İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/817 E. 2026/482 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/817
Karar No
2026/482
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/817 KARAR NO : 2026/482

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 12/09/2025

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 05/11/2025 KARAR TARİHİ : 03/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dosyada dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ..., 21/08/2015 tarihinde tarafımızca ihyası talep edilen ----- Şirketi'nden ----plakalı --- model ----- marka modelli aracı ----Noterliği 21/08/2015 tarihli, ----- yevmiye numaralı düzenleme şeklinde mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesi ile satın aldığını, aracın ilgili dönemdeki satış bedeli 19.000,00 TL olduğunu, İşbu bedelin 4.000,00 TL tutarındaki kısmı peşin ödenmiş olmakla birlikte taraflarca kalan 15.000,00 TL'lik kısım için araca şerh konulmak şartıyla taksitler halinde ödenmesi hususunda anlaşma sağlandığını, Ödenmiş olduğuna dair maktu nitelikte senetleri dilekçemiz ekinde sunduklarını, ilgili araç mülkiyeti saklı tutmak kaydı ile satın alındığından sözleşme tarihinde aracın zilyetliği alıcı konumunda olan müvekkilininde, mülkiyeti ise satıcı konumunda olan ve ihyası talep edilen--- Şirketi'nde olduğu, ----- Noterliği 21/08/2015 tarihli, ----- yevmiye numaralı düzenleme şeklinde mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesinde belirtilen taksitler müvekkilimiz tarafından tam ve eksiksiz olarak satıcı firmaya ödenmiştir. Kaldı ki işbu ödemelere ilişkin aracın satıcısı olan ----Şirketi yetkilisi ----, aracın bedellerinin ödendiği hususunu ikrar etmekte olduğunu, gereği halinde terkin edilmiş şirket yetkilisi ----- duruşmaya gelip borcun tamamının ödendiği yönünde beyanda bulunacağını, müvekkiline yakın tarihte dava konusu ----- plakalı aracı satmaya çalışmış ve fakat araç üzerinde şerh olması sebebiyle aracını satamamıştır. Müvekkil tarafından yapılan araştırma sonucu araçtaki şerhin terkin edilmiş şirket tarafından konulduğu fark edildiğini, yıllar evvel kalkması gereken şerhin halihazırda hala mevcut olduğu ve şerh sahibi firmanın 31/12/2020 tarihinde terkin edildiği tespit edildiğini, 31/12/2020 tarihinde sicil kaydı silinerek sicilden terkin olunan -----Şirketi’nin müvekkile ait ----- plakalı araçtaki şerhin kaldırılması amacıyla her türlü işlemi yapabilmesi maksadıyla ihyasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerden dolayı; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ..., 21/08/2015 tarihinde tarafımızca ihyası talep edilen----Şirketi'nden ---- plakalı --- model ---- marka modelli aracı--- Noterliği 21/08/2015 tarihli, ----- yevmiye numaralı düzenleme şeklinde mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesi ile satın almıştır. (BknzEK: Düzenleme şeklinde mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesi görseli) Aracın ilgili dönemdeki satış bedeli 19.000,00 TL'dir. İşbu bedelin 4.000,00 TL tutarındaki kısmı peşin ödenmiş olmakla birlikte taraflarca kalan 15.000,00 TL'lik kısım için araca şerh konulmak şartıyla taksitler halinde ödenmesi hususunda anlaşma sağlanmıştır. Ödenmiş olduğuna dair maktu nitelikte senetleri dilekçemiz ekinde sunduğunu, İlgili araç mülkiyeti saklı tutmak kaydı ile satın alındığından sözleşme tarihinde aracın zilyetliği alıcı konumunda olan müvekkilimizde, mülkiyeti ise satıcı konumunda olan ve ihyası talep edilen ---- Şirketi olduğunu, -----. Noterliği 21/08/2015 tarihli, ------ yevmiye numaralı düzenleme şeklinde mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesinde belirtilen taksitler müvekkilimiz tarafından tam ve eksiksiz olarak satıcı firmaya ödenmiştir. Kaldı ki işbu ödemelere ilişkin aracın satıcısı olan ----- Şirketi yetkilisi -----, aracın bedelinin ödendiği hususunu ikrar ettiğini, Müvekkiline yakın tarihte dava konusu ----- plakalı aracı satmaya çalışmış ve fakat araç üzerinde şerh olması sebebiyle aracını satamamıştır. Müvekkil tarafından yapılan araştırma sonucu araçtaki şerhin terkin edilmiş şirket tarafından konulduğu fark edilmiştir. Yıllar evvel kalkması gereken şerhin halihazırda hala mevcut olduğu ve şerh sahibi firmanın 31/12/2020 tarihinde terkin edildiği tespit ediğini, İşbu husus doğrultusunda halihazırda mevcut olan şerhe ilişkin müvekkilimiz tarafından ödenmesi gereken bedel tam ve eksiksiz şekilde şerh alacaklısı olan -----Şirkete ödendiğini, Fakat ilgili şirket borcun tamamının terkin tarihinden evvel ödenmesine rağmen şerhi kaldırmadığını, Tarafımızca şerh alacaklısı --- Şirket yetkilisi------ ile iletişime geçilmiş ve şirket yetkilisi, hata yapılarak şerhin kaldırılmasının unutulduğunu ve şirketin terkin edildiğini müvekkilimize bildiridğini, Tarafımızca 12/09/2025 tarihinde ---Asliye Ticaret Mahkemesi ----- esas numaralı dosya ile müvekkile ait ---- plakalı araçtaki şerhin kaldırılması için terkin edilmiş şirketin ihyası davası ...'ne karşı ikame edilmiştir. İlgili davada hakim tarafından terkin edilmiş----Şirketi yetkilisi ----- karşı dava açılması gerektiği ve işbu davanın halihazırda derdest olan -----. Asliye Ticaret Mahkemesi ----- esas numaralı davası ile birleştirilerek ------ dahili davalı olarak eklenmesi gerektiğini tarafımıza bildirdiğini, İşbu mahkemeniz huzurundaki dava, terkin ve tasfiye edilen-----Yetkilisi ve Tasfiye Memuru --- olmasın ötürü ---- karşı ikame edildiğini, 31/12/2020 tarihinde sicil kaydı silinerek sicilden terkin olunan------Şirketi’nin müvekkile ait------ plakalı araçtaki şerhin kaldırılması amacıyla her türlü işlemi yapabilmesi maksadıyla İHYASINA, karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Asıl ve birleşen davada dava hukuki niteliği itibariyle ; Dava, ticaret sicilinden tasfiye sebebi ile terkin edilen limited şirketin ek tasfiyesi amacıyla yeniden tescili ( ihyası) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları yönetim kurulu üyeleri pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesini ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Aynı yasanın 2. Fıkrasında mahkeme istemin yerinde olduğu kanaatini getirirse şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapmaları için son tasfiye memurları veya yeni bir veya birkaç kişiye tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir hükmü mevcuttur.İncelenen tüm dosya kapsamına göre; ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ----- sicil numarasında kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ------ aleyhinde hukuk davası açıldığını, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının gerektiği; bu nedenle, davacının işbu davayı açmakta haklı ve hukuki yararının bulunduğu görülmekle; davacı tarafından, açılan davanın sübut bulduğundan kabulü ile ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ----- sicil numarasında kayıtlı bulunanTasfiye Halinde ---- plakalı --- model ----- marka modelli araçtaki trafik kaydındaki şerhin kaldırılması ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ticaret siciline kayıt ve tesciline, ve infazı ile sınırlı olarak ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden 6102 sayılı TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ticaret siciline kaydına ve tesciline, tasfiye memuru olarak ------ atanmasına,davaya konu şirketin ihyası ile davaya konu şirketin ihya talebinin gerekçesi ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan iş bu davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olması ve yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumluluğunun bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği kanaatine varılarak, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olmakla; aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Asıl ve birleşen dava yönünden davanın kabulü ile; ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ------sicil numarasında kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ---- plakalı -----model ------ marka modelli araçtaki trafik kaydındaki şerhin kaldırılması ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ticaret siciline kayıt ve tesciline, Tasfiye memuru olarak ---- atanmasına, Kararın ----- Gazetesinde ilanına, tescil ve ilan için tasfiye memuruna yetki verilmesine, Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ------ Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazı ile bildirilmesine 1-Asıl davada alınması gerekli harç peşin olarak alındığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına, 2-Asıl davada alınan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 4-Birleşen davada alınması gerekli harç peşin olarak yatırıldığından tekrar yatırılmasına yer olmadığına, 5-Birleşen davada Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ------- alınarak davacıya verilmesine, 6-Birleşen davada davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 1.208,50- TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/817, K. 2026/482, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-817-e-2026-482-k-d043063e1c6e