İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/442 E. 2025/746 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/442
- Karar No
- 2025/746
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/442 Esas - 2025/746 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2024/442 Esas KARAR NO : 2025/746
.... ....
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/07/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Trafik kazası nedeniyle müvekkilinin zararının karşılanması amacıyla taraflarınca 30.04.2024 tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketine başvurulmuş olup 03.05.2024 tarihinde başvurunun tebliğ edildiğini, ancak davalı sigorta şirketince herhangi bir cevap verilmediğini, işbu dava açılmadan önce taraflarınca Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk müessesesine başvurulduğunu, yapılan toplantıda taraflarca uzlaşma sağlanamadığını ve anlaşmama yönünde son tutanak tanzim edildiğini, 22.02.2024 tarihinde müvekkili şirket sahibi..., müvekkili şirkete ait ... plaka nolu araç ile seyir halinde iken, kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere yolun nemli/buzlu olması sebebiyle direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi neticesinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü .... tam kusurlu olduğunu, kazadan sonra ivedilikle davalı sigorta şirketine ihbar yapıldığını ve araç çekici ile..... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde genişletilmiş kasko poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin aracında ciddi düzeyde bir hasar oluştuğunu, meydana gelen kaza neticesinde polis tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında sürücü ...'nın tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı şirket tarafından hasar dosyası kapsamında hiçbir hukuki dayanak bulunmaksızın olumsuz değerlendirme yapıldığını, kasko poliçesi teminatı altında gerçekleşen kaza neticesinde ortaya çıkan hasar bedelinin müvekkile ödenmesi için işbu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın geçirmiş olduğu kaza neticesinde ortaya çıkan hasar bedelinin bilirkişi raporu doğrultusunda arttırılmak üzere şimdilik 50.000,00-TL'lik kısmının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında verilen 02.06.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 510.000,00-TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ticaret mahkemesinde dava açılmışsa da tüketici sözleşmesinden kaynaklanan davanın ticari dava olmadığının izahtan vareste olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında kurulan kasko sigorta poliçesine ilişkin sözleşmenin 6502 sayılı TKHK’nın 3. maddesi anlamında bir tüketici işlemi olması ve görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle huzurdaki davada Mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin müvekkili şirketin yerleşim yerinin İstanbul olması nedeniyle HMK'nun 6/1. Maddesi gereği ... olduğunu, sigorta şirketine geçerli bir başvurunun yapılmadığını, müvekkili şirkete iletilen dava dilekçesi ekinde olması gereken belgelerin yer almadığını, davanın esasına ve usule ilişkin itirazlarının sunulabilmesi için tüm delillerin taraflarına ibrazı gerektiğini, bu nedenle HMK. 121 Md. Gereğince delillerin tebliği gerektiğinden esasa ilişkin diğer cevap ve delil sunma haklarının saklı tutulmasını talep ettiklerini, davacının taleplerinni zamanaşımına uğradığını, dava dosyasında talep edilen alacaklara karşı kabul anlamına gelmemek kaydı ile zamanaşımı itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak ise; söz konusu hasarın beyan edildiği şekilde meydana gelmemiş olup hasarın teminat dışı olması nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, her durumda davacı ihbar yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, bu sebeple ispat yükünün davacıya ait olduğunu, kaza yerinde yapılan araştırmalar ve taraflarla yapılan görüşmeler neticesinde, olayın beyan edildiği şekilde gerçekleşmediğinin anlaşıldığını ve kazaların belirtilen yer ve zamanda zabıt da adı geçen sürücü tarafından gerçekleştiğine dair bir tespitin yapılamadığını, davaya konu aracın sigorta poliçesinin müvekkili tarafından yapılmış olması nedeniyle, müvekkili şirkete yapılan hasar başvurusunda eksper raporu atanmışsa da meydana gelen kazanın beyan edildiği şekilde gerçekleşmemesi ve kazanın teminat kapsamı dışında olması nedeniyle hasar reddedilmiş ve bir ödeme yapılmadığını, araştırma raporuna göre; kazanın aslında ... tarafından yapıldığı, akabinde babası... arayarak kazayı yapan sürücünün ... olarak gösterilerek sürücü değişikliği yapıldığının tespit edildiğini, öncelikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının hasar talepleri fahiş olup aracın pert sayılıp sayılmayacağının tespiti gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla araç maddi hasarı eşdeğer parça tedarikleri doğrultusunda hesaplanması gerektiğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu haksız fiile dayalı tazminat talebi olduğundan avans faizi talep edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili temerrüde düşmediğini, bu durumda müvekkili şirkete temerrüt tarihinden değil dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak, davanın öncelikle usulden reddine; aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı bulunan davacı şirkete ait ...plaka sayılı aracın 22.02.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu hasarlanması nedeniyle oluşan hasar bedelinin kasko poliçesi kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılamada 26.11.2024 tarihli ön inceleme duruşması sırasında davalı sigorta şirketinin Mahkememizin görev ve yetkisine yönelik olarak yaptığı itirazların gerekçeli şekilde reddine karar verildiği, davalı tarafın görev ve yetkiye ilişkin usuli itirazlarının reddedilmesinin ardından uyuşmazlığın esasına geçilmiş ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 07.04.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, ancak sunulan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya medar olduğu görülmekle ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi kurulu raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu kazanın 22.02.2024 günü saat 03:15 sıralarında, dava dışı sürücü .... yönetimindeki .... plakalı, davalı şirkete sigortalı otomobil ile .... kavşağına geldiğinde, karşı yönde kaldırımı aşarak aracının ön kesimi ile yol dışında bulunan ağaca çarpması neticesinde meydana gelen maddi hasarlı bir kaza olduğu, olaydan sonra görevliler tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında; olayın .... plakalı aracın T kavşakta sağa veya sola dönmesi gerekirken doğrusal olarak seyrederek yolun karşısında kaldırım bordürünü aşarak yol dışında bulunan ağaca çarpmış olduğu, olay yerinin yerleşim yeri içi olduğu, kaza sırasında zeminin nemli bulunduğu, araç sürücüsü ...'nın olay sırasında alkolsüz bulunduğu, tutanağı düzenleyen görevlilerce sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki .... plakalı aracı ile .... seyirle olay yeri nemli yol bölümü .... kavşağına gelip aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırımı aşarak ön kısımlarıyla bu noktada bulunan ağaca çarparak yol dışında duruşa geçtiği maddi hasarlı trafik kazasında 2918 sayılı KTK'nun 52/1-b kural ihlalinin görüleceği kanaatine varıldığının belirtilmiş olduğu, dava dışı sürücü ...'nın yönetimindeki .... plakalı aracı ile olay yeri “T” iniş eğimli ....Bulvarından kavşağa yaklaşırken, her halükarda kavşakta sağ veya sola dönmesi gerektiğini dikkate alarak seyretmesi gerekirken, seyirle geldiği yoldan kavşakta tam karşı yönde kaldırım bordürlerini aşarak yol dışındaki ağaca aracının ön kesimi ile çarpmış olduğu, dava dışı sürücü ...'nın yönetimindeki aracı ile seyir halinde iken dikkatli ve tedbirli davranmamakla, ön ilerisine azami dikkatini vermemekle, aracının hızını; aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamakla, iniş eğimli yoldan kavşağa yaklaşırken aracının hızını azaltmamasına bağlı olarak yol dışına çıkarak, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Maddesi ve 52. Maddesi (b) bendi 57. Maddesi (a) bendi hükmüne aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davrandığı olayda tamamen kusurlu olduğu, dava konusu aracın hasarı ile ilgili olarak .... tarafından hazırlanan Kasko Kesin Ekspertiz Raporunda; dava konusu aracın ön ve alt kesiminden aldığı darbe sonucu değişmesi gereken parçalar tek tek belirlenmiş olup, bunların bedelinin iskonto dahil 578.600,10 TL olduğu, bu parçaların değişimi, onarımı işçiliğinin de iskontolu olarak: 60.975,00 TL olduğu, buna göre; Toplam Hasarın KDV hariç 639,575,10 TL olacağının hesaplandığı, hesaplanan bu değer aracın orijinal parça bedeli olduğu bu bedel üzerinden % 10 indirim yapılmış olduğu ancak dava konusu aracın onarımı öncesi en az % 10 daha pazarlık payı olabileceği gibi eşdeğer parça kullanılmasının da olası olduğu ve ayrıca dosyasında başka bir teklif bulunmadığı, yapılan piyasa araştırması sonucunda dava konusu aracın 510.000,00 TL’ye onarılmasının mümkün olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı, bu durumda dava konusu araç üzerinde oluşan hasar bedeli yönünden yapılan değerlendirme sonrasında aracın hasarsız hali ve piyasa değeri göz önüne alındığında, aracın onarımının ekonomik olmayacağı belirlenerek, aracın pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği kanaatine varıldığı, ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle hasarsız hal ikinci el değerinin 915.000,00 TL olduğu, hasarlı parçaların cinsi ve hasar tarihi itibariyle aracın hasarlı hal (sovtaj) rayiç değerinin ise 915.000-510.000= 405.000,00 TL olabileceği, meydana gelen kazaya karışan davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde riziko tarihini kapsar kasko sigorta poliçesi ile davalı şirket tarafından sigortalı bulunduğu, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın “A.l. Sigortanın Konusu” başlıklı maddesinde teminatın kapsamının yer aldığı, “Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının, karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz taşıtlardan, römork veya karavanlar ile iş makinelerinden ve lastik tekerlekli traktörlerden doğan menfaatinin aşağıdaki tehlikeler dolayısıyla ihlali sonucu uğrayacağı maddi zararları temin eder. Aracın karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz taşıtlarla müsademesi, Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, Aracın yanması, Aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi.” hükmü uyarınca gerçekleşen rizikonun sigorta teminatı kapsamında kaldığının tespit edildiği, 6102 sayılı T.T.K. Madde 1409/1 uyarınca; "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.” 6102 sayılı T.T.K. Madde 1459 uyarınca; “Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder.” bu halde; Türk Ticaret Kanunu hükümleri de göz önünde bulundurularak; Sigortacının, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak hakikaten uğradığı zararı tazmine mecbur olduğunun anlaşıldığı, bu halde; sigortacı, sigortalı aracın riziko tarihi itibariyle uğradığı gerçek zarar nispetinde sorumlu olacağı, hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1409. Maddesi hükmü gereğince sigortacıya düştüğü, Madde’nin içeriği “Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.” şeklinde olduğu, sigorta şirketi hasarın sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlaması gerektiği, dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde; Sigortalının Kasko Sigortası Genel Şartları’nda yer verilen yükümlülüklerine aykırı davrandığı hususunun ispat edilemediği, .... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle hasarsız hal ikinci el değerinin 915.000TL TL olduğu, hasarlı parçaların cinsi ve hasar tarihi itibariyle aracın hasarlı hal (sovtaj) rayiç değerinin ise 915.000 - 510.000= 405.000TL olabileceği, dosyaya sunulan belgeler incelendiğinde; Sigortalının Kasko Sigortası Genel Şartları’nda yer verilen yükümlülüklerine aykırı davrandığı hususunun ispat edilemediğinin tespit edilmiş olması karşısında, Mahkememizce tüm dosya kapsamı ve yapılan yargılama sonucu, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı bulunan davacı şirkete ait aracın teminat süresi içinde meydana gelen kaza sonucu hasarlandığı, oluşan hasarın tamiri yoluna gidilmesi halinde ortaya çıkan hasar onarım giderinin 510.000,00 TL olup, ancak bu bedel ile yapılacak bir onarımın aracın piyasa değeri nazara alındığında ekonomik olmayacağı belirlendiğinden pert total olarak kabulü ile yapılan hesaplama sonucu bulunan 405.000,00 TL bedelin davacının uğradığı zarar kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesinin gerektiği, davalı sigorta şirketinin meydana gelen zararın sigorta teminatı altında olmadığı, sürücü değişikliği yapıldığı yönündeki savunmaların geçerli delillerle ispatlanamadığı, soyut nitelikte kaldığı, sigorta teminatı altındaki aracın sigorta teminat süresi içinde meydana gelen trafik kazası sonucu hasarlanmış olduğunun kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporu ve yaptırılan bilirkişi incelemesi ise belirlenmiş olduğu, davacının bu nedenle uğradığı zararın aracın pert total olarak kabulü nedeniyle 405.000,00 TL olmakla davacının bu bedele ilişkin itirazlarının ve karardan sonra dosyaya sunduğu hükmün tashih edilmesine ilişkin talebinin yerinde olmadığı, onarım bedeli olan 510.000,00 TL'nin değil, aracın pert total olarak kabulü suretiyle yapılan hesaplama sonucu bulunan 405.000,00 TL'ye hükmedilmesi gerekmekle, davacının bu yöne ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, davalı sigorta şirketinin ise sigorta teminatı içinde kalan zararı ödemekle yükümlü olup, meydana gelen zararın teminat dışı olduğuna ilişkin olarak ileri sürdüğü aksi yöndeki savunmalarının kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacının uğradığı zarar olan ve sigorta teminatı içinde kalan 405.000,00 TL zarar bedelinin davacı tarafça hasar bedelinin ödenmesine ilişkin olarak davalı sigorta şirketine gönderilen ihtarnamede verilen 15 iş günü süresinin ihtarnamenin tebliğ tarihine eklenmesi sonucu davalı sigorta şirketinin temerrüde düşme tarihi olarak belirlenen 27.05.2024 tarihinden itibaren ve her iki tarafın da tacir olması nedeniyle istem doğrultusunda işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise yerinde görülmemesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak dava ve ıslah dilekçesi kapsamında davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının dava ve ıslah dilekçesi kapsamında KISMEN KABULÜ İLE; 405.000,00-TL zarar bedelinin davalı sigorta şirketinden temerrüde düştüğü tarih olan 27.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının fazlaya ilişkin alacak istemi ile hüküm altına alınan tazminata kaza tarihinden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin fer'i nitelikteki fazlaya ilişkin isteminin ise yerinde görülmemesi nedeniyle reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 405.000,00-TL üzerinden hesaplanan 27.665,55-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 853,88-TL harç ile yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu yatırılan 7.856,00-TL harcın mahsubu sonucu kalan 18.955,67-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 853,88-TL peşin harç, 7.856,00-TL ıslah harcı ve 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 9.198,28-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 524,50-TL posta ve tebligat gideri, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 10.549,50-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 8.377,54-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 64.750,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Davalı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ...bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin 2.858,82-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 741,18-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025
....