Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2157 E. 2026/1731 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2157
- Karar No
- 2026/1731
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2157 - 2026/1731 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/2157 KARAR NO : 2026/1731 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/07/2026 NUMARASI : 2026/608 E.
TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03/07/2026 tarih ve 2026/608 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalının davacı şirket bünyesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin sona ermesinin akabinde taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde 21.10.2025 tarihli 2025/705222 Arabuluculuk dosya numaralı "İhtiyari Arabuluculukta Anlaşma Belgesi" düzenlendiğini, davalının işbu belgede taahhüt ettiği yükümlülüklere aykırı eylemleri nedeniyle, Anlaşma Belgesi'nin 4. maddesinde; "Taraf I, rekabet etmeme süresi bitmeden, tek taraflı irade beyanı ile bu haktan vazgeçebilir ve vazgeçme tarihi itibariyle ödeme yükümlülüğü sona erer.” şeklindeki hüküm kapsamında vazgeçme hakkını kullandığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespiti ve bu belgeye dayanılarak icra takibi yapılmasının 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK)' 72/2 hükmü uyarınca tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dosya kapsamına, sunulan delillere göre; tedbir talep edenin, tedbir talebinde haklı olduğunu yaklaşık olarak ispat edemediği, ihtiyati tedbir için yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava dilekçesinde belirtilen hususlar ile Ankara 23. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2026/513 Esas ayılı dosyasıyla "İhtiyari Arabuluculukta Anlaşma Belgesi" kapsamında icra edilebilirlik şerhi talep ettiğini, bu itibarla ihtiyati tedbir yasal koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, aynı Kanun'un 390/3. maddesi uyarınca ise ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mutlak bir ispata ihtiyaç olmayıp davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesinin yeterli bulunduğu, somut olayda ise taraflar arasında "İhtiyari Arabuluculukta Anlaşma Belgesi" düzenlendiği, davacının sözleşme kapsamında tek taraflı olarak sözleşme hükmünden vazgeçtiği, vazgeçme hakkının kullanılması nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istendiği, bu itibarla davacı tarafından vazgeçme hakkının anlaşma koşullarına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığına ilişkin vakıaların yargılamayı gerektirdiği ihtiyati tedbir talep eden tarafın, bu aşamada davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacıdan alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.