Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1625 E. 2026/1587 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1625
- Karar No
- 2026/1587
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1625 Esas KARAR NO : 2026/1587 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/04/2026 NUMARASI : 2026/429 Esas, 2026/361 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/04/2026 NUMARASI : 2026/400 Esas, 2026/361 Karar DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07/07/2026 G.KARAR YAZIM TARİHİ: 07/07/2026
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev (iş bölümü) uyuşmazlığının merci tayini yoluyla giderilmesi İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; Dava İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemidir. Davanın ilk açıldığı Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1666 Esas 2026/126 Karar sayılı kararı ile, taraflarca 02/05/2024 tarihli 231. Nolu Kv. Rd.KT.K. Lığı (...)Erken İhbar Radar Sistemi Konuşlandırılması Altyapı İhtiyaçlarının Elektrik Tesisat İşlerine dair Taşeron Firma Sözleşmesinin akdedildiği, 2025/265 Esas sayılı dosyadan tefrik edilen karşı dava dosyasında, .....'nin işi yarım bıraktığı iddiasına dayalı olarak işin dava dışı üçüncü kişilere yaptırılması neticesinde ödenilen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı ... tarafından itiraz edilmesi üzerine açılmış itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkin olduğu, birleşen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında ise davacı ...'nin 02/05/2024 tarihli Taşeron Firma Sözleşmesinin hakı nedenle feshi sonucunda fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL malzeme bedelinin ihtar temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte şirketten tahsiline karar verilmesine ilişkin olduğu, sözleşmenin 19. maddesinde İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğu hususunun kararlaştırıldığı, HMK'nın 17. maddesi "Tacirler veya kamu tüzel kişileri,aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmü amir olup, taraflarca İzmir Mahkemelerinin yetkili kılındığı, aksinin kararlaştırılmadığı, karşı davalı/ birleşen dosya davacısı ...'nin tacir olup olmadığı hususunda araştırmalar yapılıp, müzekkereler yazıldığı, ...'nin esnaf olduğu tespit edilmiş ise de bilanço usulüne göre defter tuttuğu ve tacir sayıldığının gözetildiği, taraflarca akdedilen yetki sözleşmesinin yasaya uygun olduğu, yetki sözleşmesinin aksinin ... tarafından kanıtlanamadığı, .... Şti. Tarafından asıl davaya cevap/karşı dava dilekçesinde ve birleşen dosyada cevap dilekçesinde süresinde yetki itirazlarında bulunulduğu gerekçesiyle işbu şirketin yetki itirazının kabulü ile mahkemenin 2025/1666 Esas sayılı dosyası ve birleşen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/316 Esas sayılı dosyası yönünden yetkisizliğine, dosyanın İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bu kararın kesinleştiği görülmüştür. Dosyanın gönderildiği İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/364 Esas 2026/319 Karar sayılı kararı ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin birleştirme kararından sonra Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1666 Esas, 2026/126 Karar sayılı dosyanın ayrılması ile yetkisizlik kararı gereği tevzinin İzmir 7. Asiye Ticaret Mahkemesine tevzi yapılması gerektiğe gerekçesiyle dosyanın İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzisinin yapılabilmesi için İzmir Hukuk Mahkemeleri Tevzi bürosuna gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Dosyanın gönderildiği İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/400 Esas 2026/361 Karar sayılı kararı ile, mahkemenin dava dosyasının esasen Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/265 E sayılı dava dosyası ile birleştirildiği, buraca yapılan yargılama sonucu yalnızca mahkemenin dava dosyasının değil, ana dava dosyası üzerinden yürütülen ve davalı-karşı davacı tarafından açılan karşı davanın da mahkeme dosyası ile birlikte tefrik edildiği, birleşen dava dosyasının ana davadan ayrılarak tek dava olarak tefrik edilmediği, mahkemece birleşen dava yönünden (eski mahkememizin 2025/316 E sayılı dava dosyası) herhangi bir yargılama yapılmadan dosyanın birleştirilmek üzere Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği ve buraca yapılan yargılama sonucu dosyaların tefrikine karar verildiği, mahkemenin özellikle görevine giren herhangi bir husus olmadığı, tefrik edilen dosyaların birleşen mahkeme dosyası ile aynı zamanda Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/265 Esas sayılı dosyasında görülen karşı davaya ilişkin olduğu, her iki dosya yönünden verilen yetkisizlik kararı sonrasında bu dosyalara ilişkin verilen kararın ayrı bir karar olduğu ve tevzi yapılması gerektiği, bu durumda tevzi bürosunca genel olarak Ticaret Mahkemeleri seçilerek numara alınmasında usul ve yasaya uygun olmayan bir değerlendirmenin ortaya çıkamayacağının tespit edildiği gerekçesiyle dosyanın ilk tevzi edilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Dosyanın gönderildiği İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/429 Esas 2026/361 Karar sayılı kararı ile, her ne kadar İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/400 Esas, 2026/361 Karar sayılı gönderme kararı ile dosya mahkemelerine gönderilmiş ise de; Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1666 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/316 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davaya konu yargılamanın en başta ayrı ayrı Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1666 Esas sayılı dosyası ve İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/316 Esas sayılı dosyalar üzerinden yürütüldüğü, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/316 Esas sayılı dosyası kapsamında dosyanın Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1666 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1666 Esas sayılı dosyasına gönderildiği, daha sonra ise Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1666 Esas, 2026/126 Karar sayılı kararı ile dosyalara bakmakta İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğuna karar verilerek yetkisizlik kararı verildiği ve mahkemelerine tevzi edildiği ve mahkemece 2025/265 Esas 2026/319 Karar sayılı, 10/04/2026 tarihli kararı ile dosyanın İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmakla, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1666 Esas sayılı dosyası ve İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/316 Esas sayılı dosyalarına bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin tespiti hususunda tereddüt hasıl olduğu ve mahkemeler arası uyuşmazlık oluştuğu gerekçesiyle dosyanın yargı yeri belirlenmesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. İki mahkemenin de görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş bulunması durumunda, 6100 sayılı HMK'nın 21. maddesinde davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulacak hâller arasında sayılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 22/2. maddesi uyarınca da, "İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ihtilâf değerlendirildiğinde, gerçek anlamda (HMK m. 20) bir görev mevcut olmayıp, "iş bölümü" ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmamaktadır. Somut sorunda geçerli hukuksal nedene dayanan devir kararı verilmiş olmakla, bu anlamda devir kararı görevsizlik niteliğinde değildir. Merci inceleme koşulu, karşılıklı verilmiş olması gerekli 2 (iki) ayrı görevsizlik ya da yetkisizlik kararının bulunmasıdır. Bu nedenle merci tayini koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR :Anılan mahkemeler arasındaki ihtilaf bakımından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmadığından, dosyanın yargı yeri belirlenmesi isteyen mahkemesine İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/07/2026