Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/529 E. 2026/919 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/529
Karar No
2026/919
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/529 Esas

KARAR NO: 2026/919

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 20/01/2026

NUMARASI: 2025/623 E. - 2026/53 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalının, davacının oğlu olan ...'ın verdiği vekaletnameye dayalı olarak, vekil ... ile davacının oğlu adına ticaret ve daire alış verişi yaptığını daireler üzerinde ipotek bulunması nedeniyle dairelerin satılmadığı ve bunların kaldırılmadığı bu nedenle davacının bilgisi dahilinde olmayan, bilmediği konularda sorumluluğunu doğurmak için davalının bir takım girişimlerde bulunduğunu, davacının oğlundan alınmış dairelerin üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasının teminatı olarak okumadan ve ne olduğunu bilmeden imzalattırılan 26/.../2018 tarihli protokol kapsamında davalının kendisine verdiğini söylediği 325.000,00 TL bedelli teminat senedini İstanbul....İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından takibe koyduğunu ve takibin kesinleştiğini, takip konusu senedin 26/.../2018 tarihli protokol kapsamında tanzim edildiğini, bu ipoteklerle ilgili olarak oğlu ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasından devam eden ipotek borcunun dosyasına 27/06/2014 tarihinde ödendiğini, dolayısı ile senet ve senede bağlı alacakların da ödenmiş olduğunu beyanla ,söz konusu senedin, oğlu ...’a ait taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasının teminatı amacıyla düzenlendiğini, senedin bağımsız bir borç ilişkisine değil, ipotek borçlarının ödenmesine bağlı bir teminat niteliği taşıdığını, bunun yanında, taşınmaz satış işlemlerine ilişkin sahtecilik ve dolandırıcılık iddiaları bulunduğu, bu kapsamda tapu iptal davasının derdest olduğunu, borçlu olmadığının tespitine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu takibe dayanak senedin teminat senedi olarak düzenlendiğini, davacı tarafın iddia ettiği teminat senedi olgusunun kanunun ve içtihatların öngördüğü şekilde yazılı delille ispatlanamadığını, dava konusu senedin davacının müvekkilinden almış olduğu elden borcuna karşılık düzenlenmiş olup protokolde bahsi geçen bono ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, bir an için davacının "teminat senedi" iddiasının ve dosyaya sunmuş olduğu protokol kapsamında işbu bononun verildiğinin kabul edilmesi durumunda dahi davacının iddia ettiği gibi edimini gerçekleştirmediği, açıklanan nedenlerle haksız, mesnetsiz, maddi gerçekliğe ve kusur durumlarına, usul ve yasaya aykırı davanın reddine, davacının huzurdaki davayı açmakta kötüniyetli olduğu sabit olduğundan İİK md. 72/4 hükmü kapsamında alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hazine üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir..

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesi İlk Kararı; "Dava konusu senedin teminat senedi olduğu ve neyin teminatı olduğuna dair bir ibare olmadığı, taraflarca düzenlenmiş protokolden bahsi geçen senedin dava konusu senet olup olmadığının açıkça anlaşılır olmadıığı, protokolde senet bilgilerinin bulunmadığı, İstanbul CBS 2022/184801 Sor. Nolu dosyada davalı ifadesinde bir teminat senedi alındığı ifade edilse de senet bedelinin 350.000TL olduğunun zapta geçtiği dava konusu senedin 325.000TL bedelli olduğu, davacının davasını ve davalıya borçlu olmadıklarını imzası ikrar edilmiş bono karşısında usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, dava dilekçelerinde açıkça yemin deliline dayanmadıkları gerekçesiyle Davacının davasının reddine, davada ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya ve takibe konu senedin, taraflar arasındaki 26...2018 tarihli protokol kapsamında, teminat olarak verildiği; taraflar asındaki protokolün, 26...2018 tarihli olması ve ine senet tanzim tarihinin 26...2018 olması, taraflar arasındaki 26...2018 tarihli ilk sözleşmede, 6. nolu dairenin satış ve geri alım kapsamında olarak 325.000.tl'ye karşılık getirilmesi, sonrasında tanzim edilen ek protokolde ise yine teminat senedi olduğuna dair ibaresi, taraflar arasında 325,000 TL bedelli teminat senedine açık ve net bir şekilde atıf olduğu, taraflar arasında tanzim olunan protokoller yeterli kanıtı oluşturması yanında, İstanbul Anadolu C.başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında da davalının teminat senedi olduğuna dair beyanları gözetilerek, dosyaya sunulmuş olan evrak, belge ve deliller, icra takip dosyası araştırılmadan, bilirkişi incelemesi yapılmadan hüküm kurularak davanın reddine ilişkin kurulan mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddia ettiği teminat senedi olgusu kanunun ve içtihatların öngördüğü şekilde yazılı delille ispatlanamadığı, davacı tarafın cevaba cevap ve istinaf dilekçesinde bahsettiği soruşturma dosyasındaki müvekkiline ait beyanı kabul etmediklerini, ifade tutanağının hakim huzurunda yapılmış bir ikrar olarak kabul edilemeyeceğini, hazırlık aşamasında avukat olmaksızın verilen beyanın ceza yargılamasında dahi karara esas alınabilecek delil niteliği bulunmadığını, bu sebeple hukuk yargılamasında da delil niteliği olmadığını, kaldı ki delil olabileceği kabul edilse dahi söz konusu ifadede takibe konu senede açık bir atıfta bulunulmadığını, dava konusu icra takibine dayanak senet incelendiğinde senette herhangi bir teminat ifadesi yer almadığı gibi davacı tarafından dosyaya sunulan ve müvekkilince imzalanmış olan protokolde de takip konusu senede bir atıf bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği teminat senedi olgusu, kanunun ve içtihatların öngördüğü şekilde yazılı delille ispatlanamadığından istinaf başvurusunun reddi gerektiğini beyan etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı ...'ın 88 yaş üstü olması ve dosya niteliği birlikte değerlendirildiğinde yargılamanın ivedi olarak sonuçlandırılmasında hukuki yarar bulunduğu gözetilerek öne alım talebinin kabul edilerek dosya incelenmiştir.

Davanın konusu senetten kaynaklanan İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; dava konusu takibe dayanak senedin teminat senedi mahiyetinde olup olmadığı, davacının bu senetten ötürü davalıya borçlu olup olmadığı, menfi tespit koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.

İstanbul... icra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, takibe konu senedin incelenmesinde; 26/.../2018 tanzim tarihli, 26/11/2018 vade tarihli, keşidecisi ..., lehtarı ... olan senedin 325.000,00 TL bedelli olduğu ve "nakten" bedel kaydı bulunduğu anlaşılmıştır.

Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2010 tarihli ve 2010/...-67 Esas, 2010/99 Karar; 28.03.2018 tarihli ve 2017/12-1140 Esas, 2018/563 Karar; 11.02.2020 tarihli ve 2017/12-743 Esas, 2020/129 Karar ile 15.09.2020 tarihli ve 2017/12-269 Esas, 2020/591 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir.

Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise bononun sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır.

Somut olayda dava konusu senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, protokol tarihi ve senet keşide tarihlerinin aynı olduğu anlaşılmaktadır.

Savcılık dosyasına ibraz edilen protokollerin incelenmesinde;

Taraflar arasında 08/.../2018 tarihli protokolde; "İstanbul ili ... ilçesi ...Mahallesi N:...'da... Ada ... parselde ... adına tapulu ...,...., ve ... numaralı bağımsız bölümlerin satışı ...'ın vekili ... tarafından ...ya verilecektir. Yirmi Aralık ikibin onsekiz tarihine kadar ilgili tapular üzerinde Ziraat Bankasının var olan ipoteği kaldırılacaktır. İşbu protokol tarihinden sonra konulacak herhangi bir ipoteğin haczin kefili ...'tır. 20/12/2028 tarihi itibarıyla bağımsız bölümün ipotek fekki tümüyle yapılmış olmazsa 650.000 TL anapara ve banka faizi (iki aylık) ve masraflar ... tarafından ödenip ilgili tapular geri ...'a verilecektir. (750.000 TL'lik senet tapulardaki ipotek karşılığı verilmiştir.)

Taraflar arasında 26/.../2018 tarihli protokolde; "..... ili ... ilçesi ...Mahallesi N:...'da... Ada ... parselde daha önceden ... tarafından ...'e satışı yapılan 6 nolu bağımsız bölüm bedeli ...'e ... tarafından ödenerek 6 nolu bağımsız bölümün tapusu ... adına olacaktır. ... tarafından ödenen 325.000 (üçyüz yirmi beşbin TL) Bu bedelin 250.000 (ikiyüz ellibin TL'si) 6 nolu dairenin bedeli olmak üzere gere kalan (Yetmişbeşbin TL) 75.000 si 15/11/2018 tarihinde ... tarafından ...'ya ödenecektir. Bu ödemeye karşılık ... 75.000 TL (Yetmişbeşbin TL) ...ya senet vermiştir.

26/.../2018 tarihli protokole eki olarak düzenlenen 26/.../2018 ek protokole göre; İstanbul ili ... ilçesi ...Mahallesi N:...'da... Ada ... parsel üzerinde bulunan ...,....,.... ve... nolu bağımsız bölümlerin ... tarafından tesis edilen ipotekler en geç 20.12.2018 tarihinde ... tarafından feki yapılacağı beyan ve taahhüt edilmiştir. İpotekler fek edilmediği takdirde ...'ya verilen senet ve daire tapularında herhangi bir hak talep etmeyecektir." şeklinde yazılıp imzalandığı görülmüştür. Protokolde taşınmazların üzerindeki ipoteklerin fekkedilmediğinde ...ya verilen senetlerde hak elde edilemeyeceği belirtmiştir.

İstanbul CBS 2022/184801 Soruşturma 2022/160016 K. Sayılı dosyada, davacı müşteki ...'ın ifadesinde, ... tarafından takibe konulan 325.000 TL'lık senet için şikayetçi olduğunu, yaptığı araştırmada oğlunun borcu olmadığını öğrendiğini söylediği, davalı ...'nın 20/12/2022 tarihli ifadesinde; bir protokol düzenlediklerini dairelerin üzerindeki ipoteklerin banka tarafından satışa çevrilmemesi için davacının oğluna ait bu borçları bankaya ödeyeceğini vaat ettiğini, borç tutarlarını karşılayan 350.000 TL'lik teminat senedi aldığını, icra takibi başlatılan senedin bu senet olduğunu, savcılık dosyasında protokolde şahit olarak imzası bulunan tanık ...'ın beyanında da protokolün ipoteklerin teminatı olarak düzenlendiğini ifade ettiği görülmektedir.

Aynı olay ile ilgili İstanbul Anadolu 2021/103970 soruşturma numarasında soruşturmanın yapıldığı ve derdest takipler nedeniyle KYOK karar verildiği belirtilmiş ise de, söz konusu savcılık dosyasında KYOK verilmesi TBK 74 gereği hukuk hakimi için bağlayıcı olmamakla birlikte davalı ...'nın savcılık huzurundaki verdiği 25/06/2021 tarihli ifadesinde; protokolleri düzenlediği sırada aynı zamanda ipoteklerin kaldırılmaması halinde zarara uğramama bakımından müştekinin babası .... iki adet teminat amaçlı senet aldığını, daha sonra ipotekler kaldırılmadığını ve bu senetleri icra takibine koyduğu ifadesi maddi bir olgu olup mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir.

Somut olayda, protokol ve senet tanzim tarihinin aynı olduğu, tarafların aynı olduğu, 26/.../2018 tarihli protokolde açıkça 325.000 TL'lik bir senetten bahsedildiği, davalının savcılık ifadesinde teminat senetleri olduğu ve senede dayalı icra takibi başlattığının kabul edildiği anlaşılmakla, mahkemece protokollerde bahsi geçen taşınmaz tapu kayıtlarının getirtilmesi, davacı ve davalı ifadeleri ve protokollerin incelenerek senedin teminat senedi olup olmadığının değerlendirilmesi, senedin teminat senedi olduğu sonucuna varılması halinde teminat fonksiyonunun devam edip etmediğinin incelenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam olunması için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../01/2026 tarih, 2025/... E. 2026/.. K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/529, K. 2026/919, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-529-e-2026-919-k-0c9bfa05de63