Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/489 E. 2026/770 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/489
- Karar No
- 2026/770
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/489 KARAR NO : 2026/770
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2025 NUMARASI : 2025/1229 Esas 2025/1181 Karar DAVANIN KONUSU : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) BAM KARAR TARİHİ : 27/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'e ait .... Şubesi'nde bulunan hesabına ait 21032,21033,21035,21036,21037,21038,21045 ve 21048 seri nolu çekler ile, ... Şubesi'ne ait 0110862 seri nolu çek ile .... Şubesi'ne ait 0448218, 0448224, 0448220 seri numaralı çeklerin müvekkilin yedinde bulunduğu sırada kaybolduğu ve dava konusu çeklerin zayi olduğunu, söz konusu çeklere ilişkin yapılan tüm arama girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, anılı çeklerin bulunamadığını, müvekkilinin inşaat işi ile uğraştığını, 2024 yılında zor bir dönemden geçtiğini ve ticari faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini, bu ticari buhran sürecinde ödeyemediği çeklerin bankaya ibraz edilerek icraya konulduğunu, müvekkilin borçlarını ödediğini, çekleri bankalara iade ettiğini, sonrasında bankalarca müvekkile çek karnesi verilmemiş olup müvekkilin en son tarihli çeki 2023 Aralık ayına ait olduğunu, bankalardaki ticari pozisyonunu görüşmeye gittiğinde bu çeklerin bankada olmadığını ve ibraz edilmediğini öğrendiğini, ardından ticari kayıtlarını kontrol ettiğinde çeklerin herhangi bir alacaklıya verilmediğini tespit ettiğini, ticari olarak zorlandığı süreçte çekleri kaybettiğini ve çeklerin kimse tarafından da kullanılmadığını düşündüğünü, çeklerin kaybolmuş olması nedeniyle, üçüncü kişilerin eline geçmesi ve kötü niyetli olarak tahsile ibraz edilmesi ihtimali bulunduğunu, bu durumun müvekkil açısından telafisi güç ve imkânsız zararlar doğuracağını, bu nedenle iş bu davanın açılma zarureti hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle; müvekkile ait ....şubesi TR.... IBAN No'lu 21032, 21033, 21035, 21036, 21037, 21038, 21045, 21048 seri no'lu TR.... IBAN No'lu çekler, .... A.Ş. ... şubesine ait 0110862 seri no'lu çek ve.... A.Ş. ....şubesine ait 0448218, 0448224, 0448220 seri no'lu çekler müvekkilin iradesi dışında zilyetliğinden çıkmış olması nedeniyle iptallerine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. MAHKEMECE: "...Dava; zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, Türk Ticaret Kanunu'nun 651/2 ve 757/1 maddelerine göre, kıymetli evrakın zayi olduğu veya, ziyanın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir hükmü düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, çekin iptali talebinde bulunan davacının, iptali istenen çeklerin keşidecisi olduğunu beyan ettiği, hak sahibi lehtar veya usulüne uygun ciro yolu ile devir alan yetkili çek hamillerinden olmadığı ve yine dava konusu çeklerin, Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesinde belirtilen ticari defter ve kayıt niteliğindeki belgeler kapsamında da olmadığı anlaşılmakla, davacı keşidecinin zayi nedeniyle Türk Ticaret Kanunu'nun 649 ila 849. maddelerinde düzenlenen kıymetli evraklardan olan, dava konusu çeklerin iptaline ilişkin istemde bulunamayacağı, işbu nedenle açılan davanın reddi gerektiği kanaatine varılmakla, davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "Davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çeklerin müvekkilinin yedindeyken kaybolduğunu, çeklerin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesi durumunda telafisi güç ve imkansız zararlar doğacağını, çeklere ilişkin yapılan tüm arama girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, anılı çeklerin bulunamadığını, müvekkilinin 2024 yılında zor dönemden geçtiğini, ticari buhran sürecinde ödeyemediği çeklerin bankaya ibraz edilerek icraya konulduğunu, müvekkilinin borçlarını ödediğini, çekleri bankalara iade ettiğini, sonrasında bankalarca müvekkiline çek karnesi verilmediğini, son tarihli çekinin 2023 yılı Aralık ayına ait olduğunu, bankalardaki ticari pozisyonunu görüşmeye gittiğinde bu çeklerin bankada olmadığını ve ibraz edilmediğini öğrendiğini, ticari kayıtlarını kontrol ettiğinde çeklerin herhangi bir alacaklıya verilmediğini tespit ettiğini, ticari olarak zorlandığı süreçte çekleri kaybettiğini ve çeklerin kimse tarafından da kullanılmadığını düşündüğünü, çeklerin üçüncü kişilerin eline geçmesi ve kötü niyetli olarak tahsile ibraz edilmesi ihtimalinin bulunduğunu, bu durumun müvekkili açısından telafisi güç ve imkansız zararlar doğuracağını, çeklerin müvekkilinin hakimiyeti altındayken kaybolduğundan müvekkilinin çek zayi davası açmakta hukuki yararı bulunduğunu, bankaların yeni çek karnesi vermemesi sebebiyle müvekkilinin ticari faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kıymetli evrak iptaline ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Kıymetli evrakın iptali, kıymetli evraka ilişkin "umumi hükümler" arasında TTK'nın 651 ve 652'de genel bir şekilde düzenlenmiş, ayrıca nama 'TTK m.657) ve hamiline senetlerin iptali hakkında (TTK m.757-765) getirilerek bu hükümlerin TTKm.778/1-ı yollamasıyla bonolar bakımından, 818/1-s yollamasıyla çekler bakımından da uygulanacağı öngörülmüştür. TTK'nın 788/1 hükmü uyarınca emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. Emre yazılı senetlerin devri iki tasarruf işleminin bir arada yapılması ile gerçekleşir. Bu işlemlerin birincisi senedin ciro edilmesi, ikincisi de buna ek olarak senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesidir. Dolayısıyla, kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunludur. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 06/06/2012 tarih ve 2011/4524 Esas 2012/9838 Karar sayılı kararı da benzer yöndedir) Somut olayda da, dava konusu çeklerin keşideci tarafından boş olarak muhafaza edilirken kaybolduğu veya çalındığı ileri sürüldüğüne göre, davacının çeklerin hamili olmadığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda davacı çeklerin keşidecisi olup, yetkili hamili olmadığından çek yönünden iptal davası açmaya hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2025 tarih, 2025/1229 Esas ve 2025/1181 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcının başlangıçta peşin olarak yatırıldığı anlaşılmakla, yatırılan 732,00 TL harcın hazineye gelir kaydına, bu hususta başkaca karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 27/03/2026