Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1017 E. 2026/1129 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1017
Karar No
2026/1129
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1017

KARAR NO:2026/1129

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:30/03/2026

NUMARASI:2026/193 D.İş 2026/197

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; borçlu ... AŞ'nin 31.10.2024 tarihinde konkordato başvurusu yaptığını, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/894 esas sayılı dosyadan geçici mühlet ve tedbir kararı talep ettiğini, 05.11.2024 tarihli ara kararı ile başvurucunun taleplerinin kabul edildiğini, geçici mühlet kararı ve talepte bulunan aleyhine icra takibi yapılamaması da dahil olmak üzere bir kısım tedbir kararlarına hükmettiğini, müvekkilinin borçluya sattığı mal sebebiyle 23.125,62-TL alacaklı olduğunu, alacağını tedbir kararları sebebiyle bugüne kadar icra takibine konu edemediğini, konkordato başvurusunu inceleyen mahkemenin, dün itibariyle konkordato başvurusunun reddine karar verdiğini, tüm tedbirlerin kaldırılmasına karar verdiğini, borçlunun haksız bir şekilde konkordato başvurusu yapmış olmasının, fatura tarihinden bugüne geçen 1,5 yıllık sürede malvarlığında olası negatif değişimler vs. düşünüldüğünde borçlunun yapılacak olan ilamsız takibe sırf zaman kazanmak üzere itiraz etmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesine yönelik taleplerinin kabulünü, alacağın tahsilini, alacağın rehinle temin edilmediğini, vadesinin geçtiğini, yaklaşık ispat sınırını aştığını, ihtiyati haciz kararının teminatsız olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;"Davacı yanca sunulan dilekçelerine ekli bir kısım deliller birlikte değerlendirildiğinde, faturanın tek taraflı düzenlenebilir oluşu, mevcut delillere göre davacının alacağının mevcudiyetini ve miktarını yaklaşık olarak ispatlayamadığı, alacağın mevcudiyeti ve miktarının tespitinin ancak tüm delillerin ortaya koyup muhakeme yapılması ile mümkün olabileceği, bunun da esas hakkındaki yargılamayı esas hakkında hüküm kurulabilir bir delil durumunu gerektirdiği ancak buna ilişkin bir belgenin bulunmadığı nedeniyle İİK 257/1 madde uyarınca yaklaşık yerleşik ispat koşullarınında gerçekleşmediği anlaşıldığından " gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, telep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Talep eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebinde bulundukları şirket hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/894 esas sayılı dosyasından 05.11.2024 tarihli ara karar ile geçici mühlet ve tedbir kararı verildiğini, müvekkili şirketin ise bu ara karar tarihi itibariyle fatura tarihinden itibaren geçen bir buçuk yıllık süre içerisinde alacağını icra takibine konu edemediğini, konkordato başvurusunu inceleyen mahkemenin, 26.03.2026 tarihinde borçlu şirketin konkordato başvurusunun reddine karar verdiğini, bu karar ile birlikte konkordato yargılaması boyunca icra takibi yapamayan alacaklıların icra takibi yapmaya başladığını, müvekkiline 23.125,62-TL fatura borcu bulunan ... AŞ hakkında bu nedenle ihtiyati haciz başvurusunda bulunulması gerektiğini, konkordato başvurusunun reddedilmesi akabinde 26.03.2026 tarihli mahkeme kararının icra müdürlüğüne sunularak fatura alacağına yönelik İstanbul 7. İcra Müdürlüğünde ... sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, alacağın fatura alacağı olup mevcudiyeti ve miktarının ispatlanabilir bir seviyede olduğunu, borçlunun borcunu ödememek için icra takibine itiraz ettiğini, borçlu tarafından yapılan itirazda, müvekkili şirket ile aralarında bulunan ticari ilişkinin reddedilmediğini, sadece borca yönelik bir itiraz yapıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati hacze ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin tareddine karar verilmiş; bu karara karşı, talep eden vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İhtiyati haciz, İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken ise alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından faturadan kaynaklanan alacağının olduğu iddiası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Fatura tek başına alacak ve tutarını kanıtlamaya yeterli değildir. Dosya kapsamından, İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacağın varlığına ve miktarına dair kanaat oluşturacak delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/son ve HMK'nın 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR;Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/son maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 11.06.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 265/son maddeleri gereğince karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1017, K. 2026/1129, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1017-e-2026-1129-k-cce21a7f19f1