Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/593 E. 2026/737 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/593
Karar No
2026/737
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/593 Esas

KARAR NO:2026/737

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:05/03/2026

NUMARASI:2025/911 Esas, 2026/250 Karar

DAVA:Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)

KARAR TARİHİ:14/05/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Konkordato talep edenler vekili talep dilekçesinde özetle; "kumaş ticareti ve tekstil ürünleri alım/satımı" ve "otomotiv sektöründe jant, akü ve lastik alım ve satımı"faaliyetleri yürüten müvekkili şirketin vadesi geçmiş ve gelecek borçlarını ödeyemez hale geldiğini ve mali bütünlüğünün bozulma tehlikesinin bulunduğunu, diğer gerçek kişinin şirketin ortak ve borçlarına teminat veren kişi olduğunu belirterek alacaklıların alacağına kavuşması amacıyla hazırlanan proje ve ekli belgeler uyarınca borçlu şirket ve gerçek kişiler hakkında geçici ve kesin mühlet kararları verilerek konkordatonun tasdik edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; borçlu şirketin konkordato projesinde başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı ve ... yönünden konkordata müracaatının başarıya ulaşma şansının bulunmadığı yönünde rapor sunulduğu, bu raporun mahkemece de benimsendiği ,bu itibarla sunulan konkordato komiseri raporları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde İİK’nun 289/3’uncu maddesi kapsamında “...” şartı olan konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmediği, davacı şirketlerin rayiç değerlerine göre borca batık olmadığı, davalı ...'nın tacir olmadığı belirlenmekle koşulları oluşmayan konkordato talebinin tüm davacılar yönünden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:Karar, yasal süresinde konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf edilmiştir. Konkordato talep edenler vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi raporlarının tebliğ edilmemesi nedeniyle hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, mahkemenin, konkordato talebinin reddine karar verirken, İcra ve İflas Kanunu’nun 292. maddesinin son fıkrasında yer alan açık ve emredici düzenlemeye aykırı hareket ederek borçlu şirket yetkililerini ve gerçek kişi borçluyu duruşmaya davet ederek bizzat dinlemediğini, mahkemenin konkordato projesinin başarı şansını değerlendirirken şirket aktiflerinin gerçek ve güncel piyasa değerini esas almadığını, müvekkili şirketin faaliyet alanları dikkate alındığında, özellikle kumaş toptan ticareti kapsamındaki stoklar ile otomobil perakende sektörüne ilişkin araç envanteri ve diğer demirbaşların değerlemesinin büyük önem arz ettiğini, bilirkişi raporunun maddi olgular ve muhasebe kayıtlarından ziyade soyut varsayıma dayalı tespit ve değerlendirmelerle oluşturulduğunu, müvekkili şirketin rayiç değerlere göre özvarlığının +77.417.715,03 TL seviyesinde olduğunun sabit olduğunu, bu denli yüksek ve pozitif özkaynağa sahip bir şirketin, salt varsayımsal ve eksik incelemelere dayalı olarak “başarısız” kabul edilmesinin hem usul ekonomisi ilkesine hem de konkordato müessesesinin temel amacına açıkça aykırı olduğunu, mahkeme kararındaki en temel hatalardan biri, ... A.Ş.’nin iflasının müvekkili şirket açısından bir olumsuzluk olarak değerlendirilmesi ve bu durumun doğrudan konkordato projesinin başarısızlığına gerekçe yapılması olduğunu, müvekkili şirketin, ... A.Ş.’den olan 266.509.985,03 TL tutarındaki alacağının, iflas masasına kaydedilecek somut ve hukuken korunan bir malvarlığı unsuru olduğunu, bu alacağın, niteliği itibarıyla şirketin aktifleri arasında yer aldığını, konkordato projesinin finansal temelini oluşturan önemli bir kaynak olduğunu, mahkemenin söz konusu alacağın tahsil kabiliyetini, iflas tasfiyesi sürecinde elde edilebilecek muhtemel tahsil oranını ve bu alacaktan doğacak nakit akışını hiçbir şekilde teknik bir incelemeye tabi tutmadığını, mahkemenin, ... A.Ş.’nin iflası gibi müvekkili şirketin kontrolü dışında gelişen bir durumu, konkordato projesinin reddine gerekçe yaptığını, ancak bu duruma uygun şekilde projenin revize edilmesi için müvekkiline herhangi bir süre veya imkân tanımadığını, mahkemenin, ortaya çıkan yeni ekonomik durumu değerlendirerek müvekkilinden revize bir ödeme planı, güncellenmiş nakit akışı projeksiyonu veya alternatif finansman modeli sunmasını talep etmek yerine, doğrudan ret yoluna gittiğini, oysa özellikle borca batık olmayan ve özvarlığı güçlü olan şirketler bakımından, konkordato projesinin güncellenmesi suretiyle hem alacaklıların daha yüksek oranda tatmininin sağlanabileceğini hem de şirketin ekonomik varlığını koruyabileceğini, mahkemenin revize proje imkânı tanımaksızın verdiği ret kararının eksik ve hatalı bir değerlendirmeye dayandığını, gerçek kişi borçlular bakımından konkordato sürecinin, ticari işletmeden bağımsız olarak şahsi malvarlığı, gelir durumu ve ödeme kapasitesi çerçevesinde ele alınması gerektiğini, buna rağmen mahkemece ...’nın şahsi konkordato talebinin müstakil olarak değerlendirilmesi yerine, şirket konkordato projesinin reddedilmiş olmasını esas alarak gerçek kişi borçlu yönünden de “başarı şansı bulunmadığı” şeklinde genel ve soyut bir gerekçeyle ret kararı verdiğini, şirket konkordato projesinin reddedilmiş olmasının, ...’nın şahsi malvarlığı ile borçlarını ödeme veya yapılandırma imkanını ortadan kaldırmayacağını, mahkemenin ...’nın şahsi konkordato projesini somut mali veriler üzerinden incelemediğini, ödeme kapasitesine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmadığını, alternatif veya revize plan imkânını tartışmadığını ve yalnızca şirketle olan bağlantısından hareketle sonuca gittiğini, tacir olmayan gerçek kişi borçlu ... yönünden konkordato talebinin bağımsız bir incelemeye tabi tutulmamasının, kefaleten ve asaleten borç ilişkilerinin ayrıştırılmamasının ve yetersiz gerekçeyle ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Talep, İİK'nun 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ile konkordatonun tasdikine ilişkindir.Mahkemece, konkordato talep edenler hakkında 08.10.2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, daha sonra verilen üç aylık geçici mühletin 08.01.2026 tarihinden itibaren iki ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, 05/03/2026 tarihinde ise konkordato talep edenler hakkındaki geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.Karar, konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf edilmiştir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, yetkili olan asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde borçlu şirket ve gerçek kişiye ilişkin sunulan vekaletnamede konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, konkordato talep edenler yönünden konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı ve buna göre kesin mühlet şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Konkordato talep eden borçlu, ön projede, faaliyetine devam etmek ve konkordatoyu başarılı kılmak için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını mutlaka açıklamalıdır. Bu çerçevede, ön projede, özellikle, konkordato mühleti içinde işletme sermayesinin nasıl sağlanacağı açık ve net bir şekilde gösterilmelidir.Öte yandan, alacaklılara ödeme yapılabilmesi için gerekli mali kaynağın nasıl elde edileceği açıklanmalıdır; bu çerçevede, ortakların yeni sermaye getirmeleri veya sermayeyi karşılıksız tamamlamaları, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, -güç olmakla birlikte- işletmenin bir bankadan kredi bulması gibi yöntemler ilk akla gelenlerdir (Yen Konkordato Hukuku, Öztek.., sh.185).İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Huk -Av.Sümer Altay, S. 112, 1. Cilt).Kefil, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir. (Y. Konkordato Huk, Editör Selçuk Öztek, 2. B, sh. 148).İİK'nın 292. maddesinde; İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:

a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.

b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.

c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.

d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde, borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir.Yargıtay 6. HD. 14.12.2021 tarihli 2021/4653 E. 2021/2252 K. Sayılı ilamı; "... Konkordato iflas ertelemenin aksine şirket kurtarma yolu değildir. Alacaklıların alacağına kavuşmasını amaçlayan bu kurum özünde borçlu şirketin faaliyetlerine devamını sağlamayı ve bu sayede borçların ödenmesini amaçlamaktadır.Konkordatonun tasdik şartlarından biri alacaklının eline olası bir iflasta geçecek bedelden daha fazlasının geçmesidir. Bu aslında konkordatonun amaçladığı sonuçlardan biridir. Konkordato sürecinde, dava teorisinin aksine yargılama sırasında değişen sermaye artırımı, iş ortaklığı yapılması vs. gibi durumların da nazara alınması, değişen hususların projenin uygulanabilirliğine etkisinin tartışılması gerekmektedir." şeklindedir.Konkordato talep edenlerce sunulan ödeme teklifinde; 31.07.2025 tarihi itibariyle konkordato kapsamındaki borçların konkordatonun tasdikinden sonraki 2 yılda aylık taksitler halinde 24 eşit paylı ödeme şeklinde ödeneceği, borçlar için ilave (+) %25 faiz ödeneceği; rehinli alacaklıları da konkordatonun tasdikinin hemen akabinde Ocak/2027 döneminden başlayıp en son Aralık/2028 döneminde bitecek şekilde 24 aylık vadede ödeme teklif ettikleri, rehinli borçlar için (+) %35 faiz ödeneceği belirtilmiştir. Konkordato geçici komiser heyeti tarafından düzenlenen 23/02/2026 tarihli 5 aylık geçici mühlet nihai raporunda; Şirketin konkordato kaynakları içerisinde kesin mühlet alması halinde faaliyetlerinden 28.655.562.79 TL kar beklentisi bulunduğu, Şirketin geçici mühlet içerisindeki 3.5 aylık faaliyetleri incelendiğinde (-) 810.404.13 TL zarar elde ettiği ve bu haliyle projede belirtilen kar'ı elde etmede zorlanacağı, Şirket fiyat sabitlenerek ürün alımları ile ilgili tek tedarikçisi ... A.Ş. ye 270.000.000,00 TL tutarında çek verdiği fakat vermiş olduğu çekler karşılığında ürün alamadığı, Şirket satış yaparak gelir elde edememesi neticesinde ... A.Ş. tarafından piyasada kullanılan ve vadeleri gelen çekleri ödeme baskısına uğradığı, borçlu şirket konkordatoya müracaatını, söz konusu çekler karşılığında alamadığı ürünlerden yapamadığı satış gelirleri kaybına ve bu yolla haciz baskısına uğradığını gerekçe gösterdiği, Şirketin çeklerin bir bölümünü ödediği, bir bölümünü geri alarak 270.000.000,00 TL tutarındaki çek tutarını 213.314.500,00 TL'ye indirdiği, yapılan incelemede şirketin sipariş avansı olarak çek verdiği ... A.Ş.'nin konkordato müracaatında bulunduğu, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2025/952 dosya numarasıyla görülmekte olan davada Mahkemece şirketin iflasına karar verildiği, Borçlu şirketin bilanço aktfinde yer alan ticari alacakların 53.195.485.03 TL sini ... şirketinden alacakları oluşturduğu, Stok hesabı içerisinde “Verilen Sipariş Avansları” hesabı altında ürün alımına karşılık bağlantı çeki olarak verilen 213.314.500,00 TL tutarındaki çeklerin de ... firmasına verildiği, ayrıca şirketin aktifinde görülen ticari ürünlerin ... şirketinin deposunda bulunduğunun borçlu şirket yetkilisi tarafından beyan edildiği, Borçlu şirketin söz konusu alacaklarını tahsil edip edemeyeceğinin veya ne tutarda tahsil edeceğinin bilinemediği, borçlu şirket yetkilisinin 21.01.2026 tarihinde Komiser Heyetimize gönderdiği yazılı beyanda, ... Otomotiv dışındaki alternatif tedarikçilerle de görüşmeler yapıldığını, ancak mevcut piyasa koşulları ve finansman yapısı çerçevesinde bu görüşmelerden kısa vadede bir sonuç alınamadığını belirttiği, Temmuz 2025 itibariyle şirkette 4 kişinin istihdam edildiği, dosyaya sunulan konkordato ön projesinde, borçlu şirketin 30.12.2024 tarihi itibariyle kaydi özvarlıklarının (+) 61.199.869.43 olarak gözüktüğü, şirketin kaydi değerlere göre borca batık durumda olmadığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporları değerlendirilerek borçlu şirketin 30.12.2024 tarihi itibariyle Rayiç özvarlıklarının (+) 77.417.715.03 olarak gözüktüğü, şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, heyet olarak verilen sipariş avans çeklerinin ve ... A.Ş.'nin deposunda bulunan stok ürünlerinin (ki bunların borçluya ait olduğu komiser ... tarafından yapılan depo incelemesinde de tespit edilmiş ve işbu rapora eklenen yazı ile de belegelenmiştir.) borca batık değerlendirilmesi yapılırken mutlaka dikkate alınması gerektiği ve bundan dolayı borçlu şirketin 30.12.2025 tarihi itibariyle rayiç özvarlıklarının (+) 77.417.715.03 TL ve şirketin borca batık olmadığı sonucuna varılması gerektiği, takdiri Mahkemede olmak üzere borçlu şirketin konkordato projesinde başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı; borçlu ...'nın konkordatoya başvurma gerekçesi olarak ortağı olduğu şirketin borçlarının müteselsil kefili olması gösterildiği, ilgili projedeki verilere göre, ...'ya ait herhangi bir gayrimenkul ve taşıtın mevcut olmadığı, borçlu ...'nın ortağı olduğu şirketten aldığı toplam 250.000,00 TL tutarındaki huzur hakkıyla geçimini sağladığı, ... için hazırlanan projede 3.435.000,00 TL şahsi kredi kartı borcu olduğu belirtilerek projesinin Ocak/2027 gibi tasdik olacağı öngörülerek, Ocak/2027 döneminden itibaren %100 + %25 faizle 24 eşit taksit halinde ödemeyi teklif ettiği, kefaleten olan borçları yönünden ise hissedarı olduğu şirketin konkordato teklifi ile sıkı irtibat nedeniyle, asıl borçlu şirketin konkordato teklifi ve ödeme projesine bağlı olduğu, yukarıda da arzedildiği üzere borçlu şirketin konkordato projesinde başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, konkordato ön projesinde ...'nın asaleten 3.435.000,00 TL, kefaleten 15.980.338,70 TL tutarında borcu bulunduğu, asalaten borçlarına ödeme projeksiyonun yapıldığı, kefaleten borçlarının ödenmesine ilişkin herhangi bir projeksiyon öngörülmediği, kefaleten borçların konkordato talep eden şirketlerin konkordatoyu başarıya ulaştırmasına bağlı olduğu, borçlu şirketin konkordato projesinin de başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, ... yönünden de takdiri Mahkemede olmak konkordato müracaatının başarıya ulaşma şansının bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.İİK'nın 292. maddesi uyarınca konkordato talep eden şirketin konkordato talebinin reddi ile davacı şirketin iflasına karar verileceği düzenlenmiş olup, İİK. 292/son fıkrası“Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder” hükmünü içermektedir. Konkordato talep edenler hakkında iflas kararı verilmediğinden davacılar vekilinin davacı şirketi yetkilisinin ve davacı gerçek kişinin duruşmaya çağrılmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir.Komiser heyeti raporuna karşı konkordato talep edenler vekili tarafından duruşma tarihinden önce ayrıntılı beyan ve itiraz dilekçesinin sunulduğu, bu beyan dilekçesinde ve duruşma sırasında rapora karşı ayrıntılı beyan sunulmak üzere ayrıca bir süre talep edilmediği gibi rapora beyan dilekçesinde ve duruşma gününe kadar ayrıca bir revize proje sunulmadığı gibi mahkemeye bu yönde bir talepte de bulunulmadığından konkordato talep edenler vekilinin raporların tebliğ edilmediği ve revize proje sunulması için imkan tanınmadığı yönündeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.Yukarıda yer verilen denetime ve hükme elverişli nihai komiser raporundaki tespitler gereğince, konkordato talep eden şirketin (-) 810.404.13 TL zarar elde ettiği ve bu haliyle projede belirtilen karı elde etmede zorlanacağı, borçlu şirketin tedarikçisi iflas eden ... şirketinden alacaklarını tahsil edip edemeyeceği veya ne tutarda tahsil edeceğinin bilinemediği, ... Otomotiv dışındaki alternatif tedarikçilerle de görüşmeler yapıldığı, ancak mevcut piyasa koşulları ve finansman yapısı çerçevesinde bu görüşmelerden kısa vadede bir sonuç alınamadığı, borçlu şirketin bilanço aktfinde yer alan ticari alacakların 53.195.485.03 TL sini ... şirketinden alacakları oluşturduğu, stok hesabı içerisinde “Verilen Sipariş Avansları” hesabı altında ürün alımına karşılık bağlantı çeki olarak verilen 213.314.500,00 TL tutarındaki çeklerin ... firmasına verildiği, şirketin aktifinde görülen ticari ürünlerin ... şirketinin deposunda bulunduğunun komiser tarafından tespit edildiği, bı haliyle borçlu şirketin borca batık olmadığı yönündeki tespitin yerinde olduğu, ancak borçlu şirketin konkordatoyu başarıya ulaştırma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmakla mahkemece borçlu şirketin konkordato talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.Konkordato talep eden gerçek kişi yönünden yapılan değerlendirmede ise, gerçek kişinin şahsi borçlarını projeye bağladığı, ancak kefil olduğu borçları herhangi bir projeye bağlamadığı, ortağı olduğu şirketten aldığı toplam 250.000,00 TL tutarındaki huzur hakkıyla geçimini sağladığı, ...'nın asaleten 3.435.000,00 TL, kefaleten 15.980.338,70 TL tutarında borcu bulunduğu, kefaleten borçların konkordato talep eden şirketlerin konkordatoyu başarıya ulaştırmasına bağlı olduğu dikkate alındığında borçlu gerçek kişinin konkordato projesinin de başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmakla mahkemece borçlu gerçek kişinin konkordato talebinin reddine karar verilmesi de yerinde olmuştur.Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve komiser raporunda yapılan tespitler gereğince, konkordato talep eden borçluların durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetildiğinde objektif verilere göre konkordatonun başarı olasılığı bulunmadığından mahkemece tesis edilen karar isabetlidir.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/911 Esas, 2026/250 Karar sayılı ve 05/03/2026 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince ayrı ayrı alınması gereken istinaf harçları konkordato talep edenler tarafından ayrı ayrı yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-Konkordato talep edenler tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerlerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/593, K. 2026/737, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-593-e-2026-737-k-549886007381