Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/502 E. 2026/924 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/502
- Karar No
- 2026/924
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/502 KARAR NO : 2026/924
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/02/2026 NUMARASI : 2026/105 Esas DAVA : MENFİ TESPİT / İHTİYATİ TEDBİR KARAR TARİHİ : 10/04/2026
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI; İlk Derece Mahkemesi istinaf başvurusuna konu ara kararında; "...İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ....ile ....'nın alıcı olduğu 29.11.2024 tarihli sözleşme ile danışmanlık anlaşması yaptığını, sözleşme gereğince dava dışı bahsi geçen kişilerin taşınmazların Orman Genel Müdürlüğünden kiralanması ve bürokratik işlemlerin yürütülmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin bu danışmanlık işi için avans ödemesi olarak 3.000.000,00-TL yediemin sıfatıyla teslim aldığını, müvekkilinin bu konuda herhangi bir itirazı olmadığını, sözleşme gereği yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, avans olarak ödenen bedelin ...'ya peyderpey ödendiğini, davalı tarafça haksız senedin icra konusu edildiğini, teminat niteliğinde olan senedin ödenmesi nedeniyle konusuz kaldığını, senet lehdarı ...'nın senedi muvazalı bir şekilde davalı ...'a ciro ettiğini ve iş bu dava konusu icra takibine konulduğunu, dava konusu senedin herhangi bir alım satım veya hizmetin karşılığı olmadığını, senedin lehtarı olan dava dışı ....'nın annesinin davalı ... ile iş ortağı olduğunu, müvekkilince İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulacağını, çeklerden kaynaklı arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin icra nedeniyle ciddi tehdit altında olduğunu, yapılan icra takip işlemlerinin karar verilinceye kadar tedbiren durdurulmasını ve ihtiyati tedbirin teminatsız olarak verilmesini, dava sonucunda müvekkilinin İzmir 12. İcra Dairesi'nin 2025/7686 Esas sayılı icra dosyasından takibe konulan senet ile ilgili borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Talep; ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı ve davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi incelenmekle; İİK 72/2 maddesi uyarınca "ancak icra takibinden önce açılan menfi tespit davası nedeniyle teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına tedbiren karar verilebilir." Dosyanın incelenmesinde; davanın icra takibinden sonra açıldığı anlaşılmakla, talebin İİK 72/3 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve bu nedenle icra takibinin durdurulması talebinin yerinde olmadığı kanaati ile bu talebin reddine karar verilmiştir. Ancak tedbir isteyenin talebinin İİK 72/3 maddesi kapsamında değerlendirilmesi sonucunda sunulan deliller karşısında yaklaşık ispat şartı sağlandığından ileride hak kayıplarının yaşanmaması..." gerekçesi ile, davacı vekilinin talebinin KISMEN KABULÜNE, İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2025/7686 sayılı dosyasında borçlunun gecikmeden doğan zararlarının karşılanması amacıyla takip dosyasındaki toplam alacak 3.526.438,36-TL tutarının % 15'i oranındaki (528.965,75-TL) teminat yatırıldığı takdirde icra veznesine yatan paranın davalı (alacaklıya) ödenmemesine yönelik İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, davacı vekilinin tedbiren takibin durdurulması yönündeki talebinin REDDİNE, ihtiyati tedbir isteyen tarafların icra dosyasındaki 3.526.438,36-TL alacağın takdiren % 15'i olan 528.965,75-TL nakdi teminat veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu yatırıldığında ve davacı tarafça talepde bulunulması halinde ihtiyati tedbir kararının infazı için bir örneğinin İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2025/7686 sayılı dosyasına gönderilmesine, HMK 393/1 maddesi uyarınca kararın tebliği tarihinden itibaren 1 hafta içinde tedbirin uygulanmasının talep edilmemesi halinde tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına karar verilmiş, verilen bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. B) İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinden özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın söz konusu takibe dayanak belgenin bedelsiz olması sebebiyle mağduriyet yaşatacağını, icra takip işlemlerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, müvekkili ile dava dışı ... ve ....'nın 29/11/2024 tarihli sözleşme ile danışmanlık anlaşması yaptığını, bu sözleşme gereğince "... Mah.-.... Ada.... Parsel ve....Ada-... Parsel"de kayıtlı taşınmazın kamudan kiralanması maksadıyla ve bürokratik işlemlerin yürütülmesi maksadıyla sözleşme akdedildiğini, sözleşme gereğince .... ve .... anılan taşınmazların Orman Genel Müdürlüğü'ndan kiralanması hususunda danışmanlık yapması için yine dava dışı ... ile anlaştığını, müvekkil ise bu sözleşmenin başlangıcında .... ve .... tarafından avans ödemesi olarak 3.000.000,00 TL yediemin sıfatıyla teslim aldığını, müvekkilin bu konuda herhangi bir itirazı bulunmadığını, belirtilen sözleşme gereği yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, ayrıca müvekkile avans olarak ödenen 3.000.000,00 TL bedelin sözleşme taraflarından .... ...'ya peyderpey ödendiğini, ancak huzurdaki davanın konusu gereğince davalı tarafça haksızca senet ciro edilerek takibe konulduğunu, borcu itfa edilmiş bedelsiz senedi davalı ...'ın yasal takibe koyduğunu,dava konusu takipten bedelsiz senet için takip başlattığını, ekte sunulan senet görüntüsünde görüleceği üzere senedin lehdarı sözleşme taraflarından .... olup, her ne kadar müvekkil uhdesindeki bedel iade edilmiş olsa da teminat senedi niteliğindeki senet haksızca takibe koyularak, hak edilmeyen ve karşılığı olmayan bir bedelin tahsil edilmeye çalışıldığını, aralarındaki anlaşma gereğince dava dışı ...nın davacı müvekkilde icra takibine konu olan teminat senedini sözleyme gereği aldığını, sözleşme iptal edilince diğer sözleşme tarafına senedin teminat teşkil ettiği 3.000.000-TL bedel ödendiğini, söz konusu senedin herhangi bir borcunun bulunmadığını, karşılığı ödenmiş senedin davacı müvekkile iade edilmediğini, senet lehdarı .... muvazalı bir şekilde davalı ...'a senedi ciro ettiğini, davalı tarafından da haksızca teminat senedi niteliğinde bono dava konusu İzmir 12. İcra Dairesi 2025/7686 Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe konu edildiğini, dava konusu kambiyo senedinin herhangi bir karşılığı olmayıp bedelsiz bir senet olduğunu, müvekkilin icra takibinden kaynaklı ciddi bir cebri icra tehdidi altında olduğunu, davalı tarafından müvekkilin adına kayıtlı malvarlıklarına haciz uygulandığını ve malvarlığının tehlike altında olduğunu, icra takip işlemlerinin karar verilinceye kadar tedbiren durdurulmasını ve müvekkilin ekonomik durumu göz önüne alınarak ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak verilmesini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C) DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlenmiştir. Yine özel bir düzenleme olarak , İİK'nın 72. maddesinin 2. fıkrasında; "İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemenin istek üzerine alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği"; 72. maddesinin 3. fıkrasında ise; "icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği ancak borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebileceği" düzenlenmiştir. Dosyadaki belgelere, davanın niteliğine, davacının talebi ile ara kararın dayandığı delillere, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği yönündeki yasaya ve usule uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbirin reddine dair kısmı istinaf eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/02/2026 tarih ve 2026/105 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbirin reddine ilişkin olarak verilen 04/02/2026 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında ihtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gereken 732,00.TL maktu harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyen davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.