Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/537 E. 2026/770 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/537
- Karar No
- 2026/770
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/537 Esas
KARAR NO: 2026/770
İNCELENEN EK KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/01/2026 (Ek Karar)
NUMARASI: 2025/2975 E. - 2025/2959 K.
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
İhtiyati Haciz İsteyen Alacaklı Vekilinin Dilekçesinde Özetle ; ... Şubesi , Keşide yeri Adana olan, ...çek numaralı, 30.08.2025 keşide tarihli, 335.000,00-TL çeke ve faktoring sözleşmesine dayanarak 322.350,00-TL alacağın temini için İİK 257 vd. Maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 01/10/2025 Tarihli 2025/2975 D.iş 2025/2959 K. Sayılı Kararı İle; "..1-İhtiyati haciz isteminin KABULÜ ile 322.350,00-TL alacağın temini bakımından İİK 257 vd.maddeleri uyarınca borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının ,İcra İflas Kanununda muayyen tahditler dairesinde İhtiyaten Haczine,
2-%20 teminat (64.470,00-TL) alınmasına" karar verilmiştir.
İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Eden .... Şti Vekilinin İtiraz Dilekçesinde Özetle; ihtiyati hacze konu çekin keşide yerinin Adana, muhatap banka şubesinin Adana/...şubesi olduğu; takip talebinde de yazıldığı üzere müvekkili şirketin ve cirantanın yerleşim yeri adreslerinin de Adana olduğunu, müvekkili ile karşı taraf arasında bir yetki sözleşmesi öngörülmediğini, bu durumda yetkili mahkemenin Adana Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenlerle mahkememize ait 01/10/2025 tarihli 2025/2975 d.iş 2025/2959 karar sayılı dosyası üzerinden verilen İhtiyatı Haciz Kararına yetkisiz mahkemede verilmesinden dolayı Yetki İtirazında bulunduklarından bahisle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati Haciz Talep Eden Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; İİK'nun ilgili madde düzenlemeleri ile ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin sınırlı olarak belirlendiğini, düzenleme gereğince borçlunun yalnızca ihtiyati haczin sebebine, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin itirazları ileri sürebileceğini, itiraz edenin yetki itirazının dikkate alınmaması gerektiğini, yetki itirazı yasal süresi içerisinde ileri sürülmediğini, müvekkili şirket ile akdedilen Faktoring Sözleşmesinde İstanbul mahkemelerini ve icra müdürlükleri yetkili kılındığını, muhatap bankaya ibraz edilen ancak karşılıksız kalan çeke dayalı borcun, bu şekilde aranması tüketildikten sonra, götürülecek borç niteliği kazanacağını ve HMK’nın 10. maddesi uyarınca ifa yeri olarak TBK'nın 89. madde hükmü nedeniyle, alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkeme geleceğini, kambiyo vasfına sahip, tüm esaslı unsurlara haiz bir senede dayanan borç için takibe girişilerek mal kaçırma kastı bulunan borçlulara yönelik ihtiyati haciz kararı alındığını, Karara itiraz eden borçlunun haksız biçimde itiraz ettiğini, itirazlarının hiçbir dayanağı bulunmadığını, bu nedenlerle borçlunun itirazının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 09/01/2026 tarihli 2025/2975 D.iş 2025/2959 K. Sayılı Ek Kararı İle; Borçlu .... Şti’nin yetki itirazının kabulü ile mahkememizin 01/10/2025 tarihli 2025/2975 d.iş 2025/2959 karar sayılı ihtiyati haciz kararının bu borçlu yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.
İhtiyati Haciz Talep Eden Vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-... ... Adana... Şubesi, keşide yeri Adana olan, ...Seri Numaralı, 30.08.2025 keşide tarihli, 335.000,00 TL miktarlı çekin borçlu ... tarafından Faktoring sözleşmesi kapsamında müvekkiline verildiğini, çek vadesinde ve tutarında ödenmediğini, bu nedenle çekin .... İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasından takibe konulduğunu, mahkemece yetki itirazının kabulüne karar verilmişse de bu itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 24.11.2025 tarihli, 2025/5752 E. ve 2025/6984 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı ile kambiyo senedinden kaynaklanan alacağın, karşılıksız kalması sonrasında aranması tüketildiğinde götürülecek borca dönüşeceğini ve bu durumda TBK m. 89/1 uyarınca alacaklının yerleşim yerinin de yetkili hâle geleceğini açıkça hüküm altına alındığını, takibe konu çekin süresinde ibraz edildiğini ve karşılıksız kaldığını, bu aşamadan sonra borcun, müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu yer olan İstanbul’da ifa edilmesi gereken bir "götürülecek borç" haline geldiğini, itiraz eden borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığını,
-Borçlunun, takibe ve ihtiyati haciz kararına haksız biçimde itiraz etmiş olup itirazlarının hiçbir dayanağı bulunmadığını, ihtiyati hacze itiraz dilekçeleri hak düşürücü süre içerisinde sunulmadığından dikkate alınmaması gerektiğini, itiraz edenler yasal süresi içerisinde yetki itirazında bulunmadığından yetki itirazının dikkate alınmaması gerektiğini ek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Eden .... Şti Vekilinin İstinafa cevap Dilekçesinde Özetle; ihtiyati haciz kararının müvekkiline veya vekiline tebliğ edilmediğini, ilgili icra dosyasından öğrenilmiş ve yasal süresi içerisinde yetki itirazında bulunulmuş olduğunu, borçlunun yerleşim yeri, çekin keşide yeri veya muhatap bankanın bulunduğu yer Adana olması nedeniyle yetkili mahkeme Adana olduğunu, çek, karşılıksız kaldıktan sonra dahi “aranacak borç” olmaya devam edeceğini, sunulu içtihatlar karşısında yerel mahkemenin yetki itirazını kabul eden kararının hukuka uygun olduğunu, alacaklı her ne kadar istinaf başvurusunda faktoring sözleşmesinde İstanbul mahkemeleri ve icra müdürlüklerinin yetkili kılındığını ileri sürmüşse de, müvekkilinin bu sözleşmenin tarafı olmadığını, ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık, verilen ihtiyati haciz kararının yetkisizlik nedeniyle kaldırılmasının iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK.'nun ihtiyati haciz şartlarını düzenleyen 257'nci maddesinde vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını, alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiştir.İhtiyati haczin bir para alacağının ödenmesini güvence altına alan tedbir niteliğinde bir kurum olması nedeniyle mahkemece bu yöndeki istem değerlendirilirken yaklaşık ispat kurulanına göre hareket edilmelidir.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır.
İhtiyati haciz talep eden tarafından uyuşmazlık konusu çekin bankaya ibraz edildiği, ...... A.Ş tarafından karşılıksızdır kaşesi vurulduğu, bunun üzerine Mahkemece ihtiyati haciz kararı verildiği, itiraz eden .... Şti vekilince yetki itirazında bulunulduğu ve Mahkemece yetkisizlik nedeniyle kaldırma kararı verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizin değişen görüşü ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 24.11.2025 tarihli, 2025/5752 E. ve 2025/6984 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin; 20/09/2016 tarihli, 2016/8892 E.-2016/7362 K. sayılı, 14/11/2016 tarihli, 2016/12481 E.-2016/8797 K. sayılı, 05/12/2016 tarihli, 2016/12815 E.-2016/9299 K. sayılı, 13/09/2017 tarihli, 2017/2488 E.-2017/4324 K. sayılı ilamlarında ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin 17/07/2019 tarih, 2019/1365 E. ve 2019/980 K. sayılı kaldırma kararında vurgulandığı üzere; muhatap bankaya ibraz edilen ve karşılıksız kalan çeke dayalı borç, bu şekilde aranması tüketildikten sonra götürülecek borç niteliği kazanacağından ve HMK’nun 10. maddesi gereğince ifa yeri olarak 6098 sayılı TBK’nın 89. maddesinde belirtilen alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkeme haline gelecektir. İhtiyati hacze konu ... ... Adana... Şubesi, keşide yeri Adana olan, ...Seri Numaralı, 30.08.2025 keşide tarihli, 335.000,00 TL miktarlı çekin, bankaya ibraz edildiği, ...... A.Ş tarafından karşılıksız kaşesi vurulduğu anlaşıldığından, atıf yapılan Yüksek Mahkeme kararlarında da açıklandığı üzere muhatap bankaya ibraz edilerek karşılıksız kalan talep konusu çek, artık aranacak borç olmaktan çıkarak götürülecek borç niteliği kazanmıştır. 6100 Sayılı HMK.’nun 10. maddesi gereğince ifa yeri olarak 6098 sayılı TBK’nun 89. maddesinde belirtildiği gibi ihtiyati haciz talep eden alacaklı şirketin yerleşim yerinin (İstanbul) bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkemeleri de yetkili hale gelmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden tarafın, esasa ilişkin olarak yapmış olduğu açıklamaların ise İİK 265. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sebeplere dayanmadığı anlaşıldığından yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Alacaklı, borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yerinde, çekin keşide yeri veya ödeme yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabileceğinden, davacı taraf, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 24.11.2025 tarihli, 2025/5752 E. ve 2025/6984 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı sayılı ilamları uyarınca TBK 89. maddesi uyarınca yetkili hale gelen İstanbul Mahkemesi'nden talepte bulunduğundan, mahkemece yetkili olduğu halde, ihtiyati hacze yetki yönünden yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi usule aykırı olduğundan istinaf sebebinin kabulü ile kararın 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Haciz talep eden vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
2-İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ./01/2026 tarihli 2025/..... D.iş 2025/.... K Sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../10/2025 Tarihli 2025/..D.iş 2025/... K. sayılı ihtiyati haciz kararına İTİRAZIN REDDİNE,
4-İstinaf talebi kabul edildiğinden hacze itiraz eden tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5-İstinaf yargılaması için yapılan yargılama giderlerinin ileride haksız çıkan taraftan tahsiline,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7-Kararın tebliği işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 2004 Sayılı İİK'nın 258/(3). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/05/2026