Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/57 E. 2026/66 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/57
Karar No
2026/66
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/57 - 2026/66 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/57 KARAR NO : 2026/66 (KARARI KALDIRARAK YENİDEN HÜKÜM KURULMASI)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/01/2024 NUMARASI : 2023/75 E. - 2024/12 K. DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/01/2024 tarih ve 2023/75 E. - 2024/12 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2022/036676 sayılı "..." ibareli markanın 16, 38, 41 ve 45. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerde adına tescili başvurusunun, davalı Kurum tarafından soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı gerekçesi ile "Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil).Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil)." yönünden kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-16771 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda davacının tescilini talep ettiği "..." ibareli markanın reddedildiği mal ve hizmetler bakımından ilgili piyasada tanımlayıcı markasal algı yaratmayan bir işaret olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "..." ibareli slogan mahiyette başvuru markasının, kapsamında yer alan ve kurum kararı ile çıkartılan 16. sınıftaki "Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar." malları ile 41. sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)." mal ve hizmetler açısından ortalama tüketici kitlesinin bu işareti bir ticari işletmenin mallarını / hizmetini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallarından / hizmetinden ayırt etmeye elverişli, somut ve soyut ayırt ediciliğinin bulunduğu, ancak kurum kararı ile çıkartılan 45. sınıftaki "Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil)" yönünden somut ve soyut ayırt ediciliğinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 2022-M-16771 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2022/036676 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 16. sınıftaki mallar ile 41. sınıfta yer alan hizmetler yönünden kısmen iptaline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, 1996 yılından beri yurt içinde ve dışında fikri mülkiyet, bilgisayar programlama ve mali konularda hizmet veren müvekkilinin, bu kapsamda "..." ve "..." ile yapılan işbirliği ile geliştirilen ve 22 şehirde düzenlenmekte olan "..." önerisinin kamuoyu ile paylaşıldığı "..." isimli seminer serisini logosal bir kompozisyon haline getirerek marka olarak tescil ettirmek amacıyla başvurduğunu, markanın 45. sınıf hizmetler yönünden markasal işleve haiz olmadığı değerlendirmesinin doğru olmadığını, öncelikle markanın kullanım ile ayırt edicilik kazandığını, ibarenin 45. sınıfta daha önceden kullanımının bulunmadığını, markanın üç farklı ve anlamlı kelimenin birleştirilmesinden oluşan özgün bir ibare olduğunu, kendine has yazı stili ve kullanılan renkler itibariyle ayırt ediciliğinin bulunduğunu ve 45. sınıftaki hiç bir hizmeti tanımlamadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde, somut olayda davacının tescilini talep ettiği markanın "16 sınıftaki "Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar, 41. Sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). ve 45. sınıftaki "Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil)." mal veya hizmetleri bakımında ilgili piyasada tanımlayıcı biçimde kullanılan bir işaret olduğunu, mal ya da hizmetleri doğrudan tanımlayan ve mal ya da hizmetin cins, çeşit, vasıf gibi özelliklerine ya da kalitesine doğrudan atıfta bulunan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE:1- Dava marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesinde, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceklerinin düzenlendiği, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 5/1-c maddesinde ise ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olamayacaklarının hüküm altına alındığı, bir işaretin anılan bu madde kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerektiği, somut uyuşmazlıktaki başvuruya konu "..." ibaresinin 45. sınıf "Hukuki hizmetler ( sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil)" yönünden tanımlayıcı nitelikte olduğu, bu nedenle marka olarak algılanmayacağı, SMK 5/1-b ve 5/1-c kapsamında tescil engelinin bulunduğu, buna karşılık 16. sınıftaki "Basılı yayınlar, basılı evrak; kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, geliz makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar" malları ile 41. sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri, Dergi, kitap, gazete vb yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler ( global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil" yönünden ibarenin bu mal ve hizmetler ile ilişkilendirilebilecek herhangi bir mal ve hizmete özgülenmemiş olması karşısında tasviri bir işaret olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm ve davalı ...vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun incelemesine gelince, davacı şirket 2022/036676 sayılı "..." ibareli markanın 16, 38, 41 ve 45. sınıflarda tescili başvurusunda bulunmuş olup davalı ... tarafından başvuru ,16, 41 ve 45. sınıflarda yer alan bir kısım hizmetler yönünden SMK'nın 5/1b ve 5/1-c maddeleri uyarınca reddedilmiş, bu kararın iptali için açılan davada ise yukarıda özetlenen gerekçe ile ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b maddesinde, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmet için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretler tescil edilemeyecektir. Bir işaretin belli mal veya hizmetler açısından ayırt edici olup olmadığı ise "somut ayırt edicilik" olarak adlandırılmaktadır. Bu hüküm ile sicilde gösterilebilir olması ve soyut ayırt ediciliğe sahip olmasına karşılık tescilinin talep edildiği mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliği olmayan işaretlerin tesciline engel olunması amaçlanmıştır.

Aynı Kanun'un 5/1-c maddesinde ise ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olamayacakları hüküm altına alınmıştır. Bir işaretin anılan bu madde kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerekmektedir. Bir mal veya hizmeti doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen ancak imada bulunan kelimelerin tescilinin bu maddeye göre engellenmesi mümkün değildir. Tüketici işareti gördüğünde kesin olarak mal veya hizmetin niteliğini tanımlayamıyor fakat olasılıkları zihninde birkaç seçeneğe kadar indirebiliyorsa o markanın tescili mümkündür. Marka kapsamındaki mal veya hizmetleri tanımlayıcı nitelikteki işaretler marka olarak tescil edilmek suretiyle bir şahsın inhisarına verilemez. Zira mal veya hizmeti tanımlayıcı nitelikteki bu tür işaretler üzerinde bir kişiye marka hakkı tanınması, rekabet imkanının haksız biçimde sınırlandırılmasına yol açar. Somut ayırt edicilik bağlamında bir marka işaretinin, üzerinde kullanılacağı ürünü ayırt etme fonksiyonu olmalıdır. Yani markanın ürünü ya da bu ürünün bir vasfını, niteliğini doğrudan tarif etmemesi; ürünün işletmesel kaynağını işaret edebilme vasfının bulunması gerekmektedir. Bir ibarenin tanımlayıcı bulunması için tescili talep edilen mallardan/hizmetlerden herhangi birine dair, içerik, kalite, karakter, özellik, fonksiyon, kaynak veya amaç belirtiyor olması yeterlidir. Eğer ibare, mallara/hizmetlere ilişkin bir ya da birden fazla tanımlayıcılık içeriyorsa, başvurulan malların/hizmetlerin tamamında tanımlayıcı görülebilecektir. Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvuru "..." ibaresinden oluşmaktadır. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere markada, "..." ve "..." ibareleri, düz yazım karakterindeki mavi renkli kalın ve büyük harflerle, alt alta iki satırda yer alacak şekilde büyük puntolarla yazılmış, "..." ibaresinin başına gri renkli, İngilizce’de "ve" anlamına gelen ve uluslararası bilinirliği olan "" işareti konuşlandırılmış, bu kompozisyonun en altına da, düz yazım karakterindeki gri renkli daha küçük puntolu büyük harflerle "..." ibaresi yazılmıştır. Markadaki "" bağlacının herhangi bir ayırt ediciliği bulunmadığından markanın asli unsurun bir bütün olarak kelime öbeği oluşturmaktadır. Tamlama niteliğindeki "..." şeklindeki kelime öbeğinin, tüketicinin zihninde bir bütün olarak algılanacağı, ekonomik ve hukukla ilgili durum ve vakıaların konuşulduğu, toplantı, görüşme, söyleşi vs benzeri durumlara ilişkin algı yaratacağı açıktır. Bu hali ile dava konusu başvuru, kapsamında yer alan 41. sınıftaki "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri." yönünden ayırt edici olmayıp tanımlayıcı nitelik taşımaktadır. Zira bu hizmetler yönünden başvuru konusu ibare ile arasında kavramsal bir bağ olduğu gibi gibi bu hizmetleri belirten bir yönü de bulunmaktadır. Dolayısı ile başvuru kapsamında yer alan 41/2. sınıftaki bu hizmetler yönünden dava konusu başvurunun tasviri ya da tanımlayıcı bir işaret niteliğinde olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan hususlara aykırı değerlendirmeler içeren dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda açıklanan görüşlere Dairemizce itibar edilmemiş, SMK'nın 5. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmenin hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenebilecek nitelikte olması nedeniyle, bu yönden ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince, dava konusu başvurunun kapsamında bulunan 41. sınıftaki "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri." yönünden SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri gereğince somut ayırt ediciliği bulunmadığı ve tanımlayıcı olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın bu hizmetler yönünden de kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/01/2024 tarih ve 2023/75 E. - 2024/12 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile YİDK'in 2022-M- 16771 sayılı kararının 16. sınıftaki "Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar." malları ile 41. Sınıfta yer alan "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)." yönünden KISMEN İPTALİNE, 4-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerince belirlenen 55.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerince belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece Mahkemesinde yapılan 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 311,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 550,00-TL tebligat gideri ve posta masrafı, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 7.530,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 3.765,20-TL'ye 179,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 4.125,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan 11,50-TL, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.180,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 590,45-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 11-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 12-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/57, K. 2026/66, T. 21.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-57-e-2026-66-k-9a418ec53bb9