Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/944 E. 2026/1019 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/944
- Karar No
- 2026/1019
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/944 Esas
KARAR NO:2026/1019
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:16/04/2026
NUMARASI:2026/158 Esas
TALEBİN KONUSU:TEDBİRE İTİRAZ
KARAR TARİHİ:02/07/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirket aleyhine davalı tarafından Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, müvekkili şirketin, söz konusu icra takibinden takibin kesinleşmesinden sonra haberdar olduğunu, iş bu sebeple; taraflarınca Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/41 D. İş sayılı dosyası üzerinden takibin durdurulmasının talep edildiğini, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabul edildiğini, iş bu tedbir kararı ile birlikte Mahkemece, esas davanın açılması için taraflarına süre verildiğini, yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğunu, davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakların kesinlikle hiç bir hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında icra takibine dayanak gösterilen 01.02.2025 tarihli 1 yıl süreli "Kaynak Kullandırma Hizmet Sözleşmesi" başlıklı bir sözleşme imzalandığını, ancak işbu sözleşmenin firma yetkilileri tarafından 31.12.2025 tarihinde karşılıklı mutabakat sağlanarak feshedildiğini, 10.01.2026 tarihinde taraflar arasında ticari hiçbir ilişki kalmadığını, sözleşmenin karşılıklı feshedilmiş olmasına rağmen davalı firma tarafından kötüniyetli şekilde sözleşmenin otomatik olarak uzadığı kabul edilerek sözleşmeden kaynaklı alacaklar talep edildiğini belirterek öncelikle ihtiyati tedbir kararının devamına, davanın kabulüne, müvekkilin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibinin iptaline, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2026 Tarih, 2026/41 D. İş Esas - 2026/44 D. İş Karar ile; "Talep eden vekilinin İİK 72.madde kapsamında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, İİK'nın 72/3, 2.cümle gereğince, icra takip dosyasındaki miktarının %15'i oranındaki (192.325,00-TL tutarında) nakdi teminat ya da aynı miktardaki kesin ve süresiz banka teminat mektubu karşılığında olmak üzere, davanın tarafları ile sınırlı olmak üzere Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir konulmasına," ihtiyati tedbir kararı verildiği görülmüştür.Mahkemenin 25/02/2026 tarihli ara kararı ile; ihtiyati tedbir talebinin İİK 72/3 kapsamında kabulü ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2026 Tarih, 2026/41 D. İş Esas - 2026/44 D. İş Karar sayılı sayılı kararı ile ihtiyati tedbir kararının aynen devamına, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/41 D. İş Esas sayılı dosyasında teminat alındığından yeniden teminat yatırılmasına yer olmadığına, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/41 D. iş dosyasında yatırılan teminatın mahkememize aktarılması için müzekkere yazılmasına, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2026/41 D. İş Esas dosyasındaki teminat mektubunun mahkeme dosyasına gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili tedbir kararına itiraz etmiştir.Mahkemenin 16/04/2026 tarihli ara kararı ile; Davalı ... A.Ş. vekilinin, mahkemenin 25/02/2026 tarihli tedbir kararına yapmış olduğu itirazının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Ara Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; yaklaşık ispat koşulunun davacı tarafından yerine getirilmediğini, tam tersine müvekkili tarafından yerine getirildiğini, davacının iddia ürettiğini, müvekkilinin ise sözleşme, ihtarname, cari hesap kayıtları ve takip dayanaklarıyla alacağın varlığını somutlaştırdığını,tedbirin devamının alacaklıyı haksız biçimde zarara uğrattığını belirterek itirazın reddine dair kararın kaldırılarak tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava; İcra İflas Kanunun 72. maddesi gereğince açılmış olan menfi tesp davasıdır.Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/41 değişik iş dosyasında 06/02/2026 tarihli kararı ile İİK 72/3.maddesine göre, ihtiyati tedbir yolu ile Bakırköy 11. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip miktarının % 15'si oranında ( 192.325,00 TL) nakdi teminat ya da aynı miktardaki kesin ve süresiz banka teminat mektubu karşılığında olmak üzere, davanın tarafları ile sınırlı olmak üzere Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş, Mahkemenin 25/02/2026 tarihli ara kararı ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2026 Tarih, 2026/41 D. İş Esas - 2026/44 D. İş Karar sayılı sayılı kararı ile ihtiyati tedbir kararının aynen devamına karar verilmiş, davalının tedbire itirazı üzerine, tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.Tedbire itirazın reddi kararı, yasal süresinde davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İcra İflas Kanunun 72. maddesinin üst başlığı, menfi tespit ve istirdat davalarıdır. 72/1. fıkrasında; borçlunun icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının ispatı için menfi tespit davası açabileceği belirtilmiştir. İİK 72/3. fıkrası ise; "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." hükmünü düzenlemektedir. Somut davada HMK'ya göre özel kanun niteliğinde olan İİK'nın 72/3 maddesi uygulanması gerekmektedir. Buna göre icra takibine girişildikten sonra menfi tespit davası açılmış olup, Mahkemece İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca, % 15 teminat karşılığında icra veznesine girecek paraların takip alacaklısına ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine dair karar verilmiştir. Bu fıkra uyarınca, borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere -teminatın miktarının takdirinin Mahkemeye ait olduğu- göstereceği teminat karşılığında, Mahkemeden, ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesine girecek paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği nazara alındığında tedbirin kabulüne yönelik tesis edilen karar yerinde olduğundan Mahkemenin, davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle davalı tarafın istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle ilk derece mahkemesince tesis edilen tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/158 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 16/04/2026 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davalı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.02.07.2026