Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/799 E. 2026/913 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/799
Karar No
2026/913
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/799 - 2026/913 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/799 KARAR NO : 2026/913

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/12/2024 NUMARASI : 2023/485 Esas - 2024/764 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/06/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/06/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... Özel Eğitim Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... marka, 2018 model, ... plakalı aracın sahibi olduğunu, 22.11.2022 tarihinde müvekkili adına kayıtlı söz konusu aracın müvekkilinin sevk ve idaresinde seyir halinde iken davalılardan ... Özel Eğitim Hizm. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olan ... plakalı aracın diğer davalı ...'in sevk ve idaresinde iken davalının kusuru nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, işbu kazada, ... plakalı araç sürücüsünün kontrolsüz kullanımından kaynaklı olarak gerçekleşen kazada, araç sürücüsü ...’in tam ve tek kusurlu olduğunu, davalılardan ...'in trafik kurallarına riayet etmemesi ve dikkatsiz ve kontrolsüz araç kullanımı nedeniyle meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kaza sonrasında kaza yeri fotoğraflarının çekildiğini ve araç sürücüleri tarafından tutanak tutulup, imza edildiğini, müvekkilinin aracındaki tüm parçaların orijinal olduğunu, daha öncesinde kazası bulunmadığını, müvekkiline ait aracın kendi emsalinde olan piyasadaki diğer araçlara göre daha temiz ve güzel kullanılmış olduğundan piyasa değerinin emsallerinin çok üstünde olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın tamir ve onarımını yaptırdığını, işçilik bedellerini kendisinin ödediğini, bu kapsamda karşı tarafın sigorta şirketi olan, davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından müvekkiline bir kısım ödeme yapıldığını, ancak ödenen bu bedelin müvekkilinin tüm zararını karşılamadığını belirterek, müvekkili aracının tamir edilmesi nedeni ile araçta oluşan değer kaybının şimdilik 200,00 TL’sinin kaza tarihinden (22.11.2022 ) itibaren hesaplanacak ticari faizi ile beraber tüm davalılardan müteselsil tahsiline karar verilmesini, müvekkili aracının tamiri için ödenen parça ve işçiliğin şimdilik 200,00 TL’sinin kaza tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile beraber davalılardan tahsiline karar verilmesini, aracın kullanılmaması nedeniyle uğranılan 200,00 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihinden (22.11.2022) itibaren hesaplanacak ticari faizi ile beraber tüm davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve ... Özel Eğitim Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvuru yapılması ve anlaşmama halinde dava açılması gerekmekteyken, arabuluculuk belgelerinin dosyaya sunulmadığını, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan dolayı usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın talep etmiş olduğu bütün alacakların dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, bu kapsamda zamanaşımına uğrayan alacak taleplerinin reddini talep ettiklerini, dilekçelerinde yer alan itirazlarının aksini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava dilekçesinde belirtildiği üzere ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya ödeme yapıldığını, kaza yeri krokisi ve kaza anına ait görüntüler incelendiğinde, kazanın gerçekleştiği yolun yaklaşık 4 aracın aynı anda seyir halinde ilerlemesine olanak sağlayacak genişlikte olduğunu, nitekim, müvekkili de bu durumu göz önünde bulundurarak güvenli bir biçimde aracını yolun en sağ kısmına nizami bir biçimde park ettiğini, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, davacı tarafın her ne kadar müvekkili aracının sol ön kapısını açması nedeniyle kaza yaptığını iddia etmişse de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle kaza tespit tutanağında belirtilen kural ihlallerine ve kusur oranlarına da itiraz ettiklerini, zira, davacının kaçınma manevrası yapmamış olması, hız limitlerini ihlal etmesinden veya sürüş esnasında dikkat dağıtıcı bir işle (telefon vs.) uğraşmasından kaynaklandığını, bu kapsamda davacının kaza esnasında ihlal etmiş olduğu trafik kurallarının araştırılarak tespit edilmesini ve kusur oranlarının yeniden dağıtılması gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkili şirkette 10.03.2022 - 10.03.2023 tarihleri arasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, hiçbir şekilde davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin bu poliçeden doğan sorumluluğu, 22.11.2022 kaza tarihi itibariyle maddi araç başına azami 100.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitinin bildirilmesi, bu tutarın mutlak suretle ödeneceği ve davayı kabul anlamına gelmediğini, 22.11.2022 tarihinde meydana gelen davaya konu kaza nedeniyle müvekkili sigorta şirketince ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 28.03.2023 tarihinde 77.313,75-TL rücuen maddi tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme ile müvekkili şirket tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlandırıldığını, yapılan ödemeler nedeniyle müvekkili şirketin tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini, bu oranın da en az yüzde otuz olması gerektiğini, kazaya ilişkin düzenlenen 22.11.2022 tarihli kaza tespit tutanağında, ... plakalı aracın hususi olarak kullanıldığını, araç hususi olarak kullanıldığından ve ticari faaliyetle ilişiği bulunmadığından ticari faiz talebinin reddi gerektiğini, davaya konu kaza nedeniyle müvekkili sigorta şirketince ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 28.03.2023 tarihinde 77.313,75-TL tutarında yapılan ödeme ile müvekkili şirketin tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini bildirerek, davanın davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 05/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda, trafik kusur incelemesi açısından; dava konusu maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde, davalı ... Özel Eğt. Hiz. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS ile sigortalanan ... plaka sayılı aracın davalı sürücüsü ...'in, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin (110/b-3) maddesini ihlali nedeniyle %100 (yüzdeyüz) kusurlu olduğu, ... plakalı aracın davacı sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, meydana gelen maddi hasar ve değer kabı açısından; ... ... tipteki, 2018 model aracın rapor tarihindeki değeri 1.100.000,00 olarak, kaza tarihindeki değerinin 682.000,00 TL olduğu, dava konusu trafik kazasında hasar aldığı, malzeme ve işçilik bedelleri ile belirtilmiş olan ve onarımı için işçilikler ve indirimler dâhil KDV hariç olarak 66.679,81 TL hasar oluştuğu, KDV dâhil 77.313,72 TL olduğu, yapılan onarımların hasar fotoğrafları ile uyumlu olduğu, bu bedelin makul olduğu ve bu hasar için mahsup şeklinde ilgili sigorta şirketince ödendiği, 22/11/2022 tarihinde oluşan kaza nedeni ile aracın piyasa araştırmaları sonucunda kaza sonucunda değerinin düştüğü tespit edilmiş olup, bu reel piyasaya yönelik araştırma, hesaplama yöntemi ile aracın kullanım özellikleri, kilometresi, yılı ve TRAMER araştırmaları yapılarak, daha evvelden kazaları olmadığı şartları ile yapılan araştırma sonucunda kaza tarihindeki değer kaybının 68.716,67 TL olduğu, araç onarımı nedeni ile onarım atölyesindeki işlemde geçen makul olan sürenin 20 gün olduğu ve günlük mahrumiyet bedelinin 750 TL olduğu, toplam mahrumiyet bedelinin 15.000,00 TL olduğu, maddi hasar ödemesi için davalı sigorta şirketinin toplam 50.000 TL teminatı olduğu, bu teminatın hasar ödemesi ile tükendiği doğrultusunda rapor sunulduğu, 06/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda, trafik kusur incelemesi açısından ve maddi hasar, değer kaybı ve mahrumiyet tazminatı ve miktarları açısından kök raporda belirtilen hususlar ve miktarlarda değişiklik yapılmadığı, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin düzenlediği poliçe kapsamında davacının değer kaybı zararına ilişkin kalan bakiye sorumluluk tutarının 22.686,25-TL olduğu, davacının araç mahrumiyet zararına ilişkin taleplerinin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen trafik sigorta poliçesi teminatları dışında olduğu, davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen kasko sigorta poliçesi kapsamında açılan hasar dosyasında ikame araç hizmeti alıp almadığına dair dokümanlar kazandırıldıktan sonra, kiralık araç hizmeti almış ise aldığı gün sayısının mahsup edilmesinin ardından mahrumiyet zararının değerlendirilmesinin uygun olduğunun belirtildiği, davalı sigorta şirketinin kendi sigortalısının kusuru oranında davacıya karşı ve de sigorta poliçe limiti ile sorumlu olacağı, diğer davalıların ise sürücünün kusur oranında sorumlu olacakları, anılan kaza sebebi ile davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 28.03.2023 tarihinde 77.313,75-TL tutarında yapılan ödeme yaptığının anlaşıldığı, ... Sigorta A.Ş. tarafından ödemelere ilişkin gönderilen belgeler incelendiğinde, ayrıntılı açıklama bulunmamakla öncelikli olarak hasar bedeli talep edileceğinden yapılan ödemelerin hasar onarım bedeli olduğu, hasar onarım bedelinin KDV Hariç olarak 66.679,81TL hasar oluştuğu, KDV dâhil 77.313,72 TL olduğu ve tutarın ... Sigorta A.Ş. tarafından ödendiği, bu hali ile davacının hasar onarım bedeli isteminde hukuki yararının bulunmadığı, davalı sigortaya karşı başvuru yapıldığına ilişkin tarih belgesi dosyaya ibraz edilmemiş bu hali ile davalı sigorta şirketinin arabuluculuk son oturum tarihi 21/06/2023 tarihinde mütemerrit olduğunun anlaşıldığı ve davacının değer kaybı isteminin kabulü ile 68.716,67 TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, davacı taraf bedel artırım dilekçesi sunmuş, araç mahrumiyetine ilişkin davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan talepte bulunmuş ise de, bilirkişi raporu sonrasında davacının netice-i talebini bu şekilde daraltamayacağı bilinmekle nazara alınmamış ve araç mahrumiyetine ilişkin davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında yükümlülüğü olmadığı görülmekle, davalı sigorta şirketi yönünden ispatlanamadığından reddine karar verildiği, araç onarımı nedeni ile onarım atölyesindeki işlemde geçen makul olan sürenin 20 gün olduğu ve günlük mahrumiyet bedeli 750 TL olduğu, toplam mahrumiyet bedelinin 15.000,00 TL olduğu anlaşılmakla sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; 1-Davacının hasar onarım isteminin hukuki yarar noksanlığı sebebi ile reddine, 2-Davacının değer kaybı isteminin kabulü ile 68.716,67-TL'nin davalı sigorta yönünden ara buluculuk son oturum tarihi 21/06/2023 tarihinden (poliçe ve bakiye teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) diğer davalılar yönünden, kaza tarihi 22/11/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davacının günlük araç kiralama tazminatı talebinin kısmen kabul-kısmen reddi ile davalı sigorta şirketi yönünden ispatlanamadığından reddine, diğer davalılar yönünden 15.000,00-TL nin kaza tarihi 22/11/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... ve ... Özel Eğitim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; kusur oranlarının dağılımının hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kazanın gerçekleştiği yolun 4 şeritli bir yol olmadığı, ... Marketin önüne ve yolun karşı tarafına araçların park ettiğini ve bu nedenle yolun daraldığı bu nedenle kusurun müvekkiline ait olduğunun değerlendirildiğini ve bu değerlendirme hükme esas alınmışsa da kurulan hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kazanın gerçekleştiği yolun yaklaşık 4 aracın aynı anda seyir halinde ilerlemesine olanak sağlayacak genişlikte olduğu dosya kapsamında yer alan fotoğraflardan açıkça görüldüğünü, hükme esas alınan raporda ... Marketin önüne ve yolun karşı tarafına araçların park ettiği belirtilmişse de, bu husustan kaynaklı olarak kusurun salt olarak müvekkiline yükletilmesi hatalı olup, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, zira gerçekten yolun her iki tarafına park eden araçlardan kaynaklı olarak yol daralmış olsa dahi bu noktada yapılması gereken öncelikle yolu trafik kurallarına aykırı bir biçimde daraltacak şekilde park eden araçların sorumluluğunun tespit edilerek akabinde davaya dahil olan tarafların sorumluluğunun tespit edilmesi gerektiğini, tespit edilen değer kaybı miktarının hatalı olduğunu, mahrumiyet bedeline ilişkin olarak davacı tarafından gerçekten araç kiralandıysa söz konusu kiralamaya ilişkin faturanın ve kiralama bedelinin dosyaya sunulması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Kusura ilişkin olarak, hükme esas bilirkişi raporunda, kazaya ilişkin görüntüler tekrar incelendiğinde, kazanın meydana geldiği Nalan Caddesi'nin 4 aracın seyir halinde olabileceği 4 şeritli bir yol olmadığı, kaza krokisinde görüleceği üzere ... marketin karşısında park halinde araçların bulunduğu, ... market önünün bulunduğu tarafa da araçların park yapması durumunda iki yönlü yolun daraldığı ve araç geçişinin kısıtlandığı, araç kapısının açılması ile de yolda seyir halinde bulunan araçların geçişlerinin engellediği, meydana gelen kazada. davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracını Nalan Caddesi No:17 (... Market) önünde park haline aldıktan sonra aracına binmek üzere geldiğinde, aracına binmeden önce, öncelikle, olası kaza riskine karşı her türlü önleyici tedbirlerin yanı sıra, kendi can güvenliğini sağlayıp, taşıt trafiği için bir zorluk veya engel yaratmamak şartıyla, trafik durumunu da dikkate alarak, yoldan gelen taşıtların uzaklık ve hızını kontrol edip, gerekli kontrolleri yapıp, inme, binme kurallarına gereken dikkat, özen ve hassasiyeti gösterdikten sonra yolu kontrol edip, dikkatli ve tedbirli bir şekilde aracına binmesi gerekirken bu kurala uymamasına bağlı olarak kazanın meydana geldiği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeli İndirme, Bindirme ve Kapıların Açılması Kuralları başlıklı (110/b-3) maddesi; “durakladıktan sonra aracın sağını solunu kontrol etmeden kapı açmak ve kontrolsüz inip binmek yasaktır” kuralını ihlali nedeniyle asli ve tam kusurlu olacağı, davacı ... (...)'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile meskun mahalde, gündüz vakti, Nalan Caddesi'nden Mertepe Sokak istikametine seyir halinde iken, olay yeri No:17 (... Market) önüne geldiğinde, yolun sağında park halinde bulunan davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracının sol ön sürücü kapısını yolu yeterince kontrol etmeden, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde açması, sevk ve idaresindeki aracının sağ ön kısımları ile çarpması sonucu meydana gelen olayın ani gelişmesi, ... plaka sayılı araç sürücüsünün davranışının ön görülebilir olamaması ve kazadan kaçınma davranışı mümkün olmadığından, kazanın oluşu üzerine etken hatalı herhangi tutum ve davranışı ya da kural ihlali görülmediğinden kazada kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, rapora karşı itirazların da incelendiği anlaşılmakta olup, raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır. Araç mahrumiyet zararına gelince, Borçlar Hukuku’na göre, bir şey hasar gördüğü zaman, onun kullanılamamasından doğacak olan zarar, bu zarardan sorumlu kişiden talep edilebilir. Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre, Kanunda aksine bir hüküm olmadığı takdirde, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Bu nedenle, araç mahrumiyeti sebebiyle olduğu iddia edilen zarara dair deliller ibraz edilmeli, zarar gördüğünü iddia eden tarafın ne iş yaptığı, aracını ne maksatla kullandığı, eviyle işi arasında kat ettiği mesafe belirlenmeli, araç kullanılırken yapılması gereken zorunlu giderler de belirlenecek olan zarardan indirilmelidir. Aracın ne kadar süre içerisinde tamir edileceğine dair, bilirkişi raporu da düzenlenmesi gerekmektedir. Eğer, araç mahrumiyetine dair delil sunulamıyorsa, bu durumda Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi 2. fıkrasına göre, hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmesi gerekmektedir (T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2015/17333 - K. 2016/3648 T. 23.3.2016). Yerleşik Yargıtay kararlarına göre, davacı, kaza neticesinde, aracın hasarlandığını ve kullanılamadığını kanıtlanması durumunda, aracın makul onarım süresince kullanılamaması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet zararlarını talep edebilir. Davacıdan ayrıca bu dönem için araç kiraladığına yönelik belge sunması istenemez, mahkeme bilirkişiden alınacak rapor ile aracın makul onarım süresini tespit ederek, bu süre zarfında araç mahrumiyeti nedeniyle uğrayacağı zarar ve talep çerçevesinde davanın esası hakkında karar verilmelidir. Bu nedenle, araç mahrumiyetine ilişkin belirleme de yerindedir. Değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının Yargıtay tarafından benimsenen ilkelere uygun olarak belirlendiği anlaşılmakla usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalılar ... ve ... Özel Eğitim Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar ... ve ... Özel Eğitim Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalılardan alınması gereken 5.718,75 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.860,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.858,75 TL harcın anılan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/799, K. 2026/913, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-799-e-2026-913-k-5656275b2b57