Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/990 E. 2026/1131 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/990
Karar No
2026/1131
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/990

KARAR NO:2026/1131

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/01/2026

NUMARASI: 2026/88 D.İş 2026/204

TALEBİN KONUSU:İhtiyati Haciz

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle;müvekkili banka ile kredili müşteri ... Şirketi arasında imzalanan Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi gereği kullandırılan kredi hesabından kaynaklı borcun vadesinde ödenmemesi nedeni ile 30/09/2025 tarihi itibariyle anılan kredi hesabının kat edildiğini,30/09/2025 tarihi itibariyle 355,872.01 TL sına ulaşan alacaklarının ödenmesi için borçluya Beşiktaş ... Noterliği'nin 30/09/2025 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, tebliğ şerhi bu aşamada sunulmaksızın şimdilik asıl alacak miktarı 152,086.26 TL üzerinden borçlunun başka alacaklılara da borçlarını ödemeyip hakkında icra takibine geçildiğini, mallarını kaçırmak üzere harekete geçtikleri istihbar olunması nedeniyle ihtiyati haciz talebi zaruriyetinin hasıl olduğunu, borçluların sözleşme hükümlerini ihlal ederek edimlerini yerine getirmediklerinden, İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ...ile takip açıldığını, teminatsız olarak, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen 19.01.2026 tarihli kararla, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.Borçlu vekilince, İİK'nın 265.maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiştir.Borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresi gereğince yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple yetki itirazlarının kabulü ile hukuka aykırı ve şartları oluşmamış ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, işbu karar gereği dosyada yapılan hacizlerin terkinine karar verilmesini, yargılama masrafı ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 12.03.2026 tarihli ek kararla;" ...Çeke dayalı ihtiyati haciz talebinde, muhatap bankaya ibraz edilen ancak karşılıksız kalan çeke dayalı borcun,aranması tüketildikten sonra, götürülecek borç niteliği kazanacağı ve TBK'nın 89/1. hükmü gereği alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de ihtiyati haciz talebinde yetkili hâle geleceğinin kabulü gerektiğinden alacaklı... ŞİRKETİ'nin adresinin de Mahkememizin yetki sınırları içerisinde kaldığı... " gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; değişik iş dosyasına konu olan İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin ...sayılı dosyasının ilamsız icra takibi olduğunu, icra takibinin dayanağının da alacaklı tarafından takip talebinde kredi/kredi kartı borcu olarak gösterildiğini,Mahkemenin icra takibinin çeke dayalı kambiyo senedine dayalı icra takibi olduğunu düşünerek hüküm kurduğunu, ihtiyati haciz yoluna başvuranın amacının borcunu tahsil etmek değil haciz tehdidi ile haksız kazanç sağlamak olduğunu, müvekkilinin adresi gereğince yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu, dosya konusu icra takibinde mevcut olan alacağın yargılamaya muhtaç bir alacak olduğunu, takibin dayanağı olarak gösterilen ihtarnamelerde de borcun hangi hesap hareketlerinden kaynaklandığının görünmediğini, müvekkilinin herhangi bir kredi kullanmadığını, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati hacze ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına borçlu tarafından yapılan itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı,itirazın reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır.İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır.Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Alacaklı banka vekilinin genel kredi sözleşmesi kat ihtarına dayalı yaptığı ihtiyati haciz talebi mahkemece kabul edilerek borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmiştir.Borçlu vekili; müvekkilinin adresi gereğince yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararına itiraz etmiş, mahkemece; itirazın reddine karar verilmiştir.HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar, sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir.Sözleşmenin Müşterek Hükümler 21. maddesi yetki koşulu niteliğinde olup, bankanın ticari merkezinin bulunduğu, krediyi kullandıran banka şubesinin bulunduğu yerin yetkili olduğu kararlaştırıldığından borçlunun yetki itirazı yerinde değildir. Bu nedenle itiraz edenin mahkemenin yetkisine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Her ne kadar borçlu tarafça icra takibinde mevcut olan alacağın yargılamaya muhtaç bir alacak olduğu, takibin dayanağı olarak gösterilen ihtarnamelerde de borcun hangi hesap hareketlerinden kaynaklandığının görünmediği, müvekkilinin herhangi bir kredi kullanmadığı istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de bu ve belirtilen diğer hususlar açılacak bir menfi tespit davasının konusu olabilecek nitelikte olup, ihtiyati haciz bakımından somut olayda yaklaşık ispatın sağlandığı nazara alındığında, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddine karar verilmesi yerinde olup karar neticesi itibariyle doğrudur.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 265/son ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın,kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 11.06.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 265/son maddeleri gereğince karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/990, K. 2026/1131, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-990-e-2026-1131-k-f43b473aa53b