Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/770 E. 2026/803 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/770
Karar No
2026/803
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/770 - 2026/803 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/770 KARAR NO : 2026/803

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/01/2025 NUMARASI : 2024/102 ESAS - 2025/26 KARAR

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 21/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/06/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.10.2023 tarihinde davacıya ait araç ile davalının sigortaladığı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu davacıya ait aracın hasar gördüğünü belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla hasar bedeline ilişkin 100,00-TL, değer kaybına ilişkin 100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile değer kaybı talebini 5.000,00 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili dilekçesinde, talebin zamanaşımına uğradığını, 29/12/2023 tarihinde 34.503,18-TL hasar, 12/12/2023 tarihinde ise 30.000-TL değer kaybı ödemesi yaptıklarını, poliçe limiti ve kusur ile sınırlı sorumlu olduklarını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda;davanın kısmen kabulüne, 5.000-TL değer kaybı tazminatının 06/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hasar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hasar tazminatı talebinin reddine dair gerekçeli kararda bir açıklamaya değinilmediğini, hükme esas alınan raporu kabul etmediklerini, raporda hasar tazminatı hesabı yapılırken iskonto indirimi yapıldığını, orjinal parça bedeli üzerinden iskonto uygulanmadan KDV dahil edilerek hasar bedelinin belirlenmesi gerektiğini, raporun sigorta eksperi tarafından düzenlenen eksper raporu baz alınarak düzenlendiğini, davacının aracında onarım ve değişimi yapılan parçaların orjinal bedellerinin araştırılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değer kaybı hesabının da hatalı olduğunu, kasko eksper raporunda davacıya ait aracın güncel değerinin 625.000 TL olarak belirlendiğini, ancak raporda 585.000 TL olarak belirlendiğini, mahkemece çelişkiyi açıklayıcı, denetime elverişli bir rapor alınmadığını, raporda aracın kazadan önceki rayiç değeri belirlenirken hangi firmadan ne kadar teklif verildiğinin yazılmadığını, hiç bir somut veri kullanılmadan araç değerinin 580.00-590.000 TL fiyat aralığında olduğunun belirtildiğini, davalı sigorta şirketinin 02/12/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, ancak mahkemece verilen kararda 06/12/2023 tarihinin temerrüt tarihi olarak belirlendiğini, hükmedilen tazminata avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedildiğini, mahkemece verilen kararda harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabında hata yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle araç hasar bedeli ile değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir. Haksız fiilden kaynaklanan, maddi tazminat taleplerinde zarar sorumlusu "gerçek zarardan" sorumlu olduğundan, kazaya bağlı zararın doğru şekilde hesaplanmış olması önemlidir. Kazaya bağlı gerçek zarar hesaplanmasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edilen ilke ve yöntemler nazara alınmalı, zararın artmasına, zarar görenin neden olması durumunda bu kapsamdaki zararlardan haksız fiil sorumlusu sorumlu tutulmamalıdır. Bu açıdan, değer kaybı zararlarının hesaplanmasında araç değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyularak değerlendirme yapılması, araçta meydana gelen değer kaybının, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak tamir edildikten sonraki rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre ve varsa olay tarihinden önce kazalarının değer kaybına etkisi de değerlendirilerek hesaplanması gerekir. Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigorta eksperi tarafından düzenlenen eksper raporunun doğrudan baz alındığı, davacının aracında onarım ve değişimi yapılan parçaların orjinal bedellerinin araştırılıp değerlendirilmediği,değer kaybı hesabına ilişkin ise,kasko eksper raporunda davacıya ait aracın güncel değerinin 625.000 TL olarak belirlendiği,raporda ise 585.000 TL olarak belirlendiği, mahkemece çelişkiyi açıklayıcı, denetime elverişli bir rapor alınmadığı, raporda aracın kazadan önceki rayiç değeri belirlenirken emsallerin açıkça raporda irdelenmediği, aracın önceki hasar kayıtlarının araştırılıp değerlendirilmediği anlaşılmakla raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı, bu suretle mahkemece hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde karar verilmesinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Kabule göre de davacı tarafın başvurusuna ilişkin email içeriğinin davalı sigorta şirketi tarafından 21.11.2023 tarihinde açılıp okunduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin 02/12/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla mahkemece hükmedilen tazminata 02.12.2023 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hükmedilen tazminata 06/12/2023 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu taleplere ilişkin dava konusu aracın varsa dava konusu kazadan önceki tüm kazalarına ilişkin hasar bilgi ve belgeleri ile varsa ekpertiz raporu ve hasar dosyaları da getirtilerek, yeni bir bilirkişiden yukarıdaki ilkelere uygun şekilde denetime elverişli olarak düzenlenen rapor alınarak, istinaf eden taraf lehine oluşan usuli müktesep hakların da korunmasıyla sonuca göre bir karar verilmesi ve mahkemece hükmedilen tazminata 02.12.2023 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre istinaf eden davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 13/01/2025 tarihli 2024/102 Esas - 2025/26 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf edenin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edene iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/770, K. 2026/803, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-770-e-2026-803-k-9c8ed49c2405