Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1612 E. 2026/698 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1612
Karar No
2026/698
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1612

KARAR NO: 2026/698

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24/09/2024

NUMARASI: 2023/17 E. - 2024/869 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aleyhine davalı ... tarafından ... .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile Kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, fakat icra dosyasında müvekkilin borçlu olarak göründüğü senetler müvekkil tarafından düzenlenmemiş ve imzalanmadığını, müvekkilinin bu konu hakkında senet alacaklısı ile iletişime geçmeye çalışmış ise de bu çabaları karşılıksız kaldığını, defalarca davalıya bu senetlerin kendisine ait olmadığını anlatmaya çalışmış hatta hakkında suç duyurusunda bulunacağını söylemiş fakat davalı yinede icra işlemlerini devam ettirdiğini, daha sonra müvekkil bu icra takibi ile ilgili şikayette bulunmak istediğinde o dönem erkek arkadaşı olan...tarafından tehdit edilmiş ve bu nedenle gerekli hukuki süreci başlatamadığını, müvekkil önceleri müzik işi ile uğraşmakta olup erkek arkadaşı olan...tarafından kandırılarak adına Emlak şirketi açıldığını , o dönemde müvekkilin adına açılmış olan şirket üzerinden...sanki müvekkil imzalamış gibi birçok sahte sözleşmeler, senetler vs düzenlemiş ve müvekkilin haberi olmadan müvekkili büyük bir borç batağının içerisine düşürdüğünü, müvekkilinin hiçbirşeyden haberi yokken bir gün aslında ...'ın firari olduğunu öğrenmiş ve ne yapacağını şaşırdığını, daha sonra adına açılan şirketi kapatmak istediğinde şirket adına yapılmış birçok borç ile karşı karşıya kalmış ve bulunduğu bölgeden kaçmak zorunda kaldığını , ...'a ulaştığında kendisini polise ihbar edeceğini söylemiş ve...da adına yapmış olduğu borçları ödeyeceğini, kendisini içine düşürdüğü durumdan kurtaracağını söyleyerek müvekkili oyaladığını, müvekkilinin icra takiplerine maruz kalınca adına düzenlenen senetler olduğunu öğrenmiş ve senet alacaklıları ile iletişime geçerek bu senetlerin sahte olduğunu, kimden aldıklarını neye karşılık aldıklarını öğrenmeye çalışmış ise de müvekkilin bu çabaları başarısız sonuçlandığını, müvekkilinin borçlu olmadığına ilişkin mahkemece senetler üzerinde yaptırılacak imza incelemesi neticesinde yapılacak tespit ile davalarının kabulüne, davalı tarafça söz konusu icra takibi haksız ve kötü niyetle başlatıldığından alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydı ile davacı müvekkile davalı tarafça ödenmek üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile yapılan icra, haciz ve satış işlemlerinin ve icra infaz işlemlerinin öncelikle teminatsız olarak durdurulmasına, sayın mahkeme aksi kanaatte ise, müvekkil açısından zor durum yaratmayacak şekilde bir teminata hükmedilerek durdurulmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin durdurulmasına,iptaline, icra ve haciz işlemlerinin kaldırılmasına, fekkine ve iptaline, mahkeme masrafları ve harçları ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı , davaya konu senetlerin kendisine ait olmadığını iddia etmiş ise de bu senetleri davacı ve birlikte çalıştığı...isimli kişi verdiğini, davacı ve davacının birlikte çalıştığı...ile ..., davalı müvekkilini ev satmak vaadi ile dolandırdığını, davalı müvekkili taşınmaz satın almak üzere davacı ve diğerleri ile irtibata geçmiş ve bu kişiler ile "İstanbul İli, ...İlçesi, ... köyü, ... ada ... parselde kain ... Blok ... Kat ... nolu bağımsız bölüm" sayılı taşınmazı satın almak için anlaşma sağladığını, davacı ve arkadaşları taşınmazın bedeli olarak o dönemde müvekkilinden nakit para aldıklarını, bahse konu taşınmaz o dönemde ... adına kayıtlı olduğunu, hatta müvekkile de tapu fotokopisi verdiklerini, davacı ve arkadaşları taşınmazın inşaat aşamasında olduğunu en kısa sürede daireyi teslim edeceklerini söylediklerini, ancak aradan geçen zamana rağmen şüpheliler sürekli farklı beyanlar ileri sürerek müvekkili oyalama yoluna gittiklerini, açılan dava tamamen kötü niyetli olup reddi gerektiğini, kaldı ki davacı ve iş ortakları hakkında davalı müvekkili tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/75369 Soruşturma sayılı dosyası ile dolandırıcılık suçundan şikayette bulunulduğunu, izah edilen nedenlerle haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince;" ... Somut olayda davacı taraf senetteki imzaların kendisine ait olmadığını iddia etmektedir. Bunun üzerine mahkememizce yaptırılan imza incelemesi sonucunda imzaların...eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Davacı ile ...'ın birlikte çalışmaları, aralarında ilişki olması veya husumetinin bulunması gibi sebepler davacının söz konusu senetten sorumlu olmasını gerektirmeyeceği gibi senetteki imzanın da davacıya ait olmaması " gerekçesi ile,

-Davanın KABULÜ ile; ... .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu senetler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine,

-Davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin senetteki imzaların ...’a ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verdiğini ancak bu kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının...ve ... ile birlikte hareket ederek müvekkil ...’ı ev satma vaadiyle dolandırdığını, müvekkilin ...’taki bir taşınmaz için bu şahıslarla anlaşıp nakit para verdiğini, taşınmazın başka bir şahıs adına kayıtlı olduğunu ve tapu fotokopisi verilerek müvekkilin oyalandığını, daire teslim edilmeyince para yerine davacıya ait senetlerin verildiğini, bilirkişi raporunda imzalar davacıya ait çıkmasa bile davacının emlak ofisi yetkilisi olarak bu süreçten ve senetlerden en başından beri haberi olduğunu ve kötüniyetli davrandığını, TMK .... maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı hareket edildiğini ve hakkın kötüye kullanıldığını, müvekkilin tüm birikimini bu işe yatırıp mağdur olduğunu, konuyla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nda 2022/75369 numaralı bir soruşturma dosyası bulunduğunu ve yerel mahkemenin bu soruşturmanın sonucunu beklemeden karar vermesinin hatalı olduğunu, müvekkilin imzaların sahte olduğunu bilebilecek durumda olmadığını, aleyhe hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de bu mağduriyeti artırdığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin icra takibini öğrenince davalıyla görüşüp senetlerin kendisine ait olmadığını, davalının bu durumu müvekkilin eski erkek arkadaşı ...’a anlatarak müvekkili tehdit ettirdiğini, pandemi döneminde maddi geliri olmadığı için dava açamadığını, ... tutuklandıktan sonra bile ablası ... aracılığıyla baskı ve tehditlerin devam ettiğini, müvekkilin ancak kendisini toparlayınca İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunduğunu, senetlerden haberi dahi olmadığını ve imzaların kendisine ait olmadığının yargılamayla kesinleştiğini, davalının kötü niyetle müvekkilin aracını yakalatıp yediemine çektirdiğini, müvekkilin teminat yatıramadığı için mağduriyetinin sürdüğünü belirterek, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.

Davacı icra takibine konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını, eski erkek arkadaşı...tarafından kendi adına emlak dükkanı açıldığını, bilgisi dışında eski erkek arkadaşı tarafından senetler imzalandığını dava konusu senedi kimin imzaladığını bilmediğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ise davacının ve dava dışı ....'ın emlak ofisinin yetkilileri olduğunu, kendilerinden taşınmaz aldığını ancak taşınmazın teslim edilmemesi sebebi ile ödediği paranın iadesini talep ettiğinde dava konusu senetlerin kendisine verildiğini, verildiğini, davacı ve iş ortakları hakkında davalı müvekkili tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/75369 Soruşturma sayılı dosyası ile dolandırıcılık suçundan şikayette bulunulduğunu ileri sürmüştür.

Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

02/04/2024 tarihli Adli Belge İnceleme ve Sahtecilik Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;" İnceleme konusu borçlu imzalar ile ...’ye ait mukayese imzalar arasında, gerek tersim tarzı açısından gerekse, ebat, hacim, yoğunluk, kalem yürütme, meyil, imzaları oluşturan figürler arasındaki kişiye ait karakteristik özellikler, imzaların başlangıç hareketleri ile orta kısımda yapılan şekil ve bitiş hareketleri itibariyle farklılıklar saptandığı, İnceleme konusu, iki adet senetteki borçlu imzaları atan şahsın tanı unsurlarını...açısından teşhise yeter oranda yansıttığından adı geçen şahsın imzaları ile yapılan karşılaştırılmalarnda aralarında; işleklik derecesi, alışkanlıkları, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından bakımından da ileri derecede uygunluk ve benzerlikler saptandığından inceleme konusu imzaların ...’ın eli ürünü olduğu" belirtilmiştir.

Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.

İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır.

Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır.

Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından icra takibine konu bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, mahkemece alınan bilirkişi raporunda imzanın dava dışı ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, imzaya itirazın mutlak itirazlardan herkese karşı ileri sürülebileceği, davacı tarafça ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/75369 Soruşturma sayılı dosyası ile dolandırıcılık suçundan şikayette bulunulduğu anlaşılıyorsa da, savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğinden bekletici mesele yapılmasına yer olmadığı, mahkemece davanın kabulüne ve HMK 326 maddeye göre yargılama giderlerinden aleyhine hüküm kurulan davalının sorumlu tutulmasına karar verilmesi dosya kapsamına göre yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../09/2024 tarih ve 2023/.. E., 2024/.... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

...-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.884,55 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 4.971,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.913,30 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1612, K. 2026/698, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1612-e-2026-698-k-ef171789ee83