Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2121 E. 2026/1709 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2121
- Karar No
- 2026/1709
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2121 - 2026/1709 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/2121 KARAR NO : 2026/1709 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/06/2026 NUMARASI : 2026/144 E. - 2026/263 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali İle Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/06/2026 tarih ve 2026/144 E. - 2026/263 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, “...” markasının müvekkili adına 2017 18952 ve 2012 91262 sayılar ile tescilli olarak yıllardır kullanıldığını, davalı şahıs tarafından yapılan 2020/114690 başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusunun 35 ve 39. Sınıflarda tesciline müvekkilinin bu markalarına dayalı olarak yaptığı itirazların diğer davalı tarafından dava konusu edilen YİDK kararı ile 35. Sınıf yönünden reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunu, dava konusu edilen markada yer alan “....” ibaresinin SMK m. 5/1-a kapsamında ayırt ediciliği bulunmadığından markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğunun kabulünün gerektiğini, müvekkilinin markalarında ise “...” ibaresinin tek unsur olduğunu, “...” ibaresinin yaratılmış bir marka olduğunu, markaların kavramsal yönden benzer bulunduğunu, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan 35. Sınıftaki hizmetler yönünden müvekkilinin 2012 91262 sayılı markasının tescilli olduğunu, taraf markalarının SMK m.6/1 kapsamında iltibas yaratacağını, ayrıca müvekkilinin “...”li markalarının SMK m. 6/5 hükmü uyarınca korunan tanınmış markalardan olduğunu, davalı şahsın müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmak suretiyle haksız bir ticari kazanç elde etmek gayesiyle, yani kötüniyetli olarak hareket ettiğini ileri sürerek, 2022-M-7514 sayılı YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescili talep edilen 2020/114690 sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacının başvuru konusu markanın yayımına itirazı sonrasında, davalının itiraz gerekçesi 2012 91262 sayılı marka hakkında kullanım ispati talebinde bulunmuş olmasına rağmen davacının bu markasının kullanıldığının yeterli delille ispat edilemediğini, dolayısıyla davacının bu markasına dayalı olarak SMK m.6/1 hükmünden yararlanmasının mümkün olmadığını, dava konusu edilen markanın kapsamından 39. Sınıfa giren hizmetler çıkartılmış olduğundan kalan hizmetler açısından taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının markalarının tanınmışlığını ve kötüniyete dayalı itirazlarını da somut delillerle ispat edemediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin ''...'' markasının, internet sitesi vasıtasıyla havayolu firmalarına ait online uçak bilet satış hizmeti sunulması amacıyla oluşturulduğunu, hükümsüzlük talepli dava açısından müvekkilinin davacının davasına mesnet aldığı tüm markalarının kullanıldığının ispat edilmesini talep ettiğini, zira davacının davasına mesnet 2012 91262 sayılı markasının kullanımını ispat edemediğini, taraf markaları arasında görsel veya işitsel olarak düşük derecede dahi olsa bir benzerlik ve dolayısıyla karıştırılma olasılığının bulunmadığını, “...” ibaresinin elektronik cihazlardan çıkan ses tınısı olduğunu, taraf markalarında ortak olan “...” sözcüğünün tek bir markaya özgülenmesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, davalının markasının kapsamında kalmış olan emtiadan, YİDK kararının iptali talepli dava açısından, sadece, 03. Sınıf hariç 01-33. Sınıflara giren emtianın 35. Sınıf altında satışı/mağazacılık hizmetleri yönünden emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, 35. Sınıftaki diğer hizmetler yönünden ise gerçekleşmediği, hükümsüzlük talepli dava açısından; 35. Sınıfa giren tüm hizmetler ve 03. Sınıf hariç 01-33. Sınıflara giren emtiaların 35. Sınıf altında satışı/mağazacılık hizmetleri yönünden emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, 03 ve 34. Sınıfa giren emtiaların satışı hizmetleri yönünden ise gerçekleşmediği, 35. Sınıfa giren ve satış hizmetleri dışında kalan hizmetlerin hitap ettiği alıcı kesiminin, bu hizmetleri satın aldıkları anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin düşük olmadığı, davalının markasının kapsamında satış hizmetlerine konu edilen emtianın yelpazesi çok geniş olduğundan, satış hizmetleri yönünden böyle bir genelleme yapılamayacağı, ancak bu tespite rağmen, karşılaştırılan markalar arasında; YİDK kararının iptali talepli dava açısından; sadece, 03. Sınıf hariç 01-33. Sınıflara giren emtiaların 35. Sınıf altında satışı/mağazacılık hizmetleri özelinde, hükümsüzlük talepli dava açısından; 35. Sınıfa giren tüm hizmetler ve 03. Sınıf hariç 01-33. Sınıflara giren emtiaların 35. Sınıf altında satışı/mağazacılık hizmetleri özelinde, karşılaştırılan markalar arasında iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin kısmen bulunduğu, davacının “tanınmışlık” iddialarının davalı markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, davacının “kötüniyet” iddialarının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2022/M-7514 sayılı kararının 3. Sınıf hariç 01-33. Sınıflara giren emtiaların 35. Sınıf altında satışı-mağazacılık hizmetleri yönünden iptaline, davaya konu markanın 35. Sınıfa giren tüm hizmetler ile 3. Sınıf hariç 01-33. Sınıflara giren emtiaların 35. Sınıf altında satışı-mağazacılık hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında SMK m. 6/1 uyarınca benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin markalarının SMK m. 6/5 uyarınca tanınmış marka olması nedeniyle davanın tümden kabulünün gerektiğini, milyonlarca marka seçeneği varken müvekkilinin markasına bu kadar benzeyen bir marka başvurusunun yapılmasının, davalı tarafın müvekkilinin markasından haksız yararlanma amacı taşıdığını açıkça ispatladığını, ilk derece mahkemesinin kullanımı yalnızca 09. ve 38. sınıflardaki yazılım ve haberleşme hizmetlerine indirgeyerek, ... gibi çok büyük bir dijital ekosistemin doğrudan uzantısı olan ve yoğun reklam, pazarlama, ticari yönetim faaliyetlerini içeren 35. sınıf hizmetleri yönünden kullanım ispatının sağlanamadığı sonucuna varmasının, markanın ulaştığı bilinirlik düzeyini ve dijital platformların entegre yapısını bütünüyle göz ardı eden, sunulan delillerin dar ve hatalı yorumlanmasına dayalı isabetsiz bir yaklaşım olduğunu, davalı yanın marka başvurusunda kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, istinaf ilamı sonrası verilen kararın gerekçesiz olduğunu, kaldırma kararının gereğinin yerine getirilmediğini, hak düşürücü süre itirazının incelenmediğini, müvekkilinin markası ile davacının markasının farklı sınıflarda tescilli olduğunu, ayrıca müvekkilinin markası ile davacının markası arasında mal benzerliği veya iltibas ihtimalinin de bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme kararının gerekçesinin bulunmadığını, aktif husumet ehliyetinin mahkemenin yaptığı şekliyle giderilmesinin mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, 35. sınıfta kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığını, sınıf benzerliği koşulunun gerçekleşmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, ... AŞ'nin davada davacı olarak yer aldığı, davalının başvurusuna konu "..." ibareli marka ile "..." ibaresini içeren kullanım ispatına tabi bulunmayan mesnet marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik olduğu, dava konusu marka başvurusunun kapsamında kalmış olan emtiadan, YİDK kararının iptali talepli dava açısından, sadece, 03. Sınıf hariç 01-33. Sınıflara giren emtianın 35. Sınıf altında satışı/mağazacılık hizmetleri yönünden emtia benzerliği/ türdeşliği şartının gerçekleştiği, 35. Sınıftaki diğer hizmetler yönünden ise gerçekleşmediği, hükümsüzlük talepli dava açısından; 35. Sınıfa giren tüm hizmetler ve 03. Sınıf hariç 01-33. Sınıflara giren emtianın 35. Sınıf altında satışı/mağazacılık hizmetleri yönünden emtia benzerliği/ türdeşliği şartının gerçekleştiği, 03 ve 34. Sınıfa giren emtianın satışı hizmetleri yönünden ise gerçekleşmediği, davacının “tanınmışlık” iddialarının davalı markasının tesciline bir etkisinin olamayacağı, davacının “kötüniyet” iddialarının yerinde olmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, taraflarca istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.