Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/302 E. 2026/963 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/302
Karar No
2026/963
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/302

KARAR NO: 2026/963

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/1179

KARAR NO: 2025/1139

TALEP TARİHİ: 25/11/2025

KARAR TARİHİ: 17/12/2025

TALEP: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

KARAR TARİHİ: 01/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP

Konkordato talep eden alacaklı tarafından sunulan talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin, konkordato talep edilen ...Anonim Şirketi'nden toplam 15.449.387,72 TL alacaklı olduğunu, bu hususta mutabakat yapıldığnı, konkordato talep edilen...'ın ise şahsi kefalet verdiğini, söz konusu alacağın ödenmesi borçlulardan defalarca talepte edilmesine ve borçlular tarafından çeşitli tarihlerde sözlü ödeme taahhütleri verilmiş olmasına rağmen bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu durumun borçlu şirketin vadesi gelen borçlarını ödeme güçlüğü içinde bulunduğunu açıkça gösterdiğini ve yakın gelecekte de ödeme imkânı bulunmadığının anlaşıldığını, şirketin finansal darboğaz içinde olduğunu, borç baskısının şirket ortağı ve kefil... üzerinde de ciddi baskı yarattığını ancak borçlu şirketin faaliyet alanı (inşaat ve yapı malzemeleri al-sat) itibarıyla ve halen sürmekte olan ticari ilişkileri göz önünde bulundurulduğunda uygun bir konkordato projesi ile mali yapısını yeniden güçlendirmesinin mümkün olduğnu, aksi takdirde şirket faaliyetlerinin durması ya da iflasına karar verilmesi halinde müvekkilinin dahil tüm alacaklıların zararına sebebiyet vererek alacaklarının tamamının tahsilinin fiilen imkânsız hale geleceğini, ...'ın da kefaleti nedeniyle borç baskısı altında bulunduğundan konkordato talebi kapsamına dahil edilmesi gerektiğini, konkordato başvurusu ile yapılandırılmasını talep edilen borcun hem borçlu şirket hem de kefil için aynı borç olması nedeniyle konkordato taleplerinin aynı dosya üzerinden birlikte görülmesinin mecburi dava arkadaşlığının doğal bir sonucu olduğunu beyanla İİK m. 285/2 kapsamında alacaklı sıfatıyla borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını, geçici mühlet kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; hakkında konkordato talep edilen borçlunun gerçek kişi olduğu, tacir olmadığı, İİK'nun 285/2. maddesi gereğince iflasa tabi olmayan borçlu gerçek kişi hakkında alacaklı tarafından konkordato davası açılamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Konkordato talep eden alacaklı tarafça yasal sürede sunulan istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin verdiği kararın müvekkilinin alacağına kavuşma ihtimalini zayıflattığını, ekonomik bütünlük ilkesi gereğince sürecin şirketle birlikte yürütülmesi gerektiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda sunulan projenin 'iyileştirici' nitelikte olduğu ve bir önceki döneme göre rasyonel farklar içerdiğini teknik olarak tespit edildiğini, projenin teminatı ve şahsi kefili olan...’ın süreç dışında bırakılmasının bilirkişinin olumlu bulduğu bu projenin mali dengesini bozacağını, alacaklı menfaatinin projenin teknik başarısının şahsi güvencelerle (...) korunmasını gerektirdiğini, HMK 33 gereği hem alacaklının hem de borçlunun talebi benimsediği bir ortamda mahkemenin başvuruyu İİK m. 285/1 uyarınca bir borçlu başvurusu olarak tavsif etmesinin mümkün ve hukuken daha isabetli bir yol olduğunu, bu yolun tercih edilmemesinin müvekkili alacaklıyı belirsiz bir hukuki sürecin içine ittiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Hakkında konkordato kararı verilmesi talep edilen borçlu tarafça yasal sürede sunulan istinaf dilekçesinde özetle; hem davacı alacaklı hem de müvekkili borçlu, talebin mahiyeti konusunda tam bir irade birliği sergileyerek sürecin bir şahsi konkordato olarak yürütülmesini arzu ettiklerini beyan ettiklerini, konkordato sürecinin ivedi olup İİK sistematiğinde, tacirlik durumu veya projenin detaylı analizi gibi teknik hususların mühlet kararı ile atanacak olan "Konkordato Komiser Heyeti" marifetiyle denetlenmesinin öngörüldüğünü, yerel mahkemenin bu araştırmaları mühlet kararı öncesinde bizzat yapma gayreti her ne kadar dosyayı tamamlama amacına hizmet etse de müvekkilinin bu bekleme süresinde haciz baskısı altında kalmasına yol açtığını, bu incelemelerin mühlet kararı verilerek komiserler denetiminde yürütülmesinin, sürecin ruhuna daha uygun düşeceğini, ...'ın hali hazırda geçici mühlet kararı verilmiş olan ... A.Ş.'nin tek yetkilisi ve tüm borçlarının şahsi kefili olduğunu, şirket ile şahıs arasında ayrılmaz ekonomik bağ bulunduğunu, Şirket dosyası yerel mahkeme nezdinde başarıyla yürütülürken, bu yapının can damarı olan yetkilinin süreç dışında kalmasının projenin finansal bütünlüğünü sarsma riski taşıdığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Talep, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.

Konkordato, herhangi bir borçlunun veya borçlunun iflasını isteyebilecek alacaklıların ödeme projesinin; alacaklıların iflastan daha verimli pay almaları ve borçlunun işletmesinin devamı, istihdam olanaklarının korunması amacıyla, konkordatoya tabi alacaklıların belirli bir çoğunluğu tarafından kabulü ve mahkemenin tasdiki ile gerçekleşen ve borçlunun, borçlarının bir kesiminden kurtulmasını veya ödeme şeklinin değişmesini sağlayan, iflasa nazaran yumuşatılmış, alacaklıların eşit olarak tatminine yönelik kollektif bir cebri icra kurumudur. (Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 5.Bası, İstanbul 2019, s.15).

Mahkemenin 2025/1090 Esas Sayılı dosyasında alacaklı .... Şti. tarafından hem ...Anonim Şirketi hem de... hakkında konkordato talebinde bulunulmuştur. Mahkemece... yönünden dosya tefrik edilerek 2025/1179 E sasına kaydedilmiş, yazılı şekilde karar verilmiştir.

İİK'nın 285.maddesinde 7101 sayılı yasanın 13.maddesiyle yapılan değişiklikle; "Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir.

İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir..." hükmü yer almaktadır.

Yapılan değişiklikten sonra da "iflas talebinde bulunabilecek her alacaklı"nın, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebileceği hükmü, yani konkordatonun sadece borçlu tarafından değil, alacaklı tarafından da istenebileceği hükmü muhafaza edilmiştir... Burada dikkat edilmesi gereken husus, konkordato, iflasa tabi olsun olmasın her borçlu tarafından istenebiliyor iken, her alacaklının konkordato talebinde bulunamamasıdır.

Kanun koyucu "iflas talebinde bulunabilecek her alacaklı" diyerek, iflasa tabi olmayan borçlunun alacaklılarının konkordato talebinde bulunmalarının önünü kapatmıştır. Tacir olmayan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi olduğu için iflasa tabi olan borçlu dışında başkaca bir borçlu için alacaklı tarafından konkordato talebinde bulunulamayacaktır. (M.Serhat Sarısözen, Konkordato, 5. Baskı, Ankara 2021 s. 131, 132).

Konkordato borçluya tanınmış bir atıfet kurumu niteliğini taşımayıp; sadece, alacaklıların iflastan daha elverişli koşullarda tatmin edilmelerini ve işletmenin istihdam kapasitesini sürdürmesini, bu suretle, kamu yararının gerçekleşmesini öngören bir yapıya kavuşmuştur. Bu nedenle, alacaklılara da borçlunun konkordatosunu isteme hak ve yetkisi tanınmaktadır... Diğer yandan, 7101 sayılı yasa ile değişik İİK m.285/II, iflas talebinde bulunabilecek alacaklıların borçlusunun konkordatosunu isteyebileceği öngördüğünden; alacaklı, iflasa tabi olmayan borçlusunun alacaklılarıyla konkordato akdetmesini talep edemeyecektir. Diğer bir deyişle, kanunumuz, alacaklılara bu yetkiyi ancak tacir olan borçlularına karşı tanımış bulunmaktadır. (Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, s.127, 128)

Borçlu, iflasa tabi değilse, alacaklı borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyemeyecektir. (Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 3. Baskı, Ankara 2023, s. 723, 724).

İİK'nın 43. maddesine göre ancak Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir sayılan ya da tacirler hakkındaki hükümlere tabi olanlar ile tacir olmadıkları halde özel yasalara göre iflasa tabi tutulan kimselerin iflasına karar verilebilir.

6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde; "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. (3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.

" hükmüne yer verilmiştir.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 14/02/2014 tarihli 2013/8371 E. 2014/1048 K. sayılı kararına göre; "...İcra ve İflas Kanunu'nun 43 üncü maddesine göre ancak Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir sayılan ya da tacirler hakkındaki hükümlere tâbi olanlar ile tacir olmadıkları halde, özel yasalara göre iflasa tâbi tutulan kimselerin iflasına karar verilebilir..."

İİK'nın 285.maddesinin 2.bendi uyarınca iflasa tabi olmayan borçlu tarafından konkordato talep edilmesi mümkündür. Ancak konkordato talebinde bulunanın alacaklı olması halinde borçlunun iflasa tabi olması ön koşuldur. Mahkemece konkordato talep edilen... hakkında tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmış olup gelen kayıtlar incelendiğinde ticari işletme kaydı olmadığı gibi esnaf kaydının da bulunmadığı, herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı sadece gayrimenkul sermaye iradından dolayı mükellefiyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.

Bu durumda... iflasa tabi gerçek kişi olmadığı için İİK 285/2 uyarınca alacaklısı tarafından konkordato talep edilemeyeceğinden karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gibi kamu düzenine aykırı herhangi bir husus da bulunmadığından konkordato talep eden alacaklı vekilinin ve hakkında konkordato talep edilen... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Alacaklı vekilinin ve hakkında konkordato talep edilen... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,

2-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının ve istinaf karar harçlarının Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,

4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın ilk derece mahkemesince iadesine,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 293/2.maddesi maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.01/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/302, K. 2026/963, T. 17.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-302-e-2026-963-k-4e02dd3ec7e1