Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/544 E. 2026/893 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/544
Karar No
2026/893
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/544 Esas

KARAR NO: 2026/893

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/02/2026 (Ara Karar)

NUMARASI: 2026/172 E.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... murisin mali müşavirliğini yapmakta olup, murisin vefatından iki yıl sonra İstanbul.... İcra Müdürlüğünün ... E. Numaralı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, takip konusu bono incelendiğinde 350.000 TL tutarlı, 06.07.2022 düzenleme tarihli, 24.12.2022 vade tarihili muris... tarafından şüpheli ... lehine düzenlenen bir senede dayandığı anlaşıldığını, senet içeriğinde bulunan imza müvekkillerin muris babasına ait olmadığını, imza ve yazının sahte olması ile başkaca sebeplerle İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/982 E. Sayılı dosyasınca yaptığımız itirazın yargılaması sürdüğünü, cironun vade tarihinden sonra olduğunu, senet üzerindeki imzanın ilk bakışta dahi murisin orijinal imzasından ayırt edilmesi, vade tarihinin oldukça geçmiş olması, müvekkillerinin miras yoluyla davaya dahil olması nazara alınarak İİK m. 72 uyarınca takip tutarının %15'i oranında teminat ile takibin durdurulmasını, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise takip tutarının %115'i oranında teminat ile takibin durdurulmasını talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince 25/02/2026 tarihli yapılan yargılama sonunda;"...İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılması hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.(Pekcanıtez H.; Atalay O.; Özekes M., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, 13. Basım, Ankara 2012, S. 873) HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. Menfi tespit davası ...nun 72.maddesinde düzenlenmekte olup aynı maddenin 3.fıkrasında icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği kabul edilmiştir. Mahkememizde açılan dava icra takibinden sonra açılmış olduğundan davacının, takibin durdurulması yönündeki talebi reddine" karar verilmiştir.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-talebin reddi gerekçesi olarak İİK m. 72 hükmünün takipten sonra açılan davalar bakımından ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmeyeceği belirtildiğini, taleplerinin teknik anlamda takibin durdurulması değil, madde metnine uyumlu olarak paranın ya da teminat mektubunun ödenmemesi olduğunu, Yargıtay uygulamasında borcu karşılayacak para ya da kesin teminat mektubunun sunulması halinde tedbir kararı verileceği yönünde istikrarlı içtihat bulunduğunu, imzanın ilk bakışta dahi orjinalinden ayırt edilmesi, vade tarihinden yıllar sonra talep edilmesi, senet bedelini karşılayacak nitelikte bir ilişkinin yokluğu birlikte değerlendirildiğinde davanın önemli ölçüde ispat edildiğini, İİK m. 72/3 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında icra takibine dayanak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.

İİK'nun 72.maddesi uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemez. İİK'nun 72/3 maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, icra takibinden sonra açılan davada sadece teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verilebilir.

Somut olayda, eldeki menfi tespit davasının icra takibinden sonra açıldığı bu nedenle mahkemece davacının takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak; davacı açıkça "İcra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesi." isteminde bulunmamış ise de, "çoğun içinde az da vardır" ilkesi gereğince mahkemece İİK 72/3 maddesi düzenlemesi ve ceza soruşturması dosyası dikkate alındığında bu yöndeki yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleştiği gözetildiğinde teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verebileceğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.

İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, kaldırılmasına ve Mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-İstanbul Anadolu... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../02/2026 tarih, 2026/.... E. Sayılı Ara Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/544, K. 2026/893, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-544-e-2026-893-k-f3b1a47c43de