa yoluna başvuran Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026