Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1654 E. 2026/1855 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1654
- Karar No
- 2026/1855
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1654 - 2026/1855 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1654 KARAR NO : 2026/1855 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/04/2024 NUMARASI : 2023/349 E. - 2024/202 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/04/2024 tarih ve 2023/349 E. - 2024/202 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şahsın 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıflardaki mal ve hizmetlerde, 2022/080023 başvuru sayılı, “...” ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, davacının tescilli “...” ibareli markalarına dayalı olarak itiraz ettiğini, itirazlarının nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunu, dava konusu edilen "...+şekil" markasının davacının markalarının “...”, “...” ve “...” kökeni kullanılarak oluşturulmuş olduğunu, dava konusu edilen markanın tescili halinde bu markanın davacının seri markalarının arasına sızacağını, ortalama tüketici tarafından davacının yeni bir markası zannedileceğini, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının davacının sektörde öncü markalarından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, bu durumun da davalının davacı ile haksız rekabet yapma saikinin açık bir tezahürü olduğunu, davacı markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2023/M-6047 sayılı kararının iptaline, 2022/080023 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu 2022/080023 sayılı "...+şekil" ibareli marka için davalı tarafından 29, 30, 32, 35 ve 43.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, davacının itiraza mesnet markalarında “Z” harfiyle başlayan ve üç harften müteşekkil olan “...”, “...” ve “...” ibareleri, tek başlarına, basit birer şekil unsuruyla, büyük puntolarla yazılmış halde kullanıldığı, davacının itirazlarına mesnet aldığı markalarda geçen, “z” harfiyle başlayan, üç harflik “...”, “...” ve “...” ibarelerinin, davacının markalarının esas unsuru oldukları, dava konusu edilen markada “...” ibaresi ile kuş figürünü içerdiği, taraf markalarında “...” ve “...” ibarelerinin kullanılmış olmasının, taraf işaretlerini görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer kılacak derecede bir yakınlaşma sağlamadığı, dava konusu edilen markanın tescili kapsamına giren tüm emtialar yönünden emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğu, ortalama tüketici kitlesinin özen seviyesinin, bunları satın alırken yüksek olmadığı, taraf markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının “ticaret unvanına dayalı hak” iddiasının davalının markasının tesciline bir engelinin olamayacağı, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali koşullarının oluşmadığı, başvuru markasının hükümsüzlük ile terkin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı ve eksik inceleme tanzim edildiğini, heyette e ticaret ya da pazarlama uzmanı bulunmadığını, taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik, alıcıların hangi markayla, hangi şirketin ürünlerini kullandıklarını, satın aldıklarını ayırt etmelerini engelleyecek ölçüde yüksek olduğunu, esasen önemli olanın harf sayısı değil markaların telaffuz şekli olduğunu, Yargıtay 11. HD 09.05.2023 tarihli ve 2021/8396 Esas., 2023/2817 Karar sayılı ilamında "..." unsurlu seri markaları ile "..." ibareli ve markalar arasında yüksek düzeyde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunun değerlendirildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının itiraza mesnet olan ve üç harften müteşekkil bulunan “...”, “...” veya “...” ibareli markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin yarattığı algının markaları farklı kıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 23/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.