Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/367 E. 2026/1024 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/367
Karar No
2026/1024
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/367 Esas

KARAR NO : 2026/1024 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/685 Esas - 2025/670 Karar

TARİHİ: 14/10/2025

DAVA: Menfi Tespit

KARAR TARİHİ: 14/05/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

... vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul-Adana-Diyarbakır ekseninde mafya usulü çalışan batık ... AŞ tüzel kişiliğinin gerçek sahiplerinin; yasal dayanağı bulunmayan cebri icra yöntemleri ile piyasadan silindiği Tasfiye halinde ... A.Ş.nin Mahkeme kararıyla atanmış tasfiye Memuru olduğunu, 11.Nisan 2013 günü kesinleşen Mahkeme kararını, Bartın Ticaret Sicil Memurluğuna ibraz ettiğini, bu şirket ile ilgili olarak ...’nin 12.Mart.2000 tarihli ve 3819 sayılı haciz talimatı verildiğini, ekinde ... borçlular listesini incelediğini, 2007/94 E sayılı takip dosyasının ihtiyati haciz kararı olduğunu, borçlu listesinde adresinin Kartepe-Kocaeli şeklinde olduğunu, o zamanki Mernis adresi doğru olduğunu, her nedense adresine tebligat yapılmasından kaçınıldığını, 16 Şubat 2006 tarihli 4552 sayılı resmi yazılarıyla da Bartın’daki Mernis adresine tebligat yapıldığını, olayın gerçek nedeni de 9 kasım 2012 günü basında çıkan haberle belgelendiğini, muhataplar tarafından da herhangi bir yalanlama gelmediğini, Halis ... kendisine aynı zararların verilmemesi ve ... yetkililerine hükmetmek amacıyla plan yaptığını, ... AŞ Şirinevler Şubesinin 1996-1997 yıllarındaki yolsuzluklarını 05.Ekim.1997 günü resmiyete koyduğunu, devlet bankaya 30.11.2001 günü el konduğunu, olmayan borcu bugün itibariyle devlet alacağı 6183/102 yasa maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, 8.04.2002 günü ... Alacak Temliki Sözleşmesi ile İstanbul 6.İcra Müdürlüğündeki ... esas no.lu dosyayı devir aldığını, aradan tekrar beş yıl geçtikten sonra 2007 yılında açıklanan şantaj şeklindeki olay tehdidi altında işleme konulduğunu, güncel bankacılık işlemleri ve resmi kayıtlarla, İstanbul 6.İcra Müdürlüğü nezdindeki ... esas no.lu takip dosyasının gerçek durumu aşağıya çıkarıldığı şeklinde olduğunu, ortağı, yöneticisi ve ... AŞ Şirinevler Şubesinde 10.000,00 TL Şube Müdürü yetkisiyle kullandırdığı krediye kefil olduğu şirketin adı ..., ...’taki hesabı da 315815 no.lu olduğunu, Ticaret Sicil kayıtları ve gerçekte ... isimli bir şirket bulunmadığını, şirketin 31.07.1997 günü Fransız müşteri için ...’te kumaş üretimi yaptırma için 5.150,00 TL tutarında teminat mektubu aldıklarını, bu mektubu bekleterek 22.08.1997 günü ... isimli tahrifatlı hesaba 30.985,00 TL kredi kullandırmış göstererek üçüncü şahıs tüzel kişiliğin 27.08.1997 günü Fransa’dan gelen ihracat bedelinden 18.600,00 TL parasının çalındığını da Fransız müşteri İstanbul’a gelerek belgelediğini, ... AŞ Genel Müdürlüğü suçu Bankanın Şirinevler Şubesi Müdürü ...’e yüklemek suretiyle iş akdini tek taraflı tazminatsız olarak fesh ettiğini, ... AŞ Genel Müdürlüğü ve Şube yetkilileri 17.09.1997 günü şirket merkezine gelerek dört taksitte ödenmesi koşulu ile 4.000 TL ek kredi teklifinde bulundukları, icra dosyasına 9.150,00 TL borcun kabul edilerek ödenmesinin taahhüt edildiğinin yazıldığı, 3.şahıs firmasının 29.09.1997 tarihinde Fransa’dan gelen 10.672,00 TL ihracat bedelinden 2.300 TL olarak ilk taksitin kesileceğini, 1.10.1997 tarihinde 6.834 TL kesildiğinin ortaya çıktığını, anlaşmaya aykırı fazla kesilen paranın iadesi alacak davasının derdest olduğunu, Şirinevler eski Müdürü ... yeniden Müdürlük görevine getirildiğini, yetkili ...hareket geçerek yolsuzluğun örtbas edildiğini, ... isimli ... no.lu hesap için ... olarak tahrif ederek yeni çıktı alındığı, hayali borçlar eklendiğini, Bakırköy 6.Noterliği aracılığı ile 10.10.1997 tarihli ve ... no.lu ihtarname keşide edildiği kefillik adresinin hiç oturmadığı adresin gösterildiğini, ek sözleşme ile aldıkları ve ödeme taahhüt edilen 9.150,00 TL ( 5.150 TL banka teminat mektubu+4.000 TL ek kredi) tutarında borcu ödediklerini, ... AŞ. Şirinevler şubesi yetkilileri fazla kestikleri parayı İstanbul 6.İcra Müdürlüğü ... esas no.lu dosyaya kasten ibraz etmedikleri, itiraz ile takibin durduğunu, bu nedenle İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 1997/1421 e no.lu itirazın iptali davası açıldığını, hesap mutabakatında da kasten kaçtıklarını, şirketlerinin ... ile hiç çalışmadığını, 6.08.1998 günü hacze gidildiğini, şirketin ... marka ... seri no.lu çift iğne recme isimli makine sahte haciz tutanağı düzenlendiğini, haciz tutanağında bu makine olmadığını, Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı, Bağcılar Asliye Ceza Mahkemesinde dava açtıklarını, anlaşarak dava dosyasını ödedikleri sınırlı olan Avukatlık ücreti dahi talep edilmeksizin 05.03.1999 tarihli 1997/1421 E, 1999/117 K sayılı kara alınmadan sonlandırıldığını, sonuç olarak ... AŞ Şirinevler şubesinin kredi kullandırma yetkisinin 10.000 TL olduğunu, 22.08.1997 günü 30.985,00 TL nakit kredi kullandırılmasına dair aynı günlü veya öncesine ait Banka Genel Müdürlüğü onayı ile kullandırılan kredi belgelerinin dosyaya celbi, yasal dayanağı olmayan borcun ve takibin iptal edilmesi talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak ... tarafın sunulan dava dilekçesinin HMK 119.maddesinin e bendi ve g bendi gereği gerekli şartları ihtiva etmediği tereddütlere sebep olduğu, bu nedenle talep sonucunun açıklattırılması aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacının iptalini istediği İstanbul 6.İcra Müdürlüğü ... sayılı dosya takibe itiraz sebebiyle açılan İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 1997/1421 E ve 1999/117 s dava dosyası 05.03.1999 tarihinde karara çıktığı ve kesinleştiğini, bu nedenle takibe mesnet hakkında bir kesin hüküm ve kesinleşmiş icra takibi bulunduğunu, ... taraf İstanbul 6.İcra Müdürlüğü ... e dosyası ile yapılan takibe itiraz ettiğini ve daha sonra itirazdan feragat etmiş ve ödeme taahhüdünde bulunmuş olup, dava konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı şeklinde sonuçlandığını, davacının ihtarname ve takipten 14 yıl, itirazın iptali davası ve borcun kesinleşmesinden 12 yıl sonra borcun ve takibin iptalini talep etmesinin usule aykırı olduğunu, davacının borcun zamanaşımına uğradığı iddiasının da yersiz olduğunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 141 madde gereği 20 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, esasa ilişkin olarak ise ... A.Ş.den müvekkil Kuruma devir ve temlik edilen kredilerle ilgili olarak kamu borçlusu ... Ltd Şti hissedarı ve kefili olması nedeniyle ... taraf hakkında 2007/94 sayılı dosyadan 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre takip başlatıldığını, ... taraf devam eden borca idari makamlar nezdinde ulaşamadığı sonuca adli yargıda dava açarak ulaşmaya çalıştığını, Fon kurulunun kararı gereği 08.06.2007 tarihine göre 486.621,00 TL alacağın tahsili için 2007/94 sayılı davada takip başlatıldığını, davacının merniste kayıtlı adreslerine usulüne uygun tebligat yapılmadığı iddiasının kabul edilmediğini, davacının iptalini istediği İstanbul 6.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibinde yapılan itiraz sonucu İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 1997/1421 E dosyası 05.03.1999 tarihinde karara çıktığı ve 6.09.1999 tarihinde kesinleştiğini, davacının ortağı ve yetkilisi ve kefili olduğu ...Ltd Ştine kullandırılan 30.985,00 TL.lık kredi ... no.lu hesabındaki 9 ek no.lu kredi olduğu ... taraf kefil sıfatı muhtelif tarih ve tutarlarda beş adet toplam 25.000 TL.lık kredi sözleşmesi imzalandığını, Banka Şirinevler Şubesi tarafından ...Ltd Şti için 2 adet hesap açıldığını, bu hesaplardan 315885 no.lu hesabı ihracat bedeli alışı, eft vs işlemler yapıldığı, diğer hesap olan ... no.lu hesabın ise nakit ve gayri nakit kredilerin kullandırıldığını, ... no.lu hesabın firmanın ve yetkililerinin bilgi sahibi olduğunu gösteren çok sayıda firma ve ... adına düzenlenmiş talimat ve yazı bulunduğunu, ...’ın hesaplar arasında virman talimatı bulunduğunu, firmanın ...-9 ek no.lu hesabı muhtelif tarih ve tutarlarda kredi kullandırıldığı ve tahsilatlar yapılarak 22.08.1997 tarihinde 30.985 TL.ye ulaştığını, 22.08.1997 tarihinde firmaya 13 ek no.lu hesapta tek kalemde 30.985 TL kredi kullandırılarak 9 ek no.lu kredinin kapatıldığını, bu kredilere ilişkin belgelerin ekte sunulduğunu, ...-13 no.lu hesabı ise 9.10.1997 tarihinde 5.150 TL.lık teminat mektubunun tazmininde kullanıldığını, ayrıca ... tarafın iddia ettiği şekilde 18.600 TL meblağ kayıt banka tarafından çalınmadığı, 27.08.1997 tarihinde dava dışı ... Ltd Ştine geçen ve döviz alış işlemi gerçekleştirilen 21.138.87 TL tutarındaki ihracat bedelinden 18.600 TL.lık kısmı, ...’ın verdiği hesaplar arası talimat kapsamında ... no.lu kredi hesabına mahsup edildiğini, hesaplar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ... tarafın iddialarının doğru olmadığının ortaya çıkacağını, ... AŞ tarafından ...Ltd Şti ve kefili ... aleyhine 9.10.1997 tarihi itibariyle 23.191,85 TL. nakit ve 1.369,09 TL.sı depo talepli meri mektup riski olmak üzere toplam 24.560,95 TL üzerinden Bakırköy 6.Noterliği 10.10.2007 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname keşide edildiğini, ve yasal takibe başlandığını, ... taraf itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, İstanbul 4.AST mahkemesi nezdinde itirazın iptali davası açıldığını, anlaşarak dava dosyasına ödedikleri ile sınırlı olarak avukatlık ücreti dahi talep etmeksizin 05.03.1999 tarihli karar alınmadan davanın sonlandırıldığını, şeklinde ifade yer aldığını, ... taraf Bağcılar İcra Müdürlüğü ... Tal dosyasına 06.02.1998 tarihli beyanı ile vaki itirazından feragat ettiği ve 09.03.1998 tarihinde İcra dosyasına ödeme taahhüdünde bulunduğunu, ... tarafından 03.08.2009-30.11.2012 tarihleri arasında müvekkil kuruma 39 adet dilekçe verdiği ve bunlara cevap verildiğini, belirtilen nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 14/10/2025 tarih ve 2023/685 Esas - 2025/670 Karar sayılı kararında;

".....BAM ilamı doğrultusunda davacıdan, eldeki davada İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına konu borçtan dolayı mı, yoksa davalı fon tarafından gönderilen 2007/94 sayılı dosyadan 6183 sayılı AATUHK'na göre ödeme emrine konu borçtan dolayı mı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği hususu sorulmuş, ... asil tarafından 15/04/2024 havale tarihli beyan dilekçesi ile davalı Fon tarafından gönderilen 2007/94 sayılı dosyada 6183 sayılı AATUHK na göre ödeme emrine konu borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği bildirilmiştir.

İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 29/04/2024 tarihli 2024/520 esas ve 2024/890 karar sayılı (eski 2016/29 esas 2018/1750 karar) dosyasının UYAP kayıtlarının incelenmesinde; "Dava dosyanın incelenmesinden, ... A.Ş. Şirinevler Şubesi tarafından davacının hissedarı ve kefili olduğu ... Ltd. Şti.'ne 1997 yılında, kullandırılan kredilerin anılan Şirket'ce Banka'ya geri ödenmediği, ...'ın 2001 yılında Fon'a devredilmesi sonrasında söz konusu kredilerin 08/04/2002 tarihi itibariyle Fon tarafından temlik alındığı, dava konusu 14/06/2007 tarih ve 2007/254 sayılı Fon Kurulu Kararı ile borçlu şirketler ve kefilleri ile ilgili olarak 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip ve tahsil işlemlerine başlanılarak, bu kapsamda söz konusu Şirket'e 10/10/1997 tarihli hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, bu tarih itibariyle 23.191.854.147-TL olan borç miktarına, 6183 sayılı Kanun kapsamında 2007 yılına kadar %250 oranında temerrüt faizi uygulandığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, alacak tutarının, alacağın Fon tarafından devralındığı 08/04/2002 tarihine kadar temerrüt faizi işletilerek bu tarihten sonra da birikmiş alacak tutarına gecikme zammı işletilmek suretiyle hesaplanması gerektiği halde Fon Kurulu'nun 2007/254 sayılı Kararı'nın alındığı 14/06/2007 tarihine kadar temerrüt faizi işletilmek suretiyle hesaplama yapıldığı görülmektedir.

Bu durumda, dava konusu alacağa ilişkin gecikme zammı ve faiz hesabının ilgili mevzuata aykırılık oluşturması karşısında 15/06/2010 tarih ve 2007/94 numaralı ihtiyati haciz işleminde hukuka uyarlılık görülmemektedir." gerekçesiyle iptal kararı verildiği görülmüştür.

Bu doğrultuda İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 29/04/2024 tarihli 2024/520 esas ve 2024/890 karar sayılı kararı ile davaya konu 15/06/2010 tarih ve 2007/94 numaralı dosyadan 6183 sayılı AATUHK'na göre düzenlenen ödeme emrinin iptaline karar verildiği ve verilen kararın 30/09/2024 ve 12/02/2025 tarihinde Danıştay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davalı ... yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş, ayrıca ... tarafından alacağı temlik eden banka aleyhine de dava açılmış olduğu görüldüğünden davalı ... Bank yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.

HMK’nın 326/1. maddesine göre kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Ancak eldeki davada konusuz kalma nedeninin "ödeme emrinin iptali" olduğu, bu nedenle dava tarihi itibariyle ... tarafın davasında haklı çıktığı nazara alınarak HMK'nın 331. maddesi doğrultusunda yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesisi edilmiştir. " gerekçesi ile,

''1-Davalı ... Bank yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine,

2-Davalı ... yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,'' karar verilmiş ve karara karşı ... ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

... istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin kabul ettiği “bakiye 5.840,37 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde ... yana iadesine” ve “... tarafından yapılan başvuru harçlar toplamı 134.00,TL. peşin harçlar toplamı 6.900,42TL, 2.250,00 TL.bilirkişi ücreti, 1.2018 ,25 TL. tebligat ve posta gideri ile 10.500,00 TL Vekalet ücreti giderinin Davalı ... den tahsili ile davacıya (tarafımıza) verilmesine” ilişkin lehe kısmın aynen korunmasına, davalı banka nezdinde usulsüzlüklerin yapıldğını, Tasfiye Halinde .... LTD. ŞTİ” nin Mahkemenin davaya dahil etmediği 01/04/1998 tarihi itibariyle 4.934.996.937 TL alacağının 27 yıllık yasal faiziyle davalı ... “ye ödetilmesine, ... yetkililerinin kamu görevlerini kötüye kullanmak suretiyle, 08/06/2007 tarihinde haklarında sahte resmi belgelerle oluşturdukları 486.621,00 TL ve başka 18 yıllık sahte resmi belgeye dayalı devlet alacağı hakkındaki “tespit edilecek malvarlığına haciz konulması “ konulu hak ihlali yasa dışı resmi uygulamaların iptaline, bu nedenle uğradığı maddi ve manevi zararların davalı ... Kurumuna ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 08/04/2024 tarihli dilekçesi ile davadaki talebinin müvekkil kurumca ...Firması hakkında 6183 sayılı AATUHK uyarınca yapılan takibin iptali olduğunu açıkladığını, 6183 sayılı kanun çerçevesinde yapılan her işlemin idari işlem olduğunu ve idari işlemlere karşı adli yargıda dava açılamayacağını, davanın idari yargının görev alanına girmesi nedeniyle görevsizlik nedeniyle reddi gerekirken, konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin İYUK'una ve HMK'ya aykırı olduğunu, somut olayda zaten ... tarafından aynı talepler ve gerekçelerle İstanbul 8.İdare Mahkemesinde açılmış derdest bir dava mevcut olduğunu, adli yargıda ikinci olarak işbu davanın açılmasının usul hukukuna aykırı olduğunu, mahkemece davanın bir idari işleme karşı açılan iptal davası niteliğinde olduğu tespit edilerek davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın sürdüğü 12 yıl boyunca idari yargıdaki davanın sonucunun beklenilmesinin hukuka aykırı olduğunu, menfi tespit davalarının 2004 sayılı İİK'na tabi alacak ve takiplere özgü bir dava olduğunu, amme alacaklarına ve amme alacaklarının 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili amacıyla yapılan takiplere menfi tespit davası açılamayacağını, menfi tespit davasının adi alacaklar ve adi alacak takipleri için getirilmiş bir müessese olduğunu, dolayısıyla mahkemenin davayı bir menfi tespit olarak addetmesi halinde dahi hükmün yanlış olduğunu, menfi tespit davası olduğunu tespit eden mahkemenin davayı görevsizlik nedeniyle reddetmesi gerektiğini, Yerel mahkemenin dava tarihi itibariyle davacının davasında haklı çıktığı tespitinin hatalı olduğunu, davalı kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle dava masraflarından sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, davalı kurumun yaptığı idari işlemin karşılığının ... tarafından İstanbul 8. İdare Mahkemesinde açılan idari dava olduğunu, bu davanın ise fuzuli, yersiz bir dava olduğunu, idari yargının yargılama yetkisine giren bir işlemin adli yargıda yargılaması yapılamayacağına göre işbu davanın açılmasına davalı kurumun sebebiyet vermiş olamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve fon alacağına dönüşen alacağın tahsili için 6183 Sayılı Kanun uyarınca davalı ... tarafından davacıya gönderilen ödeme emrine konu borçtan dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi talebine ilişkindir.

Mahkemece 26/01/2021 tarih, 2014/1020 esas ve 2021/64 karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, kararın ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 05/10/2023 tarih, 2021/2297 esas ve 2023/1457 karar sayılı ilamı ile; "...... tarafından İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına konu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve kefili olduğu borcun ödenmemesi üzerine alacağın davalı fona devredilmesi sebebiyle davalı fon tarafından fon alacağı olduğu gerekçesi ile 08/06/2007 tarihi itibariyle 486.621,00 TL alacağın tahsili için 2007/94 sayılı dosyadan 6183 sayılı AATUHK'na göre ödeme emri gönderilmesi üzerine iş bu menfi tespit davası açılmıştır. Ancak dosya kapsamı itibariyle davacının İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına konu borçtan dolayı mı, yoksa davalı fon tarafından gönderilen 2007/94 sayılı dosyadan 6183 sayılı AATUHK'na göre ödeme emrine konu borçtan dolayı mı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği net bir şekilde anlaşılamamaktadır. HMK'nın 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi bulunmamaktadır. Bu madde uyarınca somut davada Mahkemece davacıya İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına konu borçtan dolayı mı, yoksa davalı fon tarafından gönderilen 2007/94 sayılı dosyadan 6183 sayılı AATUHK'na göre ödeme emrine konu borçtan dolayı mı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği hususu net bir şekilde açıklattırılmalıdır. ... tarafından İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına konu borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiğinin belirtilmesi halinde; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1997/1421 esas sayılı dosyasında alacaklı banka tarafından borçlular aleyhine itirazın iptali davası açıldığı, yargılama sırasında borçluların itirazdan vazgeçmesi üzerine Mahkemece konusuz kalan dava hakkkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi karşısında davacının iş bu somut davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, davacının kefil olması karşısında alacağın hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı hususlarının tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. ... tarafından davalı fon tarafından gönderilen 2007/94 sayılı dosyadan 6183 sayılı AATUHK'na göre ödeme emrine konu borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiğinin belirtilmesi halinde; söz konusu alacağın temlik edildiği tarihte yürürlükte bulunan ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 11. maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen maddeleri dikkate alınarak 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nu kapsamında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre dava konusu alacağın tahsilinin mümkün olup olmadığının ve İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile Fon'un 14/06/2007 tarih ve 2007/254 sayılı kararının iptalinin dava konusu borca etkisi hususlarının tartışılarak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca ... tarafından alacağı temlik eden banka aleyhine de dava açılmış, Mahkemece bankanın taraf ve dava ehliyeti ve husumeti bulunup bulunmadığı hususları tartışılmadan bu davalı aleyhine de davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece belirtilen hususlar değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda Mahkemece İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 29/04/2024 tarihli 2024/520 esas ve 2024/890 karar sayılı kararı ile davaya konu 15/06/2010 tarih ve 2007/94 numaralı dosyadan 6183 sayılı AATUHK'na göre düzenlenen ödeme emrinin iptaline karar verildiği gerekçesiyle ... aleyhine açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... Bank aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı ... ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Dairemizin kaldırma kararından sonra ... tarafından sunulan 15/04/2024 havale tarihli beyan dilekçesi ile davalı Fon tarafından gönderilen 2007/94 sayılı dosyada 6183 sayılı AATUHK na göre ödeme emrine konu borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş, Mahkemece İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 29/04/2024 tarihli 2024/520 esas ve 2024/890 karar sayılı kararı ile davaya konu 15/06/2010 tarih ve 2007/94 numaralı dosyadan 6183 sayılı AATUHK'na göre düzenlenen ödeme emrinin iptaline karar verildiği ve verilen kararın 30/09/2024 ve 12/02/2025 tarihinde Danıştay incelemesinden geçerek kesinleştiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta davalı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında akdedilen, davacının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklı alacağın davalı ...'ye devredildiği, söz konusu fon alacağı hakkında 2004 Sayılı İİK hükümleri uyarınca yapılan takipten vazgeçilerek 14/06/2007 tarih ve 2007/254 sayılı Fon Kurulu kararı ile borçlu ve kefiller ile ilgili olarak takibin kaldığı yerden 6183 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip ve tahsil işlemlerine başlandığı ve bu kapsamda davacıya 486.621,00 TL alacak için 15/06/2010 tarih ve 2007/94 sayılı ihtiyati haciz işlemi uygulandığı, ... tarafından fon kurulu kararına ve ihtiyati haciz işlemine ilişkin İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin 2012/323 esas ve 2012/1114 esas sayılı dosyasında Fon Kurulu kararının ve buna dayalı olarak yapılan takip işleminin iptali için dava açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 14/06/2007 tarih ve 2007/254 sayılı Fon Kurulu kararına karşı açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine, 15/06/2010 tarih ve 2007/94 sayılı takip işlemi yönünden talebin incelenmeksizin reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay 13. Daire Başkanlığı'nın 11/03/2015 tarih, 2012/3043 esas ve 2015/961 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, bozma kararı sonrasında İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin 02/10/2018 tarih, 2016/29 esas ve 2018/1750 karar sayılı ilamı ile davacının dava konusu işlemin dayanağı olan kredi borcundan sorumlu olduğu ve dava konusu Fon Kurulu kararında ve bu karar doğrultusunda tesis olunan ihtiyati haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay 13. Hukuk Dairesi'nin 10/11/2022 tarih, 2019/1022 esas ve 2022/4135 karar sayılı ilamı ile "...Uyuşmazlıkta, alacak tutarının, alacağın Fon tarafından devralındığı 08/04/2002 tarihine kadar temerrüt faizi işletilip, bu tarihten sonra da birikmiş alacak tutarına gecikme zammı işletilmek suretiyle hesaplanması gerekirken, 2007 tarihli Fon Kurulu kararına kadar temerrüt faizi işletilmek suretiyle hesaplandığı görülmektedir. Bu durumda, dava konusu alacağa ilişkin gecikme zammı ve faiz hesabının hukuka aykırı olarak yapıldığı.." gerekçesiyle kararın tekrar bozulduğu, bozma kararı üzerine İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin 29/04/2024 tarih, 2024/520 esas ve 2024/890 karar sayılı ilamı ile bozma kararında belirtilen gerekçelerle 15/06/2010 tarih ve 2007/94 numaralı ihtiyati haciz işleminde hukuka uyarlılık görülmediğine ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, karar Danıştay temyiz ve karar düzeltme incelemesi aşamalarından geçerek kesinleşmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/05/2021 tarih, 2020/5284 esas ve 2021/4287 karar sayılı ilamı ve Daire'nin başvurusu üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından verilen 01/03/2021 tarih, 2020/711 esas ve 2021/108 karar sayılı ilamı da belirtildiği üzere ... tarafından iş bu davada genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve fon alacağına dönüşen alacağın tahsili için 14/06/2007 tarih ve 2007/254 sayılı Fon Kurulu kararı ile borçlu ve kefiller ile ilgili olarak takibin kaldığı yerden 6183 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip ve tahsiline karar verilmesi ve davacıya 486.621,00 TL alacak için 15/06/2010 tarih ve 2007/94 sayılı takip ve ihtiyati haciz işlemi uygulanması sebebiyle bu işlemden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin, idari yargıda açılan davada ise bu işlemin iptaline karar verilmesinin talep edildiği, her iki davanın talep sonuçları farklı olmakla birlikte Fon Kululu'nun tek yanlı alınan aynı işlemine dayandığı, bu durumda işleminin idari niteliği tartışmasız olup uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu anlaşılmakla Mahkemenin görevi kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle re'sen gözetilmesi gerekmesine ve davalı vekili tarafından da ileri sürülmesine rağmen Mahkemece bu hususun gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Sonuç olarak, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, Dairemizce verilen kararın niteliği gereğince davacının istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı ...'nın istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/10/2025 tarih ve 2023/685 Esas-2025/670 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,

-... tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın HMK 114 1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK'nın 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

-... tarafından davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,

2-Davalı vekilinin istinaf sebebinin haklı görülmesi ve Dairemizce verilen kararın niteliği gereği davacının istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:

3-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan‬ toplam 6.875,22 TL'den mahsubu ile bakiye 6.143,22 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ... tarafa iadesine,

4-... tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin ... üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı ... tarafından sarf edilen 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ye verilmesine,

6-Davalı ... tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davalı ... yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2 maddesi uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,

8-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN:

9-Davalı ... harçtan muaf olduğundan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve karar harcının alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

10-... tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye gelir kadına, karar harcının karar kesinleştiğinden ve talep halinde kendisine iadesine,

11-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 14/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/367, K. 2026/1024, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-367-e-2026-1024-k-170d199eb6e9