Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/258 E. 2026/925 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/258
Karar No
2026/925
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/258

KARAR NO: 2026/925

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/775

KARAR NO: 2025/1161

TALEP TARİHİ: 21/10/2024

KARAR TARİHİ: 19/12/2025

TALEP: Konkordato

KARAR TARİHİ: 24/06/2026

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP

Konkordato talep edenler vekili dilekçesinde; ...'ın yetkilisi ve tek ortağı olduğu ...Limited Şirketi'nin ikamet Amaçlı Binaların İnşaatı ve iç mimarlık, ...'ın yetkilisi ve tek ortağı olduğu ...Limited Şirketi'nin ise Büro, Okul, İbadethane, Otel, Lokanta, Sinema, Tiyatro vb. Kapalı Alanlar icin Mobilya imalati ve iç mimarlık alanlarında faaliyet gösterdiklerini, gerçek kişi müvekkillerinin şirketlerin bazı borçlarına müşterek borçlu ve müteselsil kefil durumunda olduklarını, müvekkili şirketlerin dünya ekonomisinin pandemi sonrasında girmiş olduğu duraksama özelde ise ülkenin hem pandemi dönemi zorunlu ekonomik uygulamalarının uzun süreli kuyruk etkileri, hem de ülkenin ekonomik yapısının kendine özgü yapısal sorunları ve kırılgan niteliği nedeniyle ülkemizde yaşanan derin ekonomik kriz temelinde ortaya çıkan kur dalgalanmaları nedeniyle tahsilat sorunu, nakit dengesinin bozulması, borçlanma sorunu ve ödeme acziyetinin ilişkisel düzleminde bir dizi sorun firmanın finansal kompozisyonunun ve gelecek yönelimleri üzerinde olumsuz etkileri olduğunu, alacaklılara alacaklarının tamamının belli bir dönem içerisinde ödenmesi için yaşanmakta olan nakit sıkıntısını çözmek ve yeni kaynakları firmaya aktarmak amacıyla bir stratejik yol olarak konkordato sürecine ihtiyaç duyulduğunu ileri sürerek müvekkillerinin konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket yetkilileri adına İİK'nın 292. maddesi uyarınca duruşmada hazır bulunmalarına ilişkin davetiye tebliğine rağmen duruşmada hazır olmadıkları, dosyanın geldiği aşama ve dosyaya sunulan komiser heyeti raporu nazara alınarak süreçte projeler, firma işleyişi ve dolayısıyla faaliyet kârı hesaplamalarına yönelik hiçbir gelişme olmadığı, borçlu şirketlerin faaliyetlerini randımanlı olarak sürdüremediği ve imalat kapasitesi olarak atıl geçen bu dönemden sonra proje geliştirip, konkordato kaynaklarında gösterilen faaliyet karını teknik olarak gerçekleştirme şansının bulunmadığı, davacıların komiser raporuna göre borca batık olmadıkları gerekçesiyle Davacılar hakkında verilen kesin mühlet kararının kaldırılmasına, davacıların konkordato taleplerinin reddine, Davacı şirketler borca batık olmadıklarından iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hüküm tarihine yakın tarihli rayiç değer göz önüne alınsaydı şirketin borca batık olduğunun tespit edilerek iflas kararı verileceğini, iflas kararının konkordato talep eden şirketler ile tüm alacaklıların ortak menfaatine olacağını, eksik inceleme hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını iflas kararı verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.

İİK'nın 285/3. maddesi uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK'nın 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Konkordato talep eden her iki şirketin muamele merkezlerinin .... ve ..., diğer konkordato talep eden gerçek kişinin yerleşim yerinin de .ilçesi olması dikkate alındığında tüm gerçek ve tüzel kişiler yönünden görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nde talepte bulunulmuştur. HMK'nın 74., 114/1.f ve TBK'nın 504/3. maddeleri uyarınca konkordato talep edenler vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, konkordato talep edenler hakkında 28.10.2024 tarihinde üç ay süreyle geçici mühlet kararı verilerek 3 kişilik konkordato geçici komiser heyetinin görevlendirildiği, 30.01.2025 tarihli celsede geçici mühlet süresinin iki ay ek süre verilerek uzatıldığı, 27.03.2025 tarihli celsede 27.03.2025 tarihinden itibaren üç ay süre ile kesin mühlet kararı verildiği, 27.06.2025 tarihli celsede ise kesin mühlet süresinin 3 aylık kesin mühlete 9 ay eklenmek suretiyle, kesin mühlet süresinin toplam 1 yıl olarak belirlenmesine dair karar verildiği, 19.12.2025 tarihli celsede verilen konkordato taleplerinin reddine dair verilen karara karşı konkordato talep edenler vekili tarafından iflas kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 21.01.2025 tarihli raporunda:"....Şti. yönünden; konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bakımından projede yer alan mali tabloların ciddi, inandırıcı ve uygulanabilir olup olmadığının rayiç değer bilançosunun da hazırlanması ile bilirkişi raporları tamamlandıktan sonra bir sonraki raporlarında daha somut verileri kapsayacak şekilde değerlendirileceği, hazırlanan kaydi bilançosunda öz varlığının 19.839.176,15 TL olduğu, yine işletme yönetimi tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığının da 18.333.924.33 TL olduğu ve borca batık olmadığı..

....Şti. yönünden: konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bakımından projede yer alan mali tabloların ciddi, inandırıcı ve uygulanabilir olup olmadığının rayiç değer bilançosunun da hazırlanması ile bilirkişi raporları tamamlandıktan sonra bir sonraki raporlarında daha somut verileri kapsayacak şekilde değerlendirileceği, hazırlanan kaydi bilançosunda öz varlığının 2.388.858,66 TL olduğu, yine işletme yönetimi tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığının da 2.033.004,20 TL olduğu ve borca batık olmadığı..."

Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 21.03.2025 tarihli raporunda:" ....Şti. yönünden; davacının şirket tarafından hazırlanan 31.12.2024 tarihli kaydi bilançosunda öz varlığının 49.725856,10 TL olduğu, komiser heyeti tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığının ise 10.664.521,58 TL olduğu ve İİK m.179 uyarınca rayicen borca batık olmadığı...

davacı ....Şti. yönünden: şirket tarafından hazırlanan 31.12.2024 tarihli kaydi bilançosunda öz varlığının 5.327.350,90 TL olduğu, komiser heyeti tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığının ise 12.733.309,37 TL olduğu ve İİK m.179 rayicen borca batık olmadığı,..."

Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 19.06.2025 tarihli raporunda:"....Şti. yönünden; davacı şirket tarafından hazırlanan en yakın tarihli son güncel veri olan 30.04.2025 tarihli kaydi bilançosunda öz varlığının 60.387.940,55 TL olduğu, komiser heyeti tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığının ise 24.860.402,10 TL olduğu, şirketin İİK m.179 uyarınca rayicen borca batık olmadığı,

....Şti. yönünden: komiser heyeti tarafından hazırlanan 30.04.2025 tarihli kaydı bilançosunda öz varlığının 12.928.361,90 TL olduğu, yine komiser heyeti tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığının ise 20.808.966,04 TL olduğu ve İİK m.179 uyarınca borca batık olmadığı,

Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 14.11.2025 tarihli raporunda:"...konkordato talep eden şirketler ve şahıslara Heyetimizce bir çok kez gerekli sözlü, gerekse yazılı olarak belirtilmesine son olarak da 15.10.2025 tarihli açıklayıcı E-mailimiz ile bir haftalık kesin süre verilmesine rağmen bu hususlarda bilgi, belge sunulamadığı, ayrıca yine söz konusu E-mail de belirtildiği üzere anılan 15.10. 2025 tarihi itibarıyla son 4 aylık (Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim) komiser ücretlerinin de yatırılmadığı, (işbu rapor tarihi itibarıyla son beş aylık - Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım )

...Konkordato talep eden ...'ın uzun süredir tedavi görmesi nedeniyle şirket faaliyetlerini fiilen yürütememesi, tarafımızla iletişimin kesilmesine, toplantıların gerçekleştirilememesine, talep edilen mali veri ve belgelerin sunulamamasına ve komiser ücretlerinin dâhil olduğu zorunlu yükümlülüklerin yerine getirilememesine yol açtığı, her ne kadar sağlık sürecine ilişkin olarak Heyetimizce gereken insani anlayış ve makul tolerans gösterilmiş ise de, konkordato yargılamasının devam ettiği gözetildiğinde, beş aydır hiçbir veri akışı sağlanamaması, projelerin ilerletilmemesi ve komiser talimatlarının yerine getirilememesi sebebiyle konkordato başarısına ilişkin öngörümüzün tamamen ortadan kalktığı,

...Borçlu şirketler tarafından 30.04.2025 tarihli (Tarafımıza son sunulan mali veriler dikkate alınarak ....Şti, .... Şti 'nin rayicen İİK m. 179 uyarınca borca batık olmadığı," şeklinde kanaat bildirilmiştir.

Borca batıklık, şirket pasifinin aktifinden fazla olması hali olarak tanımlanmaktadır. Bu durum ara bilanço (TTK m. 376/3) son yılın bilançosu veya tasfiye bilançosu (TTK m. 542) ile anlaşılabilir. Mahkeme ''borca batıklığı'' değerlendirirken bilançonun dayanağı olan bilgi ve belgeleri değerlendirmelidir. Dayanağı olmayan borç ve alacakları dikkate almamalıdır .

Borca batıklığın ve mali durumu iyileştirilmesinin mümkün olup olmadığının tespiti özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda uzman bilirkişiden rapor alınmalıdır . Borca batıklığının tespitinde kayıtlı değerler değil ' rayiç bedeller'' esas alınmalıdır (bkz. Mahmut Coşkun Konkordato ve İflas s:753)

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08.11.2023 tarih ve 2023/3428 E., 2023/3766 K. sayılı ilamı:"Borca batıklık, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin işletme sermayesinin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nun 376 ncı maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ile yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce borca batıklık bilançosu da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir.

Konkordato talebine ilişkin yargılamada dava teorisinden farklı olarak, talep sonrası gelişmeler değerlendirmeye tabi tutulabilir. Konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir.

Bu kabulden hareketle talepten sonra şirketin malvarlığı ile ilgili lehe ve aleyhe olan gelişmelerin değerlendirilmesi gerekir." şeklindedir.Konkordato talep edenler ...Limited Şirketi'nin yetkilisi ...'a ve ...Limited Şirketi'nin yetkilisi ...'ın dinlenilmesi amacıyla çıkarılan İİK'nın 292. maddesi uyarınca çıkarılan davetiyelerin duruşma tarihinden önce ayrı ayrı 27.11.2025 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir.

Somut konkordato talebi yönünden, konkordato talep eden vekillinin istinaf dilekçesindeki iflas kararı verilmesi gerektiğine yönelik istinaf sebebi ile kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan sınırlı inceleme itibariyle gerçek kişi konkordato talep edenler ...ve ...'ın tacir olmadıkları, ticari işletmelerinin bulunmadığı, tacir sayılmalarını ve tacir gibi sorumlu olmalarını gerektir bir hal olmadığından haklarında iflas kararı verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Konkordato talep eden şirketler ...Limited Şirketi ve ...Limited Şirketi yönünden yapılan incelemede ise, komiser heyetinin son sunduğu hükme esas alınan 14.11.2025 tarihli raporda komiser ücretlerinin son 4 aydır ödenmediği, faaliyetlerin önemli ölçüde sonlandığı bildirilerek ilgili kayıtların sunulmaması nedeniyle bir önceki komiser heyeti raporuna esas 30.04.2025 tarihli veriler itibariyle şirketlerin borca batık olmadığı bildirilmiştir. Yani son rapor güncel veriler üzerinden rayiç borca borca batıklık hesaplaması TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmemiştir.

İlk Derece Mahkemesince bilirkişi heyeti oluşturularak her iki şirket yönünden de karar tarihine en yakın veriler ile güncel durumu itibariyle rayiç değerlere göre borca batık olup olmadıkları konusunda rapor aldırılmasının ardından borca batık olup olmadığının tespit edilerek ve ayrıca İİK'nın 292/1. maddesindeki durumların gerçekleşip gerçekleşmediğinin kararda değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... E. 2025/. K. sayılı 19/12/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,

3-Konkordato talep edenler tarafından yatırılan istinaf başvurma harçlarının ayrı ayrı Hazine'ye gelir kaydına, konkordato talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının ilk derece mahkemesince talep edildiğinde iadesine,

4-Kararın ilk derece mahkemesince tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/258, K. 2026/925, T. 19.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-258-e-2026-925-k-44998cd83381