Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/988 E. 2026/1386 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/988
- Karar No
- 2026/1386
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/988 - 2026/1386 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/988 KARAR NO : 2026/1386
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :26/03/2026 NUMARASI :2026/129 D.İş Esas - 2026/132 Karar İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN :ALPYOL İNŞAAT ENERJİ MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... KARŞI TARAF :RESEL NAKLİYAT LOJİSTİK PETROL İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... TALEP :İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ :24/03/2026
KARAR TARİHİ :08/07/2026 KR. YAZIM TARİHİ :20/07/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket Alpyol İnşaat Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile davalı şirket arasında nakliye hizmetini konu alan bir ticari ilişki tesis edildiğini, bu ticari ilişki kapsamında müvekkil şirketin, davalı şirkete nakliye hizmeti verdiğini, davalı şirketin ise karşılık olarak ücret ödeme borcu altına girdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devamı boyunca müvekkil şirketin üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz bir biçimde yerine getirdiğini ve davalı şirkete hukuka uygun bir biçimde nakliye hizmeti gerçekleştirdiğini, bu doğrultuda müvekkil şirkete ait araçlarla Edirne Meriçkum - Çatalca Ece Beton istikametleri arasında farklı tarihlerde 140'tan fazla sefer gerçekleştirildiğini ve müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen seferlere ilişkin faturalar düzenlendiğini, müvekkil şirketin taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz bir biçimde yerine getirdiğini, öte yandan davalı tarafın; tanzim edilen faturaların hiçbirine TTK'da öngörülen 8 günlük yasal süre içinde itiraz etmediğini ve sonuç olarak ilgili faturaları kabul ettiğini, alacağın muaccel hale gelmiş olmasına rağmen davalının ödeme yapmaktan kaçındığını, bunun üzerine 26.02.2026 tarihinde Sakarya 3. İcra Dairesinin 2026/2752 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından kötüniyetli bir biçimde icra takibine itiraz edilmiş olup gelinen noktada takibin durmuş bulunduğunu, buna göre müvekkil şirketin işbu dilekçeye konu 3 adet fatura toplamı 1.257.093,28-TL asıl alacak, 191.233,58-TL işlemiş faiz olmak üzere takip tarihi itibariyle toplam 1.448.326,86-TL alacağı bulunduğunu, borçlu Resel Nakliyat Lojistik Petrol İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının; 1.448.326,86-TL tutarındaki alacağın tahsili için ihtiyaten haczine ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... İhtiyati haciz talebinin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat söz konusu olduğunda iddia edilen olgunun, herhangi bir sınırlamaya bağlı olmadan bütün delillerle ispatının mümkün olduğunun kabulü gerektiğini, ihtiyati haciz düzenlemesine bakıldığında önemli olanın alacağın varlığı noktasında hâkimde yaklaşık kanaatin oluşup oluşmadığı olup mevzuattaki düzenlemeye bakıldığında ihtiyati haciz kararının ancak belirli belgelerle verilebileceği gibi bir hüküm de bulunmadığını, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin D.İş:2026/129; K:2026/132 sayılı kararında yer verilen gerekçenin yaklaşık ispat sınırlarını aştığını, dosyaya sunulan faturaların varlığı yeterli olmakla birlikte izah olunan yaklaşık ispat şartının sağlandığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/03/2026 tarih, 2026/129 D.İş Esas - 2026/132 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince; ihtiyati haciz talep eden taraf, talebine dayanak olarak e-faturalara dayanmaktadır. Faturaların varlığı ve bunların alacaklının defterine kayıt edilmiş olması tek başına alacağın varlığını göstermemektedir. Bu kayıtlar ancak karşılıklı ticari defter ve belgelerin incelenmesi ya da fatura içeriğinin teslim edildiğinin belge ile ispatı halinde ihtiyati haciz kararına dayanak oluşturabilir. Ayrıca borcun varlığına dair mutabakat belgesi sunulmadığı gibi talebe konu faturaların teslimine ilişkin imzalı veya onaylı belge de sunulmamıştır. Şu haliyle alacağın yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla talep eden tarafın 2004 sayılı İİK'nın 258. maddesindeki yaklaşık delillerle ispat külfetini yerine getiremediği, davalının mallarını kaçırmaya hazırlandığına ilişkin yeterli delil sunulmadığı ve İİK 257. maddesinde aranan ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla; İİK'nın 258/1. maddesi gereği koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiş; bu karara karşı, davacı/ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İhtiyati haciz talep eden vekili, e-fatura, dava dışı Ece Beton için düzenlenmiş kantar fişi ve dava dışı Otonom Filo Kiralama Limited şirketi adına düzenlenmiş e-irsaliyelere dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.
İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda; ilk derece Mahkemesince alacağın yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla talep eden tarafın İİK'nın 258. maddesindeki yaklaşık delillerle ispat külfetini yerine getiremediği, davalının mallarını kaçırmaya hazırlandığına ilişkin yeterli delil sunulmadığı ve İİK'nın 257. maddesinde aranan ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği gerekçeleriyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Fatura tek başına alacağı kanıtlayacak belgelerden değildir. Fatura konusu mal ve hizmetin davalı borçluya tesliminin de kanıtlanması gerekir. Davacı tarafından, sadece faturalar sunulmuş olsa da malların veya hizmetin davalı tarafından alındığına dair teslim tesellüm belgesi sunulmadığı, böylelikle malların teslim edildiğine/hizmetin verildiğine ve alacağın talep edilen miktarda olduğuna ilişkin yaklaşık ispata yarar delil sunulamadığı gibi sunulan kantar fişi ve irsaliyelerde de başka şirketlerin ismi yazılı olduğu görülmekle kantar fişi ve irsaliyelerde geçen taşıma işinin davalı için yapıldığına dair yaklaşık ispata yarar delil sunulamadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan, mahkeme gerekçesinde yer verilen alacağın yargılamayı gerektirir ifadeleri, talebin geçici hukuki koruma olması nedeniyle yasanın düzenleme şekline ve amacına uygun olmamakla birlikte sonuca etkili görülmemiş ve eleştirilmekle yetinilmiştir. Mahkemece, karar başlığında; ihtiyati haciz talep eden vekilinin adresinin yazılmamış olması, İİK'nın 260. maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, ihtiyati haciz talep edenin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati haciz talep eden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/07/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*