Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1111 E. 2026/1953 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1111
Karar No
2026/1953
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1111 - 2026/1953 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1111 KARAR NO : 2026/1953

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/11/2025 NUMARASI : 2025/790 Esas - 2025/908 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 26/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/11/2025 tarihli ve 2025/790 Esas- 2025/908 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiler nedeniyle taraflar arasında bir güven duygusu oluştuğunu, müvekkilinin davadışı üçüncü kişilerden şifahen edindiği bilgiden keşidecisi kendisi görünen ve ... lehine düzenlenmiş 4 adet çekin varlığını öğrendiğini, ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda müvekkil şirketin böyle bir çek keşide etmediğini tespit ettiğini, yapılan araştırmada davalı ...’ın müvekkil şirketin ofisine geldiği sırada boş çek koçanlarını gizlice zimmetine geçirdiğini ve sonrasında bu çekleri kendi lehine düzenlediğinin anlaşıldığını, çeklerin ... Bankasına ait 31/10/2025 tarihli, ... seri numaralı düzenleme yeri ..., keşidecisi ... Tekstil İnşaat Tarım Hayvancılık Otomotiv Reklamcılık Züccaciye Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... olan 500.000,00-TL bedelli, ... Bankasına ait 30/11/2025 tarihli ... seri numaralı, düzenleme yeri ..., keşidecisi ... Tekstil İnşaat Tarım Hayvancılık Otomotiv Reklamcılık Züccaciye Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... olan 750.000,00-TL bedelli, ... Bankasına ait 31/12/2025 tarihli ... seri numaralı, düzenleme yeri ..., keşidecisi ... Tekstil İnşaat Tarım Hayvancılık Otomotiv Reklamcılık Züccaciye Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... olan 750.000,00-TL bedelli ve ... Bankasına ait 31/01/2026 tarihli ... seri numaralı, düzenleme yeri ..., keşidecisi ... Tekstil İnşaat Tarım Hayvancılık Otomotiv Reklamcılık Züccaciye Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, lehtarı ... olan 750.000,00-TL bedelli çekler olduğunu, bahse konu 4 adet çekin davacı tarafından keşide edilmediğini, çekler üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalı ...'ın boş çek koçanlarını gizlice aldığını ve üzerini müvekkili aleyhine doldurduğunu, çeklerin ... istenmesine rağmen iade etmediğini, çeklerin ibraz edilmesi halinde haksız bir şekilde ödenme ihtimali meydana geleceğini, bu nedenle menfi tespit davasını açmakta müvekkil şirketin hukuki yararının mevcut olduğunu, davacının bu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespit edilmesini, bahse konu çeklerin teminatsız bir şekilde ödenmemesine ve icra takibine konu edilmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve arabuluculuk anlaşamama son tutanağı düzenlendiğini, ayrıca müvekkilinin maddi zorlukta olması sebebi ile adli yardımdan yararlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Davacı tarafından, mahkememizce verilen kesin sürelere rağmen, tensip zaptının 10 nolu ara kararında belirtilen gider avansının tamamlanmaması nedeniyle davanın HMK 114/1-g, 115/2 ve 120/1 maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın HMK 114/1-g, 115/2 ve 120/1 maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gider avansının süresinde yatırılmaması nedeniyle davanın usulden red edilmesinin hatalı olduğunu, banka hesaplarına konulan blokeden kaynaklanan objektif imkansızlık nedeniyle ek süre verilmesi gerekirken talep değerlendirilmediğini, mahkeme davayı esastan incelemek yerine şekli eksiklik nedeni ile usulden reddederek ölçülülük ve hak arama özgürlüğüne aykırı davranıldığını, HKM ve yargıtay içtihatlarına göre objektif imkansızlık halinde ek süre verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiğini iddia ederek verilen karan kaldırılması talebi ile verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine şeklinde karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114.maddesinde dava şartları belirtilmiş, anılan kanunun 114/1-g maddesinde "davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması" dava şartına yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114.maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 120.maddesi ise "Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir." hükmünü içermektedir. Yukarıdaki yasal düzenlemelerden, HMK'nın 114/1-a maddesi uyarınca dava şartı olan gider avansının hüküm verilinceye kadar ikmal ettirilmesinin mümkün olduğu, davanın açıldığı tarihte eksik ya da hiç yatırılmamış olması hallerinde, mahkemenin kesin süre vererek gider avansını ikmal ettirebileceği, kesin süreye rağmen gider avansının yatırılmaması veya ikmal edilmemesi halinde ise HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, mahkemece, 02.10.2025 tarihli tensip zaptının 10 no'lu ara kararıyla, gider avansının eksik olduğu tespit edilmekle davacı vekiline 2.500,00 TL gider avansını mahkeme veznesine yatırması için kesin süre verilmesine ve verilen kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmaması halinde davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddedileceğinin ihtarına karar verilerek, tensip zaptının 12.10.2025 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, mahkemece verilen 4 haftalık kesin süre içinde ara kararda belirtilen gider avansının davacı tarafça yatırılmadığı, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde kesin süre içerisinde ve kesin sürenin dolmasından önce ek süre talebinde bulundukları halde mahkemece bu talebin somutlaştırılmaksızın reddedildiği iddia edilmiş ise de, gider avansının yatırılması için verilen 4 haftalık kesin süresinin 10.11.2025 tarihinde sona erdiği, ek süre talebinin ise kesin sürenin sona ermesinden sonra olmak üzere 14.11.2025 tarihinde ileri sürüldüğü, buna göre usulüne uygun kesin süre ihtarına rağmen davacı tarafça gider avansının yatırılmadığı anlaşılmış, sonuç olarak ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından BU KONUDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 26/06/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1111, K. 2026/1953, T. 26.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1111-e-2026-1953-k-fbe12d8154cf