İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/605 E. 2026/507 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/605
Karar No
2026/507
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/605 Esas KARAR NO :2026/507

DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/06/2024 KARAR TARİHİ:10/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin çeşitli şubelerinde 2013-2022 yılları arasında işçi olarak çalıştığını, iş ilişkisinin bitimine bağlı olarak davalı aleyhinde .... İş Mahkemesi 2023/... esası ile dava açtığını, davalı şirket nezdinde çalışırken müvekkilinin sahip olduğu ... plakalı aracını .... Noterliğinde düzenlenen sözleşme ile kiraya verdiğini, kira bedelinin ödenmediği iddiası ile ödenmeyen alacağın fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin mevduata uygulana en yüksek faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davaya ilişkin olarak usule ve esasa ilişkin itirazlarda bulunarak, usule ilişkin olarak mahkemenin görevine itiraz ederek, müvekkil şirketin davacı ile işçi-işveren ilişişinin bulunmaması nedeni ile İş Mahkemesinin görevli olmadığını, sayın Mahkemenin yetkili olmayıp, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, talep edilen alacağa ilişkin zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının müvekkil şirketin acentelerinde işçi olarak çalıştığını ayrıca aracını kiraya verdiğini, davacını müvekkil şirketten araç kira alacağını bulunmadığını, her ne kadar müvekkil şirket ile davacı arasında araç kiralama sözleşmesi yapılmış olsa da, kiralanan araçların acentelerde kullanıldığını, araç kullanımına ilişkin müvekkil şirketin araç kullanımına ilişkin emir ve talimatının bulunmadığını, bu nedenle araç kiralama bedelinden acentelerin hukuken sorumlu olduğunu, bunun yanında uzun süre araç kiralamaya rağmen ücret alınmaması ve buna itiraz edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, muvazaalı eylemlerle haksız eylem kazanmaya yönelik eylemlerin haksız kazanç amacı güttüğü, araç kiralama sözleşmesinin davacının eşi tarafından vekil olarak imza altına alındığı, muvazaalı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde açılan bu davanı reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava taşıt sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasına ilişkindir. Dava, .... İş Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı dosya ile açılmıştır. Yapılan yargılama sonucu, 28/04/2026 tarihinde İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, dosyanın .... Sulh Mahkemesinin 2026/... esas 2026/... karar sayılı 10/06/2026 tarihli kararı ile, görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde sözleşme konusunun salt araç kiralama işi olduğu ve bu sebeple sulh hukuk mahkemelerinin görev alanına girdiği, karara çıktığı anlaşılan işçilik alacakları dosyasına göre taraflar arasında işçi-işveren ilişkisinin sabit olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin niteliği gereği taşıma sözleşmesinin kabulünün mümkün olmadığı, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden doğduğu ve davanın nispi ticari davalardan olmadığı kanaatiyle, uyuşmazlığın taraflar arasındaki kira sözleşmesi ve kira hukuku hükümlerine göre çözülmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine, 2-Karar kesinleştiğinde Mahkememiz ile .... Sulh Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğundan görevli merci tayini için dosyanın HMK md. 21/1-c ve HMK md. 22/2 uyarınca ortak görevli üst mahkemeye gönderilmesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/605, K. 2026/507, T. 10.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-605-e-2026-507-k-afee2bc804f1