Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/152 E. 2026/1554 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/152
- Karar No
- 2026/1554
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/152 KARAR NO : 2026/1554
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025 NUMARASI : 2024/77 ESAS - 2025/639 KARAR DAVA KONUSU : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 25/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
İSTEM: Davacı vekili, müvekkilinin “... Mah. ... Caddesi No:....Bornova/İZMİR” adresinde fırın ve lokanta işletmesi faaliyeti ile uğraştığını, müvekkilinin bu adreste faaliyetine 25/09/2023 tarihinde yani kaçak tespit tutanağı tarihinden yaklaşık 2 ay önce başladığını, bu adreste bulunan 11105643 numaralı tesisat ve aboneliğin ... adına kayıtlı olduğunu, ... isimli abonenin müvekkili ile herhangi bir fiili ve hukuki bağının bulunmadığını, bu tesisat ile ilgili olarak davalı şirket tarafından 01/12/2023 tarihli ve K-275141 numaralı Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağının düzenlenerek 4.749.567,13 TL tutarlı fahiş nitelikte faturanın tahakkukunun yapıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, davalı tarafından yapılan kaçak elektrik işleminin haksız, dayanaksız, hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, kaçak elektrik kullanımına ilişkin davalı tarafın somut bir tespitinin veya delilinin bulunmadığını, davalının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun davranmadığını, müvekkilinin yaklaşık 10/09/2023 tarihinde bahse konu tesisatın bulunduğu işyerini kiraladığını ve fiilen 09/10/2023 tarihinde işletmede faaliyete başladığını, müvekkilinin iddia edildiği şekilde branşman hattında bir problem olduğundan ve kaçak elektrik kullanımı için ayrı bir hat çekildiğinden haberdar olmadığını, tutanakta “güç tespitinin A-117528 numaralı protokolde belirtildiği” notunun düşüldüğünü, sözü edilen protokolün müvekkiline verilmediğini, faturanın fahiş tutar üzerinden düzenlendiğini, davalının her ay periyodik okuma ve kontrol yaptığı tesisatta daha önce usulsüzlük bulmadığı halde geriye dönük olarak Yönetmelikteki en uzun süreleri kullanmasının Yönetmeliğe aykırı olduğunu, davalı tarafından günlük çalışma süresinin 3 vardiya olarak gösterildiğini, bu tespitinin hatalı olduğunu, normal bir ticari işletme olarak 2 vardiya üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davalı tarafça yapılan hesaplamaya esas birim fiyatların hatalı olduğunu, davalı şirket tarafından belirlenen güç miktarının hatalı olduğunu, kaçak tutanağında ayrı hattan beslenen cihazların gösterilmediğini ve güç tespit miktarının belirtilmediğini ileri sürerek; müvekkilinin davalıya 4.749.567,13 TL borçlu olmadığının tespitine, müvekkili hakkında düzenlenen kaçak tespit tutanağı ve faturasının iptaline, davalı şirket tarafından İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2023/21315 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin iptaline, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili, kaçak elektrik tüketim kullanım yerinde müvekkili şirket ekiplerince yapılan kontrolde kullanıcının binaya ait branjman hattını yarmak ve 4 faz harici hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale edip sayaçtan geçirilmeksizin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42/1-b maddesi uyarınca kaçak elektrik enerjisi kullandığının belirlendiğini, ekipler tarafından kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, kaçak tespitinde tutanağın eksiksiz ve okunaklı olarak mevzuata uygun şekilde doldurularak faturalandırılmak üzere tahakkuk servisine aktarıldığını, kaçak elektrik tespit tutanaklarının düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içerdiğini ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgelerden olduğunu, davacı tarafın tutanağın aksini ispat edemediğini, müvekkili tarafından davacıya tahakkuk ettirilen tutarlar içerisinde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, tutanağın devam niteliğindeki protokolde güç tespitine açıkça yer verildiğini, yapılan güç tespitinin mevzuata uygun olduğunu, müvekkili tarafından, kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesinin 1.5 katı ile çarpılarak kaçak enerji tüketim bedelinin hesaplandığını ve faturalandırıldığını, bu işlemlerin yönetmelik çerçevesinde gerçekleştirildiğini, fahiş hesaplama yapıldığı yönündeki iddianın yersiz olduğunu, ispata muhtaç olduğunu, kaçak elektrik faturalarının 30/05/2018 tarihli 30436 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri gereğince düzenlendiğini, 01/12/2023 ile 04/06/2023 tarihleri arası 180 gün için branjmandan çekilen harici hat tüm ticarethaneyi beslediğinden mevcut tüm cihazların kurulu güç tespitinin yapıldığını, 136.59 kwh güç üzerinden tesisatın fırın olarak 2 vardiya olarak çalıştığı belirlendiğinden 14 çalışma saati ile çarpılmasıyla 136,59 x 180 x 14 = 344.206 kwh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifenin iki katı ile çarpılmasıyla; 05/06/2023 ile 07/12/2022 tarihleri arasındaki 180 günlük kaçak ek tüketim için branjmandan çekilen harici hattın tüm ticarethaneyi beslediğinden mevcut tüm cihazların kurulu güç tespitinin yapıldığını, 136.59 kwh güç üzerinden tesisatın fırın olarak 2 vardiya olarak çalıştığı belirlendiğinden 14 çalışma saati ile çarpılmasıyla 136,59x 180x14= 344.206 kwh tüketimden 344206 + 344206 =688.413 kwh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesiyle çarpılmasıyla 4.749.567,13 TL tutarındaki faturanın oluşturulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: "... Toplanan ve sunulan deliller ile benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında; davacının fırın ve lokanta işlettiği “... Mah. .... Caddesi No:.... Bornova/İZMİR” adresinde davalı şirket çalışanları tarafından 01/12/2023 tarihinde 11105643 tesisat numaralı elektrik aboneliğinde yapılan kontrol sonucunda “kullanıcının binaya ait branşman hattını yararak kaçak elektrik kullandığı” gerekçesiyle K-275141 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiştir. Davacı tarafça "kaçak elektrik kullanılmadığı" ileri sürülerek menfi tespit isteğinde bulunulmuştur. 4721 sayılı kanunun "İspat yükü’’ başlıklı 6. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” düzenlemesine, 6100 sayılı HMK'nın 190/1 maddesinde "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin ve buna bağlı borcun var olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davalarında, ispat yükü hukuki ilişkinin yahut alacağın varlığını iddia eden davalıya aittir. Somut olayda; davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağı davalı şirket nezdinde hizmet sözleşmesi ile çalışanlar tarafından düzenlenmiştir. Dolayısıyla emsal Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarında da işaret edildiği şekilde davalı şirket çalışanları tarafından tutulan tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. Tacir olan davalı şirketin, kaçak elektrik enerjisi tüketimine ilişkin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması esastır. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede ise; "kaçak elektrik kullanımının kontaktör sistemi kurularak yapıldığı belirtilmesine rağmen, kontaktör sisteminin fotoğrafının bulunmadığı; sadece kaçak hat üzerinden beslenen cihazların tutanağa yazılması gerekirken bu ayrım yapılmadan işyerindeki tüm elektrikli cihazların tespitinin yapıldığı; tutanak tarihinde abonelik .... adına olduğu halde, aboneliğin .... adına olduğunun tutanağa yazıldığı; güç tespit protokolündeki elektrikli cihazların neredeyse tümünün güçlerinin abartılı ve yanlış olduğu; davacının faaliyete başladığı tarih 25/09/2023 olması ve bu tarih ile tutanak tarihi arasının kaçak elektrik faturasına esas alınması gerektiği halde 360 gün geriye dönülerek hesaplama yapıldığı; davacının daha önce kaçak elektrik kullandığına dair herhangi bir belge sunulmadan mükerrer kaçak elektrik kullanımı olduğu yönünde değerlendirme yapılarak ceza katsayısının 2 kat olarak uygulandığı; kaçak elektrik tutanağında branşman kablosunun 4 x 6 mm2 olduğunun açıkça belirtilmesine ve bu kablonun taşıyabileceği en yüksek akım değerinin 59 amper olmasına karşılık, hesaplamanın 231 ampere tekabül eden 136,59 KW'lık güç üzerinden yapıldığı; davacının kullanım döneminde fatura edilip bedeli ödenen tüketimlerin düşülmediği” hususları belirlenmiştir. Bu hususlar dikkate alındığında, davalı şirketin davaya konu kaçak elektrik enerjisi tüketimine ilişkin tespitinin doğru bulgu ve belgelere dayanmadığı, kaçak elektrik hattının davacının kullanımından çok daha önce eski kullanıcılar döneminde çekilmiş olabileceği, 26/11/2023 tarihinde aboneliği üzerine alan bir kullanıcının abonelik tarihinden sonra henüz kendi adına bir fatura tahakkuk etmeden kaçak hat çekmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, bu çerçevede de davacının kaçak elektrik kullandığına ilişkin davalı iddiasının ispatlanamadığı anlaşıldığından, dava haklı bulunmuş, davacının davalıya 309.020,43 TL ödeme yaptığı dikkate alınarak menfi tespit ve istirdat davasının kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Takibin kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, davacı vekilinin tazminat isteği reddedilmiştir." gerekçesi ile; " 1-Davanın KABULÜ ile; İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2023/21315 sayılı dosyası kapsamında davacının davalıya 4.758.686,30 TL borçlu olmadığının tespitine, 2-Ödenen 309.020,43 TL’nin davalıdan istirdadına, 3-Takibin kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, davacı vekilinin tazminat isteğinin reddine, " karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davalı vekili, müvekkili şirketçe tahakkuk ettirilen faturanın doğru hesaplandığını, EPDK mevzuatına uygun olarak düzenlendiğini, bilirkişi tarafından yapılan tespitin hatalı olduğunu, yerel mahkemece kararında "..kaçak elektrik hattının davacının kullanımından çok daha önce eski kullanıcılar döneminde çekilmiş olabileceği.." denildiğini, ancak abone olan ve elektriği fiilen kullanan davacı yan ilgili adresteki kaçak kullanımdan bizzat sorumlu olduğunu, .... Mah. .... Caddesi No... Bornova/İZMİR adresinde bulunan 11105643 tesisat numaralı aboneliğin yerinde yapılan inceleme de "ana brajman hattını yararak harici hat çekmek'' suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek müvekkilince K-275141 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının düzenlendiğini, tutanağa istinaden ... adına 0090075802 faturalama belge numaralı 4.749.567,13 TL kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu, kaçak faturası 01.12.2023 ile 04.06.2023 tarihleri arası 180 gün için, brajmandan çekilen harici hat tüm ticarethaneyi beslediğinden mevcut tüm cihazların kurulu güç tespiti yapılmış olup 136,59 kWh güç üzerinden, tesisatın otel olarak 2 vardiya olarak çalıştığı tespit edilmiş olduğundan ‘'14' çalışma saat ile çarpılmasıyla 136,59 x 180 x 14= 344206 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifenin 2 katı ile çarpılmasıyla, 05.06.2023 ile 07.12.2022 tarihleri arasındaki 180 günlük kaçak ek tüketim için 136,59 x 180 x 14= 344206 kWh tüketimden, 344206 + 344206 = 688413 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesiyle çarpılmasıyla, 4.749.567,13 TL fatura oluşturulduğunu, Yerel Mahkemece davacının kaçak kullanımdan sorumlu olmadığına karar verilmiş ise de dosyada alınan bilirkişi raporu da son derece hatalı tespit ve hesaplamalar içerdiğini, sabit ve mevzuat hükmü gereği olup dosyada hesaplanan "%60 kullanım faktörü" hususunun kabulünün mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik tespit tutanağına dayalı tahakkuk eden bedelin tahsili amacıyla icra takibinden borçlu olmadığının tespiti ile yargılama sırasında ödenen bedelin istirdatına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümü için kaçak elektrik tutanak tarihinde yürürlükte olan 30.05.2018 tarih ve 30436 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinin göz önüne alınması gerekmektedir. Buna göre, Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı 42. Maddesi "(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması başlıklı madde 44; (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre başlıklı madde 45; (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat, b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat, c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir. (5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır. Davaya konu uyuşmazlıkta; davacıya ait iş yerinde 01.12.2023 tarihli tutanak ile "Yerinde yapılan kontrolde kullanıcının binaya ait branjman hattını yarmak suretiyle harici hat kesildi.Not; harici hattı kontaktör yardımıyla uzaktan devreye alma ve çıkarmak suretiyle" şeklinde kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği, tutanakta tüm cihazların kullanıldığının belirtildiği ve davalı tarafça davacı hakkında 4.749.567,13 TL bedelli kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığı anlaşılmıştır. Yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda; " Dosya içerisindeki belgeler incelendiğinde; kaçak elektrik tespit tutanağında, kaçak elektrik kullanımının kontaktör sistemi kurularak yapıldığı belirtilmesine karşılık kontaktör sisteminin fotoğrafının bulunmadığı, sadece kaçak hat üzerinden beslenen cihazların tutanağı yazılması gerekirken bu ayrım yapılmadan iş yerindeki tüm elektrikli cihazların tespitinin yapıldığı, tutanak tarihinde aboneliğin... adına olduğu halde başka kişi adına tutulduğunun, güç tespit protokolündeki elektrikli cihazların neredeyse tümünün güçlerinin abartılı yanlış olduğu, davacının faaliyete başladığı tarihin 25.09.2023 olmasına ve ancak bu tarihle tutanak tarihi arasının kaçak elektrik faturasını esas alınması gerektiği halde 360 gün geriye dönülerek hesaplama yapıldığı, davacının daha önceden kaçak elektrik kullanıldığına dair herhangi bir belge sunulmadan mükerrer kaçak elektrik kullanımı olduğu yönünde değerlendirme yapılarak ceza katsayısının iki kat olarak uygulandığı, kaçak elektrik tutanağında branşman kablosunun 4X6 mm2 olduğunun açıkça belirtilmesine ve bu kablonun taşıyabileceği en yüksek akım değerinin 59 amper olmasına karşılık hesaplamanın 231 ampere tekabül eden 136,59 KW'lık güç üzerinden hesaplama yapıldığı, davacının kullanım döneminde fatura edilip bedeli ödenen tüketimlerini düşünmediği tespit edildiğinden Davalı şirketin kaçak elektrik kullanımının yapıldığı hususunu tespit edilemediği" mahkemenin aksi görüşte olması halinde ise; Kontaktör sistemi kurularak tüm cihazların, bu kontaktör sistemin üzerinden beslendiğinde, dilediğinde sayaç üzerinden dilediğinde sayaç dışı kullanım yapıldığında ölçü sistemine müdahale olduğundan Yönetmeliğin 42/1-c maddesine göre değerlendirme yapılması gerektiği; davacının faaliyetine 25.09.2023 tarihinde başladığı, davaya konu elektrik aboneliğinde son endeks okumasını yapıldığı 24.11.2023 tarihi ile kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği 01.12.2023 tarihi arasındaki 7 günlük sürenin kaçak elektrik kullanım süresi olarak alınması, bu sürenin dışında davacının bu işyerinde faaliyete başladığı 25.09.2023 tarihi ile 24.11.2023 tarihi arasındaki 60 günlük sürenin de geriye dönük normal tüketim süresi olarak alınması gerektiğini; 4X6 mm2 kesitindeki bir kablonun taşıyabileceği maksimum akım değerinin sadece 59 amper olabileceği nazara alındığında, branşman kablosunu taşıyabileceği güç değerinin 34,948 KW olduğu; iş yerinin fırın olarak faaliyet gösterdiği dikkate alındığında günlük çalışma süresinin 14 saat olarak alınması gerektiği; davalının mükerrer kaçak elektrik kullandığını ispatlanamadığı iki katı ceza uygulamasının yerinde olmadığı hususları tespit edilerek davacının davacıya düzenlenmesi gereken toplam kaçak elektrik faturasını 127.892,65 TL olarak hesaplandığını belirtmiştir. Her ne kadar ilk derece mahkemesince; davalı tarafından kaçak elektrik kullanıldığı sabit olmadığından, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tutulan tutanak içeriği nazara alındığında, davacının kaçak elektrik kullandığının kabulü gerekmektedir. Tutanağın tutulması sırasındaki birtakım eksiklikler ve davalının tahakkuka esas hesaplama yöntemindeki usule aykırı tespit edilen birtakım usulsüzlükler tutanak içeriğinin aksini gösterir nitelikte değildir. Bu durumda; ilk derece mahkemesince; açıklayıcı ve taraf denetimine uygun bilirkişi raporunda belirlenen kaçak elektrik kullanım bedeli olan 127.892,65 TL asıl alacak miktarı esas alınarak işlemiş faiz ve talep edebilecek KDV'nin hesaplanması hususunda rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre menfi tespit/istirdat talebi hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz görülmüştür. Anlatılan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2025 tarih 2024/77 Esas 2025/639 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, sair istinaf başvurusunun bu aşamada reddine 2)Dairemiz kararı doğrultusunda işin esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3)Ödediği istinaf karar ve ilam harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine, 5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09/07/2026 günü oybirliği ile karar verildi.